Gönderen Konu: Bir otuz yaş klâsiği  (Okunma sayısı 2795 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7478
Bir otuz yaş klâsiği
« : 04 Mayıs 2010, 03:28:23 »

İçindeki saat, bir sabah seni yarım kalmışlığın acısıyla uyandırdığında bir iç sorgulama yaşarsın, yüreğinin ta dibinde…

Geçen zamana dikersin gözlerini… Başlayıp da bitiremediğin bitirip de yeni başlangıçlara adım atamadığın bir sürü anı çarpar yüzüne.

Yarım kalmışlıkların ve başlamış yarımların fark ediliş yaşıdır, otuz yaş.

Şimdi, soğuk bir rüzgâr gibi yüzüne çarpan zaman, eskiden hiç bitmeyecekmiş gibi gelirdi sana…

İstediğin kadar hayal kurabilirdin, istediğin kadar da bekleyebilirdin, sevgiyi ve başarıyı….

Ama artık beklemeyi göze alacak kadar, vaktinin olmadığını da bilirsin.

Otuz demek anne yaşı demekti, senin için. Annelerimizin yaşı ancak otuz olabilirdi. Uzaktı bu yaşlar sana. Aslında hiç yaşlanmayacağını, hiç hastalanmayacağını sanmıştın. Hiç aklına gelmezdi, ama bir gün gücünün de, ümidin kadar azaldığını fark ettiğinde, içindeki volkanın eskisi kadar kükremediğini duyarsın.

Zaaflarınla ve korkularınla yüzleşirsin otuzlarında, artık kendini bile aldatamazsın. Geçen zamanla birlikte yüzüne vuran zaafların ve korkuların o kadar göze batar ki, onları görmemek için gözlerini sımsıkı kapatman gerekir. Eskisi kadar hayat kolay gelmez sana. Bazen toplumla bir olup, kendini sorguya çekersin. Bazen savcı, bazen suçlusundur, bu duruşmalarda. Eskiden hayallerinle güçlüyken, şimdi sahip olduklarınla güçlü olmaya çalışırsın. Duaların ve hayallerin kadar güçlü olmadığını fark edersin ihtiraslarının… Ümit kokan dualarınla buluşmayalı nice zamanlar olmuştur. Eskisi kadar ümitli olmayı istersin, ama yapamazsın.

Otuzlu yaşlar, alarmı kurulan bir saat gibi sürekli geçen zamanı hatırlatır. Yorulan vücudun ve azalan ümidin sana ikinci yarıyı oynuyormuşsun hissini verir. En iyi oyununu çıkarmak için, son bir şansın daha olduğunu bilirsin.

Bir iç sorgulama ve hesaplaşma yaşarsın otuzlarında. Verilmiş kararlarını tozlu raflarından indirip tekrar tekrar gözden geçirirsin. Bir zamanlar ne kadar da kolay aldığını fark edersin onları. Olmazsa değiştiririm, istemezsem bırakırım dediğin şeyler şimdi hiç de öyle gözükmez gözüne. Yüreğin acısa da, korkuların seni hareketsiz bırakır.

İniş çıkışlarıyla yaşadığın bilinmişlik, yeni ve parlak bilinmezliğe galip gelir. Kolayca basıp gidemezsin eskisi kadar. Yeni başlangıçlar korkutur seni. Bilmediğin iyi, bildiğin kötüden kazançlı görünmez sana. Daha az risk alır, daha az bilmediğin yaşantıların hayallerini kurarsın. Yalnız kalmaktan ve terk edilmekten daha çok korkarsın. Ama geçen zaman korkularını da yalnızlıklarını da arttırır.

Nice kırılmışlıkların gelir aklına, her birinin yeri hâlâ acır. Sürekli yaptığın hataları ve sürekli aynı yerden ısırılışlarını fark edersin. Bir formül gibi tekrarlanan kesitler görürsün geçmişinde. Ama o kadar zordur ki, kendini görmen. Ancak düştüğünde, canın acıdığında bir iç yolculuğa adım atarsın.

Ben ne yaptım dersin, otuzlarında. Çevrende seçmediğin bir sürü ilişki ve bir sürü kararla göz göze gelirsin. Zamanın geri sayımı kararlarını ve ilişkilerini de sorgulamaya götürür seni. İlişkiler içindeki yalnızlığını, kendin olamadığın anları fark edersin.

Artık hiç de kolay değildir yolculuk, ya kendinde katlanamadığın onca şeye rağmen taşırsın kendini, ya da zorlu bir yolculuğu göze alıp kendinle yüzleşip, değiştirmeye çalışırsın. Kaçınılmazın sükûneti seni çağırmadan, kendi içindeki senle karşılaşırsın…

O seni sorgulamadan önce, sen kendini sorgularsın…

  Banu Yaşar

Çevrimdışı leylak

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
Ynt: Bir otuz yaş klâsiği
« Yanıtla #1 : 18 Ekim 2010, 17:09:18 »
çok güzel bir paylaşım emeğinize sağlık...

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Ynt: Bir otuz yaş klâsiği
« Yanıtla #2 : 18 Ekim 2010, 21:53:50 »
Cok ho$ bir Duygu'sallik ve paylasim , Musadenle eklemeler yapak isterim ,
Kirkin'dan sonra'da , Bayan yada Bay , artik Bir'er Bir'er degil'de , onar onar sayir mis ya$InI.

Büyük lerden bir alinti .

0-20   ya$ arasi  , insanin bütün kuvveti . Ayak'larda olumu$.
20-40 Ya$ arasi ise , Bütün Kuvvet ,Belde olurmu$.
40-60 Ya$ arasi  ise , Bütün kuvvet , Sadir'da Toplanir'mi$.
60-80 Ya$ arasinda , Bütün Kuvvet Ceneye vurur'mu$
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2355
Ynt: Bir otuz yaş klâsiği
« Yanıtla #3 : 19 Ekim 2010, 11:13:03 »
40-60 Ya$ arasi  ise , Bütün kuvvet , Sadir'da Toplanir'mi$.

Çevrimdışı ahdevefa

  • okur
  • *
  • İleti: 84
Ynt: Bir otuz yaş klâsiği
« Yanıtla #4 : 22 Ekim 2010, 01:43:28 »
Emeginize, yazan kardesimizin de yüregine, kalemine saglik sevgili Isra... Cok güzel bir paylasimdi...
Adeta alinti yapacak cümle bulamadim... ne kadar güzel ifade edilmis, anlatilmis 30 yas klasigi...
Paylastiginiz icin tesekkür ederim...
Mevla'nın herşeydeki sırrı "sabır"dır.
Açlığa sabredersin adı "oruç" olur.
Acıya sabredersin adı "metanet" olur.
İnsanlara sabredersin adı "hoşgörü" olur.
Dileğe sabredersin adı "dua" olur.
Duygulara sabredersin adı "gözyaşı" olur.
Özleme sabredersin adı"hasret" olur.
Sevgiye sabredersin adı "AŞK" olur.

(Hz. Mevlana)