Gönderen Konu: Bir Misvak Hikayesi  (Okunma sayısı 1871 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Bir Misvak Hikayesi
« : 27 Eylül 2012, 17:05:43 »

Bir Misvak Hikayesi



Eskiler “Elemi anlatmak da elemdir” demişler, ama diş eti rahatsızlığından çektiklerimi ve bir hadis-i şerif sayesinde şifayı buluşumu sizlerle paylaşmak istedim; ki bir nebze faydam olursa ne mutlu bana!
 
Dişlerimi 18 yaşından itibaren (şu an 35 yaşındayım) düzgün fırçalamakta idim. Fakat gerek çocukluk döneminde bakım alışkanlığı kazanmayışım, gerekse dişlerimin çapraşık olmasından dolayı, diş etlerim zaman zaman kanama yapıyordu. Rahatsızlığımdan dolayı doktora gittiğimde, dişeti hastalığımın çok ciddi boyutlara vardığı, acilen bir diş fakültesine başvurmam gerektiği ve dişlerimin kısa bir zaman sonra kendiliğinden sallanarak döküleceğini söyledi.
 
İstanbul Tıp Fakültesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden randevu almaya muktedir oldum. Doktor dişeti rahatsızlığının uzun bir tedavi süreci olduğunu, oldukça ileri safhada rahatsız olduğunu ve ameliyat gerektireceğini belirtti.
 
Diş taşlarımı derinlemesine temizleyerek arayüz fırçaları kullanmamı salık verdi. Diş bakımıma çok çok dikkat etmem gerektiğini belirtti ve 1 ay sonra kontrol amaçlı tekrar çağırdı. Her yemekten sonra, en geç yarım saat içinde, hem diş fırçası ile hem de arayüz fırçaları ile dişimi fırçaladım. Gittiğimde sonuç hüsrandı, diş hekimi asistan Merve Özalp hanım bakımın yeterli olmadığını söyledi ve tekrar diştaşlarını temizleyip 1 ay sonra yine çağırdı.
 
Diş bakımımı hiç aksatmıyordum , fakat doktora gittiğimde normalde oldukça sabırlı ve nezaketli Merve Hanım yine yetersiz dediğinde bu defa biraz da kızmıştı. Çünkü benim ihmal ettiğimi düşünüyordu. Fakat ben de tam tersi “daha ne yapabilirim ki” diye düşünüyordum. Bu şekilde gidip gelmeler İstanbul’da yaşamadığımdan dolayı ızdırap olmaya başlamıştı.
 
Bir gün “ne yapabilirim daha” diye düşünürken “neden misvak kullanmıyorum ki” diye kendi kendime sordum. Ne kaybederdim ki? Bu arada dişeti rahatsızlığım da bazen dayanılmaz olabiliyordu. İnternet üzerinden değişik tiplerde misvak aldım ve sürekli kullanmaya başladım. Hatta işyerinde bile yemekten sonra kullanıyor, bazen iş gezilerinde yanımda taşıyordum.
 
1 ay sonraki ziyaretimde Merve Hanım garip garip yüzüme bakarak, “Evet dişlerinize iyi bakmışsınız.” dediğinde inanın dünyalar benim olmuştu. Nerede ise ağlayacaktım, aklıma direkt Resullullah a.s’ın “Eğer ümmetim üzerine zahmet vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim” hadis-i şerifi geldi.
 
Peki, sonra ne mi oldu, bu şekilde ben misvak kullanmaya devam edince diğer ziyaretlerimde ameliyata gerek olmadığı ve 1 sene sonra kontrole gelmem gerektiği ifade edildi.
 
Not: İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi’nden Duygu Yaman ve Merve Özalp hanımlara şükranlarımı sunarım.
 
İsmail Pinar/Tekirdağ - insan ve hayat
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı sons

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 213
Ynt: Bir Misvak Hikayesi
« Yanıtla #1 : 27 Eylül 2012, 17:52:42 »
Aynı hikaye benim başımdan geçti.Çok şükür şimdi dişlerim iyi durumda sakın ola dişlerinizi ihmal etmeyin emin olun o sandalyeye oturmayı asla istemezsiniz :dgnk.Sünnete uyun sağlıklı olun.iyi hatırlatma teşekkürler tuğra
Bazen Susmalıyım Diyorum Kendime..
Susmalıyım Ki Gönlümün Sesi Gönüllere Ulaşsın..
Sesimi Duymamak İçin Direnen Kulaklar Bari Gönlümü Dinlesin..
Ben Susmalıyım Ki Tüm Zor Cümleler Gönlümü Dinleyenlere Kalsın..
Dilimle Konuşmak Canımı Çok Acıttı..
... ... Bari Gönlümden Konuşayım Da,
Biraz da ...
Canımı Acıtanların Canları Acısın...


[Mevlâna Celaleddin Rumî]