Gönderen Konu: Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından  (Okunma sayısı 7412 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından
« : 20 Nisan 2012, 23:07:42 »

29 yıl önce 7 Nisan 1983 tarihinde aramızdan ayrıldı; Ahmed Davudoğlu hoca. Gidenlerin ardından -adet olduğu üzere- yazılan yazılar, söylenen sözler, anma programları... ondan bunları da esirgemişiz. Vefatının üstünden geçen 29 yıl boyunca hiç birimiz ona olan borcumuzu hatırlamamışız. Haydi genelleme yapmayalım; belki hatırlayanlar olmuştur, ama bu hatırlamayı anlamlı kılacak, ona olan borcumuzla mütenasip olduğunu düşündürecek bir şey yapmadığımız ortada. Aksi söz konusu olsaydı önceki Cumartesi günü adına yapılan anma programında bu kadar irkilmezdik.

Evet, Davudoğlu hoca aramızdan ayrılalı 29 koca yıl olmuş ve biz onu ilk defa "bir program çerçevesinde" hatırlamışız! Bunun için onun ruhaniyetinden özür dilemeliyiz, hepimiz...

Belki böyle geç kalmış bir özür anlamındaydı 7 Nisan Cumartesi günü yapılan anma toplantısı. Gaziosmanpaşa belediyesinin ev sahipliğini yaptığı, UDKAM ile ailesinin ortaklaşa düzenlediği panele muhterem Emin Saraç hocaefendi, Enver Baytan hocaefendi, Prof. Dr. Cevat Akşit hoca ve Prof. Dr. Osman Güler konuşmacı olarak iştirak etmişti.

Konuşmacılar -bu tarz toplantıların kaçınılmaz kaderi olduğu üzere- kısa tutmak zorunda kaldıkları konuşmalarında merhum Davudoğlu hocayı değişik veçheleriyle anlattılar. Emin Saraç hocaefendi ile Prof. Dr. Cevat Akşit hoca, konuşmalarında Davudoğlu hocayla ilgili hatıralarına da yer verdiler.

Samimi kanaatimi arz edeyim: Bu toplantı, aradan bunca yıl geçtikten sonra Davudoğlu hoca merhumun adına yaraşır şeyler yapmamız gerektiğini ihtar eden bir işaret fişeği olacaksa kabule şayan olur. Yoksa o toplantı ile yetinmek ya da bundan sonrasını o tarz toplantılarla geçiştirmek Davudoğlu hoca için değil, ama bizler için büyük ziyan anlamına gelecektir!

Gaziosmanpaşa Belediye'sine de burada teşekkür etmeden geçmek olmaz, böyle bir toplantıya ev sahipliği yapma inceliğini gösterdikleri için. Ama -kusura bakmasınlar- söylemeden geçemeyeceğim: O nasıl bir "salon" öyle? Birkaç kat yukarıdaki salona ulaşmak için üst üste birkaç mağazanın içinden, türlü müziklerin, dev televizyon ekranlarının, reklam bombardımanlarının arasından geçmek zorunda kalıyorsunuz. Salonun bulunduğu kata geldiğinizde, yine son derece rahatsız edici bir gürültü kirliliğinin ortasından geçip salona giriyorsunuz. Belki başka türlü organizasyonlar için uygun bir mekân ve yerleşim planı olabilir, bilemiyorum, ama öyle bir toplantı için hiç uygun değil orası. Salonu o gürültü kirliliğinden ayıran doğru dürüst bir kapı bile yok! Kendinizi programa vermek istiyorsunuz, ama mekân buna imkân tanımıyor... Bir başka programa yetişmek üzere Davudoğlu hocayı anma programının sonunu beklemeden ayrılıp dışarı çıktığımda içeride kendimi ne kadar sıkmış olduğumu fark ettim...

Merhum Ahmed Davudoğlu hoca, yakın geçmişimizde yaşayıp iz bırakmış birçok büyük isimden bir özelliğiyle ayrılıyor: Ehl-i Sünnet itikadı adına zararlı ve tehlikeli gördüğü cereyanlarla, oluşumlarla ve şahıslarla sözünü esirgemeden, idare-i kelam etmeden mücadele etmiş, eserleriyle de bu mücadelesini kalıcılaştırmış bir hoca o, bir alim...

Bu sebeple elbette daha fazlasını yapmak durumundayız onun misyonunu yaşatmak, davasını, bıraktığı yerden ve daha güçlü biçimde sürdürmek adına...

O toplantının bir başlangıç olması ve arkasının daha güçlü biçimde gelmesi temennisiyle...


Ebubekir Sifil - 17 Nisan 2012 Salı


Çevrimdışı tarihman

  • yazar
  • ****
  • İleti: 751
Ynt: Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından
« Yanıtla #1 : 21 Nisan 2012, 10:23:17 »
Şu anda ismini hatırlamıyorum. Bir eserini okumuştum, Ahmed Davudoğlu Hoca'nın... 1940'lı yıllarda Bulgar Zulmünden kaçışını anlatıyordu. Burada Süleyman Efendi (K.S.)'nin kendisine yapmış olduğu yardım ve desteği anlatıyordu. Kitabı hatırlayan varsa, onu gündeme getirmek güzel olur diye düşünüyorum.
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)

Çevrimdışı tarihman

  • yazar
  • ****
  • İleti: 751
Ynt: Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından
« Yanıtla #2 : 21 Nisan 2012, 10:31:07 »
İnternetten araştırınca kitabın ismini buldum. "Ölüm Daha Güzeldi" Benim okuduğum 1979 yılında basılmış... Ancak şimdi yeni baskıları da var.
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)

Çevrimdışı ahfa

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 17
Ynt: Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından
« Yanıtla #3 : 21 Nisan 2012, 14:05:05 »
birde 'dini tamir davasında din tahripçileri' isimli bir kitabı var.
Mutluluk, alınan her nefesin bir ikramı ilahi olduğunu bilmektir.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından
« Yanıtla #4 : 22 Nisan 2012, 21:59:38 »
Şu anda ismini hatırlamıyorum. Bir eserini okumuştum, Ahmed Davudoğlu Hoca'nın... 1940'lı yıllarda Bulgar Zulmünden kaçışını anlatıyordu. Burada Süleyman Efendi (K.S.)'nin kendisine yapmış olduğu yardım ve desteği anlatıyordu. Kitabı hatırlayan varsa, onu gündeme getirmek güzel olur diye düşünüyorum.

"Kollarımı o kalın sicimle arkama kat kat bağladı. Başıma da bir maske geçirdi. Maskenin hava alıp vermeye yarayan bir hortumu vardı. Maske başıma geçirilince dünyayı iki gözlükten görmeye ve hortumdan gelen hoş bir havayı teneffüs etmeye başladım. Tam bu sırada birden ateş düşmüş gibi bir hal oldu.Teğmen elektrik cereyanını salmıştı. Kafamın mor alevler içinde cayır cayır yanmakta olduğunu hissediyordum. Sade kafam değil, bütün vücudum yanıyor! Dişlerim birbirine çarptıkça feryad-ü figanım ayyuka çıkıyordu. İnsafsız kefere zerre kadar vicdan azabı duymadan beni diri diri yakıyordu.... "


Ölüm Daha Güzeldi - Ahmed DAVUDOĞLU








Çevrimdışı tarihman

  • yazar
  • ****
  • İleti: 751
Ahmet Davudoğlu Hoca ile Yapılan Bir Röportaj (21 Eylül 1977-Ufuk Mecmuası-Sayı:225)

« Son Düzenleme: 17 Mayıs 2012, 08:26:59 Gönderen: tarihman »
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)

Çevrimdışı tarihman

  • yazar
  • ****
  • İleti: 751
Röportajin 2. sayfası

« Son Düzenleme: 17 Mayıs 2012, 08:27:50 Gönderen: tarihman »
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından
« Yanıtla #7 : 13 Mayıs 2012, 11:36:30 »
  Çok güzel bir paylaşım yapılmış...
Teşekkür.
Tarihi bir belgeyi bize sunduğunuz için ayrıca teşekkür. Müslümanların,Ahmed Davutoğlu gibi samimi insanlara çok ihtiyacı var. Sözde değil Özde müslüman olmanın  iyi bir örneğidir.Dava adamı olmak, dava için gözünü kırpmadan,sözünü esirgemeden,para,pul,makam, mevkii gözetmeden çalışacak insanlara her zaman müslümanların ihtiyacı vardır.  Şimdi böyle insanlar yok'mu ? Allah'a şükür var ama yetersiz..!

Alıntı
   Merhum Ahmed Davudoğlu hoca, yakın geçmişimizde yaşayıp iz bırakmış birçok büyük isimden bir özelliğiyle ayrılıyor: Ehl-i Sünnet itikadı adına zararlı ve tehlikeli gördüğü cereyanlarla, oluşumlarla ve şahıslarla sözünü esirgemeden, idare-i kelam etmeden mücadele etmiş, eserleriyle de bu mücadelesini kalıcılaştırmış bir hoca o, bir alim...

Bu sebeple elbette daha fazlasını yapmak durumundayız onun misyonunu yaşatmak, davasını, bıraktığı yerden ve daha güçlü biçimde sürdürmek adına...

Çevrimdışı tarihman

  • yazar
  • ****
  • İleti: 751
Ynt: Ahmed Davudoğlu Hoca'nın ardından
« Yanıtla #8 : 17 Mayıs 2012, 08:29:16 »
Ahmed Davudoğlu Hoca ile yapılan "Büyük Müceddin İçin Ne Dediler?" o dönemde kaleme alınmış bir yazı dizisi...
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)