Gönderen Konu: Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)  (Okunma sayısı 174377 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #75 : 10 Şubat 2007, 11:03:46 »

Gül Efendim,

Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet  ve ihtiram sana.

 

Elimin müjdesi, dilimin muştusu,

Gönlümün hakikat ruhu, ufkumun kahramanı, dünyamın zimamdarı,

Hilkaten fatiham, Nübüvveten hatimem, ezelen ve ebeden Efendim.

Varoluş varlığım, gül çağında gül ıtırım,

Gül Efendim.



Canların cananı, güllerin gülistanı,

Sonsuzluk aşkımın nur-u ummanı, gönül dünyamın mihveri,

Hayat eksenimin odağı, en mühim nokta-i nazarım,

Her halükarda başvuru kaynağım, rehberi furkanım,

Yegane sığınağım, barınağım ve limanım,

Gül Efendim.



Tesellim, bahar iklimim,

Hayatıma hayat sunan biricik modelim,

İnsanlığın iftihar tablosu Hazreti Peygamberim,

Âlemlere rahmet olarak gönderilen,

İnsanlığa armağan olarak vazifelendirilen,

İlâhi ikramım, canım, cananım,

İnsanlığa, insanlığı ve imanı soluklayan muhbir-i sadıkım

Gül Efendim.

 

Teri gül kokan, gönlü gül kokan, ömrü gül kokan,

Gül Efendim.

 

Tebliğden önce temsil gücüm,

Korkutmayan, ürkütmeyen, nefret ettirmeyen, sevdirenim,

Zorlaştırmayan, kolaylaştıran, iyilikle, güzellikle davrananım,

İnsanlık âlemine nümune-i imtisalim,

Muhabbetiyle, hoşgörüsüyle, yaklaşımıyla,

Eşsiz özellik ve güzelliğiyle yaşayan Kur’ân’ım,

Gül Efendim.

 

Başlara baş, kalplere ilaç, ruhlara ışık ve ufuk,

Rengime renk, çizgime çizgi, ölçüme ölçü,

Renk, renk, huy, huy, çizgi, çizgi, yol, yol izdüşümler halinde,

İçimde, metafizik yönümde yaşayanım,

Gül Efendim.

 

Ahengim, rengim, özümde biçimlenen irfanım,

Hayat seyrimin fethi, damarlarında dolaşan imanım.

Kafa, kalp ve ruh bütünlüğümde şekillenen Sultanım,

Beni nice ümitlerle hülyalandıran hayalim, gerçeğim,

Düşüm, gülüşüm.

Gül Efendim.

 

Gecelerimin ışığı dolunayım, gül baharım,

Nazenin fidanlarımın üstünde çiçek çiçek açıverenim,

Şafak serinliğimi, bakış derinliğimi dupduru sularıyla yıkayanım,

Kutlu zaman dilimim, ölümsüz bahar atmosferim,

Sevgi oymağımda sevincim, sevgilim,

Hiç başımı yastığımdan kaldırmadan, gözümü kırpmadan,

Asırlarca sürüp gitmesini istediğim tatlı rüyam,

Misk-i anberim, solmayan boyam,

Dimağımda elvan elvan lezzetim, izzetim, şerefim,

Gül Efendim.

 

Ahmedim, Mahmudum, Muhammedim,

Halık-ı Yezdanımdan, Sultan-ı Müeyyedim.

Gül Efendim.

 

Hayatımın siyeri, vasfımın şemaili,

Yakınlığına yakınlığımın ifadesi hilyem,

Şanına layık mi’racım, namına layık mesnevim,

Terennümlerim üzerine bestelenmiş ilahim,

Kağıt kağıt, kalem kalem, kitap kitap, söze layık, kelama layık,

Aşkım, vecdim, muhabbetim,

Gül Efendim.



Gönlümün gülü, sinemin sünbülü,

Yüreğimin bülbülü, derdimin dermanı, ruhumun fermanı,

Nazlı ve nazenin gözbebeğim, nur-u dilaram,

Andelib-i Zişanım, sevda iklimim, güzel kokan mevsimim,

Rahman ve Rahimin kudretiyle, İbrahimce, Ahmedi nefesli yarim,

Gül Efendim.



Güneşim, yıldızım, ışığım,

Medine’deki nurum, ak kalbime Banu Cihanım,

Güçsüzlüğümün gücü, çaresizliğimin çaresi, şanım,

Gül Efendim.

 

Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana

Gül Efendim.

 

Senin olmadığın yıllarda,

Çölün ortasında alevler almış başını gidiyordu.

Küfürler kavurarak, har vurup harman savuruyordu.

Gündüzler anlamını yitirmişti.

Geceler büsbütün yalanları solukluyordu.

Dalga dalgaydı nefesler, kısılmıştı, titrek titrekti sesler

Gündüzler de, geceler de hiç yaşanma imkanına erişemediler,

Yetimdi sözcükler ve sevgiler, acılar besteliyordu yürekler

Cahilce işleniyordu cinayetler, kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı babalar.

Cinnet karargahına dönmüştü kalpler, hırpalanmıştı bünyeler,

Hor hakir görülüyordu, insandan bile sayılmıyordu kadınlar,

Çarmıha geriliyordu masum ve narin kelebekler,

Hayat hakkını bulamıyordu bebekler, körpeler

Güçsüzlerin gücünü emerek güçleniyordu güçlüler,

Dünyaya dünya olduğunu hissettirmediler,

Özleminle dolup taşıyordu özlem yüklüler,

Senin olmadığın yıllarda, zamanlarda,

Gül Efendim.



Ah keşke ne olur hep aşkınla oturup aşkınla kalkabilsem,

Ruhların yükselişleri gibi ufuklarında dolaşabilsem,

Ne yapıp edip de taa iç dünyalarına derinlemesine akabilsem,

Mecnun gibi arkandan yorulmadan koşabilsem,

İçime bir kor gibi düşerek, ocaklar gibi yanabilsem,

Sensiz geçen her türlü acılardan ah bir kurtulabilsem

Gül Efendim.

 

Yine karanlıklar bastı, ışıklar kesildi, ipler gerildi,

Bulutlar üstümüze karargah kurdu, çıkmaz sokaklar çoğaldı,

Yollar çatallandı, insanlar yoruldu, daraldı, bunaldı,

Varlık içinde yokluk çektiriliyor can taşıyanlara,  

İmdat çığlıkları dağlar boyunca dalgalandı,

Kara çizgiler belirdi kara bahtımızda,

Yitirdik kendimizi, senin aşkını yitirdik.

Tuzakların esaretinde inlemekte kulaklarımız.

Feri kesildi gözlerimizin, tesiri kalmadı sözlerimizin,

Divanelere döndüğümüz muhakkak, yaya kaldığımız muhakkak.

Kendimizi unuttuğumuz muhakkak, Seni bilmez olduğumuz muhakkak.

Gül Efendim.



Sana her zamankinden daha muhtacız Efendim,

Uyandır gaflet uykularından bizleri Efendim,

Yeniden içime, gönlüme, metafiziğime doğ Sen

Ey Sevgili.

Gül Efendim.



Öyle bir doğuşla doğ ki, öyle bir gelişle gel ki,

Öyle bir sarışla sar ki; dünyam başkalaşsın, gönlüm yenilensin,

Ufkumda ısı ve ışık yüklü güneşler doğsun.

Gecelere renk veren aylar semalarımı kaplasın,

Yıldızlar saf saf etrafımda dizilsin, hakikatler sezilsin.

Bilinmesi gerekenler bilinsin, derilmesi gereken güller derilsin.

Gül Efendim.

 

Gel ey aşk ikliminin Sultanı,

Gel ey güzellik şahikalarımın dolunayı,

Gel ey vefa ve safa göklerinin hilali, cemali,

Gel ey güzellikler ordusunun hakanı, varlık aleminin özü, kemali.

Gel, gel de dağıt şu zulmeti. İkram et, yitirdiğimiz cenneti.

Deriver içimize layık gülleri, sünbülleri,

İtiverme ne olur elinin tersiyle bizleri.

Aklımıza sun akılları, basiretleri,

Gül Efendim.



Gel, kine kilitlenenlerin kilidini kırmak için,

Nefrete odaklananların nefretini ortadan kaldırmak için,

Düşmanlığa sadık kalanların, zavallı ruhların,

Boyunlarındaki zincirleri çözüp açmak için,

Gül Efendim.

 

Gel, Senin sevginle sevgilerimizi, Senin merhametinle merhametimizi,

Senin şefkatinle şefkatimizi, Senin sinenle sinelerimizi,

Senin muhabbetinle muhabbetimizi,

Senin hoşgörünle hoşgörümüzü

Coştur Efendim, bizleri koştur Efendim

Gül Efendim.



İçimize bir gül, gönlüzüme bir gül, özümüze bir gül,

Gül Efendim.

 

Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana

Gül Efendim
.





alıntı
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı EFSuN

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 192
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #76 : 13 Şubat 2007, 22:44:12 »
Tut ellerimden...

Seni kaybetmiş varlık alemi...
Ama varlığın öyle bir nurdu ki..
Senden yüzyıllar sonra bile
Seni sevenlerin sevgisi okunuyor yüzünden..

Sen bir aydınlıksın maşukunun yüzünde..
İç coşturan bir hüzünsün..
Huzursun gönlü kanatlandıran..
Ötelere, en yücelere çıkaran..

Bense hiç bulamadım seni..
Ne kimsenin yüzüne bakabildim..
Ne güvenebildim..
Ne de tam bir yönelişle yönelebildim..
Gafil ve acizim..

Seni özledim..
Neyin özlemini çektiğimi bilmiyorum..
Ne akıl fehmedebiliyor,
Ne yürek katlanabiliyor..
Yakıyor bu duygu.. İçimi acıtıyor...
Ama üzmüyor..

Yıkmalıyım bu sessizliğimi..
Bu sevda can bulmalı ellerimde..
Dillerim seni söylemeli..
Vara yoğa Sen, Sen demeliyim.. Ki..
Sevgim suretlensin..

Varsa yürekte bu özlem..
Birazda divane olmalıyım..
Varsın kimse anlamasın,
İhtiyacım da yok.. Kimse bilmesin..
Bilemesin.. Çözemesin..
Sen duy yeter.. Sen bil, yeter..

Görmediğini özler mi insan..
Sevginin yurdu olan kalp,
Görmediğini sevebilir mi?..
Keşke sevebilsem seni.. Layıkıyla..
Sen, sen... Ah.. Nasıl anlatabilsem..

Sevgili.. Ben noksan iken..
Hatalı, sorumsuz iken..
Nasıl yakınırım vefasızlıklardan sana..


Ben her lahza o kusursuzluğun hasretini çekerken..
Her kusurda seni buluyorum..
Senin kusursuzluğunu özlüyorum..

Yakarıyorum.. İcabet olunması içinse,
Daha çok yalvarıyorum..
Bir anlık olsa bile vuslatın..
Tek saniyelik olsa bile sana hizmet şerefim..
Yok olsun tüm varlığım, izlerim..
Varlık sebebim..

Sevgili..
Tut ellerimden.. Kayboluyorum..
Hasretim sana..
Seni çok, çok özlüyorum...

"EFSuN"
Yüzleri dost, özleri düşmandan usandım..
Hata değil, ettiğim isyandan utandım..

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #77 : 16 Şubat 2007, 22:37:50 »




Rûhum sana âşık, sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim.
Ecrâm ü felek, Levh u Kalem, mest-i nigâhın, Dîdârına âşık Ulu Yezdândır Efendim.


Mahşerde nebîler bile senden medet ister,
Rahmet, diyen âlemlere, Rahmandır Efendim.
Kıtmîrinim ey Şâh-ı Rusül, koğma kapından,
Asilere lütfun, yüce fermândır Efendim.


Ta Arşa çıkar her gece âşıkların âhı,
Medheyleyen ahlâkın, Kur'ân'dır Efendim
Aşkınla buhurdan gibi tütmekde bu kalbim,
Sensiz bana cennet bile hicrandır Efendim...

 
Dağ kalbime bir lâhzacık ey Nur-i dilârâ,
Nûrun ki; gönül derdime dermandır Efendim...
Ulvî de senin bağrı yanık âşık-ı zârın,
Feryâdı bütün âteş-i sûzandır Efendim
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #78 : 17 Şubat 2007, 21:58:31 »


Ey Resul,
Bir gece uyurken..
Açlıktan uyuyamadığın geldi aklıma
Ben de uyuyamadım..Ağladım...
Sonra birden sabah ezanı çınladı kulaklarımda..
Ne de zor geldi yataktan kalkmak
Buz gibi suyla abdest alıp namaza durmak.
Bir kılsaydım..
Bir kılsaydım da yatsaydım artık..
Namazımı alelacele eda ederken
Açlıktan oturarak namaz kılışın geldi aklıma
Halime yandım..Ağladım..
Tesbih çekmek zor geldi.
Nefis denen şeytan duayı bile çok gördü bana..
Ama....
'Kardeşlerime selam oLsun' diyen yüreğin düştü aklıma ..
Dualarına bizi de katışın düştü..
Eydim kafamı..
Utandım..Ağladım..
'Ümmetim' diye seslenişin geldi kulağıma,
'Layık değilim' dedim.
Bir düğüm düştü boğazıma..
Sustum..Ağladım..
Sonra unutayım dedim herşeyi..
Olmadı..
Hele bir çocuğun ağzından duyunca;
LA İLAHE İLLAllah MUHAMMEDEN RESULAllah
dayanamadım...ağladım...
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #79 : 18 Şubat 2007, 12:57:29 »
Mevlam razı olsun Cahitdurgun kardeş.
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #80 : 18 Şubat 2007, 15:51:30 »
Alıntı yapılan: "Ahi"
Mevlam razı olsun Cahitdurgun kardeş.


cümlemizden inşaAllah Ahi kardeşim
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #81 : 18 Şubat 2007, 15:53:06 »
   


sevinirdi; dua ederdi...
üzülürdü dua.....
sıkıntıda dua ederdi..
rahatlıkta dua....
açken dua ederdi..
tokken dua...
saglıkta hastalıkta,
gece gündüz,
savaşta barışta,
uyurken uyanırken,
otururken kalkarken,
varlıkta yoklukta hep dua.......

demişti ya sevgilisi zülcelal hazretleri:
"De ki Rasülüm:Duanız olmasa,
Rabbim size ne diye deger versin?"
furkan suresi 77
bu hakikati çok iyi biliyordu.

kalbin Rabbi ile konuşmasıdır dua...
halini arz etme...
tanıma tasdik etme yüce kudreti...
acziyeti ifade etme.....
eksik ve ihtiyaçlı olmanin belgesi....
sınırlının sınırsızdan dilenmesi...
sevgiyi ve aşki akitması sözcüklere...
Yarabbi diyebilmenin hamdini
Kulum diyenin sevinciyle kaynaştirma.....
yakinlik sıcacik bir beraberlik dua...
samimi içten ve tertemiz....


dua ederdi gül sultan..s.a.v....
ellerini açar semaya....
parmakları ile işaret yapmazdı.
göklere bakarak dua edenlere
derdi ki :
"NİÇİN GÖKLERE BAKİYORSUNUZ? BAKMAYINIZ..!
GÖKLERE BAKACAGANIZA KÖR OLASINIZ..!"

sübhane Rabbiyel ala
demeden el açmazdı dua için...
yüzüne sürmeden ellerini
hiçbir zaman indirmezdi...

besmele çekiniz önce,
daha sonra hamd ediniz Rabbinize
daha sonra selatü selam okuyunuz...
ve duaya başlayınız buyururdu...
salavatla bitirmeyi unutmayınız diye
daima uyarırdı....

dua edenin sesi biraz yüksek çıksa :
"SAGIR VEYA UZAKTA BİRİNE Mİ SESLENİYORSUN"
der musade etmezdi....

birisi ümitsiz dua etse :
"KABUL OLDUGUNA İNANMALISIN"
buyururdu..

sevmezdi şiir gibi dualari,
kafiyeleri sözcükleri
"İÇİNİZDEN GELDİGİ GİBİ,
HER DURUMDA BAŞKA DUA EDİNİZ." derdi.

ısrarı severdi..
"AZ SEY İSTEMEYİN.
RABBİMİZ BÜYÜKTÜR"derdi..

"Allah katında duadan daha kıymetli bir şey yoktur."
buyururdu.
güllerin efendisi sallellahü aleyhi vesellem

dualarını üçer kere tekrar eder....
gözyaslari ile süslerdi niyazlarini...
Rabbi ile adeta karşısında gibi konusur...
dili kalbine esir olurdu......

dinlerken arkadaşları kendisini...
"KULLUGUN ÖZÜ DUADIR." derdi...
bitirince mübarek sözlerini...

";Bana dua edin, duanıza icabet edeyim.
Bana kulluk etmeğe tenezzül etmeyenler,
aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir."
mümin suresi 60
ilahi mesajını seslendirirdi....

ölüm döseginde dua....
dogarken dua.....
yagmurda karda dua....
güneş ay tutulurken dua....
seyahatte eve girerken dua...
secdede rukuda dua....

dua bir sesleniş Kadir-i Mutlak'a
her nefeste gaflet perdesini yırtıp,
anmaktır sevdigini dua......
anınca sah damarından daha
yakın bulmaktır Sahibini dua....

ve dua ...
huzurda kalma sarhoşlugu....
hala kul oldugunun şuuru...
kabul edilmenin gururu...
dua YÜCE AHLAKIN RUHU........

EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM...
Bismillahirrahmanirrahim.

Essalatü vesselamü aleyke ya Rasülellah.
Essalatü vesselamü aleyke ya habibellah
Essalatü vesselamü aleyke ya seyyide
evveline velahirin
velhamdülillahi Rabbil alemin.

YARABBİ RUHUMUZDAN AŞKINI....
KALBİMİZDEN RASÜLÜLLAH EFENDİMİZİN S.A.V.
SEVGİSİNİ SONSUZA KADAR ALMA....
VERDİGİN HİDAYETİ VE İMANI MUHAFAZA
ETME GÜCÜ VER BİZE....
SEVDİKLERİNİ SEVMEYİ..
SEVDİGİN KULLAR OLMAYİ BİZE NASİP ET...
MÜSLÜMAN OLARAK YAŞAT VE ÖLDÜR.
CENNETİNDE CEMALİNLE MÜŞERREF KIL.
VE HABİBİNE BİZLERİ KOMŞU EYLE...amin..

bi hurmeti Taha ve Yasin.
ve bihurmeti Seyyidil mürselin.
velhamdülillahi Rabbilalemin..
..


alıntı
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı ubudiyyet

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 43
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #82 : 18 Şubat 2007, 17:03:41 »
Allah razı olsun
color=red]Cehennemi kazanmak bu kadar zor iken neden siz zoru seçmekte direniyorsunuz???[/color]

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #83 : 20 Şubat 2007, 22:34:00 »


okuyor musun EFENDİM...
yazılarımızı.....
sana olan sevgilerin izharını...

haberdar mısın aşkınla yanan
yüreklerden...
samimi özlem çeken..
gönüllerden....

bir konu açtıK senin adına...
BİZLER SENİ GÖRMEDEN SEVDİK EFENDİM (S.A.V)...
aşıklar gelsin seni koklasın diye...
ve volkan gibi patlasın bazıları...
SEVDA fışkırsın gönüllerinden...

seninle konuşmaya...
seni koklamaya....
ellerinden tutmaya....
dizin dibine oturmaya...
ve seninle beraber ...
aglamaya...
bir konu açtıK EFENDİM.........

VE BUGÜN GÖRÜYORUM Kİ...
BİR AŞIĞIN GELMEDİĞİ GÜN YOK
GÜL KOKAN BU KONUYA...
BİR AŞIĞIN SEVGİSİNİ ANLATMADIĞI
GÜN YOK....
VE BİZ HER MESAJDA...
SANA SESLENİYORUZ...
BİZLERİ  AFFETTİN Mİ EFENDİM...! S.A.V

 



DİYEBİLSEYDİM KEŞKE EFENDİM

Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #84 : 23 Şubat 2007, 10:56:35 »
Seven, sevdiğine karşı gelir mi? Âşık diler de sanki, mâşuk dilemez mi vuslatı? Bir âşık ki, bir elime ay, bir elime de güneş verseniz, yine de dâvamdan dönücü değilim diyecek kadar bağlı... Öyle bir Âşık ki, nefsi için zerre kadar hiddetlenmediği halde, Allah'a ve O'nun hükmüne düşman olanlarla savaşacak kadar celâlli...

Bir yanda, çocuklarımızı öpmeyiz diyen bir bedevîye, “Allah, senin kalbinden merhameti söküp almışsa, ben ne yapabilirim?” diye soracak kadar yumuşak; diğer yanda, “Gözümün nûru Fâtıma! Sakın babana güvenip de sapmaya kalkma!

Hırsızlık yapmış olsan, senin de elini Allah'ın emriyle keserim!” diyecek kadar âdil...

Hira'da, Cebrâil ile ilk karşılaşmasının ardından, koşar adımlarla ve titreyerek Hatîce'nin sinesine sığınan ve “Beni örtün! Beni örtün!” nidâsıyla bir rahatlamaya ihtiyaç duyan da O...

Durulmuş ve sükûnete kavuşmuş gönlü ile Kâbe'de namaz kılarken, sırtından aşağı kilolarca işkembe boşaltan zavallıya, hiçbir tepki vermeden, secdesini uzatan da...

Sen, Rabbimin Habîbi!

Sen, Rahmet Peygamberi!

Sen, hürmetine güllerin ve dikenin yaratıldığı güzel!

Sen, gönlü buruk yetim!

Sen, masum ve öksüz!

Sen, gittiği her yere bereket götüren!

Sen, altı ciğer pâresini de yitirdiği halde, yine de Allah! diyecek kadar râzı!

Sen, gönlünün gülü Hatice'yi, ömrü boyunca unutmayacak kadar hayırlı!

Sen, Zeyd'in ana- babasına tercih edeceği kadar merhametli!

Sen, Ebû-Bekir'in gönlündeki güzel!

Sen, Ömerin kılıcını gül ile parçalayan...

Sen, gidişiyle Fâtımâ'nın yüreğini dağlayan!

Sen, ilk zamanların şaşkınlığını ve ağırlığını atlattıktan sonra, alabildiğine hafiflemiş ve inanmış bir gönülle, Allah için her zorluğa katlanan yüce insan!


SENİ ÇOK ÖZLEDİK EFENDİM (S.A.V)

ANAM BABAM SANA FEDA OLSUN
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #85 : 24 Şubat 2007, 20:15:05 »


Kokuna hasret güller gördüm; bahçelerde, bağlarda...
Bilmezdim Senin aşkından kor kor yanan yürekler varmış
garipler kervanında.
Hangisine yaklaşsam dillerde Sen, bakışlarda Sen.
Kendi adını dahi hatırlayamayanların kervanı bu: Adı Sen!..
 Ey Nebi! Sana bakanların penceresinden ayırma beni
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #86 : 10 Mart 2007, 23:49:47 »



Sen, Sen ki bize tüm kırgınlıkların ve düşmanlıkların kol gezdiği bir millete inat kardeşlerim diye hitap ettin sevgili, biz ise senin kardeşliğine layık olamasak ta seviyoruz seni.
Seviyoruz bir gül gibi , seviyoruz senin bizi sevdiğin gibi;
Hiraya çıkar gibi seviyoruz, Uhud;da savaşır gibi seviyoruz seni ey sevgili , seni görmeden seviyoruz, sen dememiş miydin ki öyle bir nesil gelecek ki o nesil kardeşlerim dir.
Onlar beni görmeden sevecek. Seviyoruz görmeden vuslatını seviyoruz özleminde yanıp tutuşurken. Kainatta bir gül tanıdık sevgili bir gül solmayan ebedi kalan. Biz o gülün aşkına tutulmuşuz.
Yanar da yüreciğimiz aşkınla tutuşur elbet. Vuslat dayanılmaz olur bir gün sevgili vuslat dayanılmaz sevgini sevgisizlik şehrinde barındırırız biz avuçlarımızda kor ateşler tutar gibi.
Yıkıntılar arasından senin sevgini yudumlarız şehadet şerbeti gibi...
Ey sevgili sevdamızın aşkına acı bize acı bize ve şefaatinden mahrum etme bizi etme ki bizler senin ümmetiniz...
Doğar doğmaz secdeye gidip ümmeti ümmeti dediğin ve ömrün boyunca gecelerce ümmetim ümmetim diye Mevla;ya yakardığın ümmetiniz..
Cennet kapıları açılıp gir ya Muhammet denildiğinde giremem ben taki ümmetim gelmezse, ümmetim yanımda olmazsa dediğin ümmetiniz..
Bütün insanların birbirinden kaçıştığı o günde kızım Fatıma Oğlum İbrahim sana feda olsun illa ümmeti, illa ümmeti dediğin o bi-çare ümmetiniz...
Seviyoruz seni sevgili, hicret eder gibi seviyoruz, biz seni Sümeyyeler gibi sevemesekte, Bilaller gibi göğsümüzde taşlar yeşertemesekte seviyoruz seni sevgili.
Uhudda sana ok isabet etmesin diye önünde duvar olan sahaben gibi olamasakta..
Seni onlar gibi sevemesekte aynı sevdayla seni sevdik, aynı sevdayla güllere senin kokunu verdiği için hayran olduk, aynı sevdayla güllere bakınca kendimizden geçtik..
Hep aynı sevdayla yaşadık sevgili, seni göremesekte gül efendim seni görme umuduyla yaşadık, hep içimizdeydin sen sevgili, hiç çıkmadın ki bu sevda hiç yüreklerimizden çıkmadı onun içindir ki
güle senin kokun verildiği için aşık olduk;
Sevginin uğramadığı düşler ülkemizde seviyoruz seni, karanlıklarda aydınlığını görerek seviyoruz.
Seviyoruz sevgili bizler seni göremedik Ey Sevgili senin sünnetini bildik ve senin sünnetinde bulduk seni sevgili, güllerde bulduk, bize bıraktıklarında bulduk seni ve senin o yüce sevdanı;
Seviyoruz seni sevgili, senin bizi sevdiğin gibi, Allah;ın rasulü olduğun halde gecelerce Ağlayıp secdelerden kalkmadığın ümmetim diye gözyaşı akıttığın sevdayla seviyoruz seni Sevgili..
Ey sevgili bizler aşk limanında yitiğini arayan sevdalılar gibi seviyoruz seni, seviyoruz düşler ülkesinin çıkmaz sokaklarında avuçlarımızdaki yüreklerimizle ve düşlerimizi bir zümrüdü ankanın kanatlarına veriyoruz...
Ötelerdeki sevgiliye ulaştırması için
ey sevgili, ey güzeller güzeli, ey gül efendim..
Selam olsun sana,
Selam olsun geceye ve aya,
Selam olsun gecenin karanlığına,
Selam olsun geceyi kuşatana,
Selam olsun ömrünce ümmetim ümmetim diye gözyaşı akıtan Rasüle;
Ey sevgili, biz seni seviyoruz ve hep seveceğiz, taki bu dünyadan göç müjdesi gelene kadar.
Gelene kadar o kutlu müjde sevdalı gözlerle bakacağız her gül görüşümüzde, o sevdayla bekleyeceğiz o günü Sevgili; Yolculuk sürecek sevgili... Nefes alıp verdiğimiz sürece, söyleyecek sözümüz hep olacak..
Ey sevgili, biz seni Leylası için dağları aşan Mecnun gibi sevemesekte, sevemesekte Ferhat gibi delemesekte dağları Ey sevgili , biz seni aşk ile sevdik, bildik ki aşk sendedir.
Biz güllere aşık olduk sen yokken. Biliyorduk ki gül senden almıştı kokusunu ve senin vuslatını senin kokunu güllerde bulduk sevgili. Biz gülü gül diye sevmedik sevgili.
Biz gülde bulduk senin aşkını vuslatını, kokunu güllere verene şükrettik ve gülü sevdik sevgili.
Bizler düşler ülkesinden sesleniyoruz sana sevgili, düşler ülkesinin çıkmaz sokaklarından sesleniyoruz ve sevgini yeşertiyoruz bu sokaklarda... Sensiz Senin sevdanla;
Seviyoruz seni sevgili, derbeder yüreklerimizle seviyoruz. Bi-çare olmuş yüreklerle seviyoruz. Çölleşmiş kalplerimizle seviyoruz seni sevgili. Yeşertemediğimiz sevdamızla, sevdanla seviyoruz..
Seviyoruz seni ey sevgili, bülbülün gülü sevdiği gibi... Bizde senin bülbülün olmak istiyoruz sevgili ebedi aşkı bulmak için...
Seviyoruz seni ey sevgili, yıpranmış vakitlerde yıpranmayan tek gül olduğun için...
Seviyoruz seni ey sevgili, seviyoruz seni...


Seviyoruz seni ey sevgili, çöl sıcağındaki bir kevser şelalesi gibi...
Seviyoruz seni ey sevgili, göz yaşlarımızla suladığımız güllerle seviyoruz seni...
Seviyoruz seni ey sevgili, sana aşık sana meftun olan aciz yüreklerimizle seviyoruz...
Seviyoruz seni ey sevgili...

Seviyoruz seni ey sevgili, seni gündüzleri ruhumuzu aydınlatan güneş gibi, geceleri yolumuzu bulduran ay gibi seviyoruz... Seni kainatı yaratan Allah için seviyoruz... Duy bizi ey sevgili, duy bizi, duy bizi...
Ey sevgili, bizler dudaklarımız da senin sevdanı terennüm ediyoruz. Vuslatını haykırıyoruz on sekiz bin aleme...
Ey sevgili, kabul et bu mektubumuzu ve şefaat et bize biz aciz ümmetine sevgine muhtaç olan ümmetine acı ve şefaat et ey sevgili... Ey sevgili, sanadır salavatlarımız
Şefaat et ey sevgili şefaat et , şefaat et bizlere...
Ey sevgili, biz seni Musab gibi sevemesek te , biz seni Filistin gibi sevdik, sabra gibi Şatilla gibi sevdik. Kudüs gibi sevdalandık sana bağrımızda ateş yaktık kor olduk sevgili...
Ey sevgili , biz seni ölümü sevdiğimiz gibi sevdik, ölümü sevdik çünkü biliyoruz ki vuslatımızı ölümle dindireceğiz... Sana ve Sahibimize olan özlemimiz, içimizdeki özlemimiz o dem dinecek
Hep dudaklarımız şu dizeleri tekrarladı durdu sevgili. Ölüm yad edilmeye değer bil gül derdik. Öyle bir gül ki kokladığımızda sevgiliyi bulduran ve koklayanı o sevdaya doğru uçuran, sevgiliye ulaştıran.
Biz ölümü sevmiştik bu dizelerde bu sözlerde...
Ey sevgili, biz senin yanında asrı saadet dönemini yaşayamasak ta yaşar gibi sevdik seni ve seni seveni, senin sevdiğini, senin sevdanı Ya RasülAllah;
Selam olsun sana Ey Kainatın Gül Efendisi, Sana Senin Sevdanla yaşatamasak ta senin o yüce sevdan içimizde olarak bizi beklediğin
Kevser ırmağının başında senin sevdana yaraşır bir şekilde ummanı bekada buluşmak umuduyla;
Seviyoruz seni ey sevgili tüm kalbimizle ve tüm zerreciklerimizle;


Rabbim inşAllah bizede böyle sevgi böyle bağlılık nasip eder inşAllah cümlemize nasip olur
Allah (cc) bizide sevdiği kullardan olmayı nasip etsin
Allah (cc) cümlemizi sonsuz bi saflık nasip etsin...




Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #87 : 11 Mart 2007, 13:11:43 »
AMİN...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #88 : 18 Mart 2007, 22:17:06 »


Ey; gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan
nebi!.

Ey; Yaradan'ın en guzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın..
alemleri yaratmazdım!." dedigi!. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!.

Ey; insanoğlunun ufku -en güzel insan.. Allah'ın sevgilisi, kainatın
gozbebeği!.

Ey; rahmeten li'l-alemin!.

Senden şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem.. şefaat eder
misin?.

Ey; kupkuru çölleri cennete ceviren gül!.

Ey; gönlünden gül dökülen resul!.

Küçak kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa
başsağlığı dileyen.. gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen
resul!.

Benim de gözümün yaşını siler misin?.

Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce
kuş uctu, bin'i de öldü desem.. bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder
misin?.


Ey; Islam'ın peygamberi!. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin.. en
guzel çiçeği!. Ama mahzun, ama kederli...

Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla
gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!.

Gözlerimi yumsam, ve; hulyana dalsam.. o gül kokulu gülüşün ile, benim
de gözlerimin içine güler misin?.

Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,
tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. işte onun, işte onun hatrına!.

Ey; gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!.

Ey; gönlümün sultanı efendim!. Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim...

Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?. desem..
bulundugun yerden, yureğime bir damla su serper misin?.

Seni sevsem!. Cok, cok sevsem!. Öyle cok sevsem ki; sen koksa özüm,
yüreğim.. sen koksa nazım, edam.. gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan !

Ali'n, Fatıma'n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam.. sen
de; beni, onları sevdiğin gibi sever misin?.

Ey; bize bizden daha ziyade merhamet eden!. "Ümmetim, ümmetim!."
diyerek, üstümüze titreyen!.

Ey; en ziyade muhtacımız, en cok isteyenimiz!. Bizi, Hak'tan
dileyenimiz!.

Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!. Sen, senden isteyeni geri
çevirmezsin!.

Senden, senin rahmetini dilesem.. ey; alemlere rahmet olsun diye
gönderilen, banada rahmet eder misin?

Ey; Rahim!. Ve.. ey; Kerim!.
Asr-ı saadet'ten değilim!. Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin
hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi
değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!.

Lakin; ben, senin.. "Kardeşlerim!." dediğindenim!. Ve; sana ve
sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin; daha hala sevgili Veysel Karani'nin tırnağının ucu misali bile değilim, desem.. bana da
hırkandan gonderir misin?.

Doğduğun günün, gecenin hürmetine.. bu gün ve gece; yüreğime, bir nur
olup düşer misin?.

Sevgili Peygamberim!. Rabbim; sana ve, senin al ve ashabına..
ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları
sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin; amin
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Çevrimdışı chechen

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1194
Bizler Seni Görmeden Sevdik Efendim (S.A.V)
« Yanıtla #89 : 21 Mart 2007, 22:33:27 »
Ey sevgili;


Ben mi sana seni çok sevdiğimi diyeceğim bu halimle,
Senin ümmetinmi diyeceğim bu kirli dudaklarımla ?

Sana gelmek istediğimi mi söyleyeceğim?

Kapına geldiğimde, nasıl huzuruna varacağım bu bedenle.
utanırım hemde çok.

Ben sana layık bir ümmetim diyemem. Sığıntı olurum gerekirse, Herkesin arkasından bakarım , sen ordasın bilirim. Saklanırım herkesin arkasına. Beni görme bana nazar eyleme diye. çünkü bilirim ki gözün gözüme değdiğinde YANARIM.

sadece sana uzaktan bakarım . sadece seyrederim gül yüzünü. Ama kimbilir belki merhametin beni de sarar. Belki sende ümmetimdensin dersin ne kadar GÜNAHKAR olsamda. Bakabilirmiyim acaba o zaman yüzüne. Gözlerine...

Ama ben razıyım senin ayağının bastığı yerlere yüzümü sürmeye, senin kokunu çekmeye içime buram buram. Burası oturduğun yer işte, burası namaz kıldığın yer. Burası yediğin, burası içtiğin yer. Gözyaşlarımla temizlerim her yeri. Affedermisin o zaman beni?

Ümmetliğe kabul edermisin ?


sen ki Mevlanın sevgilisi , benki utanmaz bir kul. Sanki yaradılmaya sebeb, benki yaradılan sıradan bir mahluk.

Ne olur beni de kabul et , çağır. Koşa koşa geleyim sana. utangaç utangaç dolasayım etrafta.

Ne olur çağır beni de geleyim. layık olamasam da , hakkım olmasa da SENİ ÇOK SEVİYORUM

Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)