Gönderen Konu: Cezayir Keçiova Camii  (Okunma sayısı 1289 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9211
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Cezayir Keçiova Camii
« : 13 Haziran 2014, 15:30:23 »

Keçiova Camii


Geçmişinde dış aktörlerin önemli etkiye sahip olduğu ve tarihinde bolca gel gitlerin yaşandığı bir Mağrip ülkesi olan Cezayir, tarihinin sırtına yüklediği külfetleri bir kenara bırakarak yeniden var olmanın hayallerini kuruyor.

Son olarak 1990′lardaki iç savaş Cezayirlileri önemli ölçüde içe kapanık olmaya itmiş. Ancak çatışmaların sonlanması ve istikrarın sağlanması ile Cezayir bir taraftan tarihin üzerine bindirdiği o ağır yükten kurtulmaya çalışırken bir taraftan da silkelenerek yeni bir başlangıç yapmayı hedeflemektedir. Bölgesindeki diğer ülkelere kıyasla tarihi mirasına sahip çıkamamış gözükse de, Cezayir’in ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin miraslarını bünyesinde barındırdığı, ülkeye yapılacak kısa bir gezide kolayca anlaşılabiliyor. Özellikle Osmanlı döneminin izleri halen birçok eserin adında, kentlerin mimari yapılarında ve toplumsal hafızada capcanlı yaşıyor. ibrahim Bey ve Murat Reis gibi cadde ve sokak isimlerinin yanında Mustafa Paşa Hastanesi ve Sirkeci Hapishanesi gibi mekan isimleri bunun açık göstergeleridir.

Cezayir’de Osmanlı’nın izleri

Cezayir’deki tarihsel dokuyu anlamak adına bir eser var ki geçirdiği dönüşümlerle bir anlamda ülkenin de tarihini anlatıyor. Keçiova Camisi, Fransız egemenlikleri sırasında bambaşka amaçlar için kullanılmış, günümüzde ise ibadethaneye çevrilmiş kendine has mimarisiyle başkentin en göze çarpan yapılarındandır. Keçiova Cami, Barbaros Hayrettin Paşa’nın şehre gelişinin ardından Osmanlı mimarisinin ilmek ilmek işlendiği ve bu sayede şehrin cazibe merkezi olan Kasbah (kasaba-suriçi) mahallesinde yer almaktadır. Cezayir’in Osmanlı dönemindeki tarihi dokusunu koruması bakımından hem cami hem de Kasbah Mahallesi 1992 yılından bu yana UNESCO Kültür Mirası listesinde yer almaktadır. Keçiova Camii’nin küçük bir mescitten bugünkü ihtişamlı haline dönüşümü süreci bu yapıyı bir yaşanmışlıklar abidesi haline getirmektedir.

Keçiova Camii

Kaynaklarda ilk kez 1209 yılında inşa edildiği bildirilen mescidin adını yakınlarındaki keçi pazarından aldığı rivayet edilmektedir. izleyen dönemde önce Rebai aşireti tarafından 1436 yılında, daha sonra da 1612-13 yıllarında restore edilen mescit, 1792 yılında Hasan Paşa tarafından genişletilmiş ve büyük oranda bugünkü halini almıştır. Şehrin o dönemdeki yapısı göz önünde bulundurulduğunda caminin eski Cezayir’in tam merkezinde ve şehre giriş çıkışların en yoğun yaşandığı beş ana caddenin kesiştiği noktada yer aldığı tahmin edilmektedir. Cami civarındaki diğer saray, malikane, ibadethane ve yaşam alanlarıyla birlikte sosyal ve finansal anlamda kentin en
işlek bölümündeki varlığını 19. yüzyıldaki Fransız işgaline kadar sürdürmüştür.

1830 yılında Fransızların Cezayir’i işgal edişinin ardından sömürge yönetimi sistematik bir biçimde ülkedeki kültürel dokuyu yıpratma siyaseti yürütmüştür. Akdeniz kıyısındaki başkent Cezayir’in sahil kesimindeki tarihi yapılar büyük oranda yıkılarak Fransız sömürge yönetimince Fransız mimarisi ile yeniden inşa edilmiştir. Bu siyasetten nasibini alan önemli eserlerden birisi ise Keçiova Cami olmuştur. Camii işgalin hemen ardından Aziz Philip Katedrali’ne dönüştürülerek kilise haline getirilmiştir. Caminin mağribi tarzda inşa edilmiş minaresi 1844 yılında yıkılarak ön cephesinde iki kule yapılmıştır. 1940 yılında ise caminin ön tarafının üst kısmına büyükçe bir haç yerleştirilerek Cezayirlilerin milli onurlarına bir darbe daha indirilmiştir.

Caminin sömürge yıllarında dramı

Fransızların Cezayir’de sürdürdükleri sömürge siyaseti özellikle yerel halkın büyük tepkisini çekmiştir. Avrupa’dan getirilen ve yerel halktan çok daha fazla haklara sahip olan nüfus karşısındaki acziyet Cezayirlileri her anlamda yaralamaktaydı. iş hayatından tarıma, eğitimden kültüre olmak üzere her alanda Cezayirliler dezavantajlı pozisyonda idiler. Fransızların sömürge politikalarının öne çıkan bir ayağı da mimariydi. Bunun önemli bir tezahürü başkentin en yüksek tepelerinden birinde 1872′de inşa edilen Notre Dame d’Afrique kilisesidir. Fransa’nın güneyinde yer alan Marsilya şehrinin tam karşısına gelecek şekilde inşa edilmiştir. Yine farklı birçok şehirde Fransız mimarisinde yapılaşmaya gidilirken, yüzlerce kilise inşa edilmiştir. Buna karşın Cezayirli Müslümanların mukaddes mekanları ve ibadethaneleri bakımsızlık içerisinde kalmıştır.

20. yüzyılın ortalarında Fransız sömürge yönetiminin ağırlaşan baskıları ve ayrımcı politikaları nedeniyle Cezayirliler arasında bağımsızlık hareketi baş göstermeye başlamıştır. Bu hareketin girişimiyle başlayan bağımsızlık mücadelesinde kimi kaynaklara göre Fransızlar iki milyona yakın Cezayirliyi katletmiştir. Faturası ağır olan bu özgürlük mücadelesinin ardından Cezayir bağımsızlığını kazanmıştır.

Tekrar camiye döndürüldü

1962′de kazanılan bağımsızlığın ardından alınan ilk kararlardan bir tanesi Keçiova Camii’nin tekrar namazgaha çevrilmesi olmuştur. Her ne kadar sembolik bir düzenleme olarak görülebilecekse de bu Cezayirliler için büyük bir anlam ifade etmekteydi. Fransız sömürge yönetiminin aşağılayıcı metotlarının en göze çarpanı olan Keçiova’nın kiliseye dönüştürülmesi Cezayirlilerin ulusal onurlarını da ciddi anlamda yaralamıştı. Bu yüzden 130 yıl boyunca Aziz Philip kilisesi olarak kullanılan yapının bu kimliğinden sıyrılarak asıl amacına uygun bir hale dönüştürülmesi Cezayirliler için bağımsızlık sonrası ayrı bir anlam ifade etmiştir.
Hem Keçiova Camii hem de Kasbah mahallesi günümüzde o ihtişamlı dönemlerindeki günlerinden uzak bir izlenim verse de, Cezayir’in Osmanlı geçmişini hissedebilmek için gidilebilecek ilk adresler olarak karşımıza çıkıyor. Bu coğrafya için ortak bir kültürel miras kabul edilebilecek bu mekanlara sahip çıkılması gelecek nesillerin kimliklerinin geçmişten hakkaniyetli bir biçimde beslenmesi anlamında en önemli unsurlardan bir tanesidir. Türk işbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TIKA) Keçiova Camii’nin restorasyonu çalışmalarını yürütmek amacıyla Cezayirli yetkililere teklif götürmüş ve bu tarihi yapıyı baştan aşağı yenileme konusunda teminat vermiştir. Keçiova Camii’nin eski ihtişamlı günlerine dönmesi için çalışmalar bütün hızıyla devam etmektedir.

Kaynaklar:

1- Cezayir’de Keçiova Camisi’nin Restorasyonu’na Yönelik Protokol imzalandı, TİKA Web Sitesi, 28 Eylül 2013. Fransa’nın kötü Tarihi, Sömürgecilik ve Cezayir, Milliyet Blog, 11 Ocak 2012.
2- The Magnificent Ketchaoua Mosque in Algiers, http://www.algeria.com/blog/the-magnificent-ketchaoua-mosque-in-algiers
3- UNESCO World Heritage List: Algeria, http://whc.unesco.org/en/statesparties/dz


İsmail Numan TELCİ | 03 Haziran 2014 | http://insanvehayat.com/keciova-camii/