Gönderen Konu: Ahvalün-nisa (Menhelü’l-Varidin Şerhu Zuhru’l- Müteehhilin)  (Okunma sayısı 7908 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
İnkıta (Kanın Kesilmesi)
« Yanıtla #15 : 18 Mart 2016, 17:07:37 »

İnkıta (Kanın Kesilmesi)

"Hayız halinde kadına yaklaşmak haramdır." (Bakara Sûresi, âyet 222)

وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ- قُلْ هُوَ أَذًى- فَاعْتَزِلُواْ النِّسَاء فِي الْمَحِيضِ
 
وَلاَ تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىَ يَطْهُرْنَ - فَإِذَا تَطَهَّرْنَ- فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللّهُ
 
 إِنَّ اللّه يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ

"Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever."


 
1- Kan, hayızda 10 günü, nifasta 40 günü tamamladıktan sonra kesilirse;

Kadın temizlenmiş kabul edilir. Gusül abdesti almadan cinsi münasebet caiz olur. Güzel olan gusülden sonraya ertelemektir. Fakat namaz için gusül abdesti almak şarttır.

10 gün hayız gören bir kadın, kanı kesildiği sırada, içinde bulunduğu namaz vaktinin geçmesine Allah diyecek kadar  zaman varsa, o vakti kaza etmesi gerekir.  O kadar vakit yoksa, kaza etmesi gerekmez. Ramazan-ı Şerif’te kanın kesilmesiyle imsak vakti arasında  Allah diyecek kadar zaman varsa niyet edip orucunu tutar. Gusül abdestini sonra da alabilir. Geçirdiği yatsı namazını da kaza eder.Bu kadar zaman yoksa oruç tutmaz. Yatsı namazını kaza etmez.

 
2- Kan, hayızda 10 günü, nifasta 40 günü tamamlamadan kesilirse;

Bu kadına cinsi münasebetin helal olması şu şartlara bağlıdır:
a) Gusül abdesti almalıdır. Ya da teyemmümü mübah kılan bir özür varsa teyemmüm ettikten sonra namaz kılmalıdır.
b) Yıkanmaya ve namazın ilk tekbiri olan Allahüekber demeye vakit varken yıkanmayarak veya teyemmüm almayarak ve ilk namaz vaktini geçirerek o namaz hanımın boynuna borç olmalıdır. (Fakat bu günahtır. Manevi mes’uliyeti vardır. Bile bile namaz kazaya bırakılmaz.)
 
Namaz kılmak için her halükarda gusül abdesti alması gerekir.
 
Kan kesildiği sırada, içinde bulunduğu namaz vaktinin geçmesine gusül ve tahrime zamanı kadar vakit kalmadıysa o vakti kaza etmez. Gusül zamanı, insanların gözünün önünden ayrılıp, banyoya girme, soyunma, gusül abdesti alma ve elbiselerini giyme süresi demektir. Tahrime, Allah diyecek kadar zaman demektir. Ramazan-ı Şerif’te kanı kesildiğinde, imsak vaktinin geçmesine gusül ve tahrime zamanı kadar vakit yoksa, o gün oruca niyet etmez. Ama oruçlu gibi, hürmeten yemez ve içmez.
 
 
3- Kan, kadının normal adet gününden önce kesilirse;
 
Kadın, gusül abdesti alıp namazını kılar. Fakat cinsi münasebet için adet gününün tamamlanmasını beklemesi gerekir. Çünkü bu zaman zarfında, kanın tekrar gelme ihtimali vardır.
 
Mesela, âdeti 10 gün olan bir kadın, 3 gün kan gördükten sonra kanı kesilse; gusül abdesti alıp ibadetlerini yapar ama cinsi münasebet için 10 günün dolmasını bekler.
 
Kanı normal adet gününden önce kesilen kadın, kan kesildiği sırada içinde bulunduğu vaktin sonuna kadar bekler. Eğer kan tekrar gelmezse, 3 günden önce kesilmişse namaz abdesti, 3 günden sonra kesilmişse gusül abdesti alır, namazını kılar. Oruçta :  Eğer kan gece kesilirse, orucunu tutar. Gündüz kesilirse, oruçluymuş gibi yemez, içmez. Eğer kan tekrar gelirse, adet hali devam eder.
 
Kanı normal adet günü tamamlandıktan sonra kesilen kadının, kan kesildiği sırada içinde bulunduğu vaktin sonuna kadar beklemesi gerekmez ama beklemesi müstehaptır.
 
Nifas için hüküm, hayız gibidir. Ama kan her kesildiğinde gusül abdesti alması şarttır.



http://www.incemeseleler.com/ahvalun-nisa/1722-inkita-kanin-kesilmesi.html

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
İstimrar (Sürekli Kan Gelmesi)
« Yanıtla #16 : 22 Mart 2016, 00:56:27 »
İstimrar (Sürekli Kan Gelmesi)

Âdeti belli olan bir kadından sürekli kan gelse, hayzı önceki âdetine göre, tuhru 6 aydan az ise önceki adetine göre; değilse, mesela 7 -8 ay ise, 6 ayın dolmasına bir an kalıncaya kadarı tuhur olarak hesaplanır.
 
MİSAL:
Âdeti 8-20 olan bir kadın, sürekli kan görse; gördüğü kanın başından 8 günü hayız, 20 günü tuhur sayar.
 
MİSAL:
Hayzı 8 gün, tuhru 8 ay olan bir kadın sürekli kan görse; gördüğü kanın başından 8 günü hayız, 6 ayın dolmasına bir an kalıncaya kadarını tuhur sayar.

http://www.incemeseleler.com/ahvalun-nisa/1721-istimrar-surekli-kan-gelmesi.html

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Âdetini Unutan Kadının Durumu
« Yanıtla #17 : 23 Mart 2016, 12:08:15 »
Âdetini Unutan Kadının Durumu


İslamiyet’te her kadın; hayız, nifas ve temizlik günlerini, bunların sayısını, zamanını bilmesi hatta takvim tutması gerekir.
 
Eğer bir kadın ehemmiyet vermediği için veya hafıza kaybına uğradığı için adetini unutsa, sonra sürekli kan görse adetini nasıl hesaplar?
 
Hatırlamaya çalışır. Hatırlarsa ona göre amel eder. Hatırlamazsa herhangi bir adet uygulamaz.
 
 
 
Peki nasıl amel eder?
 
Bu kadın;
 
· Mescide giremez
 
· Kâbe’yi tavaf edemez. Tavaf 3 kısımdır; Kudüm tavafı: Ayak basma tavafıdır. Bu tavaf sünnettir. Adetini unutup sürekli kan gören kadın bu tavafı yapmaz. Ziyaret tavafı: Haccın rükünlerinden olup farzdır. Âdetini unutup sürekli kan gören kadın bu tavafı yapar, 10 gün sonra bir daha yapar. (İkisinden biri temizlik zamanına denk gelmesi için). Veda tavafı: Mekke’den çıkmak isteyen afakînin(Mekkeli olmayanın) tavafı olup vaciptir. Âdetini unutup sürekli kan gören kadın bu tavafı yapar fakat iade etmez.(Temizse zaten yapmıştır, değilse zaten özür sebebiyle kendinden düşer.)
 
· Mushafa el sürmez
 
· O hal geçene kadar cinsi münasebette bulunamaz.
 
· Nafile olarak namaz kılmaz, oruç tutmaz.
 
· Farz, vacip ve sünnet-i meşhuraları kılar. Her rekâtta Fatiha, kısa bir sure okur. Kunut vb. duaları da okur.
 
Nasıl namaz kılar?
 
-Eğer hayzı başladı mı başlamadı mı diye tereddütlüyse; her namaz için abdest alır, namazını kılar
 
-Eğer hayzı bitti mi bitmedi mi diye tereddütlüyse; her vakit gusül abdesti alır, önceki namazı kaza eder, sonra vaktin namazını kılar.
 
 -Eğer hiç bir şey hatırlamazsa; her vakit gusül abdesti alır, önceki namazı kaza eder, sonra vaktin namazını  kılar.
 
MİSAL:
Ayda bir defa hayız gördüğünü ve ayın son yarısında kesildiğini hatırlayıp, başka bir şey hatırlamayan bir kadın; ayın ilk 15 günü her namaz için abdest alır sonra namaz kılar. Son 15 gün ise her namaz vakti için gusul abdesti alır  önceki namazı kaza eder, sonra vaktin namazını kılar.
 
· Secde ayetini işittiğinde, eğer işittiği anda secde ederse üzerinden sakıt olur. Daha sonra secde ederse 10 gün sonra iade eder.
 
· R amazan-ı şerif ayının tamamını tutar. Kazası duruma göre hesaplanır


http://www.incemeseleler.com/ahvalun-nisa/1720-adetini-unutan-kadinin-durumu.html

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Hayızlı ve Nifaslı Kadına Haram Olan 8 Şey
« Yanıtla #18 : 27 Mart 2016, 01:37:59 »
Hayızlı ve Nifaslı Kadına Haram Olan 8 Şey

 
1- NAMAZ KILMAK, TİLAVET VE ŞÜKÜR SECDESİ YAPMAK

Hayız ve nifas halindeki kadına ister farz, vacip, sünnet, nafile olsun namaz kılmak haramdır. Kılmadıkları namazları da sonradan kaza etmeleri gerekmez. Fakat ibadet alışkanlığı bozulmaması için her namaz vakti girdiğinde abdest alıp, kıbleye karşı oturup, tesbih ve tahmid ile meşgul olması müstehaptır.
 
Kadınların namazsızlık halleri kandil ve bayram gibi kıymetli vakitlere denk gelir ve o geceyi ibadet ve taatla geçirmek niyetinde iseler o gecelerin rahmet ve bereketinden eksiksiz olarak istifade ederler. Zira hadis-i şerifte لِكُلِّ امْرِءٍ مَا نَوَا “Her kişiye muhakkak niyetinin hakkı verilir.” buyrulmuştur.
 
Bir kadın, namaz vaktinin son kısmında hayız veya nifas görse, o vaktin namazının edası da kazası da o kadına farz olmaz. Hayızda on günü tamamladıktan sonra, namaz vaktinin son kısmında kan kesilse, vakit kalmadığından o namazı kılamaz. Ama sonradan kaza yapması gerekir. On günden önce, vaktin son kısmında kesilse, eğer gusül ve tahrimeyi kaplayacak kadar vakit varsa, kaza gerekir; yoksa kaza gerekmez.
 
Bir kadın, namaza başlasa, o sırada hayız görse; kıldığı namaz farz ise kaza gerekmez, nafile veya sünnet ise kaza etmesi gerekir.


2- ORUÇ TUTMAK

Hayız ve nifas halindeki kadına ister farz, ister nafile olsun oruç tutmak haramdır. Ama sonradan oruçlarını kaza eder.
 
Bir kadın, Ramazan-ı Şerif’te güneş batmadan az önce kan görse, orucu bozulur ve sonradan kaza etmesi gerekir.
 
Bir kadın, isteğine karşılık namaz ya da oruç adak adasa, adağını yerine getireceği gün hayız olsa, başka bir gün o orucu ya da namazı kaza eder.


3- KUR’ÂN-I KERİM OKUMAK
 
Hayız ve nifas halindeki bir kadının, Kur’an-ı Kerim’den herhangi bir ayeti, Kur’an okumak kastıyla okuması haramdır. Peygamber Efendimiz hadis-i şerif’te; لاَتَقْرَألْحاَاِضُ وَلاَاَلْجُنُبُ شَئْاًًمِنَ اْلقُرْآنِ "Hayız ve cünüp olan kimse, Kur’an-ı Kerim’den bir şey okumasın" buyurmuştur.

Fakat, Kur’an-ı Kerim okumak maksadıyla değil de, zikir ya da övme maksadıyla بِسْمِ الله  الْحَمْدُ لِلّه  ثُمَّ نَظَر gibi kısa ayet ve sözleri okuması caizdir. İmam-ı Azam hazretlerine göre, Fatiha’yı dua maksadıyla okumak caizdir.


4- KUR’AN-I KERİM VE AYETLERE DOKUNMAK
 
Hayız ve nifas halindeki bir kadının, Kur’an-ı Kerim’e, hatta parada, duvarda, bir levhada bile yazılı olsa herhangi bir ayetine el sürmesi haramdır. Ayet ve Mushaf arasındaki fark, mushafın yazılı olmayan yerlerine de dokunmak haramdır. Diğer yerlerdeki ayetlerde ise yazının üzerine dokunmak haramdır.

Tefsir kitaplarına da dokunmak haramdır. Hadis ve fıkıh gibi şeriat kitaplarına dokunmakta bir sakınca yoktur. Ancak, içindeki ayetlere dokunulmaz.
 
Ayrı bir kılıf ile mushafa dokunulabilir. Elbisenin yeni ile tutmak, tahrimen mekruhtur.

Zikir ya da dua olan yazılara dokunmak caizdir, müstehap olan ona da dokunmamaktır. Her ne kadar okumasa bile, Kur’an-ı Kerim’i ve bazı sayfalarında Kur’an ayeti olan kitapları yazamaz. Kuduri’de “dokunmamak şartı ile caizdir” diye hüküm verilmiştir.


5- MESCİDE GİRMEK

Hayız ve nifas halindeki bir kadının, mescide girmesi haramdır. Zaruret halinde (yırtıcı hayvandan, hırsızdan, soğuktan, susuzluktan korkmak) caizdir. Böyle bir durumda güzel olan, önce teyemmüm alıp sonra girmektir. Kabirleri ziyaret etmek caizdir.


6- TAVAF YAPMAK

Hayız ve nifas halindeki bir kadın, tavaf yapsa sahih olur. Ancak, günah işlemiştir, deve kurban etmesi gerekir.


7- CİMA YAPMAK

Hayız ve nifas halindeki bir kadının cima yapması haramdır. Günahı, kadına dübürden yaklaşmak kadar büyüktür.
 
Bir kişi, henüz adetini tamamlamamış hanımı ile cima yaparsa, günahkar olur. Tevbe ve istiğfarda bulunması, en az 5 gramlık bir altın ya da yarısını sadaka olarak vermelidir.


8- GÖBEK VE DİZ KAPAĞI ARASINDAKİ BÖLGEDEN ÖRTÜSÜZ FAYDALANMAK

Hayız ve nifas halindeki bir kadının göbek ve diz kapağı arasındaki bölgesinden örtüsüz bir şekilde faydalanmak da haramdır. Peygamber Efendimiz, o haldeyken zevcesinden istifade edip edemeyeceğini soran bir sahabeye, örtünün üzerinden caiz olacağını buyurmuştur.


http://www.incemeseleler.com/ahvalun-nisa/1719-hayizli-ve-nifasli-kadina-haram-olan-8-sey.html

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Abdestsizlik (Hades) ile İlgili Hükümler
« Yanıtla #19 : 29 Mart 2016, 15:27:06 »
Abdestsizlik (Hades) ile İlgili Hükümler

1- Abdestsiz iken namaz kılmak, tilavet veya şükür secdesi yapmak haramdır.
 
2- Tam bir ayet olan şeye veya tefsir kitaplarına dokunmak haramdır. Baliğ olmayan çocuklar Mushafa abdestsiz dokunabilir. Hadis, fıkıh ve zikir kitaplarına dokunmakta bir beis yoktur. Müstehap olan abdestli dokunmaktır.
 
3- Abdestsiz iken tavaf yapmak mekruhtur. Ziyaret tavafı abdestsiz olarak yapıldığı takdirde koyun; gusül abdesti alması icap ettiği halde yapılırsa deve kurban etmek gerekir. Kudüm ve sader tavafında ise, abdestsiz yapılırsa sadaka vermek; gusül abdestsiz yapılırsa koyun kurban etmek gerekir.
 
4- Abdestsiz ezbere Kur’an-ı Kerim okumak ve mescide girmek caizdir.

http://www.incemeseleler.com/ahvalun-nisa/1718-abdestsizlik-hades-ile-ilgili-hukumler.html

Çevrimdışı Evfacan

  • Moderatör
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 441
Ynt: Ahvalün-nisa (Menhelü’l-Varidin Şerhu Zuhru’l- Müteehhilin)
« Yanıtla #20 : 01 Nisan 2016, 13:46:24 »
Hocam Allah Razi olsun güzel konulari bizim icin sectiginiz icin
Yiğit yaralı olur - Yine dağ gibi durur

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Özür İle İlgili Hükümler
« Yanıtla #21 : 23 Nisan 2016, 11:44:39 »
Özür İle İlgili Hükümler
 
Devamlı elin kanaması, sivilceden irin çıkması, burnun sürekli kanaması gibi durumlarda; farz olan bir namaz vakti, mesela öğle vaktinin başından ikindi vaktine kadar, akıntı hiç durmazsa veya abdest alıp namaz kılamayacak kadar kısa sürelerle kesilip, tekrar devam ederse; bu duruma özür, bu durumdaki kişiye Özürlü (ma’zur) denir.

Özürlü kişi, bir kere abdest alarak o vakit içinde farz ve nafilelerden istediği kadar kılabilir. O vakit içinde, özür sebebi haricinde abdestini bozacak bir durum olmadıkça abdestli sayılır.

Özürlünün abdesti, tarafeyne göre vaktin çıkmasıyla, İmam-ı Züfer Hz. lerine göre vaktin girmesiyle, İmam Ebu Yusuf Hz. lerine göreyse hem vaktin girmesi hem de çıkmasıyla bozulur. Sahih olan tarafeynin görüşüdür. Mesela öğle vaktinde abdest alanın abdesti ikindi ezanıyla bozulur. Ancak, mesela duha vakti abdest alanın abdesti, öğle ezanı ile bozulmaz. Çünkü, sabah namazının vakti güneşin doğması ile çıktığından duha vakti sabah vaktinden sayılmaz.

Özrün sabit olması için o vaktin başından sonuna kadar (kısa süreli kesilmeler dâhil) devam etmesi gerekir. Ancak sonraki vakitte bir kere bile özür sebebi oluşsa, özür devam eder; hiç oluşmazsa, kesildiği andan itibaren özür bitmiş olur. Mesela, öğle vakti boyunca kanama olsa, ikindiye kadar kesilmese o kişi özürlüdür. İkindi vakti içinde kesilse, o vakitte yine özürlüdür. Akşam vakti içinde hiç kanama olmazsa, kanamanın kesildiği andan itibaren özür bitmiştir. Eğer ikindi namazını kan kesildikten sonra kılmışsa, tekrar kaza eder.
 
Özür bir vaktin ortasında başlasa, sonraki vaktin içinde bitse, her iki vakitte de özürlü sayılmaz. Önceki vaktin namazını kaza eder. Bir vaktin ortasında başlasa, ikinci vakit boyunca devam etse, özrün başladığı andan itibaren özürlü sayılır. Kıldığı namazlarını kaza etmez.
 
Özürlü kişinin özür sebebi dışında abdesti bozan bir durum oluşursa tekrar abdest alması gerekir. Mesela burun kanaması sebebiyle özürlü sayılan kişinin eli kanasa abdesti bozulmuş olur. Ya da burnunun bir tarafı kanayan kişinin diğer tarafı kanadığında yine abdesti bozulur. Suçiçeği olan ya da vücudunda çıbanlar bulunan bir kişi, yaralarının bir kısmı sebebiyle özürlü olsa, daha sonra mesela diğerleri kanasa abdesti bozulur.
 
Özür sabit olduktan sonra, özrü dışındaki bir sebepten abdesti bozulan kişi, özrü sebebiyle abdesti bozulduğunda tekrar abdest alır. Mesela, öğle vakti boyunca burun kanaması olan kişinin, ikindi vaktinde kanaması kesilse, abdest aldıktan sonra mesela bevl sebebiyle abdesti bozulsa, tekrar abdest aldıktan sonra burnu yine kanasa abdesti bozulmuş olur.
 
Özürlü kimse mest giyerse, o vakit içinde aldığı abdestlerde mest üzerine mesh yapabilir. Vakit çıktığında, mestlerini çıkarıp tekrar ayaklarını yıkaması gerekir.
 
Özürlü kimsenin, aynı sebepten özürlü kimselere imamlığı caizdir. Mesela, hem imamda hem de cemaatte kılıç yarasından dolayı kanama varsa onlara imam olabilir.
 
Başındaki yarası, secde yaptığında kanayan kimse, özürlü sayılmak yerine, secdesiz ima ile namaz kılmayı tercih eder. Secdesiz namaz kılmak, bir nevi abdestsizlik sayılan özür halinden evladır. Yara, ayağa kalktığında kanıyorsa, oturarak kılar. Yara, sadece sırtüstü yattığında kanamıyorsa, özürlü olarak kalkıp namazını kılar. Sırtüstü namaz, ancak çok şiddetli bir özürde caiz olur.
 
Özür akıntısı, elbiseye avuç ayası kadar ya da daha çok bulaşmışsa; tekrar olmayacaksa elbiseyi yıkar, tekrar bulaşacaksa yıkamayıp o necasetle namaz kılması caiz olur. Çünkü dinde zorluk yoktur.

http://www.incemeseleler.com/ahvalun-nisa/1717-ozur-ile-ilgili-hukumler.html

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Ahvalün-nisa (Menhelü’l-Varidin Şerhu Zuhru’l- Müteehhilin)
« Yanıtla #22 : 23 Nisan 2016, 11:45:10 »
Hocam Allah Razi olsun güzel konulari bizim icin sectiginiz icin

Cümlemizden hocam,
Hanımlar tarafından bilinmesi gereken zaruri mevzular malumunuz...