Gönderen Konu: Bu yemeği tuzlasak da mı kaşıklasak?  (Okunma sayısı 2139 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7473
Bu yemeği tuzlasak da mı kaşıklasak?
« : 23 Nisan 2011, 20:38:18 »

 Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği günlük tuz tüketim miktarı en fazla 6 gram. Sağlık Bakanlığı'nın çabalarına rağmen Türkiye'de günlük tuz tüketim ortalaması 11 gramı gösteriyor. Son zamanlarda popüler olan pahalı tuz çeşitleri de kafamızı karıştırıyor. İthal edilen Himalaya tuzu ile deniz ve kaya tuzlarını kullanarak sağlıklı kalmaya çalışanlar da bir hayli çok.

Büyük bir iştahla sofraya oturup daha yemeğin tadına bakmadan tuzluğa sarılma hadisesi çoğumuza yabancı gelmiyor. Hatta 'Tuzsuz yemeğin tadı mı olur!' demek de. Tuzun sofralarımızdaki yeri başköşe olunca tartışmalar da bitmiyor. Geçtiğimiz yıl haziran ayında Sağlık Bakanlığı, "tuz tüketiminin azaltılması stratejisi" ile tuza savaş açmıştı. Programa göre, Türkiye'deki ekmek, geleneksel ve işlenmiş gıdalardaki tuz içerikleri belirlendi. Restoranlardaki tuzluklar kaldırılıp, yerine küçük poşette iyotlu tuz konuldu. Menüler incelendi, tuz oranı kademeli olarak düşürüldü. Projeyle, 2015 yılına doğru yol haritasının belirlenmesi planlanıyordu ancak görünen o ki, tuzdan vazgeçemiyoruz. Beslenme uzmanlarına göre, tuzun hiç tüketilmemesi ya da aşırı tüketilmesi sağlığımızı tehdit ediyor ve çeşitli hastalıklara kapı aralıyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Seçil Kenar, hiç tuz alınmamasının sakıncalı olduğunu ifade ediyor. Vücudumuzda 'asit-baz dengesi' diye bildiğimiz elektrolit dengesi var. Sodyum, potasyum başta olmak üzere birçok elektrolit bunun için gerekli. Hücrelerin görevlerini devam ettirmesi, tansiyonun normal sınırlarda kalması, vücudun tuz-su dengesinin sağlanması için gün içinde mutlaka tuz kullanılmalı.

Tuzu bırak, baharat kullan

'Tuz faydalı' dedik demesine ancak günlük ihtiyacımız olan 6 gramdan fazlası hastalıklara davetiye çıkarıyor. Beslenme uzmanları, sebze ve meyvelerden, ekmekten, yemeğe eklediğimiz salçadaki tuzdan bile yeterli miktarı aldığımızı belirtiyor. Aşırı tüketilen tuzun pek çok zararı var. Özellikle 30'lu yaşlardan sonra tuz, suyu doğrudan damar içinde tutup hem hiper tansiyona hem de damar dışına sıvı kaçışına yani 'ödem'e sebep oluyor. Böbrek yükü artıyor. Böbreğin yorulunca işlevsiz hale geliyor. Kalp damar sağlığı bozuluyor. Su tutmayla beraber kilo fazlalığı obezite riskini artırıyor. Ayrıca aşırı tuz, mide kanseri nedenleri arasında sıralanıyor.

Tuzun azaltılması, ödemin ilk tedavilerinden biri. Sodyum oranı düşürülmüş olanları ya da diyet tuzlarını kullanmak gerekiyor. Beslenme ve diyet uzmanı Gizem Tutar, bu sorunlarla karşılaşmamak için tuz yerine kekik, kimyon, karabiber, pul biber gibi baharatları kullanmayı öneriyor. Turşu, zeytin, peynir gibi salamura besinleri ise mümkün olduğu kadar suda bekletip tuzunu alarak yemek en doğrusu.

***

Himalaya tuzu mu, iyotlu tuz mu?

Yemeklerimizde hangi tuzu kullanacağımızı da şaşırdık. Himalaya, kaya ve deniz tuzuna dünya kadar para verip sağlıklı kalmaya çalışanlar bir hayli fazla. Uzmanlar, "Bunlar işlenmemiş olduğu için zararlı değil." diyor ancak kullanmayı önermiyorlar. Seçil Kenar'a göre vücudumuzun az miktarda iyotlu tuza ihtiyacı var. İyot, büyüme ve gelişme için gerekli. İnsan vücudunda çok az miktarda bulunduğundan yediğimiz besinler ve suyla alınıyor. Vücudumuzdaki iyodun büyük bir kısmı tiroit hormonlarının yapımında kullanılıyor. Tiroit bezi, tiroit hormonlarını üretiyor. Bu hormonlar, vücudun büyümesi, zihin gelişimiyle birlikte vücut ısısının ve enerjisinin oluşmasının devamlılığını sağlıyor.

Gizem Tutar da ihtiyacımız olanın iyotlu tuz olduğunu söylüyor. İyotlu tuz kullanırken dikkat etmemiz gereken birkaç ayrıntı var. İyot minerali ışığa ve ısıya karşı duyarlı. Bu nedenle yemeklere piştikten sonra ilave edilmeli. Ayrıca, iyotlu tuz karanlık, nemsiz bir ortamda ve ışığı geçirmeyen bir kapta saklanmalı. Tutar, Haşimato (tiroit hastalığı) hastalarına iyotsuz sofra tuzunu, hipertansiyon hastalarına ise düşük sodyumlu tuz kullanmalarını öneriyor.

***

İyotlu tuza çocukların ihtiyacı var

Prof. Dr. Mete Düren (İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı): Türkiye, iyot eksikliği olan ülkelerden biri. Bu nedenle 2000'den beri sofra tuzlarına iyot ekleniyor. Yeterli iyodu alabilmek için iyotlu tuzla besleniyoruz. Çocuklar, iyot eksikliği yaşamayacağı için bir süre sonra tiroit eksikliğine bağlı guatr hastalığının ortadan kalkacak olması iyi bir haber. Ancak anne ve babalar çocukluk çağını iyot almadan geçirip bu dönemde yoğun iyot aldığı için, tiroitlerinde iltihaplanma problemi var. Bu durum, tiroit kanserine zemin oluşturuyor. İltihaplı bir tiroitten kanser çıkma riski daha fazla. Tabii bu, iyotlu tuz kanser yapıyor demek değil. Yetişkinlere önerimiz: Yemeklerinizi iyotlu tuz eklemeden pişirin. Fazla iyot almayın çünkü alışkın değilsiniz. Küçük çocuklarınız iyotla büyüsünler. Tuzsuz pişirdiğiniz yemeklerinize onlar için sonradan tuz ekleyin.

zaman

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Bu yemeği tuzlasak da mı kaşıklasak?
« Yanıtla #1 : 26 Ağustos 2014, 21:45:03 »

Aşırı tuz tüketimi ölüme götürüyor
[/color]Dünyada her yıl 1,65 milyon kişinin aşırı tuz tüketiminden öldüğü ortaya çıktı.[/size][/color]
Amerikalı ve İngiliz bilim insanlarının araştırması, aşırı tuz tüketiminin tansiyonu yükselttiği, kalp-damar hastalıklarından erken ölüm riskini artırdığı ve her yıl bu nedenle 1,65 milyon kişinin ölümüne yol açtığını gösterdi.Bilim adamları, 66 ülkede yetişkinlerin beslenme alışkanlıklarının ve kalp hastalıkları riskinin incelendiği araştırmaların sonuçlarını değerlendirdi.Bu ülkelerde günde ortalama 3,95 gram tuz tüketildiği sonucuna varan bilim adamları, Sahraaltı Afrikasında tüketim günde 2,18 gram iken Orta Asya'da 5,51 grama kadar çıktığını gördü.Araştırmada, aşırı tuz tüketimine bağlı nedenlerden erkeklerin yüzde 61,9'unun, kadınların ise yüzde 38,1'inin yaşamını yitirdiği belirtildi.Ölümlerden yüzde 9,5'inin kalp-damar hastalıklarından, yüzde 84,3'ünün düşük ya da orta gelirli ülkelerde olduğu vurgulandı. Bilim adamları, ölümlerden yüzde 40,4'ünün 70 yaşın altındakilerde yani erken olduğuna dikkati çekti.Tuz tüketiminin azaltılmasının kalp-damar hastalıkları riskini düşürdüğü belirlenemese de bilim adamları, aşırı tuzun hastalık riskini artırdığının ortaya çıktığına, bilgilendirme programları ve alınacak önlemlerin önemine işaret etti.Dünya Sağlık Örgütü, günde en fazla 2 gram tuz tüketilmesi önerisinde bulunuyor.Araştırmanın sonuçları "New England Journal of Medicine" dergisinde yayımlandı.
 trthaber.com
[/color][/size][/font]