Gönderen Konu: Bilinmeyen Vatikan  (Okunma sayısı 2825 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
Bilinmeyen Vatikan
« : 04 Nisan 2006, 18:15:31 »

Aytunç ALTINDAL


Evlilik düşmanı kilise

Roma Kilisesinde kadınlara bakış, “Mizogonizm” denilen evlilik düşmanlığı kapsamındadır. Hıristiyanlığın ilk yüzyılında Roma Kilisesinin iki kurucusundan biri Aziz Paul tarafından formülüze edilen kurala göre evlilik din adamlarının kesinlikle uzak durmaları gereken bir kurumdur. Hatta şöyle söylenmiştir: “Evlenmektense yakılarak ölmek evladır.”
Hıristiyanlık dikensiz gül bahçesi değildir. Tersine, bir çok sorunu bünyesinde barındırır. 2000 yıldır süregelen dine dayalı sorunları vardır. İç-çekişmeleri, ayak oyunları ve entrikaları vardır. Kilise-Devlet ilişkileri bakımından Hıristiyanlık ve Papalarla, Devlet’i temsil eden Krallar arasında tarih boyunca hangisinin daha güçlü olduğu tartışmaları yaşanmıştır. Bazen Papalar bazen de krallar bu tartışmalardan galip ayrılmışlardır. 18. Yüzyılın Fransız Laisizm’i Jacobin geleneğine uyarak Egemenliği hem Kral’dan hem de Kilise’den alıp Devleti yönetmekle görevlendirilmiş olan Bürokrasi’nin denetimine vermiştir. Anglo Sakson kökenli Sekülarizm ise Kilise ile Devlet’in ayrı ayrı bağımsız birimler olarak bir arada varolmalarını öngörmüş ve Fransız Laisizm’inde önemli rol oynayan Devletçi müdahalecilik anlayışını dışlamıştır. Kral ile Papa çekişmelerinde dönüm noktası sayılabilecek iki önemli gelişmeyi aktarmakta yarar vardır. Bugünkü Avrupa’yı anlamamızda yardımcı alacaktır.
PAPA MI KRAL MI?
1076 yılında Lateran’da Papa 7. Gregory, Almanya’da ise İmparator 4. Henry, egemendiler. Papa ile İmparator arasında Milano Başpiskoposunun kim olacağı konusunda tartışma çıktı. Papa, Başpiskoposu kendisinin atayacağını ve buna imparatorun karışamayacağını öne sürdü. İmparator ise yanına aldığı iki başpiskopos ve 24 piskoposla birlikte bir suçlama yayınladı. Bu suçlamada din adamları Papa’yı, ahlaken bozuk olmakla, sahtekarlıkla ve yetkilerini kötüye kullanmakla suçladılar. Bu iddiaları destekleyen Kral, Ren kıyısındaki Worms kentinde 24 Ocak 1076’da bir Synod= Din Meclisi topladı. Bu meclis, İmparator’un emriyle Papa’yı görevinden çekilmeye çağırdı. Piskopos kenti olarak bilinen Worms’tan böyle bir çağrı gelmesi Papa’yı kızdırdı. Kendisine gönderilen belgeyi reddetti. Papa bununla yetinmedi ve kişisel yetkisini kullanarak İmparatoru “Aforoz” etti. İmparatoru destekleyen din adamları bir anda dağıldılar. Tahtını kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya kalan İmparator yelkenleri indirdi ve 1077’de Papa’nın üstünlüğünü kayıtsız şartsız kabullendiğini ilan etmek zorunda kaldı.

Devamını aşağıdan takip edebilirsiniz

http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=yazidizisi&haberno=7&tarih=2003-03-01
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı racül

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1265
Bilinmeyen Vatikan
« Yanıtla #1 : 06 Nisan 2006, 02:23:43 »
Evlilik düsmanliindan ziyade, özellikle kadinlarla alakali "ufuk acici" bakislarini bir ögrenebilsek ne güzel olurdu...
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident

mazhar

  • Ziyaretçi
Müslüman kardinaller, kardinal Müslümanlar!
« Yanıtla #2 : 18 Mart 2013, 06:25:20 »

Müslüman kardinaller, kardinal Müslümanlar!


    Bundan yıllar önce Vatikan’da gizli kardinaller olduğu ve bunlardan ikisinin de Müslüman asıllı olduğu rivayet ediliyordu. İçimizde Müslüman kisvesiyle yaşayan gizli kardinallerden bahsediliyordu. Kim hangi dini lidere kızıyor veya köpürüyorsa onu gizli kardinalliğe yakıştırıyordu. İçimizdeki bazı ulusalcılarla, diyalog meselesine kızdığından dolayı bazı cemaat liderlerini öyle görmek isteyen ve algılayan İslami kesimden bazı kimseler de bu kanaati paylaşıyordu. Peki! Hiç tersini düşündünüz mü? Yani Vatikan’da kardinal olduğu halde gizlice İslam’a inanmış ve iman etmiş, gönül vermiş papazlar hatta kardinaller olamaz mı? Neden olmasın? Ürdün’den Prof. Musa Geylani bir makalesini bu hususa ayırmış. Suudlu araştırmacı ve Vatikan uzmanı İsam Müdir de ‘kardinal Müslümanlar’ değerlendirmesine katılıyor ve Papa 16’ıncı Benediktus’un ne hastalığı ne yaşlılığı ne de sol gözünün körlüğü nedeniyle bu görevini bıraktığını aksine onun görevini bırakmasının arkasında yatan asıl nedenin gizli Müslüman kardinaller olduğunu ileri sürmektedir. Musa Geylani dostu Sıddık Mustafa’dan bir mektup aldığını yazıyor. Mektubunda Sıddık Mustafa, sabık Papa 16’ıncı Benediktus’un gizli bir sırra muttali olduğunu ve o sırra binaen istifa ettiğini savunuyor. Bu sır, Sinod Meclisi üyesi olan ve olmayan yaklaşık 30 kadar kardinalin Müslüman olduğunu öğrenmesidir. Kardinal Müslümanlar Papa’nın projelerini sekteye uğratmakta ve kendi aralarında da dayanışmaktadırlar.

¥

Musa Geylani (Keylani) bu kripto kardinal meselesine pek ikna olmuş görünmemektedir. Hazreti Peygamberin (S.A.V.) ‘tekarubu’z zaman ve tekarubu’l esvak (pazarların yaygınlaşması ve zamanın kısalması ve yoğunlaşması)’  kavramını kullandığını ve bu yönüyle ilk defa küresel köyden bahsettiğini ve bu anlamda ‘küresel köy (The Global Village )’kavramını üreten Marshall McLuhan’ı geride bıraktığını hatırlatan Musa Geylani, günümüzde hiçbir şeyin gizli kalmadığını ve çabuk ayan beyan olduğunu hatırlatmakta ve dolayısıyla gizli Müslüman kardinal ihtimaline pek yer vermemektedir. Bizde ulusalcıların kolaycılığının hilafına Musa Geylani, Sıddık Mustafa’nın tezine katılmamakta ve Müslüman olmaları halinde bunu gizlemeye gerek duymayacaklarını ve ortaya çıkıp Müslümanlıklarını ilan edebileceklerini ve Müslüman bir ülkeye sığınabileceklerini ve yerleşebileceklerini ifade etmektedir. Evet! Günümüzde gizlilik sürdürebilir olmaktan çıkmıştır. Lakin bu, ‘dünyada gizli saklı kalmamıştır’ anlamına gelmiyor. Dünyanın hâlâ gizlisi saklısı var ve mesela İhvan’ın önemli zenginlerinden ve finansörlerinden Yusuf Nida’nın ‘bazı sırlar benimle öteye gidecek’ dediği aktarılıyor. Böyle söyleyen çok sayıda insan var. Neden bunlardan bazıları da kripto veya çakma kardinaller olmasın? ‘Hiçbir şey gizli kalmaz’ demek ‘ahirete saklı bir şey kalmadı’ demektir. Bununla birlikte, iletişim teknolojilerin gelişmesi nedeniyle gizli saklının azalması vakıaya en yakın ihtimaller arasındadır. Bununla birlikte, Kardinaller ve Müslümanlar yazısında Musa Geylani yıllar geçince 16’ıncı Benediktus’un istifasıyla Müslümanların neler kaybettiğinin daha net anlaşılacağını savunmaktadır (http://m.alrai.com/article/570693.html ). Onun takıntısı da eski Papa’ya paye vermektir. Her ne ise.

¥

Sıddık Mustafa 30 kadar kardinalin gizli Müslüman olduğunu söylemesine mukabil Suudi Arabistanlı İsam Müdir, VatiLeaks olarak tarihe geçen Vatikan sızdırmalarının arkasında gizli Müslüman olan bazı kardinallerin olduğunu ileri sürüyor. Belgeleri sızdıranlardan birisinin Müslüman olduğunu ve onunla birlikte gizli Müslüman olan üç kişinin Papa tarafından ortaya çıkarılmaya çalışıldığını ve üç kişiden Müslümanlığını ilan eden zatın olaydan sonra Güney Afrika’ya yerleştiğini ileri sürüyor. Daha önce de İsam Müdir, Vatikan’da 35 kadar piskopos ve üst rütbeli papazın İslam’a girdiğini söylemiş ve Vatikan’ı  iddiasını tekzibe çağırmıştır. İsam Müdir bu iddiasını 6 yıl önce gündeme getirmişti. İsam Müdir ayrıca Papa 16’ıncı Benediktus’un 2006 yılında Regensburg’da yaptığı tarihi konuşmanın da bir öfke nöbeti sonucu geldiğini ve bu bilgiye istinat ettiğini ileri sürmektedir. Vatikan labirentlerinde neler oluyor?   

Kilisenin sübyancılık gibi skandallarla çalkalandığını ve papazların ve Papalığın hâlâ bu skandalları örtbas etmekle meşgul olduğunu hatırlatmaktadır. Kilise skandallar altında inlerken İsam Müdir bir çağrıda bulunuyor: Katolikleri, Papa’ya ve papazlara tapınmaktan Allah’a kulluğa yönlendirmek ve çıkarmak gerekiyor. Reb’i Bin Amir, Pers Komutanı Rüstem’e niye bu topraklara geldiklerini sorduğunda şöyle cevap vermiştir: Sizleri kula kul olmaktan Alllah’a kul olmayı öğretmeye ve dünyanın darlığından ahiretin genişliğine çıkarmaya geldik. Kur’an, genel anlamda Ehl-i kitap hakkında şöyle buyurur: “( 9:31) Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek Tanrı’dan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir.” Kilise fıtrata karşı gelmenin bedelini aksiyle tokat yiyerek ödüyor. Tanrılık katına çıkmak isterken sefalete düşmüştür. Fıtrata aykırılık iffetsizliğe dönüşmüştür. Kilise günahlarının altında inlemekte ve çatırdamaktadır. İslam’dan başka kurtuluş kapısı da yoktur.

Mustafa Özcan / Yeni Akit.Habervaktim.com.18 Mart 2013 Pazartesi 00:09

mazhar

  • Ziyaretçi
PAPA, SULTANAHMET CAMİİ’NDE DUA EDECEK Mİ?
« Yanıtla #3 : 18 Kasım 2014, 07:58:04 »

PAPA, SULTANAHMET CAMİİ’NDE DUA EDECEK Mİ?

1 milyar 200 milyon Katoliğin ruhani lideri Papa’nın, seyahatinin ikinci gününde gideceği Sultanahmet Camii’nde dua edip etmeyeceği sorusu da yöneltilen Sözcü, “Bir Hristiyan’ın, bir camide dua etmesinden bahsedilemez. Elbette orası da birçok insanın dua ettiği dini bir mekan.
Bazıları kendi dininin gereklerini dışa vurmadan, başka dinin mabetlerinde Tanrı’ya sessizce yakarabilir. Sultanahmet’te planlanan bir ayin söz konusu değil ve bu ziyareti, manevi bir boyutu olan dinler arası ilişki çerçevesinde düşünmek lazım” diye konuştu.

Bir Müslüman din adamının da bir kiliseyi ziyaret ettiğinde, o dinin mabedine saygı göstererek, kendi dininin gösterisini yapmayacağını anlatan Lombardi, “Ben camide içimden, ‘Tanrım, etrafımdaki insanları koru’ diye dua edebilirim. Ancak kendi dinimin gösterisini yapmadan, karşı dine saygıyla bunu yaparım. Yani dua, birçok anlama gelir. Tanrı’nın önünde sessizce meditasyon da yapılabilir ve bunu da dua olarak tanımlayabilirsiniz. Daha önce de papalar, sinagog ve cami gibi diğer dinlerin kutsal mekanlarını ziyaret etti” diye sözlerini sürdürdü.
Lombardi bu nedenle, Papa’nın camide sessizce içinden dua etmesinin
büyük bir problem olmayacağını da ifade etti.

AYASOYFA’DA DUA SORUSU

Türkiye ziyaretinin biraz farklı bir karakteri olduğunun altını çizen Peder Lombardi, Türkiye’nin hem Ortadoğu’da yer alan bir ülke olması, hem de dinler arası diyalogun sürdürülmesi ve kardeşçe ilişkiler içinde oldukları ‘Ekümenik’ patrikhaneyi (Fener Rum Patrikhanesi) barındırması açısından önemli olduğunu belirtti.

http://www.dha.com.tr/vatikandan-ak-saray-sultanahmet-ve-ayasofyada-dua-aciklamasi_805724.html