Gönderen Konu: Giyinin, yiyin, için, fakat israf etmeyin!  (Okunma sayısı 2701 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Giyinin, yiyin, için, fakat israf etmeyin!
« : 21 Eylül 2010, 23:42:15 »

İnsanın başına ne geldiyse israf yüzünden gelmiştir. Nice varlıklı aileler israf yüzünden perişan hale düşmüş; nice imparatorluklar, devletler ve nice köklü müesseseler bu israf yüzünden tarih sahnesinden silinmişlerdir.

İnsanoğlu için çok önemli olan bu israf hastalığını herkesin öğrenmesi ve yakalananların nasıl kurtulacaklarını bilmesi, çocuklarına çevresine öğretmesi gerekir. İsraftan kurtulmak için, önce israfın sebebini bilmek lazımdır.

İsrafın birinci sebebi, sefâhettir. Yâni eğlenceye, zevke, gösterişe, öğünmeye düşkün olmaktır. İnsanları isrâfa alıştıran budur. Bu aynı zamanda, aklın az ve hafîf olmasının alametidir.

Çok kimse, yaratılışta eğlenceye, zevke düşkün olur. Bu kötü halleri, bazı sebeplerle, zaman zaman artar. Çalışmadan, alın teri dökmeden eline mal girer, kötü arkadaşlar, bu mala konmak için, dağıtmasına, saklamanın, artırmanın erkeklik, yiğitlik olmadığına onu inandırırlar.

İsrafa yol açarlar. İsrafın ne olduğunu bilmemek de israfa sebep olur. İsraf olduğunu bilmez, hattâ cömertlik sanır. Lüzûmsuz yere, yasak, zararlı yerlere verilen mal, cömertlik sanılır.

İHTİYAÇSIZLIK AZDIRIR

İhtiyaçsızlık da insanı azdırır, israfa sürükler. Çünkü, israf hastalığına yakalanmanın sebeplerinin başında da, ihtiyaçsızlık geliyor. Kur’an-ı kerimde, “Gerçek şu ki, insan, ihtiyaçsız olunca, elbette azar!” buyuruluyor. İhtiyaçsız insan, tatminsizdir, huzursuzdur, bunlardan kurtulabilmek için su gibi para harcar. Harcadıkça daha çok huzursuz olur...

Riyâ ve gösteriş de israfa sebep olur. Gösteriş merakından nice servetler yok olup gitmiştir. Mal, para çok kıymetlidir, rastgele harcanacak kadar değersiz değildir. Bunun için parayı harcarken, çok dikkatli olmak zorundayız. Harcarken öncelik sırasına dikkat etmelidir. Bu parada başkalarının da hakkı vardır. Hadîs-i şerîflerde, “Paranız ile, önce kendi ihtiyaçlarınızı alın. Artarsa, çoluk çocuğunuzun ihtiyaçlarına sarfedin. Bundan da artarsa, akrabânıza yardım edin!“ buyuruldu. Yine Peygamberimiz, “Kendisi veya çoluk çocuğu muhtaç iken veya borcu var iken verilen sadaka kabûl olmaz.” buyurmuştur.

Sâbit bin Kays hazretleri, bir günde beşyüz ağacın hurmalarını toplayıp hepsini sadaka vererek evi için hurma bırakmayınca, âyet-i kerîme inmişti. Ayet-i kerimede, “Hepsini vermeyiniz!“ buyuruldu.

Mu’âz bin Cebel hazretlerinin bir hurma ağacı vardı. Hurmalarını toplayıp hepsini sadaka verdi. Kendine birşey kalmadı. Hemen “Fakat, isrâf etmeyin.” âyet-i kerîmesi geldi. İsrâ sûresi, yirmidokuzuncu âyetinde meâlen, “Ey Habîbim! Malını, kendine kalmıyacak şekilde dağıtma!” buyuruldu. Ayet-i kerimede, “Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez!” (Araf, 31)

YİYİN EFENDİLER YİYİN!

Dine uygun olarak verilen mal kişiye hem dünyada hem de ahirette rahatlık sağlar. Hadîs-i şerîfte, “Allahü teâlâ, bir kuluna mal ve ilim verir, bu kul da harâmlardan kaçınır, akrabâsını sevindirir, malından, hakkı olanları bilip verir ise, Cennetin yüksek derecesine gider.” buyuruldu.

Başka bir hadîs-i şerîfte de, “İki şeyden birine kavuşan insana gıpta etmek, buna imrenmek yerinde olur. Allahü teâlâ bir kimseye İslâm ilimlerini ihsân eder. Bu da, her hareketini, bilgisine uygun yapar. İkincisi, Allahü teâlâ, birine çok mal verir. Bu kimse de malını, Allahü teâlânın râzı olduğu, beğendiği yerlere harcar.” buyuruldu.

Günümüz sıkıntılarının sebebi burada; beğenilen yerde harcamamak ve beğenilen şekilde kazanmamak. Son bir asırdır, ülkemizde ve diğer islam aleminde gerektiği gibi dinimizin emrettiği güzel ahlak verilemedi. “Tüyü bitmedik yetim hakkı” kavramı yerine, “ne koparabilirsem kârdır” anlayışı gelişti.

Mehmet Oruç

Çevrimdışı sofisa15

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Giyinin, yiyin, için, fakat israf etmeyin!
« Yanıtla #1 : 23 Eylül 2010, 23:36:54 »
esalemu aleyküm arkadaşlar