Gönderen Konu: Balıklar Hakkında Bilgiler  (Okunma sayısı 21481 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Balık Ye Zihnin Açılsın!
« Yanıtla #15 : 31 Ekim 2007, 08:42:24 »

:)

Teşekkürler.Balık güzeldir

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #16 : 31 Ekim 2007, 08:53:01 »
Sanırım Eminönü Belediyesi tekrardan kısıtlı da olsa izin verdi balıkekmekçilere.Orada yedikten sonra karşıda YeniCamide de şükrünü eda etmek lazım :)

Bu arada balıkla ayran zehirlese herhalde ben şu klavyenin tuşlarına basamazdım :)

Çevrimdışı seyyah34

  • Bilal Abduljabbar
  • aktif okur
  • **
  • İleti: 154
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #17 : 31 Ekim 2007, 11:38:40 »
Taşındıkları iyi oldu  :) Dün ordaydım 2 iskelenin arasına geçip olta ile balık tutmanın keyfi hiç bir yerde yk.Dün yine Allah bereket versin 2 tane 3 kiloluk yoğurt kovasını ağzına kadar doldurdum. Daha sonra otobüs duraklarının önüne taşınan balıkçı teknelerinde bayat bayat balık yiyenlere kovaları gösterip aaaa siz bu balıklarımı yiyorsunuz diye havamıda bastım her türlü... a15))

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #18 : 31 Ekim 2007, 11:51:57 »
Taşındıkları iyi oldu  :) Dün ordaydım 2 iskelenin arasına geçip olta ile balık tutmanın keyfi hiç bir yerde yk.Dün yine Allah bereket versin 2 tane 3 kiloluk yoğurt kovasını ağzına kadar doldurdum. Daha sonra otobüs duraklarının önüne taşınan balıkçı teknelerinde bayat bayat balık yiyenlere kovaları gösterip aaaa siz bu balıklarımı yiyorsunuz diye havamıda bastım her türlü... a15))

Hay maşAllah yav :)

Çevrimdışı Nihle

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 315
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #19 : 31 Ekim 2007, 17:54:26 »
Balığı sevemedim bir türlü yaw:S
ama yoğurdu çok severim:)
Sanmam ki taleb-i devlet ü cah etmeğe geldik!!
Biz aleme bir YAR için ah etmeğe geldik!!..

Çevrimdışı Nihle

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 315
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #20 : 31 Ekim 2007, 17:55:37 »
Ezelden beridir kim çıkarmış peki bunu??
« Son Düzenleme: 31 Ekim 2007, 18:02:19 Gönderen: Nihle »
Sanmam ki taleb-i devlet ü cah etmeğe geldik!!
Biz aleme bir YAR için ah etmeğe geldik!!..

Çevrimdışı ankebut-57

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 908
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #21 : 31 Ekim 2007, 17:56:31 »
Balığı sevemedim bir türlü yaw:S
ama yoğurdu çok severim:)

Biz sevdik ama buralarda bulmak zor. :)
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشقْ)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)

www.ayasofya.org

Çevrimdışı racül

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1265
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #22 : 31 Ekim 2007, 22:40:00 »
Bilali Habesi kardes,
oltayla balik tutmak baliga ezadir diye biliyoruz. Mümkünse ag ile tutulmalidir der hocalarimiz.

Istanbul eminönü gibi müsteriye mal yetistirilemeyen bir yerde bayat balik kalir mi?

Konunun nirengi noktasi, icindeki motoryagidir :))
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident

Çevrimdışı seyyah34

  • Bilal Abduljabbar
  • aktif okur
  • **
  • İleti: 154
Ynt: Balık ve Ayran...
« Yanıtla #23 : 01 Kasım 2007, 01:13:10 »
Bilali Habesi kardes,
oltayla balik tutmak baliga ezadir diye biliyoruz. Mümkünse ag ile tutulmalidir der hocalarimiz.



Ben balığı çinekopun mezaliminden koruyorum :) Yoksa yem olup gidiyor zavallı hayvancık.Hem eziyet ne kelime ağla tutulup boğularak öleceğine ben onu 2 metreden ağzı doğru dürüst iğneye geçmeden tutuyor temiz suya bırakıyorum.  :)

Çevrimdışı Mahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1114
Taze Balık Almak İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz?
« Yanıtla #24 : 20 Şubat 2008, 01:25:33 »
Gözleri beyazlamış, derisi gevşemiş bir balığı asla almayın. Taze bir balığın gözleri bombeli, canlı ve parlak, solungaçları kırmızı ya da pembedir. Eti sıkı ve üzeri kaygan koruyucu bir tabakayla kaplı olduğu için görünümü de parlaktır. Balığın üzerindeki koruyucu madde pişirileceği zaman temizlenmemelidir.

Taze balık kokmaz. Tezgâhlarda burnumuza çarpan koku, deniz suyu ve iyot kokusudur.

Bütün balıkları dilimlerine bakarak taze olup olmadığını anlamak için omurgaya yakın etinin rengi kontrol edilmelidir.

Filetolara gelince: Eti sıkı ve şişkin olmalıdır. Derileri çıkarılmışsa balığın parlaklığı, sedefli pırıltısı, etinin beyazlığı veya pembeliği tazeliğini gösterir.
 
Bayat İse
Karnı yapışık olur. Gözleri mat ve içeri kaçmış, solungaçları ise beyazımsı ve kurudur. Karnı pörsümüş ve yumuşaktır, kuyruğu sallanır, rengi de koyu ve mattır. Pulları kolaylıkla dökülür, amonyağı andıran kötü bir koku salar.
 
Mutfaktaki Balık Kokusunu Önlemek İçin
-Pencereleri açtığınız hâlde mutfaktan koku gitmediyse, ekmek dilimlerini tost makinesinde kızartın. Çıkan buhar balık kokusunu alacaktır.
-Kızartma yağının içine birkaç sap maydanoz eklemeyi deneyin.

-Bir kapta bir çay bardağı su ve 2 çorba kaşığı sirkeyi kaynatabileceğiniz gibi ocakta birkaç dakika limon da yakabilirsiniz.

-Yağa limon sıkın. Böylece başka kızartmalarda da aynı yağı kullanabilirsiniz.

-Kızartma tabağına ya da tepsiye birkaç defne yaprağı koyun.

 

Mutfak Eşyalarındaki Kokuyu Gidermek İçin
-Balık kokan tavayı limonla ovduğumuzda koku gider. Ayrıca tavayı sıcak ve sabunlu suyla yıkadıktan sonra içinde sirke kaynatmak da etkilidir.
-Bıçaktaki kokuyu gidermek için kuru bir beze karabiber döküp ovmak gerekir.

-Yıkama suyunun içerisine bolca kahve telvesi atın. Bulaşığı telve ile ovup bol suyla durulayın.

-Balıklı kızartma tavası ve tabaklarınızı kaynar suyla yıkamadan önce soğuk sudan geçirin. Sonra dilediğiniz gibi yıkayabilirsiniz. Kaynar su bütün kokuların işbirlikçisidir.

 

Ellerinizdeki Balık Kokusunu Gidermek İçin
-Ellerinizi daha balık ayıklamadan limonla ovalarsanız, koku elinize işlemez.
-Elinize sinen balık kokusunu, çürük domateslerden faydalanarak giderebilirsiniz. Domatesleri ellerinizin arasına alarak ovalamanız kokuyu giderecektir.

-Balıkları temizlemeden önce üzerine 2 avuç mısır unu serpildiğinde, hem elinizden kaymasını önlemiş, hem de kokuyu azaltmış olursunuz.

-Ellerinizi kahve telvesiyle ovalayın.

-Elinizi önce soğuk suyla yıkayın. Ardından sirke veya limonla ovalayın.
 
 

Balıkla İlgili Diğer Pratik Bilgiler -Balığı derin dondurucuya kaldırmadan önce, içine limon sıkarsanız çözüldüğünde kokusu daha az olur.
-Dondurulmuş balığın çözülme işlemini süte batırarak yaparsanız hem donmuş olmanın verdiği tadı alır, hem de kokusunu...

-Bazı balıkların içinde bulunan siyah deriyi çıkarmak için balığı kaba tuzla ovun.

-Donmuş balık ve etleri çözerken içindeki mikroorganizmaların harekete geçmesini engellemek için buzdolabının ikinci veya üçüncü rafında yavaş olarak çözülmesini beklemek gerekir.

-Balığın pullarını mutfağa saçmadan temizlemek için 1dk. kaynar suya batırıp çıkaralım, pullar kolayca dökülecektir. Bir başka yöntem ise, balığı içi su dolu kap içinde tırtıklı bıçakla kuyruğundan başına doğru temizlemektir.

-Satın aldığınız balığı hemen pişirmeyecekseniz, parçalara ayrılmış olarak almayın, temizlenmiş bütün olarak alın. Çünkü derisiz et, bakterilere karşı daha korumasızdır.

-Alışveriş yaptığınızda balığı en son almalısınız. Balığı oda sıcaklığında ve suyun dışında 1-2 saatten fazla tutmamalısınız.

-Balığı gün içerisinde uzak bir yere götürüyorsanız, balığı tamamen tuza bulayın ve bir beze sarın. Eğer hava çok sıcak ise, tuz yerine sirkeye bulayın ve beze sarın. Bulunduğunuz yerin soğuk tarafına koyarsanız, balığınız tazeliğini korur.

Ruşan Kavallı

ABI HAYAT

  • Ziyaretçi
Balığın sucuğu ve kebabı da yapıldı
« Yanıtla #25 : 10 Mart 2008, 23:04:00 »



Balığın sucuğu ve kebabı da yapıldı




Çanakkale'de bir kadın aşçı, orkinos balığının etinden sucuk, kılıç balığından ise kebap yaptı.

Kentteki bir balık lokantasının aşçısı olan Fatoş Yıldız, ekonomik sıkıntılar nedeniyle 1995 yılından bu yana sektörde sürdürdüğü lokanta işletmeciliğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

Son 4 yıldır mutfakta görev yapmaya başladığını belirten Yıldız, ''Bu işin mutfağına zaten yabancı değildim. Neler yapabilirim, müşterilere neyi, nasıl sunabilirim derken, balıkçılığı bilen insanların yanında 3 yıl çalıştım. Ondan sonra 'ben bu işi yapabilirim' diyerek, mutfakta ustalığa geçtim'' dedi.

''BALIKTAN PASTIRMA, DÖNER, SUCUK VE KEBAP DA YAPILIR''

Fatoş Yıldız, çalıştığı lokantada yeni bir konsept ortaya koyduklarını, bu kapsamda balık çeşitlerinin yanı sıra balık sucuğu ve kebabını da müşterilerine sunmaya başladıklarını belirterek, şöyle konuştu:

''Kırmızı etle üretilebilen her şey, bana göre balıkla da yapılabilir. Hafif bir besin maddesi olan balıkta, ete katılabilen baharatları kullanabiliyorsunuz. O zaman etle yapılabiliyorsa balıktan pastırma, döner, sucuk ve kebap da yapılır. Biz bunu sucukla başlattık, herkes tarafından çok beğenildi. Daha sonra kebap ürettik. Sucukta orkinos, kebapta ise kılıç balığının etini kullanıyorum.''

Lokantanın işletmecisi Yılmaz Taşar ise klasiklerin dışına çıkıp, yenilikçi olmanın insanlara her zaman kazandırdığını savunarak, şöyle devam etti:

''Fatoş hanım, bize balık sucuğunu önerdi. İlk denememizde harika bir tat elde ettik. Ondan sonra seri üretime geçip, müşterilerimize sunmaya başladık. Herkesten olumlu tepki geldi. Balık satışlarımız azaldı, sucuk satışlarımız arttı. Bunun yanı sıra balık etinden kebap da ürettik. O da çok beğenildi.''

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Haftada 3 kez balık yiyin
« Yanıtla #26 : 24 Mart 2009, 10:52:49 »
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alparslan, balığın, haftada 3 kez tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Alparslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balık etinin, yağıyla birlikte son derece yararlı bir besin olduğunu bildirdi.

Balıkta ''OMEGA 3 ve OMEGA 6'' yağ asitleri, A, B ve K vitaminleri ile magnezyum, selenyum, fosfor gibi minerallerin yoğun olarak bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Alparslan, hangi balığın ne kadar sıklıkla ne ölçüde ve de hangi mevsimde tüketileceğinin de önemli olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Alparslan, Türkiye'de her mevsim yenilebilecek balık türlerinin bulunduğunu, pişirme yöntemlerinin de sağlıklı beslenmede etkin rol oynadığını bildirdi.

Balığın kızartılmadan, tava, ızgara, pilaki ya da sebzeli olarak tüketilmesinin sağlık açısından daha uygun olduğunu, bu besinin, beslenme diyetine dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Alparslan, ''Hepimizin, özellikle de sporcu ve mankenler gibi meslekleri gereği ince ve zarif kalmaları gereken kişiler, diyetlerinde balığı asla uzak tutmasınlar'' dedi.

Prof. Dr. Alparslan, çok lezzetli ve yararlı bir gıda olan balığın, haftada ortalama 3 kez tüketilmesinin faydalı olacağını söyledi.



-BALIK, YAĞLANMA MEVSİMİNDE TÜKETİLMELİ-



Prof. Dr. Mustafa Alparslan, balıkların, belirli mevsimlerde yağlandığını, bu dönemde çok lezzetli olduklarını bildirdi.

Sarpa balığının, deniz otlarıyla beslendiğini, koruk zamanı, yani mayıs ayında bu balığın lezzetinin doruğuna eriştiğini ifade eden Alparslan, diğer zamanlarda balıkta aynı lezzetin bulunamayacağını belirtti.

Özellikle Saros Körfezi ve Gelibolu sardalyasının lezzetiyle ünlü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alparslan, hamsinin aralık ayından başlayarak mart ayına kadar tüketilmesinin mümkün olduğunu, hamsinin lezzetini içinde yaşadığı merada sindirim sistemine dahil ettiği tek hücreli canlıların çeşitliliğinden ve içinde yaşadığı deniz suyunun özelliklerinden aldığını açıkladı.

Balığın, diyette olanlar, fiziklerine önem verenler ve çeşitli rahatsızlıkları olanlar için olmazsa olmaz bir gıda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alparslan, şöyle konuştu:

''Gelişmiş ülkelere baktığımızda, balığın çok yüksek oranlarda tüketildiğini görüyoruz. Bizde ise kişi başına yılda 8 kilogram gibi bir rakam karşımıza çıkıyor. Bu oran Japonyada 90, ABD'de 23, Avrupa Birliği ülkelerinde ise ortalama 22 kilogram. Hep diyoruz, 3 tarafımız denizlerle çevrili ama biz bu denizlerden ne kadar yararlanabiliyoruz? Sağlıklı beslenmek için su ürünlerini tercih etmeliyiz. Hatta büfelerde dahi sandviç ve tostlarda balığın kullanılmasını ve tüketiminin yaygınlaştırılmasını, insan sağlığı açısından çok önemsiyoruz.''

AA

Çevrimdışı devran

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
balon balığı Zararlı mı, değil mi?
« Yanıtla #27 : 15 Nisan 2009, 10:54:50 »
balon balığı Zararlı mı, değil mi?
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, Kızıldeniz'den Akdeniz'e gelen balon balığı türlerinin zehirli olduğunu belirterek, tüketilmesinin insan sağlığı açısından zararlı olduğunu bildirdi.

Antalya İl Balıkçılık ve su Ürünleri Koordinasyon kurulu Toplantısı Vali Yardımcısı Nazmi Balcıoğlu başkanlığında Tarım İl Müdürlüğü salonunda yapıldı. Bir önceki Koordinasyon Kurulu'nda alınan kararların özetlerinin okunmasıyla başlanan toplantıda ''Balon Balığı'' tartışması yaşandı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından zehirli olduğu gerekçesiyle satışı yasaklanan balon balığın tüketilip tüketilmemesi konusunun ele alındığı toplantıda, Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, küresel ısınmadan dolayı 10 tür balon balığının, Kızıldeniz'den Süveyş kanalını aşarak Akdeniz'e göç ettiğini anımsattı.

''İstilacı'' olarak nitelenen balon balığının, balıkçıların ağlarını parçaladığını, ''Tetrodotoksin'' (TTX) (toksin) içerdiğini belirten Gökoğlu, şunları kaydetti:

''Balon balığında ortaya çıkan 1 mg'lik toksin yetişkin bir insanı öldürebilir. Balon balığı Akdeniz ve Ege'de sık görülmeye başlandı. Ülkemiz sularında bu balık türünün popülasyonu artıyor. Bu tür balığın tüketimi de teşvik edilmek isteniyor. Balon balığı tüketimi konusunda endişe yaşanıyor. Bu konuda araştırma yapılmalı. Toksin içeren balık tüketiminin ardından insanlarda ciddi zehirlenmeler görülebilir. Bu balığın çok güçlü diş yapısı var. Bu nedenle hem kabuklu hem de diğer balık türlerine karşı baskı oluşturuyor. Balon balığının avcılığı yasaklanmadı ama tüketimi yasak.''

Balon balıklarının Pasifik kökenli olmasına rağmen son zamanlarda Türkiye sularında da sık rastlandığına dikkati çeken Gökoğlu, şöyle devam etti:

Yakalanan bu balıkların çıkarılması ve tüketimi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Su Ürünleri Ticari Avcılık Sirküleri'ne göre yasaklanmıştır. Halen bazı balıkçılar ve bu balığı sportif balıkçılıkla avlayan kişiler, bu türleri tüketmektedir. Bu balıkların bilinçsizce tüketilmesi zehirlenmelere neden olabilir.

Ülkemiz sularında avlanan balon balığı türlerinin güvenle tüketilip tüketilmeyeceği, mevsimsel olarak toksititesinin değişip değişmediği ancak bilimsel olarak yürütülebilecek çalışma sonuçları ile ortaya konulabilecektir. Bu türlerin zehirli olmadığı mevsimlerin saptanması halinde, türlerin güvenle tüketilebileceği dönemler belirlenmeli. Böylece bu balığın ticari avcılığı bu dönemler için serbest bırakılarak ülke ekonomisine katkıda bulunulabilir.''

Gökoğlu, balon balığının araştırılması amacıyla TÜBİTAK'a ''Akdeniz'e giren Balon Balığı Türlerinde Tetrodotoksin (TTX) Varlığı ve Düzeylerinin Araştırılması'' başlıklı proje önerisi sunduklarını bildirdi.

-''ÖLEN YOK''

Batı Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretim ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü uzmanı Mehmet Aydın ise, balon balığı konusunda araştırma yaptıklarını belirtti. ''Türkiye'de balon balığı yediği için ölen yok'' diyen Aydın, Hollanda'da ve Japonya'da bu balığın çok değerli olduğunu bildirdi.

Balon balığı türünün Akdeniz'de ve Türkiye sahillerinde azalmaya başladığını ve popülasyonunda da düşüş başladığını anlatan Aydın, ''Balon balığının popülasyonunda giderek azalma görülüyor. Balon balığı Japonya'da çok değerli bir balık türü. Yakalandığında adeta bayram ediliyor. Japonya'da balon balığının avlanması ve tüketilmesi konusunda yasaklama yok. Az bulunduğu için de bir porsiyonu 200 dolar civarında...'' dedi.

Habertürkten alıntı

Gün Olur devran döner.

Çevrimdışı devran

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
Balık Yemenin Faydaları
« Yanıtla #28 : 24 Nisan 2009, 13:19:29 »
Balık Yemenin Faydaları
Sağlıklı ve dengeli beslenmede tüketilmesi önerilen balığın belleği güçlendirdiği, bu nedenle sınavlara hazırlananların bol bol balık yemesinin başarıyı kolaylaştıracağı bildirildi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Beslenme Uzmanı Doç.Dr. Funda Elmacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüz binlerce öğrencinin katıldığı Öğrenci Seçme Sınavı, Seviye Belirleme Sınavı ile Kamu Personeli Seçme Sınavı gibi genel sınavlara hazırlananların beslenmelerine özen göstermeleri gerektiğini söyledi.

Samsun'da üniversite sınavlarına hazırlanan dershane ve lise öğrencilerinin sınavlara stressiz ve rahat girmeleri için beslenmenin önemi hakkında eğitim seminerleri düzenlendiklerini anlatan Elmacıoğlu, bu seminerlerde beslenmenin başarıyla olan ilgisinin anlatıldığını vurguladı.

''Beslenme konusunda birkaç basit kural sınav sırasında yaşanabilecek olumsuzlukları ortadan kaldıracaktır'' diyen Elmacıoğlu, şunları kaydetti:

''Özellikle sınav öncesi dönemde mutlaka balık yenilmeli, ya da balık yağı takviyesi yapılmalıdır. Balık belleği güçlendirir, öğrenmeyi ve konsantrasyonu kolaylaştırır. Eğer balık yenilemiyorsa mutlaka her gün 500 miligram balık yağı kapsüllerinden alınmalıdır.''

Elmecıoğlu, adayların sınav sabahı evlerinde mutlaka kahvaltı yapmaları gerektiğine de işaret etti.

Kahvaltısında üzüm pekmezi, peynir, yarım yağlı süt ve yumurtadan oluşan protein ağırlıklı gıdalar alınmasını öneren Elmacıoğlu, tuzlu ya da tatlı ağırlıklı proteinsiz reçelli ekmek veya ballı ekmek yemenin yanlış olduğunu kaydetti.

Elmacıoğlu, şu bilgileri verdi:

''Sınav öncesi ve sabahı tuzlu ve tatlı yiyecekler tüketilmesi özellikle sıcak havalarda sıvı kaybı meydana gelecektir. Sıvı kaybı hafızada karmaşa ve kararsızlık yaratır. Bunun için gerektiği oranda sıvı alınmalıdır. Şekerin ve çikolatanın başarıyı arttırıcı etkisi yoktur. Ayrıca sınava hazırlık dönemlerinde fazlaca gazlı içecek, çikolata ve şeker tüketimi bağırsak hareketlerini bozar ve huzursuzluğa neden olur.''

Doç. Dr. Elmacıoğlu, ''dengeli ve programlı beslenmenin sadece sınav heyecanı içindeki kişilere değil hayatın normal akışı içindeki insanlarda da olumlu yansımaları olacağını sözlerine ekledi.

AA
Gün Olur devran döner.