Gönderen Konu: Anadolu'dan Balkanlar'a (Balkanlar Süleymaniye Derneği)  (Okunma sayısı 3462 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."

Anadolu'dan Balkanlar'a Uzanan İlim, İrfan ve Hayır Köprüsü
"Balkanlar Süleymaniye Eğitim ve Yardım Derneği"


Balkanlar Süleymaniye Eğitim ve Yardım Derneği olarak;
Ecdat yadigârı Balkanlar coğrafyasında ilim ve irfan müessesleri açarak neslin ihyası için özverili kadromuzla çalışıyoruz.
Erkek Yurtları, Kız Yurtları, Anaokulları, İrşadi hizmetler ile neslin ihyasını tesis etmek için;
13 Balkan Ülkesinde 120’ye yakın yerde faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Balkan Ülkerlerinden gelen talebelerin maddi ve manevi sahada tekamül’lerini tamamlayıp ülkelerinde birer ışık olmaları, ülkemiz ile ülkeleri arasında sevgi köprüleri kurmaları için çalışıyoruz…



https://www.balkanlarsuleymaniye.org.tr




Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Osmanlı'dan Günümüze Balkanlar
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2015, 17:21:58 »
Osmanlı'dan Günümüze Balkanlar




https://www.balkanlarsuleymaniye.org.tr

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Bir Cüz, Bir İlmihal Herşeyi Değiştirir
« Yanıtla #2 : 24 Aralık 2015, 16:12:34 »
Bir Cüz, Bir İlmihal Herşeyi Değiştirir

Her Müslümanın evinde olması gereken Kur'ân-ı Kerim, Elif Cüz'ü ve İlmihâl Kitabını, Balkan coğrafyasındaki kardeşlerimizle buluşturmak için siz de katkıda bulunabilirsiniz...





https://www.balkanlarsuleymaniye.org.tr


“İlmihâl Öğrenmek Her Müslümana Farzdır”

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: "İlm(-i hâlini) öğrenmek (erkek-kadın) her Müslüman üzerine farzdır."[1] Kâinatın Efendisinin bu mübârek sözleriyle müslümanlara farz olduğunu açıkladığı ilim, muhakkak ki, dünyâ ve âhiret saâdetini kazanmalarına yarayacak olan “İlmihâl” dir. İşte bunun içindir ki, her müslüman erkek ve kadının inanç ve ibâdet bakımından kendisine lâzım olan mes’eleleri öğrenmesi farzdır. “Zarûrât-i Diniyye” denilen bu mühim mevzuları öğrenip inanmadıkça insan, tam ve kâmil bir müslüman olamaz.[2]
 
Her müslümana bâliğ (ergen) olunca kelime-i şehâdeti bilip manasını da anlamak ve buna şeksiz şüphesiz inanmak lazımdır. Bundan sonra namaz, oruç gibi Allâh'ın emrettiklerinden üzerine hangisi farz olsa onu hemen öğrenmek lâzımdır.
 
Üzerine farz olunca namazın hükümlerini öğrenmek ve farz olmadan önce de ona hazırlanmak lazımdır. Oruç da böyledir.
 
Eğer zekât vermesi gerekecek miktarda malı olup da üzerinden Müslüman olduğu halde bir sene geçerse zekâtın hükümlerini de öğrenmesi lazım gelir.
 
Her kişinin günahları bilmesi, öğrenmesi ve terk etmesi lâzımdır. Eğer bir kişinin itikadında ve inancında bazı şüpheler olursa onun hemen şüpheleri giderecek derecede ilimle meşgul olması gerekir. Helâk edici şeylerden kurtarıp âhirette yüksek derecelere kavuşturacak olan ilimleri öğrenmek de farz-ı ayındır. Bunlardan başka diğer ilimler farz-ı kifâyedir.
 
İlimlerin üstünlük dereceleri âhiret ilmine olan yakınlık ve uzaklığına göredir:
 
Dînî ilimler diğer ilimlerden daha yüksektir.
 
Dînin hakîkatlerine ait ilim, hükümlerin zahirine ait olan ilimden daha yücedir. Bir amelin sahih veya fasid olduğunu fakih bilir. Bunun ötesinde bir ilim daha vardır ki ibâdetin makbûl olanını ve olmayanını bildirir. Bu da tasavvuf ilmidir.
 
İnsanların kendilerine uyup mezheblerini tuttukları imamlarımız fıkıh ilmi ile hakikat ilmini ve ilimle ameli birleştirmiş zâtlardır. Bir kimse onların hallerini öğrenip, sözlerini dinlerse böyle olduklarını anlar. Bu zâtlar İmâm-ı A'zam, İmâm Şâfiî, İmâm Mâlik ve İmâm Ahmed bin Hanbel'dir, -Allâh onlara rahmet etsin-. Bu zâtlardan her biri âbid, zâhid olup halkın amellerini güzel yapmaları için dînin zahiri hükümlerini öğrettikleri gibi âhiret ilimlerini de bilen kimselerdi. Bütün ilimleri sırf Allâh'ın rızası için öğrenip öğretmişlerdir. [3]
 
Bu hakikatlerin farkında olan her müslüman çoluk çocuğuna ve eşine ilmihâlini öğretip, onları dine uymayan şeylerden korumalıdır. Emri altında bulunanlara da ilmihâllerini öğretip, onları korumalıdır. Önce ehl-i sünnet îtikâdını ve inancını sonra amel bilgilerini, sonra ahlâk ilmini, daha sonra da alışveriş vb. muâmelât bilgilerini öğretmelidir.[4] Ayrıca ilmi ile amel eden âlimlerin meclisinde bulunup istifade etmeye çalışmalıdır.

Dipnotlar:

[1] Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce
[2] Önsöz, Muhtasar İlmihal, Fazilet Neşriyat
[3] 18 Aralık 2014 Perşembe, Fazilet Takvimi Arkası, http://www.fazilettakvimi.com/tr/2014/12/18.html
[4] 2 Haziran 2013 Pazar, Fazilet Takvimi Arkası, http://www.fazilettakvimi.com/tr/2013/6/2.html

Kaynak:

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Balkanlardaki Kardeşlerimiz için "Muhteşem Üçlü İlim Seti" Bağışı

"Her Aileye Bir Kur'ân-ı Kerim" Projesiyle Balkan coğrafyasında yüce kitabımızın girmediği Müslüman evi kalmasın...



Online Her eve 3 Kitap Bağışı yapmak isteyenler, sağ üst köşedeki “BAĞIŞ YAP” butonuna tıklayıp, ardından 3 Kitap bedeli miktarını seçip, Paypal veya Kredi Kartı ile Bağış yapabilirler.

HER EVE 3 KİTAP BEDELİ
30 TL veya 10 EURO



https://www.balkanlarsuleymaniye.org.tr


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Balkan Coğrafyasında 101 Talebe Yurdu Projesi
« Yanıtla #4 : 25 Aralık 2015, 16:42:15 »
Balkan Coğrafyasında 101 Talebe Yurdu Projesi

Balkanlar Süleymaniye eğitim kültür Derneği’nin en temel hedeflerinden biri, BALKAN coğrafyasının çocuklarına daha yakın olmak, Anadolu’da da kardeşleri olduğunu onlara hissettirmek. Ben de okumak istiyorum diyen herkesin, her çocuğun elinden tutmak, onlara imkânlar sunup, umutlarını beslemek. Bu amaçla, çocukların, gençlerin huzurla yaşayabileceği, geleceğe hazırlanabileceği öğrenci yurtları inşa ediyoruz.

Bu bölgelerde yaşayan insanların kendi imkanlarıyla hizmete sunduğu veya ANADOLU'nun hayırseverler insanları tarafından yaptırılan yurtların faaliyetlerine destek veriyor, nevresiminden perdesine, halısından mobilyasına her türlü ihtiyacını karşılıyoruz.

Siz de bir tuğla koyabilir, bir kilim serebilirsiniz...



https://www.balkanlarsuleymaniye.org.tr/egitim_kurumlarimiz_say/


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
"Dört yıl, dört ay, dört gün…"
« Yanıtla #5 : 24 Nisan 2016, 18:08:50 »
"Dört yıl, dört ay, dört gün…"

Osmanlı ahalisinin titizlikle yerine getirdiği güzel bir gelenek vardı. Çocuklar dört yıl, dört ay, dört günlük olduğunda, konu komşunun da iştirakiyle büyük bir merâsim yapılırdı. Şenlik havasında geçen ve adına “Âmin Alayı” denen bu merasimle çocuklar hocaya götürülür, rahle başına oturtulur, eğitim öğretim başlamış olurdu.

Biz de bu gelenekten aldığımız ilhamla, anaokullar yapmak, BALKAN coğrafyası çocuklarının eğitimlerine mümkün olduğunca erken başlamak için kolları sıvadık. ROMANYADA, MAKEDONYADA, BOSNADA, KARDAĞDA, ARNAVUTLUKTA onlarca anaokulunda çocuklarımız, dört dörtlük hem oynuyor, hem okuyorlar. Farklı iklimlerde büyüyen bu çocuklara Hazreti Allah’ın adını, Kitab’ını, Peygamber Efendimiz’in sünnetlerini anlatıyor, yaşadıkları toplumun kültürlerini en doğru şekilde kavrayabilmeleri için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Çünkü bize, ağacın ancak yaşken eğilebileceği, eğilmesi gerektiği öğretildi. Sizlerin desteğiyle açacağımız yeni anaokullar sayesinde bu ulvî yolda daha çok çocuğa hizmet edecek, daha çok duanın gölgesinde ilerleyeceğiz.
 Biliyoruz ve inanıyoruz.

Kur’ân-ı Kerim olmazsa, her şey eksik kalır. Bu inancımız ve bilincimiz fehvasınca yaklaşıyoruz SÜLEYMANİYE EĞİTİM VE KÜLTÜR HİZMETLERİ talebesi olan gençlere gerek ülkemizde gerekse BALKAN coğrafyasında açtığımız; açılmasına destek olduğumuz Kur’an Kursları ile dinimizi farzları, vacipleri, sünnetleriyle en doğru şekilde öğretmeyi hedefliyoruz.

Kur’an “hal”iyle hallenmeleri icin çabalamak, bizim için en büyük şeref. Bizi en çok üzen ise, ulaşamadığımız ne kadar çok çocuk, tutamadığımız ne kadar çok el olduğunu bilmek, görmek. Yeni açılan Kurslarımızda, Hazreti Allah’ın adı beş vakit yankılanıyor, yankılanacak. Kalpler sadece onun nuruyla atacak. Her birimiz, imkanı nispetinde bu işe sahip çıkabilir. Kimi bir Kuran Kursu inşa edebilir, kimi bir tuğla koyabilir, kimi de bir tası çorba bağışlayabilir.

Yardımlarınız niteliği ve niceliğinden önce, sizin varlığınıza, yanımızda olmanıza ihtiyacımız olduğunu ifade etmek isteriz. Kapımız daima size acık. Yeter ki gelip, “Sizinleyiz” deyin.

Gelin, yapacağınız küçücük bir yardımın, hiç bilmediğiniz bir coğrafyada, hiç tanımadığınız insanların, hiç bilmediğiniz dillerinde nasıl bir duâya dönüştüğüne şahit olun.