Gönderen Konu: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)  (Okunma sayısı 175041 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı tunike

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 307
  • bir tebessüm bile sadakadır
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #300 : 12 Aralık 2007, 22:42:18 »

Esselatü Vesselamü Aleyke ya Resûlullah!

Esselatü Vesselam Aleyke ya HabibAllah!

 

 

Belki de şöyle başlamalıyım.

Ey güzeller güzeli, Rabbimin sevgilisi! Bu Nisan ayının güzelliği kadar güzel şu parlayan ayın ışığından daha parlak, şu mis gibi kokan hanımellerinden de güzel kokulu. Şu kırmızı güllerin güzelliğinden de güzel ve zarafetinden de zarif, ey tüm insanların sevgilisi! Ey Ebubekir'in dostu, Ömer'in yoldaşı, Ali'nin kılıcı, Osman'ın hayası, selam olsun sana!

Sevgili Peygamberim, gönül yoldaşım, sırdaşım, arkadaşım, sevgilerin en güzeli ile sevdim seni. Seni sevmek ne kadar güzelmiş, yaşımın olgun bir zamanında ancak anlayabildim. Seni tanıdıkça sevdim, sevdim, sevdim.

Sana olan özlemimi anlatmak için Asr-ı Saadette yaşayabilseydim, bu sevdayı seninle paylaşabilseydim, yüreğimizi daraltan sıkıntıları sana anlatabilseydim. Senin tozun toprağın olabilseydim Efendim. Sorma bizleri ne olursun, bizler ne haldeyiz, senin bıraktığın yerlerde ne yazık ki değiliz. Senin ümmetin makam, mevki, mal, itibar peşinde. Hiç kimse sormuyor artık zenginin malı helalden mi haramdan mı? Mevki ve makam sahipleri o yerleri gerçekten hak ediyor mu? İnsanları ağlatanlar, ağlatmaktan zevk duyar oldu. Fakir fukara ne halde, hiç kimse sormaz oldu. Mevki ve makam sahipleri bulundukları yerleri kaybetmemek için, haksızlığa göz yumuyor.
 

Senin zamanında böyle değildi Efendim.

Ey güzeller güzeli bizleri seyretmektesin. Ümmetinin halini hepsini bilmektesin. Senden dua bekliyoruz Efendim. Medine'nin sıcak meltemleriyle nur ve ışık saracak rahmet bulutlarını gönderiver. Allah'tan gelen her şeye teslimiz, sabır ediyor ve şükrediyoruz, ama artık bu sıkıntılarımız bitsin istiyoruz.

Diyeceksin belki de, sizler bunları hak ediyorsunuz. Benim sünnetime Rabbimin emrine karşı geliyorsunuz. Beni gerçek anlamda sevmiyorsunuz.

 

Hayır Efendim. Gerçekten seni çok seviyoruz, baktığımız her yerde seni görmeye çalışmaktayız, ama belki de bizler nefislerimizin kurbanıyız. Bir çiçeğe senin gibi bakmayı bilmediğimiz için, toprağın yeşermesini, ağacın yeşillenmesini, bir ananın çocuğunu sevmesinden ibret almayı bilmediğimiz için böyleyiz. İşte onun için belki de Asr-ı Saadette yaşamak istiyoruz. Senin teslimiyetini görmek şükrü eda edişini seyretmek, seninle aynı mekanı paylaşmak ve aynı havayı solumak için istiyoruz.
Belki de sana şöyle seslenmek istiyoruz.

 

Ey Sevgililer Sevgilisi nerdesin?
Gel artık yüzyıllar geçti aradan
Bir dua iklimiyle gel ne olur
Bir rahmet deniziyle gel ne olur
Sil bütün kanayan yaraları
Aydınlat yeniden bütün dünyamızı
Işık saçarak nur saçarak gel
Gel de ey güzeller güzeli
Nasıl gelirsen gel
 

 

Ya Nebi! Sana olan özlem hiç bitmiyor, dinmiyor. Rabbimin yarattığı her şeyde, Onun azametini görmeye, senin "Ümmetim, ümmetim" diye seslenişini duymaya çalışıyoruz. Senin yolundan belki de tam olarak gidemiyoruz, ama senden şefaat bekliyoruz. Bir gün gelip bu dünyadaki görevimiz bittiğinde bizi gerçek alemde kucaklamanı bekliyoruz. Sana selam olsun ey Sevgililer Sevgilisi. Kalbimiz yanarak özlemimiz bir kat daha artarak yalvarıyoruz Rabbimize. Bizi sana layık ümmet etsin. Layık etsin ki ebedi alemde ebediyen seninle olalım.

Şimdilik hoşçakal Efendim.

 

alıntı:efendimize mektuplar

 

    Bizim Aile  dergisi ekim-2002'den iktibas edilmiştir.

öyle itaatkar bir kul ol ki,dışardan görenler deli desinler.çünkü deli olmadan,veli olunmaz!

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #301 : 12 Aralık 2007, 22:54:27 »
CAN DOST Tunike

Efendimize(S.A.V) olan hasretimizi bu başlık altında dile getirme gayratine girdik.

Resûlüllah şöyle hitab eder:
– Sen beni öylesine seven ümmetimsin ki, beni görmeyi arzuladın göremedin, ama buna rağmen alâkanı kesmedin, ümidini yitirmedin. Senin alâkan samimi, ihlâsın kavîdir. Devam ettirdiğin sevgi ve hürmetinin karşılığını görme zamanın gelmiştir, sana şefaatım vâcib olmuştur. Gel, şefaatıma lâyık olanların arasına gir.


İnşaAllah  Efendimizin (s.a.v) şefaatine nail olanlardan olursunuz

DUA İLE
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #302 : 13 Aralık 2007, 18:26:00 »
AMİNNNN....AMİN....AMİN....Allah RAZI OLSUN GÜZEL KARDEŞİM...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #303 : 22 Aralık 2007, 00:15:44 »
tum ummeti muhammedein mubarek kurban bayramini en icten dileklerim tebrik eder ve tekrar bir yumruk olup gonulleri feth etmek icin bu yol,bu sevda,bu dava
ugruna kurban olma temenisiyle insaAllah....................

KURBAN OLAYIM

O cihanın fahrinin sırrına kurbân olayım,
Hutbe-i levlâk inen şanına kurban olayım.
Kabı kavseyni ev ednasına kurban olayım,
Ben onun ilm ile irfanına kurban olayım,
Ben onun esrar-ı miracına kurban olayım.

Ebubekir, ömer, Osman, ali dört yârıdır,
Risalet ba ının onlar gül-i gülzarıdır,
Cümle ashâbı hidayet rahının envarıdır,
Ben onun âline ashabına kurban olayım,
Ben onun ashabı ahbabına kurban olayım.

Hasan hazretlerine zehr içirdi eşkıya,
Hem Hüseyin oldu susuzluktan şehid-i kerbela,
İkisidir, asl-ı nesl-i cümle âl-i Mustafa,
Ben onun âline evladına kurban olayım,
Ben onun evladı ensabına kurban olayım.

Cümle ümmetten hayırlıdır o şahın ümmeti,
Ümmetine cümleden çok eder hak rahmeti,
Enbiya onunla buldu bunca lütfu izzeti,
Ben onun lütfuna ihsanına kurban olayım.
Ben onun enva-ı eltafına kurban olayım

Her ne denli enbiya ve mürselin kim geldiler,
Ümmeti olmayı haktan temenni kıldılar.
Evliya ana Niyazi kul u kurban oldular.
Ben onun aya ının tozuna kurban olayım.
Yoluna gidenlerin izine kurban olayım.

Dursun Ali Erzincanli
Söz:Niyazi MISRI

 
selamlarin ve dualarin en guzeli Allah'tan korkan kullara olsun........
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7482
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #304 : 22 Aralık 2007, 02:20:03 »
ellerinize sağlık..Allah razı olsun

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #305 : 22 Aralık 2007, 02:22:51 »
ellerinize sağlık..Allah razı olsun
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı Gül_Sultan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2139
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #306 : 22 Aralık 2007, 15:21:16 »
Paylaşım için teşekkürler. Allah (c.c.) razı olsun kardeşim. Seninde kurban bayramın mübarek olsun. :)
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #307 : 22 Aralık 2007, 22:24:35 »
Kalbim seninle tanıdı sevdayı, bense kırmızı bir gül verip canana, tanıtamadım seni ya ResûlAllah!

Ruhum sensiz kördü, karanlıktı. Sen, gören gözü idin ruhumun. Bense nefs gözlüğümü çıkarıp, gözümün ta içine bakanlara gösteremedim seni ya ResûlAllah!

Sen ıslah ettin yüreğimi, huzuru oldun kalbimin. Bense nice sıkıntılı dostlarıma, yüreğimdeki senden bir buket sunup, huzur veremedim ya ResûlAllah!

Sen solmasını istemediğim çiçeğiydin ruhumun, bense sünnetullah deryasından bir bardak su dökemedim sana ya ResûlAllah!

Sen ziyafet verdin gönlüme, bense hadis sofrasına oturup lezzetini tadamadım ya ResûlAllah!

Sen dertlerime ilâçtın, dermandın yaralarıma. Bense gözyaşlarımı su eyleyip içemedim seni ya ResûlAllah!

Sen ki ahlâk merdiveninin zirvesindeydin. Bense terbiye çarığını giyip, huzuruna çıkamadım ya ResûlAllah!

Sen bir hoşgörü pınarıydın, usulca aktın kalbimin derinliklerine. Bense içerine girip, günah kirlerimi yumamadım ya ResûlAllah!

Sen ki yanık sevdamdın benim. Seni göremeyişin, göremeyecek oluşun ümitsizliği ateş olup yaktı beni. Bense Rahman'dan bir damla rahmet dilenip, bu ateşi söndüremedim ya ResûlAllah!

Sen olmasan yoktu yüreğim, sen ki her şeydin benim için. Bense hiçbir şeyliğimi bilip, her daim boynumu bükemedim ya ResûlAllah!

Yaşanılmaya en lâyık aşk sende idi, görülesi göz, duyulası söz sende. Bense Asr ı Saadet'e benzemeyen şu ömrümde, seni bulamadım ya ResûlAllah! ...


alinti

Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #308 : 22 Aralık 2007, 22:40:00 »
Allah RAZI OLSUN KARDEŞİM...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #309 : 23 Aralık 2007, 15:42:58 »
Ellerimiz elinizdedir Efendim...

Senai Demirci

Bildik ki, siz insanların en lütufkârısınız… Bir köleyi, bir çocuğu dahi geri çevirmezdiniz. Birinin elini tuttuğunuzda, elinizi tutan kimse bırakmadıkça elini bırakmazdınız.

Çölün aziz misafiri. Suskunların kutlu sözcüsü. Hüzünlerin sabırlı bekçisi. Teselli yağmuru. Huzur pınarı. Efendimiz...

Kokunuz duyuldu önce. Saçları rüzgârın yakasına tutuşmuş çocuklardan biri ellerini kumlardan çekip koştu. Gözlerini yukarı çevirdi. Yukarıların habercisinin, yücelerin gezgininin yüzüne bıraktı kalbini. Kanatlarını sessizliğin avucuna yayıveren kelebekler asılı kaldı havada. Rüzgâr nefesini tuttu. Kum tanecikleri gül yüzünüzün kıvrımlarına koşuştu. Billur elleri uzandı nur ellerinize. Eline avucuna yığdı çocuk sevinçlerinin hepsini. Bakışlarını akıttı yüzünüze. Gözlerinize, ta gözlerinizin bebeğine baktı Efendim.

Varlığınızın çölü gül(l)e çevirdiğini, ölümü sonsuza bitiştirdiğini bilerek b/aktı gözlerinizin içine. Kendisinden önce kardeşlerini yutan çölün tozları/nı temizle/n/di ellerinizle yüzünden. Nefes aldı gözlerinizle buluşunca gözleri.

Belki de delice seğirtti ardınızdan.

Siz de onu beklediniz belki; hepimizi, her şeyimizi, bütün kızlarımızı kucaklayan, yitirdiklerimizi bize yeniden vaad eden tebessümünüzle beklediniz. Kız çocuğunun dudağında sonsuza goncalanan tebessüm gülleri açıldı. Sizin karanlıkları dağıtan, hüzünleri silen, korkuları boğan tebessümünüze dokundu bakışları. "Kal" dedi gözleri, "biraz kal, gitme…" Avucunuza bıraktı avuçlarının huzurunu… Belki birkaç adımı birlikte attınız Efendim.

Yavaşladınız. Ki hiç acelenizin olmadığını bilirdik. Boyu hizasında eğiliverdiniz. Bize döndüğünüz gibi, yükseklerin en yükseği miracdan iner gibi. Bizim hatırımıza indiğiniz gibi el üstünde tutulduğunuz semâdan arzın çölüne. Gözümüzün yaşını silmek için alkışlandığınız göklerin cezbesinden sıyrılıp bulandığınız gibi dünyanın hüznüne.

Sırf bizi sevindirmek için Yakınlık makamından uzak kalmaya razı olduğunuz gibi.. Eğildiniz Efendim, eğiliverdiniz. Yanımıza döndünüz. Yüzümüze baktınız. Hatırımızı saydınız. Nazladınız.

Kız çocuklarımıza ebedî teselliler getirdiniz deste deste. Kucakladınız sımsıcak. Medineli kız çocuğunun elinden tuttunuz. Adı kâh Hacer, kâh Maria, kâh Samaneh belki Rojda ya da Lena oluverdi. Fıtratı İslam idi kız çocuğunun…Onun sevincini öncelediniz; sonraya bıraktınız başkalarını. Onu sevindirmeyi önemsediniz, bekleyenleri ötelediniz.

An dondu. Mekân doğruldu. Çöl dirildi. Zaman yeniden kanatlandı bakışlarınızın göğünde. Tebessüm ettiniz. Küçük kız çocuklarının hatırını her şeyin önüne aldınız. Onlar için çektiğiniz sancıları sakladınız onun gözlerinden. Onlar için kanayan ayaklarınızı unuttunuz onun sevincinde.

Dualarınızın göğünde bir güneş gibi yükselttiniz kız çocuğu mutluluklarını . Ellerinizin nuruyla ışıdı kızın yüzü. Ve kızın ışıyan yüzünden yansıyan ışığın aksi sevinç sevinç pencere önlerimize kadar taştı. Ve kızın gözlerine nakşolan gül yanağınızın kokusu döndü dolaştı kızlarımızın yanağına bulaştı.

Şimdi, o kızın yanağından miras bir ışıltıyı ve kokuyu taşıyor kızlarımızın yanakları. Onların lüle saçlarında, ceylan titrekliğindeki iri gözlerinde, beyaz gülüşlerinde, yarım kalmış, acemi ve masum dualarında sizin tesellinizi içiyoruz her gün. Küçük kızlarımızı seviyoruz Efendim sayenizde. Onlar için umutlanıyorsak, sizin müjdenizle. Onları sevindirebiliyorsak , sizin hatırınıza Efendim…

Ne varsa sevgiden yana elimizde avucumuzda, mayasını sizin tebessümünüzden devşirdik Efendim.

Efendimiz, Neden hâlâ elini tutmaktan uzak düştüğümüz kızlarımız var bizim. Elimize tutunan yetimleri, öksüzleri ötelere öylece düşüncesizce itiverdik biz. Kızlarımızın sımsıcak tebessümlerini soluğumuzdan buz tutmuş dipsiz kuyulara savuran buzdan heykelleriz biz. O masum dudakların "Baba!" deyişlerini huzursuz ve telaşlı saatlerin yüzünde par(ç)alayan babalarız biz…

Şimdi, kapı arkalarında baba yolu bekleyen nazenin kız çocuklarını babasız bırakanlarla aynı şehirleri paylaşıyoruz biz.

Bir gün olsun, âh bir an olsun, kızımız tutunca elimizden, hiç bırakmamaya ahdederken biz, o bırakmadıkça onun elini bırakmamaya niyetlenirken biz, hatıranı ete kemiğe bürüyüp giyinebilir miyiz? Nasıl olur da o billur elleri salıveririz ellerimizden nâr görüp çözülüvermiş buz gibi biz? Niçin gözlerinizin içine büyüdüğümüz zaman da o ışıltıyla bakamayız o kız gibi biz? Acaba biz kimlerdeniz? Sizin tuttuğunuz eli tutamayıp itenlerden miyiz?

Ellerinizden kızlarımızın gül kokladığı Efendimiz… Özür dileriz.

Menbaı siz olan, kızlarımızın yüzünden bize yansıyacak bir sadakalık ışıltı dileniriz. Affımızı isteriz.
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #310 : 23 Aralık 2007, 16:02:16 »
AMİN...Allah RAZI OLSUN...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #311 : 02 Mart 2008, 16:05:34 »
Ey Rabbimiz !
Rasulünü anışımızdan haberdar et !
O na binler salât,binler selâm olsun.
Habibine Makam-ı Mahmudu ver,
O na vesileyi lûtfet...
O nu Refik-i Alaya yükselt,
Bizi de affet....
Onun hatrına affet,
Zatının hatırına affet,
Ne olur affet bizi,
Bizi affet.... ne olur bizi affet...affet biz ümmetini
amin..amin...amin
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #312 : 02 Mart 2008, 16:41:35 »
Rahman’ın Adıyla...

Bir Nûr Yaratıldı, Kâinata Rahîm Olanın Rahmetini Muştulayan.
Selâm Olsun O Müjdeciye!

Ve gözlerin düşer gecelerime!
Gözlerin düşer, gecelerde üşüyen yüreğime.
Gözlerin, kâinattaki her bir zerreye düşer tek tek, hakikâti gösteren bir nûr olarak. Rahmân ve Rahîm olanın mâhlukata bir büyük ikrâmıdır siyah gözlerin. Ki onlardır zulmeti nûra çeviren, nazar kıldığı yerde güller bitiren... Ve bir bakışıyla âlemi âşka doyuran!

Hamdolsun bizi bir çift siyah gözde âşka düşürene!
Hamdolsun, seni kendine “sevgili” eyleyene!
Seni en güzel şekilde terbiyene edene hamdolsun.
Hamdolsun sana hikmeti verene, sana kitabı indirene, seni âlemlere uyarıcı olarak gönderene...
Seni bize peygamber; bizi sana ümmet edene hamdolsun!
Ve hamd yalnız O’na olsun!

Ey Nebî; sana, zaman denilen mâhluku sıyırarak aradan, mahcubiyetle, hasretle ve elbette muhabbetle sesleniyorum, haddim olmayarak.
Seni anlayabilme nimetinden beridir, görmeden sana inanıp bağlanmanın hadsiz hesapsız şerefini ve saâdetini tadıyorum, şükür ile...
Benim gibi belki kâinat da senin gelişine hiçbir zaman şâhit olamadı.
Âlemlerin nefes alışı belki senin hilkâtinle başladı.
Senden aldı sanki melekler zârafeti; senden aldı ahlâk, letâfeti...
Ve olacaksa bu arzın hüsranı, seni unutup yitirmekten...
Rabbinin nûrundan bir ziyâ idin sanki. Hiçbir şey bilmezken seni, belki sen Rabbinin “Ol” emrindeydin!
Âdemin tevbesindeydin, İbrahim’in duasında...
Nuh’un gemisindeydin, İsa’nın müjdesinde...

Ey Nebî, sen teşrif edince yeryüzüne, zaman belki yaratılışından beri en güzel, en mutlu ânını yaşadı.
Çünkü Âlemlerin Rabbinin “Habibim” dediği o mukaddes nûrunun gölgesi düşüvermişti arza.
Şerefine bu olayın, yer gök bayram etti. Nice küfür sarayı yıkıldı, nice küfür ateşi söndü zuhûrunun hürmetine, zuhûrunun haşmetiyle...

En çok Rabbin sevmişti seni.
Sen de en çok O’nu...
Sonra melekler sevdi seni, kanat gerdiler sana, başının üzerinde rahmet bulutu oldular kimi zaman...
Ve sonra insanlar!..
Ne güzel dostların vardı senin ey Nebî! Seni canından çok, her şeyden çok seven...
Sen güneşsen onlar ışığını senden alan yıldız oldular karanlık gecelerimize.
Sen son peygamberdin, sen Allah’ın Habibiydin!
Daha ötesi nedir ki?
Ve gelince vakit, bırakıp nûrundan bir parça bize, sen Refîk-i Âla ile vuslâta erdin.
Bize ise hep hüzünler düştü ey Nebî!
Bir boşluktu sanki senden ayrı kalmanın sonu!

Halbuki ne “zaman” açabilirdi seninle aramızı, ne de sonu toprak bir beden yakınlaştırabilirdi seninle bizi; farkedemedik...

Bilemedik! Senin o siyah gözlerinin nûru bir miskinin, bir fakirin gözlerinde saklıymış meğer; göremedik...

Bilemedik! Senin ellerinin sıcaklığını hissedebilmek için bir yetimin başını okşayabilmek yetermiş; düşünemedik...

Ve yine bilemedik ey Nebî; seni sevindirmek, senin gönlünde yer edinebilmek, karanlıklar içerisinde kalan bir kalpte sevginin ateşini yakabilmekmiş; beceremedik...

Yolda kalmışlığımızın, şaşıp durmuşluğumuzun kusuruna bakma ey Nebî!

Hani sen kral gibi değil de kul gibi yaşayan bir peygamber olmayı tercih etmiştin. Sıkıntı, ezâ, hüzün...
sanki senin en yakın yol arkadaşlarındı.
Bir gün tok olursan bir gün aç olurdun.
Ve hani yatışsın diye açlığın, bir değil de iki tane taş bağlamıştın ya mübârek karnına!
Biz de sanki gönlümüze sayısız taşlar bağlamışız ey Nebî, seni unutmamıza sebep olan...
Sanki, sana muhtâç ruhumuzun üzerine demirden ve betondan yaptığımız gökdelenlerle koca bir şehir inşâ etmişiz de seni anmak istersek, seni bulmak istersek o şehrin sokaklarında kaybolup değil seni, kendimizi dâhi unutalım, bulamayalım diye!


Ey Nebî, nefesini ver bize!

Nefes ver sensiz kalmaktan, seni hatırlayamamaktan kurumuş gövdelerimize!

Nefes ver ki dile gelelim ve dem vuralım firâkından...
Nefes ver ki bize yeşersin gövdemiz, gülzar olsun bedenimiz...

Nefes ver bize; bitsin artık bu asırlardır süren ümmetinin kara kışı; nefes verdiğin baharları teneffüs edelim senin kokundur diye, kokusu sensin diye...

Ey Nebî! İçimdeki hüznümü hasretine adadım...

Ne zaman sensizliği tüm hücrelerimle hissedebilsem takatim kalmıyor.     

Nefesim kesiliyor da, kanım donuyor.
Ey Nebî, yolda kalmışlığımızı yüzümüze vurma n’olur!

Pürkusur hâlimizle gelip de aklayamazsak kendimizi mizanda, bizi önce sen sitemli gözlerinle utancın nârına atma, n’olur!

Ey Nebî! Seni yaratılmış tüm zerreler miktârınca sâlat ve selâmla anıyoruz; utanarak...

Ey Nebî! Şefaâtini umarak...

Allah’ım! Peygamberimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına selâm olsun...


Allah’ım! Sen peygamberimize vesîleyi ve fazîleti ihsân et.

Ve onu vaad ettiğin Makâm-ı Mahmûd’a eriştir.

Âmin!
[/u]
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı Gül_Sultan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2139
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #313 : 02 Mart 2008, 17:08:36 »
Amin Amin Amin... Rabbim razı olsun kardeşim. Gönlüne saglık.
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #314 : 02 Mart 2008, 18:15:05 »
Amin Amin Amin... Rabbim razı olsun kardeşim. Gönlüne saglık.
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]