Gönderen Konu: Böyle Bir "Ama Ne Yapayım" Duymadınız!  (Okunma sayısı 721 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9220
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Böyle Bir "Ama Ne Yapayım" Duymadınız!
« : 15 Aralık 2014, 11:51:00 »

Böyle Bir "Ama Ne Yapayım" Duymadınız!



Sarıkamış’ta yaşananlar (22 Aralık-15 Ocak 1915 günleri) savaş tarihi, insanlık tarihi, ihanet tarihi ve ahlak tarihine ibret vesikası olarak kayıtlandı. Toplumumuzun hafızasındaki bu kayıtları aile büyüklerinden dinleyenler Miralay Hakkı Beyin ismini bir şekilde duymuşlardır.

Sarıkamış faciası sonrası paşa yapılan ve Hakkı Bey faciadan bir ay sonra tifodan vefat ettiğinde 36 yaşındadır. Sarıkamış’ta yaşanacakların belki de başlangıcı olan Kafkas Cephesi açıldığı sırada ise Genelkurmay İkinci Başkanıdır. Bir adım daha geriye giderek Birinci Dünya Savaşını onun ağzından dinlediğimizde ise çok daha enteresan bir tablo ile karşılaşıyoruz.

Sarıkamış faciasının müsebbiplerinden birisi olarak bilinen Miralay (Albay) Hakkı Bey hatıralarında Birinci Dünya Savaşına nasıl girdiğimizi öyle bir dille anlatıyor ki ne bir ordu komutanından ne de bir erden duyulabilecek sözler. Kasım 1914 tarihli günlüğü şöyledir (diline ve üslubuna dokunulmamıştır) ;

Ama ne yapayım!

“Maatteessüf sabah, donanmamızın düşman donanmasıyla harbe tutuştuğu haberi geldi ve hemen Alman erkân-ı Harbiyesi ile temas edildi. Mezkûr Erkân-ı Harbiye’nin bizden şunları istediğini anladık;

-Hemen, Karadeniz’e hareket.

-Mısır istikametinde mümkün mertebe çabuk ilerlemek,

-Cihad-ı mukaddes ilan etmek..

Ben bunların üçünü de saçma addediyorum fakat ne yapayım? Mademki müttefik? Dik Alman kafasına laf anlatmak da kabil değil. Bir kere de harp başlamış! Artık olacak!”.


Dikkat ediyor musunuz, “Ben bunların üçünü de saçma buluyorum.” diyen herhangi birisi değil Genelkurmay İkinci Başkanı. “Saçma bulunan şeylerden” birisi Karadeniz’e hareket. Ve hareket ediliyor. Bir diğeri cihad-ı mukaddes ilan etmek. Bu da yapılıyor. “Ama ne yapayım!” diyor ordunun iki numaralı “yetkilisi”…

“Ama ne yapayım” diye boyun büken bu İttihatçılar 10 sene önce dönemin hükümdarı Sultan İkinci Abdulhamid’e efeleniyorlardı. Rumeli’de devlete karşı “fedailik” yapıyorlardı. Bulgar komitacılarıyla, Ermenilerle işbirliği yapıyorlardı.

Devrin İttihatçılar kendi devletine karşı “kahramandır”, kanının son damlasına kadar mücadele eder. Mason localarından destek alır, İngilizlerden yardım görür. Sultan İkinci Abdulhamid’i devirmek için bütün “kahramanlıklarını” gösteren “meşrutiyet yiğidi” olan İttihatçılar Almanlar karşısında süklüm püklüm büklüm olmuşlardır.

Sahte kahramanların sürpriz olmayan sonları ve sonuçları

Ve İttihatçıların yönetimindeki Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşına girmiştir. Devlet har vurulup harman savrulmuştur. Savaşın sonunda da İttihatçı ekip hesap vermeden yurt dışına kaçmışlardır. Bir avuç toprağa Türk milleti mahkûm edilmiştir.


Haber Merkezi | 01 Aralık 2014 | http://insanvehayat.com/boyle-bir-ama-ne-yapayim-duymadiniz/