Gönderen Konu: Baba-çocuk ilişkisini nitelikli kılacak 10 öneri  (Okunma sayısı 1640 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7475

Babaların çocuklarıyla daha az vakit geçirdikleri bir gerçek. Zamanlarının büyük bölümü evin dışında geçen babalar ya çok geç ya da yorgunluktan bitap bir vaziyette geliyor eve. Tek dinlenme şansı olan evdeki zamanını, kendisinden ilgi bekleyen çocuğuna mı harcasın yoksa kafayı dinlemeyi mi tercih etsin? Aslında mesele tam da bu. Yani çocuklarımızla ilgilenmeyi bir “iş” gibi görmemiz. 

Onlara ayıracağımız zaman dilimini iş gibi görmediğimizde çocuklarla ilgilenmek, oyunlar oynamak, konuşup sohbet etmek, masal anlatmak bizi de dinlendiren bir güce sahip. İş hayatının yorduğu ve hırpaladığı iç dünyamız çocukların masum dünyasıyla temas ettiğinde adeta rehabilite oluyor, yenileniyor, enerji ve mutlulukla doluyor.

Çocukla geçirilen yarım saatlik bir zaman dilimi bile onu mutlu etmeye yetebilir. Yeter ki tüm ilginizin kendi üzerinde olduğunu bilsin. İşte size çocuğunuzla yapabileceğiniz bir kaç etkinlik.

1. Oyun oynayın: 15-20 dakika bile olsa çocuğunuzla oyun oynayın. Yap-boz, lego, araba yarışı, evcilik, futbol ve daha nicesi… İçlerinden birini seçin.

2. Resim yapın: Sizin elinizden çıkan bir resmin onu ne kadar mutlu ettiğine şaşıracaksınız. Resmi onun direktifleriyle sizin çizmeniz, yahut sizin direktiflerinizle onun çizmesi son derece eğlenceli sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Bunun için illa yağlıboya setine ihtiyacınız yok. Bir defter yaprağı ve kurşun kalemin nelere kadir olduğunu çocuğunuza gösterin.

3. Televizyon izleyin: Çocuğunuzun sevdiği ve yaşına uygun çizgi filmleri, programları beraber izleyin. Ona sorular sorun. Meseleler üzerine konuşun. Bu çocuğunuza istediğiniz doğru mesajları vermek ve onun iç dünyasını tanımak için büyük bir fırsattır unutmayın.

4.Meyve tabağı hazırlayın: Beraberce mutfağın yolunu tutup meyve tabağı hazırlayın. 10 dakikanızı bile almayacak bu iş anneyi de mutlu edecektir. Özellikle akşam yemeğinde bulunamamışsanız meyve tabağı ile yokluğunuzu telafi etmeye çalışabilirsiniz.

5. Masal okuyun: Kendi çocukluğunuza gidin ve büyüklerinizin size okuduğu-anlattığı masalların zihninizde bıraktığı o güzel tadı anımsamaya çalışın. Aynı güzelliği çocuğunuza da yaşatmak isteyeceksiniz.

6. Anneye sürprizler yapın: Hafta sonu anne uyanmadan hazırlanan bir kahvaltı, yahut anne için çizilmiş bir resim, bir demet çiçek… Eşiniz için çocuğunuzla birlikte yapacağınız şeyler ona mutlu bir ailede olduğunu hatırlatır. İleride kendi eşine karşı nasıl davranması gerektiğini kavrar, böylece mutlu bir evliliğin ilk eğitimini almış olur. Ayrıca siz ve eşiniz için de son derece romantik anılar olur. Bir taşla iki kuş diyebiliriz.

7.Kendinize masaj yaptırın: Gerçekten hiç enerjiniz olmadığında bu maddenin çok işe yaradığını göreceksiniz. Yüzüstü koltuğa uzanın ve çocuğunuzun sırtınızda minik adımlarla yürümesine izin verin. “Ara sıra ne kadar büyümüşsün, çok ağırsın” gibi sözlerle ona şakalar yapın. Sizin için masaj, onun için oyun olan bu aktivite yorgunluğunuzu unutturacaktır.

8.Yürüyüş yapın: Hafta sonu evde olduğunuz zamanlarda onu dışarı çıkarın. 15-20 dakikalık küçük bir yürüyüş yapın, onunla konuşun. Parka gitmeseniz de bundan mutlu olacaktır, çünkü sizinle baş başa vakit geçirmek çocuğunuzun çok hoşuna gider.

9. Markete birlikte gidin: Market alışverişlerinizi beraber yapın. Alışveriş esnasında hem evle ilgili sorumluluk almasını sağlamış olursunuz hem de harcamalar konusunda çocuğunuza önemli bilgiler verebilirsiniz.

10. Beraber namaz kılın: Namazınızı kılacağınız zaman onu da çağırın. Böylece ona namazı da sevdirmiş olursunuz. Namazın arkasından beraber dua edin. Bazen siz dua edin o “amin” desin, bazen o dua etsin siz “amin” deyin. Evladınızın günahsız kalbiyle ettiği ve amin dediği dualarınızın kabul olacağı ümidi içinize bambaşka bir ferahlık verecektir.

Semerkand Aile Dergisi

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Baba-çocuk ilişkisini nitelikli kılacak 10 öneri
« Yanıtla #1 : 03 Mart 2014, 03:18:34 »
Çocuklarda evden ve okuldan kaçma
kıvanç tığlı
 
,
Değerli okuyucular, evden kaçma, çocuğunuzun sizin izniniz olmaksızın en az bir gece eve gelmemesi, geceleri evden kaçması ve başka bir yerde kalması olarak tanımlanır.
Bir çocuğun evden kaçmasının en önemli nedeni, ev ortamında şiddetin ya da anlaşmazlığın bulunmasıdır. Çocuğun otoriteyle yaşadığı sorun ya da özgürlük arayışı da kaçış için bir neden olabilir.
Çocuğunuz evden kaçtıysa, bu onun “kötü” biri olduğu anlamına gelmez. Çocuğunuz sorunları ile sağlıklı bir şekilde başa çıkamamış ve kötü bir seçim yapmıştır.
Çocuğunuza karşı sürekli yargılayıcı olmamak kaygılarını, korkularını hafife almamak, uygun olan davranışlarını övmek ve sorunlarıyla baş edebilmesine yardımcı olmak gerekmektedir. Sizden yardım istediğinde bunu önemsemeniz, yardım ederken de bunu konferans verir gibi yapmamanız, ilişkinizi kuvvetlendirmek açısından önemlidir.
Evden kaçmayı düşünen çocuğunuzun davranış kalıpları değişir. Örneğin, eskisine göre daha sinirli, asi ya da içe kapanık olabilir. Sizi evden kaçmakla tehdit edebilir. Daha belirgin ipucu ise, çocuğunuzun para ve eşya biriktirmeye başlamasıdır.
Çocuğunuz eve döndüğünde, döndüğü için memnun olduğunuzu, onu merak ettiğinizi ifade edin. Çocuğunuz sizden aşırı tepki vermenizi (kızmak, bağırmak, hemen soruna dair konuşmak) bekleyecektir. Eğer onun beklentisini doğru çıkarırsanız, bir defa daha evden kaçması için ona bir koz vermiş olursunuz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda bir uzmana danışmakta yarar var. Çocuğunuza bilinçaltı süreçlerini ortaya çıkaracak testler uygulanıp, ona göre aileye rehberlik ve danışma yapılmalıdır.
Okuldan kaçma ya da devamsızlık yapmanın nedenleri de; okula gitmeye isteksiz olma, ebeveynlerden ayrılmak istememe, arkadaş edinme becerisinin zayıf olması, diğer çocukların öğrenme seviyesine yetişememe, ders başarısının düşük olması, öğretmenlerle sorun yaşama, sınıf arkadaşlarıyla anlaşamama ve evde sorunlar yaşanması sayılabilir.
Değerli okuyucular, çocuğunuzun okuldan kaçmasını önlemek için; çocuğunuzun öğretmenlerinden, rehber öğretmeninden onun sınıf içi davranışları, ders başarısı, okul devamlılığı gibi konularda bilgi edinin. Okuldan kaçmasının altında yatan sebepleri araştırın. Sizinle bunları paylaşmasını, çözümü beraber aramayı önerin. Örneğin, çocuğunuz okula yeni başlamışsa, sizlerden ayrılmak ve okuluna uyum sağlamakla ilgili sorunlar yaşayabilir. Sınıf öğretmeni, rehber öğretmeniyle işbirliği yapılarak çocuğun sınıfa ve okula adaptasyonu sağlanmalıdır.
Çocuğunuz okuldan kaçtığında ne gibi yaptırımlarla karşılaşacağını önceden belirlemek ve bunları uygularken tutarlı olmak önemlidir. Örneğin, çocuğunuz okuldan kaçtığında hafta sonu arkadaşlarıyla gezmek, TV seyretmek gibi bazı haklarını kaybedebilir.
Okuldan kaçma davranışını önleyecek en etkili yol, çocuk ile okul arasında olumlu bağ kurulmasıdır. Okul içindeki bazı etkinliklerde görev alması, okulla ilgili işlerde sorumluluk alması (nöbetçi olmak, sınıf başkanı olmak) için onu yüreklendirin.
Ailelerin şiddet içerikli davranışların görülme riskini arttıran risk durumlarını bilmesi, çocukları için önleyici adımlar atmasına yardımcı olmaktadır. Bir çocuğun evde ve okulda sosyal olarak içe kapanması, yalnız kalmak istemesi, şiddete maruz kalması, başkası tarafından düzenli bir şekilde kızdırılması, kendisine rahat verilmediği duygusunu yaşaması, okul başarısının düşük olması, aşırı alıngan olması şiddet içerikli davranışların ortaya çıkabileceğinin işaretleridir. Çocuğunuzla, sakin bir ortamda şiddet uygulamanın öncesinde ve sonrasında neler hissettiği hakkında konuşun.
Yetişkin olarak bizler, çocuklarımızın yanlış davranışlarını eleştirmek yerine doğru davranışlarını över ve yüreklendirirsek, onların benlik saygısı güçlenmiş olur.
Övgü, kişileri motive etme konusunda güçlü bir araçtır. Çocukların olumlu davranışını pekiştirmede maddi ödüllerden veya cezalardan daha etkili bir yoldur.
Benlik saygısının geliştirilmesinde ve çocuğumuzla olumlu ilişki kurmada onları dinlemek de çok önemli bir konudur. Özellikle aktif dinleme ilgi, empati ve saygı gibi duyguları yansıtan davranışları içerir. Dinlenildiğini ve anlaşıldığını hisseden çocuklar, ailede sorunlar olduğunda evinden kaçma yolunu seçmez.
Anne babalar çocuklarını aktif olarak dinlemek için aşağıdaki noktalara dikkat etmelidirler;
- Öncelikle çocuğumuz bize bir şey anlatırken tüm dikkatimizi onun söylediklerine vermeli ve göz teması kurmalıyız. Çocuğumuz anlattığı bir sorunla ilgili olarak hemen bir yorum yapmamalı, çocuğumuzun kendi çözümünü bulmasına rehberlik edilmelidir. “Hımm!, Evet. Öyle mi?” gibi dinleme sözcükleri ve baş sallama gibi hareketler kullanılmalı.
- Çocuğumuz olumsuz duygularını anne babalarına ilettiklerinde “üzülme, boşver” gibi geçiştirme sözcükleri kullanmak yerine, onların duygularını anladığını belirten “Gerçekten üzüldüğünü görüyorum” gibi olumlu ifadeleri kullanmalıdırlar.
- Çocuğumuzu dinlerken onlarla bedensel temasta bulunmalıyız. (saçını, okşama, sırtını sıvazlama, kucaklama gibi)
- Çocuğunuzun problem durumla ilgili muhtemel çözümler üzerinde düşünmesi sağlanmalı. “Şimdi ne yapmayı düşünüyorsun?” gibi ifadelerle onları olumlu düşünmeye yöneltmelidirler. Ayrıca çocukları oldukları gibi kabul etmek de benlik saygısı kazanmalarında çok önemlidir. Çocuk, takdir edildiği ve kendine özgü kişiliği kabul edildiği zaman sevildiğini hisseder. Eğer çocuk sürekli olarak eleştirilirse ve anne babasının kendisini başka biri yapmaya çalıştığını hissederse sevilmediğini düşünür.
Çocuklarınızı anlayabilmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz.
PSİKOTERAPİST
Habervaktim.com
« Son Düzenleme: 03 Mart 2014, 03:20:16 Gönderen: mazhar »

senem683

  • Ziyaretçi
Ynt: Baba-çocuk ilişkisini nitelikli kılacak 10 öneri
« Yanıtla #2 : 07 Mart 2014, 18:50:28 »
harbiden öyle ya :) ben evden kaçtığımda demek bu yüzden kaçmışım...

leader683

  • Ziyaretçi
Ynt: Baba-çocuk ilişkisini nitelikli kılacak 10 öneri
« Yanıtla #3 : 08 Mart 2014, 00:35:19 »
Kesin! Öyledir... :)