Gönderen Konu: Ashab-ı Kiram'ı sevmek vazifemiz  (Okunma sayısı 3996 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ay Işığı

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1163
Ashab-ı Kiram'ı sevmek vazifemiz
« : 16 Nisan 2010, 17:47:55 »


Ashâb-ı Kirâm'ın hepsine hürmet etmek ve onlar hak­kında ileri geri konuşmamak vâcibdir. Çünkü Allâhü Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'in birçok âyetlerinde onları medhetmiştir. "O gün ki göreceksin o erkek ve kadın mü'minleri, önlerinde ve sağlarında nurları koşuyor..." (Hadid-12) mealindeki âyet-i kerimesi bunlardandır. Allah'ın Resulü de onları sevmiş ve birçok hadîs-i şerifinde medhetmiştir. "Ashabıma ezâ eden bana ezâ etmiş olur, bana ezada bulunmuş olan da Allâhü Teâlâ'ya ezâ etmiş gibi olur." hadîs-i şerîfi bunlardandır.

Dört mezheb imamlarımız da, Ashâb'ın arasında zuhur eden şeylerin hiçbirisi hakkında konuşmamak îcâb ettiğini bildirmişlerdir. Bu meselelerde diline sahip olmalı ve onların sadece güzel ahlâk ve meziyetlerini anlamaya çalışıp onlara muhabbet etmeli; onların ahlâkı ile ahlâklanmaya çalışmalıdır. Resûlullâh'ın bütün Ashabı hidâyet üzeredir. Onların tamâmı âdildirler; onlardan bizlere her tebliğ edi­len şey haktır, doğrudur. Hadîs-i şerîfte: "Benim asha­bım gökteki yıldızlar gibidirler, herhangisine uyarsa­nız hidâyet bulursunuz." buyurulmuştur.

Her kim Ashâb-ı Kirâm'ın dindeki gayretlerini, malları­nı, canlarını Allah ve Resulünün uğrunda harcadıklarını bilirse, onların şanlarının büyüklüğünde şüphe edemez, onların hepsini sever. Bu hâl, kendisini onlar aleyhinde konuşmaktan alıkor, onlardan her hangi birini kötülemeyi îmâna zıt görür. Bizim için en güzeli, kendi nefsimizin ayıplarıyla meşgul olmak, kendi kalblerimizi günahlardan temizlemeğe çalışmaktır, onlardan dilimizi tutmak, ara­larında geçenleri Allâhü Teâlâ'ya havale eylemektir.

Resûlullâh'ın ehl-i beytine muhabbet etmekle beraber onun bütün ashâbına tâzîm eden, onların aralarındaki ihti­lâfları güzel yorumlayan kimseler, ehli sünnet ve cemaata dâhildir, Haricîlerden, Râfizîlerden uzaktır. Zîrâ ehl-i beyti sevmemek Haricîliktir, Ashâb-ı Kirâm'ı sevmemek de Rafızîliktir. Ehl-i beyte muhabbet ile beraber bütün As­hâb-ı Kirama tâzîm ve hürmet ise ehl-i sünnet yoludur.

 Fazilet Takvimi

Çevrimdışı Eymen

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 311
Ynt: Ashab-ı Kiram'ı sevmek vazifemiz
« Yanıtla #1 : 29 Mayıs 2010, 22:00:42 »
Her şeyin temeli vardır. Müslümanlığın temeli eshab ve ehl-i beytimi sevmektir. [İ.Neccar]

Eshabıma dil uzatmakta Allah’tan korkun! Benden sonra onları kötü emellerinize alet etmeyin! Onları seven, beni sevdiği için sever. Beni sevmeyen de onları sevmez. Onları inciten beni incitmiş olur. Beni inciten de Allahü teâlâyı incitmiş olur. Bunun da cezası gecikmeden verilir.) [Buhari]

Eshabımı, zevcelerimi ve Ehl-i beytimi seven ve onlara dil uzatmayan, Cennette benimle beraber olur.) [Ramuz]

Allah Resulü’nün ashabını ancak hayırla yad ederiz (överiz.) (İmam-ı Azam)
« Son Düzenleme: 29 Mayıs 2010, 22:12:11 Gönderen: Eymen »
Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3884
    • Herkonudan.com
Ynt: Ashab-ı Kiram'ı sevmek vazifemiz
« Yanıtla #2 : 21 Temmuz 2010, 18:40:56 »
Allah razı olsun Ay Işığı, Eymen.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Ashab-ı Kiram'ı sevmek vazifemiz
« Yanıtla #3 : 16 Aralık 2010, 10:24:26 »
Allah razı olsun Ay Işığı, Eymen.
*~*~* TUĞRA *~*~*

mazhar

  • Ziyaretçi
Ashab-ı Kiram'ı Sevmemek Küfür alametidir.
« Yanıtla #4 : 21 Şubat 2013, 22:47:24 »
 Ashab-ı Kiram'ı Sevmemek Küfür alametidir.
  

" Bir İnsan, Ashab-ı Kiram'ı sevmeden, Peygamber Efendimiz SallAllahu aleyhi ve sellem'i sevmeden hakiki manada iman etmiş olmaz. Bu olmadan hakiki iman sahibi olmak kolay değil."


*******************************************

Ashab-ı İkram'a dil uzatılamayacağı konusunda Hadis-i Şerifler.

(Eshabımın ismini işitince, susun, şanlarına yakışmayan söz söylemeyin!) [Taberani]
 
(Eshabımın kusurları, yanlış hareketleri olacaktır. Allahü teâlâ, onları bana bağışlayacak, kusurlarını affedecektir.) [İbni Asakir]
 
(Eshabımın kusurlarından bahsetmeyin, onlardan soğuyabilirsiniz. Eshabımın iyiliklerinden bahsedin ki, kalbleriniz onlara ısınsın!) [Deylemi]
 
(Eshabım arasında fitne çıkacaktır. Allahü teâlâ benimle olan sohbetlerinin hürmetine o fitnelere karışanları, af ve mağfiret edecektir. Sonra gelenler ise, bu fitnelere karışan Eshabıma dil uzatarak Cehenneme girecektir.) [Müslim]
 
(Allah’tan korkun, Eshabıma dil uzatmayın! Onları seven, beni sevdiği için sever. Onları sevmeyen, beni sevmediği için sevmez. Onlara el ile, dil ile eziyet eden, Allah’a eziyet etmiş olur.) [Buhari]
 
(Eshabım, cin ve insanların hepsinden daha üstündür.) [Bezzar]
 
Kim oldukları ve neye hizmet ettikleri malum olmayan bazı mezhepsizlerin dil uzattığı Hazret-i Osman, Allah resulünün damadı olduğu gibi, Cennetle müjdelenmiş on kişiden biridir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
 (Osman bendendir, ben de Osman’danım.) [Taberani]
 
(Yüz kızım olsa, hepsini de Osman’a verirdim.) [İbni Asakir]
 
(Meleklerin haya ettiği zattan [Osman’dan] ben haya etmez miyim?) [Beyheki]
 
(Osman’ın şefaati ile Cehennemlik 70 bin kişi, hesap görmeden Cennete girer.) [İ. Asakir]
 
Tebük gazvesinde Hazret-i Osman, kendi ticaret malından üç bin deve, yetmiş at, on bin altın getirdi. Resulullah efendimiz, bunları askere dağıttıktan sonra, (Bugünden sonra Osman’a günah yazılmaz) [Bundan sonra Allah Osman’ı günah işlemekten korur] buyurdu. (Tirmizi)


Ve şöyle dua etti:
(Ya Rabbi, Osman’ın geçmiş, gelecek, gizli-açık, Kıyamete kadar bütün günahlarını affet!) [Ebu Nuaym]
 
Bir gün Hazret-i Fatıma, Hazret-i Ali’nin bir hareketine incinmişti. Hazret-i Ebu Bekr ile Hazret-i Ömer Peygamber efendimize ricada bulundularsa da, Resulullah efendimiz sükut etti. Hazret-i Osman rica edince damadı Hazret-i Ali’yi affetti. İki kayınpederinin ricasını kabul etmeyip de, damadı Hazret-i Osman’ın ricasını niçin kabul ettiği sual edilince, (Öyle birinin şefaatini [ricasını, af talebini] kabul ettim ki, yer ile göğün yerini değiştir diye, dua etse, Allahü teâlâ değiştirir) buyurdu. (Mesabih)
 

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bid'atler çıkıp, Eshabıma kötü söz söylendiği zaman, doğruyu bilen, herkese söylesin! Allahü teâlâ, bildiği [ve gücü yettiği] halde doğruyu söylemeyen böyle âlime lanet eder.) [Deylemi]
delikanforum.net
« Son Düzenleme: 21 Şubat 2013, 22:49:17 Gönderen: mazhar »