Gönderen Konu: Allah yolunda nöbetin fazileti  (Okunma sayısı 7551 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Allah yolunda nöbetin fazileti
« : 12 Mart 2006, 23:17:35 »

Allah YOLUNDA NÖBET’İN FAZİLETİ  
 
Allah yolunda bir günlük nöbet dünyâ ve üzerindekilerden daha hayırlıdır. Kırbacınızın cennette kapladığı yer, dünyâ ve üzerindekilerden hayırlıdır. Allah yolunda geçen bir öğleden sonrası ve yine Allah yolunda geçen bir öğleden öncesi, dünyâ ve üzerindekilerden daha hayırlıdır. (Buhârî, 3/1059)

Ebû Rihâne (r.a) anlatıyor: “Biz Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber bir gazâdaydık. Bir gece bir zat, bizi yüksekçe bir yere götürdü ve orada konakladık. O gece çok soğuktu. O kadar üşüdük ki... Hatta ben, açtığı kuyunun içine girip, üzerine yorgan olarak kalkanını örtenleri gördüm. Peygamber Efendimiz, bu şiddetli soğuğun bastırdığı gecede, askerlerin istirahat için yaptıkları hazırlıkları görünce: ‘Kim bizi bu gece bekleyecek. (Hanginiz bizler istirahat ederken nöbet tutacak!) O nöbet tutana, kendisi için fazilet olacak bir, duâda bulunacağım” buyurdular.  

Ensar’dan bir zât: “Ben, Ya Rasûlullah!” deyince, Rasülullah “Yaklaş” dedi. O da yaklaştı. Rasûlullah o kimse için duâ etmeye başladı.  Ben, RasûlAllah’ın, O Ensarî için ettiği güzel duaları işitince, dayanamayıp: “Ben de varım, ya RasûlAllah!” dedim.

Peygamberimiz bana da: “yaklaş” dedi. İsmimi sordu, ben de söyledim. Bana da duâ etti. Fakat ilk zata ettiği dua gibi değil! Sonra şöyle buyurdular: “Allah korkusundan ağlayan ve Allah yolunda sabahlayan göze, cehennem ateşi haram kılındı.” (İbn-i Kesîr, 1/593)

Sehl bin Hanzala rivâyet ediyor: Huneyn günü Rasûlullah ile beraber yürüyorduk. Rasûlullah karanlık basıncaya kadar yürümeyi uzattı. Tam namaz vakti geldiği esnâda bir atlı yaklaştı. “Yâ RasûlAllah. Ben aranızdan ayrılmıştım. Şu, dağlar karşıma çıkıncaya kadar devam ettim. Gittiğim yerde Hevâzin kabilesini gördüm. Develeri, koyunlarıyla berâber Huneyn’e toplanıyorlardı.” Bu haberi duyan Rasûlullah Efendimiz tebessüm etti ve: “O ganîmetler, yarın müslümanlarındır, inşâAllah!” buyurdular.

 Bu teşviklerinden sonra: “Bu gece kim nöbet tutacak.” diye sordular. Enes bin Ebî Mürsed (r.a): “Ben, Yâ RasûlAllah!” diye atılınca peygamber Efendimiz (s.a.v.): “O halde atına bin ve şu vâdînin en yüksek yerinde nöbetini tutmak için derhal git. Bu geceden önce gâza etmeyiz.” buyurdular.

Sabah olunca Peygamber Efendimiz namaz kılmak için musallâya doğru yöneldiler. İki rek’at namaz kıldıktan sonra: “Atlı olanınız geldi mi, farkeden var mı?” diye sordular. Bir zât: “Hayır, yâ RasûlAllah! Ama namaz için birazdan gelir.” dedi.


Namaz edâ edildikten sonra Peygamber Efendimiz: “Müjdeleyin! nöbetçiniz geliyor.” buyurdular. Nazarlar, vâdîdeki ağaçların arasına çevrilince bir atlının gelmekte olduğunu gördük. Peygamber efendimizin yanına yaklaşınca, atından inip huzûra vardı ve: “Emrettiğiniz şekilde vâdînin en yüksek yerine çıktım. Sabah olunca iki vâdî gördüm. İkisine de dikkatlice baktım. Hiç kimseyi göremedim” şeklinde tekmil verdi.

Peygamber Efendimiz: “Gece hiç atından indin mi?” diye sordu. Hz. Enes: “Hayır, ya RasûlAllah! Sâdece namaz kılmak ve hacet gidermek için indim.” dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Öyle bir amel işledin ki, bundan sonra, başka bir şey yapmasan da bu sana yeter, yâ Enes!” buyurdular. (İbn-i Kesîr,1/593)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyorlar: “Bir gün ve gecede tutulan nöbet, gündüzü oruçlu, gecesi namazlı geçen bir aydan daha hayırlıdır. Eğer kişi nöbet tutarken vefât ederse, kendisine yapmakta olduğu sâlih amelin ecri(sanki hiç ölmemiş gibi kıyâmet gününe kadar verilmeye devam eder.) Rızkı da mütemâdiyen verilir, kabirdeki suâl soranlardan emîn olur.” (Feyzül Kadir 13)
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

zaman_1453

  • Ziyaretçi
Ynt: Allah yolunda nöbetin fazileti
« Yanıtla #1 : 23 Mart 2012, 23:54:00 »


Allâh yolunda nöbet tutmak,
1 Cemâziyelevvel 1433
(23 Mart 2012)
 
استعيذ بالله : يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
قال رسول الله {صلعم} : رباط يوم في سبيل الله خير من الدنيا وما عليها

 


  Allah YOLUNDA NÖBET TUTMAK

Cenab-ı Hak, insanların küfür ve cehalet karanlıklarında boğulduğu, Hak ve adaletten uzaklaştığı bir zamanda Hatemü’l-Enbiya olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i Âlemlere Rahmet olarak göndermiş; O Rahmet Peygamberi (s.a.v.) Efendimiz de, Cenab-ı Hakk’ın izn-ü inayetiyle insanlık için bir üsve-i hasene olarak, kızlarını dahi diri diri toprağa gömebilen insanları, Allah yolunda canla başla mücadele edecek bir iman ve ahlak seviyesine taşımıştır. Fakat Din-i Celil-i İslam’ın tesis ve tebliği esnasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve O’na tabi olan Eshab-ı Kirâm (r.anhüm) Hazerâtı akla hayale gelmeyecek baskı, sıkıntı ve saldırılara maruz kalmışlardır.  Ancak bu durum onların imanlarına zerre kadar zarar vermemiş; neticede Mekke’nin Fethi ile İslam’ın ve Müslümanların mutlak galibiyeti tahakkuk etmiştir. Bununla birlikte Din-i Celil-iİslam’ı kabul edemeyenlerin İslam’a karşı hücumları, zaman içerisinde değişikşekiller alarak, günümüze kadar her devirde devam etmiştir.

İşte bu sebeple, yani Din-i Celil-i İslam’a karşı yapılan saldırıların hep devam etmesi ve çok farklı şekillere bürünmesi sebebiyle, daima uyanık olunması, başka bir ifade ile Allah yolunda nöbet tutulması icap etmektedir. Allah Yolunda Nöbet Tutmak ayet-i kerimelerde ve hadis-i şeriflerde “Rabıta ve Ribat” kelimeleriyle ifade edilmektedir. Bu hususla alakalı olarak Al-i İmran Suresi’nin 200. ayet-i kerimesinde meâlen şöyle buyruluyor: “Ey İman edenler, sabredin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, hazır ve rabıtalı bulunun ve Allah’tan korkun. Umulur ki felah bulasınız.”
Bu ayet-i kerimede geçen ورابطوا  kelimesi şu şekilde tefsir ediliyor: “Ey iman edenler, murabata ediniz, ribat yapınız. İmam arkasında cemaatle namaz gibi birbirinize bağlanıp vazifeye mukayyed olunuz… Bu kelime esasen “rabt-ıhayl” tabirinden alınmıştır. Rabt-ı hayl at bağlamak demektir ki düşmana karşıatını bağlayıp gözetleme halinde olmak manasınadır.”1 Ancak bunun şekli, hiçşüphesiz zamanın şartlarına göre değişiklik arz eder.
Ribat yani Allah yolunda nöbet tutmanın faziletini ifade eden birçok hadis-i şerif vardır.  Sahih-i Müslim’de geçen bir hadis-i şerifte  “Allah yolunda bir gün ve bir gece nöbet tutmak bir ay (nafile) namazdan ve oruçtan hayırlıdır. Allah yolunda nöbet tutarken vefat eden kişi, yaptığı amelin sevabını almaya devam eder, Allah katında merzuk olur ve şeytanın fitnesinden emin olur.”2 buyuruluyor. Yine bu mevzuda “Allah yolunda nöbet beklerken kılınan namaz iki milyon namaza muadildir” şeklindebaşka bir hadis-i şerif de rivayet edilmiştir.”3

Aynı ayet-i kerimenin tasavvuf nokta-i nazarından tefsiri de şöyledir. Malum bu ayet-i celilede Allah düşmanlarına karşı nöbet beklemek emrediliyor. Burada iki türlü düşman vardır. Biri yukarda bahsettiğimiz tarz düşmanlardır. Diğeri ise nefs-i emmare denilen düşmandır ki insanın düşmanlarının enşiddetlisi işte bu nefs-i emmaredir. Hem de nefis karşısında mağlup duruma düşülürse –hafizanAllah- ahireti kaybetme korkusu vardır. O halde dünyevi hayata kasdeden düşmanın karşısında nöbet beklemek vacip olunca, uhrevi hayata kasdeden o en büyük düşman karşısında nöbet beklemek evleviyetle vaciptir. Nefis karşısında nöbet beklemek ise ehlince malum olduğu üzere rabıta-i şerife’dir.
 

 Görüldüğü üzere tehlike ve bununla birlikte gelen vazifemiz büyüktür. Bu gün Allah yolunda nöbet tutmak, Rasül-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’e gönülden bağlanıp Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat akidesini ve İslamî Hükümleri öğrenip-öğretmek, mukaddesatına ve selefine saygılı, İslam’a hizmet şuurunu kazanmış, aynı zamanda nefis mücadelesini ihmal etmeyen ahlak-ı hamide sahibi nesiller yetiştirmektir.

Çevrimdışı murayn123

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
  • Sadakat Forum "Seviyeli İslami Forumunuz.."
Ynt: Allah yolunda nöbetin fazileti
« Yanıtla #2 : 19 Ekim 2015, 15:12:14 »
 :) ÇOK GÜZEL Allah RAZI OLSUN KARDEŞİM