Gönderen Konu: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu  (Okunma sayısı 11185 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« : 22 Nisan 2010, 11:40:36 »


Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu

İttihatçılar tarafından tahttan indirilip Selanik'e gönderilen Sultan II. Abdülhamid'in, bu dönemde Suriye'deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat'a yazdığı mektup tarihe ışık tutuyor.

Tarihte 31 Mart Vakası olarak bilinen ayaklanmayla İttihatçılar tarafından tahttan indirilip Selanik'e gönderilen Sultan II. Abdülhamid'in, bu dönemde Suriye'deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat'a yazdığı mektup tarihe ışık tutuyor.

Yaklaşık 100 yıl boyunca şeyhin ailesi tarafından himaye edilen mektup, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın himayesine sunuldu. Cihan'a konuşan şeyhin torunu Ammar Ebu Şamat, yüklü para tekliflerine rağmen mektubu satmadıklarını anlattı. Ebu Şamat, Esad'a teslim ettikleri orijinal mektubun bir kopyasını da ilk kez Cihan haber ajansıyla paylaştı.

Mektupta Sultan II. Abdülhamid, İttihatçıların ve Yahudilerin tüm ısrarlarına ve 150 milyon altın tekliflerine rağmen Kudüs'ü nasıl satmadığını kendi ağzıyla anlatıyor. Abdülhamid Han, mektubunda özellikle Filistin'de Yahudilere toprak vermediği için tahttan indirildiğini dile getiriyor.

Sultan Abdülhamid'e bir cevap mektubu yazan Mahmut Ebu Şamat da halifeye hitaben "Sen Müslüman ve hilafet üzerindeki emanete riayet ettin. Bu davranışın sebebiyle Allah senden ebeden razı olsun." diyerek kendisini teselli ediyor. Şeyh Mahmut Abuşamat'ın yakınları tarafından günümüze kadar kutsal bir emanet gibi korunan iki mektup da güvence altına alınmak üzere Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a sunuldu.

31 Mart Vakası'nın ardından tahttan indirilen Sultan Abdülhamid, sürgün kaldığı Selanik'teki Alatini Köşkü'nde belki de hayatının en zor günlerini yaşadı. II. Abdülhamid, bu dönemde yaşadıkları sıkıntıları Şam'da bulunan ve mensubu olduğu Şazeli Şeyhi Mahmut Ebu Şamat ile yazdığı bir mektupla paylaştı. Tahttan indirilişi, olayların arka planı, sebepleri ve o şartları anlatan bir mektup yazan Sultan Abdülhamid, mektubu gizlice köşkün muhafızı ile Şam'da bulunan şeyhi Mahmut Ebu Şamat'a gönderdi.

ŞEYHİN ABDÜLHAMİD'E CEVABI...

Mahmut Ebu Şamat, gelen mektubu büyük inkisarla okuduktan sonra cevaben bir mektup ele aldı. Şeyh Ebu Şamat'ın 2. kuşak torunu olan Ammar Ebu Şamat dedesinin ele aldığı mektupta, şu ifadeleri yazdığını naklediyor: "Müslümanların Halifesi; Sen Müslüman ve hilafet üzerindeki emanete riayet ettin. Allah sana sabredenlerin ecrini versin. Bu davranışın sebebiyle Allah senden ebeden razı olsun… Ey mülkün sahibi ve mâliki olan Allah'ım! Sen mülkü istediğine verirsin, mülkü istediğinden çeker alırsın. İstediğini aziz kılarsın, istediğini zelil kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen her şeye Kâdir'sin."

Yaklaşık 100 yıllık tarihi mektup Mahmut Ebu Şamat'ın yakınları tarafından büyük özenle saklanmış. Kutsal bir emanet gibi korunan ve geleceğe adeta ışık tutan Sultan Abdülhamid'in bizzat kendi eliyle yazdığı mektup Suriye'de büyük özveri ile korunuyor. Sultan Abdülhamid'in mensubu olduğu Şazeli Şeyhi Mahmut Ebu Şamat'ın 2. kuşak torunu olan Ammar Ebu Şamat, büyük bir özveri ile korudukları mektup için ayrı bir ihtimam gösterdiklerini anlatıyor.

Çıktığı hutbelerde Sultan Abdülhamid'in ne kadar büyük bir Sultan olduğunu anlatmak amacıyla birçok kez bu mektubu okuduğunu anlatan torun Ebu Şamat, "Sultan Abdülhamid, Yahudiler tarafından 150 milyon İngiliz altını teklif edilmesine rağmen 'dünya dolusu altın verseniz bu teklifinizi kabul etmem' diyerek huzurundan kovuyor. Gün geçtikte bu yüce insanın önemini anlıyoruz." diyerek büyük sultana sevgisini anlatıyor.

MEKTUBU SATIN ALMAK İÇİN YÜKLÜ PARA TEKLİFİ YAPILDI; AMA AİLE MECLİSİ ESAD'DA KARAR KILDI

Mektubun tarihi ve manevi bir boyutunun olduğunu kaydeden torun Ammar Ebu Şamat, "Mektuplar yıllarca büyük bir özveri ile saklandı. Büyük dedem Ebu Şamat, İttihatçılar döneminde de mektubu korudu. Şam'ın Fransız işgalinde de bu emanet korundu. Şimdi torunları olarak bu güne kadar muhafaza ettik. Ancak aile fertlerine büyük para teklifleri gelmeye başladı. Bu teklifler üzerine aile fertleri bir araya gelerek alınacak kararı tartıştık." şeklinde konuşuyor.

Ammar Ebu Şamat, büyük dedesine gönderilen mektubun önemli ve tarihî bir bölge olduğu için güvenilir bir mekanda muhafaza edilmesine karar verdiklerini söyledi. Ebu Şamat, "Aile fertlerine büyük paralar teklif edildi. Önemli ve tarihi bir belge olduğu için aile meclisi bunu reddetti. Ardından bu emanet mektubu emin ve güvenilir bir yere vermeye karar verdik. Aile fertlerinden Dr. Faruk Ebu Şamat bu mektubu Devlet Başkanı Beşşar Esad'a gönderdi. Kendisi korusun diye." diyerek mektubu güvence altına aldıklarını söyledi.

Sultan Abdülhamid'in, şeyhi ve mürşidi Ebu Şamat'a gönderdiği mektup aynen şöyle:

Yâ Hû…

Bismillahirrahmanirrahim vebihi nestain

Elhamdülillahi rabbil-alemin ve efdalü salati ve ettemmü teslim ala Seyyidina Muhammedin resulü rabbul-alemin ve ala alihi ve sahbihi ecmain vettabiine ila yevmiddin.

İşbu arîzamı tarikat-i Şazeli Şeyhi vücutlara ruh ve hayat veren ve cümlenin efendisi bulunan Eşşeyh Mahmud Ebüşşamât Hazretlerine ref ediyorum:

Mübarek ellerini öperek ve duâlarını rica ederek selâm ve hürmetlerimi takdimden sonra arz ederim ki, sene-i haliye şehr-i mayısın 2. günü tarihli mektubunuz vasıl oldu. Sıhhat ve selâmette daim olduğunuzdan dolayı Allah'a hamd ve şükürler ettim… Efendim, evrâd-ı Şazeli kıraatine ve vazife-i Şazeliyyeye, Allah'ın tevfikiyle gece ve gündüz devam ediyorum. Ve bu vazifeleri edâya muvaffak olduğumdan dolayı Allah Teâlâ Hazretlerine hamd ederim ve dâvet-i kalbiyenize daima muhtaç olduğumu arz ederim.

Bu mukaddimeden sonra, şu mühim meseleyi zat-ı reşadetpenahilerine ve zat-ı semahatpenahilerin emsali ukulü selim sahiplerine tarihî bir emanet olarak arz ederim ki, ben Hilâfet-i İslâmiyeyi hiçbir sebeple terk etmedim.

Ancak ve ancak 'Jön Türk' ismiyle maruf ve meşhur olan İttihat Cemiyeti'nin rüesasının tazyik ve tehdidiyle Hilâfet-i İslâmiyeyi terke mecbur edildim. Bu ittihatçılar, Arazi-i Mukaddese ve Filistin'de Yahudiler için bir vatan-ı kavmî kabul ve tasdik etmediğim için ısrarlarında devam ettiler.

Bu ısrarlarına ve tehditlerine rağmen ben de katiyen bu teklifi kabul etmedim. Bilâhare yüz elli milyon altun İngiliz lirası vereceklerini vaat ettiler. Bu teklifi dahi katiyen reddettim ve kendilerine şu sözle mukabelede bulundum: 'Değil yüz elli milyon İngiliz lirası, dünya dolusu altın verseniz bu tekliflerinizi katiyen kabul etmem! Ben otuz seneden fazla bir müddetle Millet-i İslâmiye'ye ve Ümmet-i Muhammediye'ye hizmet ettim. Bütün Müslümanların ve salatin ve Hulefa-i İslâmiyeden aba ve ecdadımın sahifelerini karartmam ve binaenaleyh bu tekliflerinizi mutlaka kabul etmem' diye kat''î cevap verdikten sonra hal'imde ittifak ettiler.

Ve beni Selanik'e göndereceklerini bildirdiler. Bu son tekliflerini kabul ettim ve Allah Teâla'ya hamd ettim ki ve ederim ki; Devlet-i Osmaniyye ve Alem-i İslâm'a ebedî bir leke olacak olan tekliflerini, yani Arazi-i Mukaddese ve Filistin'de Yahudi devleti kurulmasını kabul etmedim. İşte bundan sonra olan oldu. Ve bundan dolayı da Mevlâ-yı Müteal Hazretlerine hamd ederim.

Bu mühim meselede şu maruzatım kâfidir.

Ve şu sözlerimle mektubuma hitam veriyorum. Mübarek ellerinizden öperek hürmetlerimi kabul buyurmanızı sizden rica ve istirham ederim. İhvan ve asdıkamın cümlesine selâmlar ederim.

Ey benim muazzam üstadım! Bu bâbda sözümü uzattım. Muhat-ı ilmi semahatpenahileri ve bütün cemaatinizin mâlûmu olmak için uzatmaya mecbur oldum.

Veselâmualeyküm ve rahmetullahi ve berakatühü.

Hadim-i el-Müslimin

Abdülhamid"

« Son Düzenleme: 22 Nisan 2010, 19:07:48 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #1 : 22 Nisan 2010, 11:42:13 »

Çevrimdışı iniz_hay

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 177
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #2 : 22 Nisan 2010, 18:33:22 »
Bu bilgiler için  tşkkrler ıhvan kardeş. fg20))
Ulu Hakan II.Abdulhamid Han´ın üsdadı (mürşidi)nın  salahuddin ibn-i Mevlana Siracüddin (k.s) olarak biliyorduk.
Mektup yazdığı zat da iyi kimselerden biridir nasıl olsa... a34))

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #3 : 22 Nisan 2010, 23:11:46 »
İnkar edenler için işte kanıt,teşekkürler.
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #4 : 24 Nisan 2010, 15:21:24 »
Bu bilgiler için  tşkkrler ıhvan kardeş. fg20))
Ulu Hakan II.Abdulhamid Han´ın üsdadı (mürşidi)nın  salahuddin ibn-i Mevlana Siracüddin (k.s) olarak biliyorduk.
Mektup yazdığı zat da iyi kimselerden biridir nasıl olsa... a34))
...değerli kardeşim.arap ülkelerindeki,din büyüklerin in genelinede şeyh diyile biliyor...seyhi demekle ona bağlı anlamında algılamayalım....doğrusu sizin dediğiniz gibidir.

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #5 : 24 Nisan 2010, 15:22:27 »
Ulu Hakan II.Abdulhamid Han´ın üsdadı (mürşidi)nın  salahuddin ibn-i Mevlana Siracüddin (k.s) dır.doğrudur.

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #6 : 24 Nisan 2010, 16:52:36 »
Adı geçen mektup arşivlerde mevcut olması lazım.Mektupta da yazıldığı üzere Abdülhamit Han Hazretleri Şazeli Tarikatına mensup birisi idi. Ve yine mektupki ifadelere göre:

Alıntı
Sultan Abdülhamid'in, şeyhi ve mürşidi Ebu Şamat'a gönderdiği mektup aynen şöyle:

Buradan anladığımıza göre Abdülhamid Han hazretlerinin mürşidi Şazeli Tarikatı şeyhi Ebu Şamat'tır. Hatta Ebu Şamat vefat ettiği zaman yerine Abdülhamid Han Hazretlerini bıraktığı söylenir.

Ulu Hakan'ın Salahuddin ibn-i Mevlana Siracüddin (k.s) Hazretleri görüştüğünü biliyoruz, duyuyoruz ona bağlı olduğu da söylenmekte.

Geçmiş devrin insanları aynı anda birkaç kaynaktan beslenebiliyorlardı.Bu normaldir. Bu nedenle Abdülhamid Han Hazretlerinin şeyhi sadece salahuddin ibn-i Mevlana Siracüddin (k.s) hazretleri demek yanlış olur.Netice itibarile ortada kendisinin yazdığı bir mektup var  yani bir belge.
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #7 : 24 Nisan 2010, 17:11:04 »
33.YILDIZ KARDEŞİM.Mevlana siracüddin (k s)hazretlerine bağlılığı,bir söylenti değildir...duyumlar ve anlatılan lardan ,kaynağından yola çıkarsak.şek ve şüphe etmeden.mevlana siracüddin.(ks)hazretlerine'de bağlılığı.kesindir...
« Son Düzenleme: 25 Nisan 2010, 15:39:22 Gönderen: ihvan »

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #8 : 24 Nisan 2010, 18:16:14 »
33.YILDIZ KARDEŞİM.Mevlana siracüddin (k s)hazretlerine bağlılığı,bir söylenti değildir...duyumlar ve söylentilerin,kaynağından yola çıkarsak.şek ve şüphe etmeden.mevlana siracüddin.(ks)hazretlerine'de bağlılığı.kesindir...

Ben söylentidir demedim, bizim o konudaki duyumlarımızdan herhangi bir şüphemiz yoktur.

Sadece yukarıdaki ifadelerde "Ebu Şamat Ulu Hakan'ın mürşidi değildi, onun tek mürşidi Mevlana siracüddin (k s)hazretleri idi" gibi bir anlam ortaya çıktığı için böyle bir izahta bulundum.

Sizin buraya aktarmış olduğunuz mektupta mürşit ve şeyh ifadeleri geçmekte. Osmanlıcasında da aynı şekildedir. Siz ise yukarıdaki bir ifadenizde "arap ülkelerindeki,din büyüklerin in genelinede şeyh diyile biliyor...seyhi demekle ona bağlı anlamında algılamayalım." demişsiniz. Arap ülkelerinde böyle söylendiği doğrudur. Lakin bu husus konumuzla ilgili değildir. Çünkü daha önce de ifade ettiğim gibi mektupta mürşid lafzı geçmektedir.

Netice itibari ile Ulu Hakan'ın farklı yollardan istifade ettiği 2 mürşidinin olduğu söylenebilir.
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı tarihman

  • Moderatör
  • yazar
  • *****
  • İleti: 751
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #9 : 24 Nisan 2010, 18:33:51 »
http://www.sadakat.net/forum/tarihi-ve-kulturel-degerlerimiz/abdulhamidi-sani-hazretlerinin-kendi-el-yazisi-ile-bir-mektubu-t28755.0.html

Mektubun aslıyla beraber tercümesini yaklaşık iki yıl önce yukarıdaki linkte paylaşmıştım.
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)

Çevrimdışı osmanlı

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 379
  • Okula hayır, Açık lise kolejlerine evet.
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #10 : 24 Nisan 2010, 23:34:16 »
Erhan Afyoncu bu mektubun sahih olmadığından bahsediyor. İfade tarz olarak Ulu Hakan'ın tarzı değil diyor. (Diğer ektupları inceleyince) Zaten bana da ifadeler biraz garip geldi. Bize anlatılan bazı şeylere örtüşmüyor. Mesela 31 Mart vakasında ki tavrı ile burda ki anlatılan ters mesela. Şikayetçi ve çaresiz bir uslup var mektupta. Bu kafamı kurcaladı ilk okuduğumda. Erhan Afyoncununda bu şekilde düşündüğünü okuyunca kanaatim arttı malesef.  
Devrimci akıla sahip olanlar, luciferin yeni dünya düzenini yemezler...

Çevrimdışı iniz_hay

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 177
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #11 : 25 Nisan 2010, 00:00:18 »
üsdad demek işinin profesyoneli demek yani çırağın yanında ustalık.usta kelimesi de üsdattan geliyor bildiğime göre.şu halde üstad ilim erbabı zat demektir.kendisinden doğru bir dini bilgi öğrenilen kişi. buna hürmet saygı yapılabilir.Ancak bir asırda kamil,mükemmel ve mükemmil mürşit tekbir tanedir.
her şey satır da yazacak diye bir kayıt var mı? Cennet mekan ulu Hakan S. II. Abdulhamit han. rahmeten vesiaten.

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #12 : 25 Nisan 2010, 00:30:58 »
Alıntı
Ancak bir asırda kamil,mükemmel ve mükemmil mürşit tekbir tanedir.

Amenna. Bir asırda, bir devirde tek bir tane mürşid-i kamil vardır doğru. Ancak mürşidler, şeyhler , üstadlar aynı devirde yaşayabilirler. Yani mektupta geçen Şazeli Tarikatı şeyhinin mürşidi kamil olduğu ifade edilmiyor, mürşid olarak geçiyor.
 Mürşid ile Mürşid-i Kamil ayrımını yapabilmemiz lazım.

Alıntı
Efendim, evrâd-ı Şazeli kıraatine ve vazife-i Şazeliyyeye, Allah'ın tevfikiyle gece ve gündüz devam ediyorum. Ve bu vazifeleri edâya muvaffak olduğumdan dolayı Allah Teâlâ Hazretlerine hamd ederim ve dâvet-i kalbiyenize daima muhtaç olduğumu arz ederim.

Mektupta geçen ve Ulu Hakan'a atfedilen bu ifadelerden Ulu Hakan'ın Şazeli Tarikatından da manevi olarak istifade ettiği anlaşılıyor.
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #13 : 25 Nisan 2010, 15:47:39 »
osmanlı kardeşim e.afyoncu,kimin arkadaşı,bardakçının.yanında kala kala,ona benzedi.tarihi tek bilen kendileri.24.04.2010 tarihindeki gece proğramında yarıya kadar çıplak ,hatunla.abdulhamids han hazretleri hakında aynı düşündüklerini ifade ettiler..yani o zatı ın hayranı olacak bir tarafı yokmuş.(onlara göre)sadece iyi bir idareciymiş,amma yüceltilecek bir tarafı yokmuş.....bilakis bizde bunları dinledikten sonra,inancımız dahada arttı. o mektuba.onların inkar ettiği tarih nedense bana gerçek tarih gibi geliyor...onları dinleyince abdulhamit han hazretleri sıradan bir padişah gibi anlatıldı..öylemi?.sıradan birimi acaba?

akşam dinlediğimde bu mktup sadece inkar edilmedi.neredeyse,abdulhamid han hazretlerinin,hakkında yazılan bütün kitaplar inkar edildi....... erhan, bey.bardakçı ittihat ve terakki hakkında ,neredeyse uçuracaklardı.ittihatçıları..yani bizde ittihatçıların ne yaptığını bilmesek yutacaktık.yada ittihatçılar kimlerdi.oy oy oy.
« Son Düzenleme: 25 Nisan 2010, 17:38:38 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı osmanlı

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 379
  • Okula hayır, Açık lise kolejlerine evet.
Ynt: Abdülhamid'in 100 yıllık mektubu
« Yanıtla #14 : 25 Nisan 2010, 22:33:10 »
ihvan abey;

Gazetede ki yazısına istinaden böyle dedim. Ama sizin dediğiniz gibi tv de zırvaladılarsa sen haklısın hiçbir sözüm yok.
Devrimci akıla sahip olanlar, luciferin yeni dünya düzenini yemezler...