Gönderen Konu: Beni füze kalkanı 'yetkilisi'ne bağlayın, kardeşim!  (Okunma sayısı 1260 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...

İsmini açıklamak istemeyen kıdemli bir ABD’li yetkili: “(Malatya’ya kurulan) NATO radarı, son 15-20 yıl içerisinde ABD ve Türkiye arasındaki en büyük stratejik karar.”
Başka bir ABD’li yetkili: “Türk yetkililerin 2003’te ABD’yi sinirlendiren tezkereyi reddetmesinden sonra NATO radarı en büyük askeri işbirliğidir.”
Daha da başka bir ABD’li yetkili: “Radardan gelecek bilgiler İsrail dahil tüm müttefiklerle paylaşılacaktır. Bu bir ABD radarı.”

***

Eylül ayından itibaren çeşitli aralıklarla New York Times’a konuşan kıdemli Amerikan yetkililer sayesinde Malatya Kürecik’te faaliyete başlayan NATO radarının ne menem bir şey olduğunu bir miktar anlayabiliyoruz.
Halbuki Türkiye’deki yetkililere kulak kabartsak, büyütecek bir olay değildir. Neden derseniz, TBMM gündemine bakın.
Uganda’yla ve Tanzanya’yla ticari ilişkiler konusuna 40’ar dakika gündem ayıran Meclis, NATO radarı konusunda ne kadar tartıştı biliyor musunuz?
Beş. Dakika olarak. 5 Ekim 2011’de 5 dakika. Ha bir de CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, gündem dışı söz almak isteyenler arasına rica minnet ismini yazdırıp yine 5 dakika konuyu gündeme taşımış. Budur, ilgi alaka, bilgi görgü.
Dolayısıyla Kürecik’teki bu yeni üsse askerlerin yerleştiğini filan da ABD 7. Ordu Komutanı Korgeneral Mark Hertling’den öğrenebiliyoruz. Buna da şükür, Hertling de olmasa, düşünsenize halimizi, saflığımızı... Aslında bir de Savunma Bakanımız vardı... İsmet Yılmaz. O ne dedi bu konuda? Ben merak doyurucu hiçbir şey duymadım. VAllahi, yine şu Hertling olmasa...

***

Füze kalkanıyla ilgili kimin ne diyebileceği de son derece muğlak zaten. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın (boğazının AK Parti vekili Mehmet Metiner tarafından sıkılmadığı zamanlarda) başına gelenler, devlet zirvesinde tam bir “Kaynanam dedi, al dedi, çocukları dedi, git dedi, kocandan dedi, sana hayır yok dedi” hali. Bakın, dinleyin...
10 CHP’li milletvekiliyle birlikte Kürecik’teki üssü ziyaret etmek istiyor. Önce Genelkurmay Başkanlığı’na bir dilekçe yazıyor. Ziyaret için izin dilekçesi. Genelkurmay “Bizim yetkimiz yok, Dışişleri Bakanlığı’na başvurun” diyor. Dışişleri’ne dilekçe gönderiyor. Bu dilekçeye cevap Milli Savunma Bakanlığı’ndan geliyor. Ama ne cevap... Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı Orhan Köprü şöyle diyor: “İlgili makamlar izin vermiyor.”
Veli Ağbaba da gerekli tüm kapıları çalmış, mantıklı ama çaresiz her vatandaşın yapacağı gibi soruyor: “Peki Orhan Bey, ilgili makam kim?” Cevap yok.

***

CHP’liler gitti Malatya’ya, protesto eylemi yapıp döndüler tabii. Radar madar hak getire. Dönüşte Ağbaba yine bir dilekçe döşendi. Cumhurbaşkanlığı’na, Başbakanlık’a, İçişleri Bakanlığı’na, Dışişleri Bakanlığı’na ve Milli Savunma Bakanlığı’na... 15 Nisan’a kadar sizin uygun göreceğiniz bir tarihte Kürecik’teki radar üssünü ziyaret etmek istiyoruz diye.
Cevap yine Milli Savunma Müsteşarı Orhan Köprü’den: “Talebiniz uygun değildir.”
Ağbaba diyor ki: “Onlarca soru önergesi verdim, hiçbirine yanıt alamadım. Aynı soruları şimdi bir de Bilgi Edinme Kanunu kapsamında soracağım. Yapacak bir şey kalmadı...”
Milletvekillerinin giremediği bir merkezle ilgili, edinemediği bilgiler...
Biz de vatandaşlar olarak bir süredir saf saf debeleniyoruz: Kürecik, İncirlik gibi bir üs mü? Orada kaç asker var, hangi devletlerin askerleri? Onlar için özel bir konut yerleşkesi mi yapılıyor? Yoksa Malatya’daki Ulaştırma Er Eğitim Alayı mı konuta dönüştürülecek? ABD’yle hem askeri hem de ekonomik açıdan nasıl bir anlaşma yapıldı?
Karşılık olarak tatlı bir sessizlik... Belli ki aradığımız Kürecik yetkilisine şu anda ulaşılamıyor. Telefon da zaten bi tuhaf çalıyor!

Ezgi BAŞARAN-RADİKAL