Gönderen Konu: Cömert ile cimrinin unutulmayan akıbetleri.  (Okunma sayısı 2898 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Cömert ile cimrinin unutulmayan akıbetleri.
« : 19 Mayıs 2010, 00:20:19 »

Cömert, Allah'ın ihsan ettiği imkânlardan ikramda bulunan, iyiliksever insandır.

Cimri ise Allah'ın ihsan ettiği imkândan ikramda bulunmayıp hep kendi nefsini düşünen bencil insandır.

İkisi arasında sadece kullar arasında değil, Allah indinde de Resulullah yanında da büyük farklar vardır.

Rabb'imiz ayetinde, Resulü de hadislerinde cömertleri övüp cimrileri zemmetmektedir. Nitekim hadisin şu tarifi düşündürücüdür:

-Cömertlik, kökü Cennet'te olan bir ağaçtır ki, onun dalına tutunanlar nihayetinde kökün bulunduğu Cennet'e ulaşırlar.

-Cimrilik de kökü Cehennem'de olan bir ağaçtır ki, onun dalına tutunanlar da nihayetinde kökün bulunduğu Cehennem'e ulaşırlar.

Maneviyat büyükleri derler ki:

-Kul, cömertlik örneğini Allah'tan almalıdır. Allah kendisine bolluk ihsan ettikçe o da ihtiyaçlılara bolca ihsanda bulunmalı, cömert davranmalıdır.

Hz. Musa'nın ümmetinden olan Karun çok zengindi. Ama çok da cimriydi. Cimriliğinin gerekçesini şöyle izah ediyordu kendisi:

-Ben bu serveti kendi kabiliyetim ve gayretimle kazandım, kimseye çömerlikte bulunmak zorunda değilim.

Onun bu iddiasını Rabb'imiz Kur'an'ında bütün insanlara cimrilik örneği olarak anlattı.

-Sakın siz de, servetiyle yerin dibine batan Karun gibi cimri olmayın, demiş oldu.

Bundan dolayı, "Kim cimrilik ederse Karun'a benzemiş olur, kim de cömertlik ederse Peygamberimiz'e tabi olmuş sayılır." denilmiştir.

Cömertlerin piri sayılan İmam-ı Azam Hazretleri'ne çuval dolusu ayakkabı hediye etmişti bir cömert adam. Ertesi gün onu çarşıda oğlu Hammad'a ayakkabı alırken görenler:

-Ya İmam dediler, daha dün size çuval dolusu ayakkabı hediye etmişlerdi.

Şöyle cevap verdi:

-Hepsini de dağıttım, bir tane dahi kalmadı. Âdetini de şöyle açıkladı:

-Resulullah Efendimiz birine hediye verirken yanında bulunanları da ortak gibi görür, onlara da verirdi. Ben de o yüzden hediye verdiklerimin yanındakileri mahrum bırakmayıp onlara da verdim. Oğlum Hammad'a kalmadı.

İmam-ı Azam Hazretleri bu prensibinin bir başka delilini de şöyle açıklar:

-Biri bana ikramda bulunursa ben ona daha üstünüyle karşılık vermek isterim. Bunun gerekçesini de selam ayetinde bulmaktayım. "Size selam verenlere siz o selamı daha güzeliyle iade edin." buyurulmaktadır. Ben de bana verilen hediyelere, daha fazlasıyla karşılık vermeyi kendime âdet edindim.

Kadının biri Aişe validemize hediye göndermişti. Validemiz bu hediyeyi kabul etmeyip iade etti. Durumu duyan Efendimiz sordu:

-Aişe neden hediyeyi kabul etmeyip geri gönderdin.?

-Gönderen benden daha muhtaçtı da ondan, dedi Aişe validemiz. Bunun üzerine Efendimiz'in cevabı şöyle oldu:

-Sen hediyeyi kabul et, sonra daha fazlasıyla karşılık vererek yardımda bulun, saygını göster.

Rabb'imiz cömerttir, cömert insanda zatına mahsus cömertlik sıfatını görünce onu sever, ona cömertliğine layık ihsanda bulunur, malının bereketini çoğaltır, kazanma meşakkatini azaltır.

Cimriyi ise Rabb'imiz sevmez, çünkü cimride zatına ait ahlaktan eser göremez. Cimrinin malının bereketini azaltır, kazanma meşakkatini de çoğaltır. Bundan dolayı tüm maneviyat büyüklerinin insanlara talim ve tavsiyeleri hep aynı yolda olmuştur:

-Ey Allah'ın kulları! Cömert olun cömert, ki Allah sizi sevsin de siz de Allah'ı sevmiş olun. Kazancınızın meşakkati azalsın, bereketi artsın. Cennet'te cömertlerle karşılaşın, sahabeyle İmam-ı Azam'la buluşun. Cimrilerin piri sayılan Karun sizi yanına çağırma yakınlığı duymasın..

alıntı

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Cömert ile cimrinin unutulmayan akıbetleri.
« Yanıtla #1 : 19 Mayıs 2010, 11:58:48 »
Cömertlik çok büyük bir erdem! Allah c.c. cümlemize cömert olmayı nasib etsin.
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı ahdevefa

  • okur
  • *
  • İleti: 84
Ynt: Cömert ile cimrinin unutulmayan akıbetleri.
« Yanıtla #2 : 19 Mayıs 2010, 17:27:31 »
Emeginize saglik, Allah razi olsun paylasim icin...
Mevla'nın herşeydeki sırrı "sabır"dır.
Açlığa sabredersin adı "oruç" olur.
Acıya sabredersin adı "metanet" olur.
İnsanlara sabredersin adı "hoşgörü" olur.
Dileğe sabredersin adı "dua" olur.
Duygulara sabredersin adı "gözyaşı" olur.
Özleme sabredersin adı"hasret" olur.
Sevgiye sabredersin adı "AŞK" olur.

(Hz. Mevlana)

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Cömert ile cimrinin unutulmayan akıbetleri.
« Yanıtla #3 : 30 Ekim 2011, 08:51:50 »
Alıntı
Sadaka Vermeyi İhmal Etmeyiniz

ŞİMDİYE kadar çok yazdım, tekrarlıyorum: Miktarı az da olsa sık sık sadaka vermeyi ihmal etmeyiniz. Sadaka sokaktaki, cami önündeki profesyonel dilenciye elli kuruş, bir lira vermek değildir. Nasıl sadaka verebilirsiniz?

1. Şiddetli geçim sıkıntısı çeken, parasızlıktan kıvranan miskinlere ve gerçek fakirlere harçlık verebilirsiniz.

2. Erzak torbası verebilirsiniz.

3. Aç kedi ve köpekleri doyurabilirsiniz.

4. Aç kuşlara yem verebilirsiniz.

5. Sadaka sadece para ve mal vermek değildir. Din kardeşinin yüzüne gülmen, sıkıntılı birini teselli edip ferahlatman da bir tür sadakadır.

Sadakanın birinci temel şartı, Allah için yapılmasıdır. Gösteriş için yapılırsa makbul olmaz.

Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona) "Az sadaka çok belayı def' eder" buyurmuşlardır.

Açık ihtar:

300 bin yeni liralık lüks otomobile binen Hacı beye... O pahalı ve şaşaalı otomobil sizi maazAllah gurur ve kibir uçurumuna yuvarlayabilir. Bir tavsiyem var: Bu arabayla haftada bir gün sabah namazına gidiniz. Ayda bir gün de temiz bir fakiri bindirip yemeğe götürünüz. Belki ve inşAllah günahlarınıza kefaret olur.

(Zekat dışındaki nafile sadakalar davul zurna çalınmadan gizli verilir. Sağ elinin verdiğini sol el bilmeyecek... Peygamberimiz böyle buyuruyor...)


Mehmet Şevket EYGİ - 28 Ekim 2011 Cuma

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Cömertlik iki türlüdür
« Yanıtla #4 : 28 Nisan 2012, 12:49:04 »
Cömertlik iki türlüdür:
Birincisi: Bir kimsenin, ihtiyaçlarını bildirip istemesinden önce verip ihsanda bulunmaktır ki bu tür cömertlik gayet makbul ve övgüye layıktır. Zira Hz. Ali (kerremallâhü vecheh)’den cömertlik sorulduğunda: “İstemeden önce verilen cömertliktir; istendikten sonra verilene ise cömertlik denmez; bu bir iyilik ve bağıştır.” buyurdular.
Bazı âlimler, ‘İhsanın kıymetli olanı, istenmeden verilendir.’ demişlerdir. Bu da üç kısımdır.
• Bir kimse,  sadece sevap ümidiyle  diğer bir kimseye gelen bir zararı görüp, bu zararı giderir; veya bir kimsenin fakirliğini ve ihtiyaçlarını öğrenip telafi eder.
• Kendi malındaki ihtiyaç fazlasını, uygun yere ve hak sahiplerine götürüp yardım eder.
• Cömertlik, kişinin seciyyesinde yerleşmiş bir tabiat olduğundan, hak eden, hak etmeyen, övülen, kötülenen kim varsa, aralarında fark gözetmeksizin verilir. Bu üçüncü kısmın, malına noksanlık getirecek kadar olması uygun olmaz. Zira bu, israf olur.
İkincisi: İstendikten sonra yapılan yardımdır. Bu kısım cömert kişinin alâmeti:
Yardımda bulunduğu zaman, verdiği kişiye karşı güler yüzlü davranıp, sevinç içinde olmak; talepte bulunanın en küçük bir işaretiyle iktifa edip, meramını etraflıca anlatmasına ihtiyaç duymamaktır. Yani cömert olan kişiye lâyık olan: İsteyen, istediği şeyi ifade etmeye başlayınca, derhal anlayıp isteği yerine getirmeli ki, ihtiyaç sahibi sevinmek için beklemesin.
Vaad ile vaadin yerine getirilme zamanının arası uzamamalı. Zira beklemenin acılığı, ihsanın tatlılığını giderir.
Hulefâ-i Râşidîn (Rıdvânüllahi Taâlâ aleyhim ecmaîn) Hazretleri, kendilerinden, ihtiyaçlarının giderilmesini isteyenlere, dînin emri üzere yardımda bulunurlardı.

Fazilet Takvimi