Gönderen Konu: Ankaralı Simitçi  (Okunma sayısı 2189 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nakkaş

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 250
Ankaralı Simitçi
« : 03 Nisan 2008, 20:37:05 »

Son bir yıldır oğle yemeklerini dışarıda yemek durumunda kaldığımızdan işyerinden iki ağabeyimle Tunalı civarlarında yemeğimizi yiyor ve oğleden sonrası icin de Tunalı Pasajı karşısındaki koşeden simit alıyoruz.
Yaklaşık on-on beş gundur tezgahın başka birisi tarafından işletildiğini fark etmiştim. Dun bu sefer simidi ben alacağım diyerek, tezgaha gittiğimde simitci ortalıkta gorunmuyordu.

Ben de her tezgahın başında simitci olmadığında, Turklerin yaptığı refleks ile tezgahın camını acacak ve parayı koyarak iki tane simit alacaktım. Oyle de yaptım tezgahın surgulu camını actım 1 YTL' yi rafa koydum ve tam simitleri alacaktım ki, orada ustune el yazısıyla bir şeyler yazılmış, musvedde kağıtları gordum.Beni iyi tanıyanlar ne kadar meraklı olduğumu bilirler; "Yahu bu da nedir, ne yazmış bu adam acaba, bir bakayım," dedim:

8:10 - 2
8:15 - 1
8.21 - 1
8.22 - 2

Anlayacağınız bu listede oğleye kadar hangi dakikada kac simit satıldığı yazıyordu.
Sonra bu listenin altına 13:55 - 2 yazıp, ne yazdığıma dikkat etsin diye 2'nin ustune bir de yıldız koydum ve simitleri aldım.
Veritabanı tutmaya bayılırım.
"Allahım adamdaki bilince bak, veritabanı tutuyor!" dedim. Ama emin değildim. Belki de belediye boyle bir şeyler istemiştir falan... dedim. Neyse uzatmayayım, bugun yine aynı simitciye uğradım, bu sefer oradaydı.
Nasılsın, iyi misin, hoşbeşinden sonra" 13:55 simitlerini toplama ekledin mi?" diye sorunca:

"Abi sen miydin o?" diye gulumsemeye başladı.
"Neden boyle bir liste tutuyorsun?" diye sordum,
"Belediye mi istiyor?"
" Yok abi, ben 15 gun once aldım bu tezgahın işletmesini, henuz yabancısıyım muşterinin dedi. Bunları dakika dakika yazıyorum, hangi saatlerde muşteri yığılıyorsa, ona gore sıcak simit getireceğim, o gun sabahın simidi akşama kaldı, utandım muşteriden"
dieyince ellerine sarılıp opmek geldi icimden.

Yaa işte boyle...
İster CRM (Customer Related Management) deyin, ister PR (Public Relation), isterseniz de Market Research...
Artık her simit aldığımda aklıma VERİTABANCI SİMİTCİ gelecek.

Zekâ, işine saygı, kâr arttırma bilinci...
Hepsinin sonucunda  farklılaşarak rakiplerinden ayrılma...
Bunları oğretmek icin yıllarca insanları yuksek ucretli okullarda okutuyorlar. Sonuc " veritabancı simitcinin " yanından  bile gecemeyecek olanlar bakın her yerde yuksek maaşlar alıp, endam gosteriyorlar.