Gönderen Konu: Bilgi İçin Bilgisayar Güvenliği  (Okunma sayısı 1268 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9206
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Bilgi İçin Bilgisayar Güvenliği
« : 16 Haziran 2014, 10:24:19 »

Bilgi İçin Bilgisayar Güvenliği


Bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlar derken hayatımızın her anına girmeye başladı. Ancak cihazların içlerinde özel ve paylaşılmaması gereken bilgiler de artarak devam ediyor. Dolayısıyla bu cihazlar için güvenlik tedbirlerini artırmak elzem hale geliyor. Her ne kadar kullanıcılar, bilinen güvenlik tedbirlerini aldıklarını düşünseler de, güvenlik açıkları günden güne çoğalıyor ve tam bir korunma sağlanması zorlaşıyor.

Bilgi güvenliği konusu gündemdeki yerini hiç yitirmedi. Geçen yıl Amerika’da ortaya çıkan ve Amerikan hükümetinin milyonlarca insanı izlediği anlaşılan “prizma vakası” bir kez daha bu konuda ciddi olarak düşünmemiz gerektiğini hatırlattı bize. Bu olaydan sonra birçok insan internette paylaştığı verilere dikkat etmeye, kişisel bilgi güvenliğini korumaya yönelik tedbirler almaya başladı. Biz de birkaç adımda kişisel bilgi güvenliğinizi artırmaya yardımcı olmak istedik. Yine de buradaki tedbirlerle tam bir koruma sağlamak mümkün olmayacak; lakin bu tedbirler en azından birçok riski ortadan kaldırma yönünde önemli bir adım olacaktır.

İlk adım; güçlü bir parola

İster evde ve ofiste kullandığımız bilgisayarımız olsun, isterse de akıllı telefonlarımız olsun, mutlaka güçlü bir parola ile korunması gerekiyor. Bu işlem, kişisel bilgi güvenliğimizin ilk ve en önemli adımıdır. Oluşturulan parola dikkatli bir şekilde seçilmeli ve her ne olursa olsun kimse ile paylaşılmamalıdır. Özellikle evde kullanılan bilgisayarın parolasının çocuklarla paylaşılması, bilgisayarın başına oturulduğunda arşiv ve lüzumlu evrakların silinmiş olduğunu görme gibi sürprizlerle karşılaşmasına sebep olabilir. Ayrıca yapılan bir araştırma 7-12 yaş arasındaki çocukların %50′sinden fazlasının bilgisayar şifrelerini arkadaşları ile paylaştığını gösteriyor. Bu durumda yapılacak olan evdeki diğer kullanıcılar için de sınırlı yani “standart kullanıcı” hesabı açmak ve bu hesap için de bir parola belirlemektir.

Güçlü bir parola oluşturmak için, harflerden, sembollerden ve rakamlardan yararlanmak gerekiyor. Bu noktada yapılan en büyük hata ise herkesin bilebileceği parolalar oluşturmak. Bunların en meşhurları: abc123, 123456, qwerty… gibi basit ve ilk etapta bilinebilecek parolalar. Ayrıca doğum tarihlerini de zayıf parola tiplerine örnek verilebiliriz. En kötüsü ise parolayı, parola diye yakın bir yere not olarak asmaktır.

Güçlü bir parola için büyük ve küçük harfleri kullanıp aralarına rakam ve işaretler koymak tavsiye edilen bir usul. Mesela “İnSan3-4HaYaT” şeklinde oluşturulan bir şifre güvenlidir. Ayrıca cümleleri de kısaltarak şifre oluşturabilirsiniz. “İstanbul 1453 yılında fethedildi” cümlesini “İsT1453-YıLFeth” şeklinde bir parolaya çevirebilirsiniz. Bu tür parolalar uzun geldiği için veya unutulma ihtimalinden dolayı tercih edilmeyebiliyor. Ama cihazlarımız içerisindeki bilgiler 2. veya 3. şahısların eline geçtiğinde, ortaya çıkacak sıkıntılarla kıyaslandığında zorluk görülmez.

Parola koymak sadece bilgisayarlara mahsus bir durum değil, telefonlarımız için de olmazsa olmaz tedbirlerden. Birkaç yıl öncesine kadar telefonlarımızı sadece görüşme ve mesaj atma için kullanıyorken, bugün akıllı telefonların yaygınlaşması ile birçok işimizi telefon üzerinden halledebilir hale geldik. Para transferi yapabiliyor, elektronik postalarımızı kontrol edebiliyor, resimlerimizi ve dokümanlarımızı arşivleyebiliyoruz. Cep bilgisayarına dönüşen telefonlarımızın da güçlü bir parolaya ihtiyaçları var. Özellikle de telefonumuzu bir yerlerde unutabiliyorsak birtakım tedbirler almamız gerekiyor. Kaydırma, yüz kilidi, yüz ve ses gibi ekran kilitleme modları, düşük güvenlik modları olarak biliniyor. Model çizmek, çizdiğiniz modele de bağlı olarak, orta güvenlikli, pin veya şifre koymak ise yüksek güvenlikli olarak tercih edilenlerden. Ayrıca “Güç Tuşu ile Anlık
Kilitlemeyi” de aktif hale getirdiğimiz takdirde, telefonumuzla işimiz bittiğinde güç tuşuna basmak suretiyle kilitlemeyi sağlamış oluyoruz. Aynen akıllı telefonlarımızda olduğu gibi tabletlerimizde de benzer güvenlik tedbirlerini almak zaruridir.


İkinci adım; işletim sistemi güvenliği

İşletim sistemi, ürünü belli bir amaç doğrultusunda programlayabilen yazılımın adıdır. Herhangi bir elektronik cihazda da işletim sistemi vardır; buzdolabı, televizyon, mikro dalga fırın gibi. Bilgisayar olarak baktığımızda, işletim sistemini bilgisayarımızdaki uygulamaları çalıştırmaktan sorumlu olan ve bilgisayarla donanım arasında bağlantı kuran köprüdür diye tanımlayabiliriz. Bilgisayara yükleyeceğimiz bütün programlar bu sistem üzerinde çalışacağından, sistemin de güvenli olması önem taşıyor. Bunu sağlamak için de işletim sisteminin güncel tutulması gerekiyor. Yazılım firmaları ürünü piyasaya sürdükten sonra gerek kendi araştırmacıları, gerekse firma dışı araştırmacılar tarafından tespit edilen açıkları gidermek adına, birçok yama veya servis paketleri yayınlıyorlar. Bilgisayarımızın “otomatik güncelleştirme” özelliğini aktif hale getirerek, her internete bağlandığımızda bilgisayarımızın bu yamaları kontrol edip yüklemesini ve sistemi güncel tutmasını sağlamış oluruz.

Aynı şekilde akıllı telefonlarda da kendi işletim sistemi için güncellemeler yayınlanıyor. Bilgisayarlarda olduğu gibi bu cihazlarda da güncellemeleri yüklemek sistemin güvenlik açıklarının kapanmasına yardımcı olacaktır.

Üçüncü adım; anti virüs programları

Bilgi güvenliğinin sağlanması noktasında atılacak diğer adım etkili bir virüs programı kullanmaktır. Virüsler, internet üzerinden, bilgisayara taktığımız USB veya harici disklerden, CD ve DVD’den bulaşan ve bilgisayarın çalışma sistemini olumsuz yönde etkileyen zararlı programlardır. Akıllı telefonlar da internete bağlandığı müddetçe aynı tehlike içerisindedirler. Bu virüsler, telefon veya bilgisayarınızın işletim sisteminin yavaşlamasına, verilerinizin silinmesine veya bozulmasına, programlara erişimin engellenmesine ve en önemlisi sizin bilgilerinizin başka kimselere aktarılmasına sebep olabilirler.

Internet üzerinden ücretsiz virüs programları indirirken de dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü virüs programı diye indirdiğiniz dosya bazen virüsün kendisi olabiliyor. Bu sebeple lisanslı bir virüs programı tercihlerimiz arasında olmalıdır. Tabi, virüs programını yüklemekle iş bitmiyor. Tıpkı işletim sistemini güncel tuttuğumuz gibi virüs programını da güncel tutmamız gerekiyor. Çünkü siz bir virüs programı yüklediğinizde, program sadece kendisi için tanımlanmış virüsleri temizleyebiliyor. Her gün yüzlerce virüsün yazıldığı günümüzde, virüs programının güncel tutulması, yeni çıkan virüslere karşı da korumayı sağlayacaktır. Zaten birçok virüs programı da internete bağlandığınızda güncellemeyi kendiliğinden yapmaktadır.

Ayrıca USB veya harici disk koruma programları da bilgisayara yüklenebilir. USB diskiniz bilgisayara taktığınızda, diski açmadan program çalışır ve içerisindeki virüsleri temizleyerek daha güvenli bir çalışma imkânı sağlar.

Teknolojinin hayatımızın her alanını sardığı günümüzde güvenlik asla küçümsenemez. Her ne kadar güvenlik yazılımları geliştirilse de, en büyük görev yine biz kullanıcılara düşüyor. En meşhur hackerlerden Kevin Mitnick’in dediği gibi “Güvenlik zincirindeki en zayıf halka insandır.” Bu sebeple bilinçli ve bilgili kullanıcılar olmak, her teknoloji kullanıcısının olmazsa olmazıdır.


Ekrem Tunç | 03 Haziran 2014 | http://insanvehayat.com/bilgi-icin-bilgisayar-guvenligi/


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9206
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Bilgi İçin Bilgisayar Güvenliği
« Yanıtla #1 : 18 Haziran 2014, 00:58:08 »