Çocuğumuza Sağlıklı Sınırlar Belirlemeliyiz

Başlatan İsra, 20 Nisan 2008, 03:49:37

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Düşünen, doğruyu gördüğü yerde sahip çıkan, coşkulu, fakat saygılı çocuklar yetiştirmeye çalışmak çok önemlidir.

Birinci vazifeniz

Düşünen, doğruyu gördüğü yerde sahip çıkan, coşkulu, fakat saygılı çocuklar yetiştirmeye çalışmak çok önemlidir. Çocuğa yaklaşımlarınızda, her şeyde sizin görüşlerinize katılan bir uydu değil, düşünerek kendi başına bağımsız hareket edebilen güçlü bir şahsiyet olması ve bunun için cesaret vermeniz gerektiğini unutmamalısınız. Çocuklarınızı bu şekilde düzgün yetiştirmek birinci vazifeniz olmalıdır.

İşte bu önemli ve kutsal vazifeyi en iyi şekilde yerine getirmek için, bazı tekniklere ihtiyaç duyulabilir. Bunların başında da çocuğa sağlıklı sınırları öğretmek gelir.

Sınırların oluşturulması daha ilk çocukluk döneminde, neyin çocuğun bir parçası, neyin de parçası olmadığının ayrılmasıyla başlar. Sağlıklı sınırlar, bir insanın kişiliği için çok önemlidir. Maalesef yeni yürümeye başladıkları dönemlerdeki eğitimin bir sonucu olarak, birçok çocuk, hala kendi sınırlarının nerede bittiğini ve dünyanın geri kalanının sınırlarının nereden başladığını öğrenmemişlerdir. Onların arzu ve istekleri, kendilerine ait olan şeyler ve başkalarını ait olan şeyler arasındaki farkı bulanıklaştırır.

Sınırları tanımlamalıyız

Sağlıklı sınırların farkına varılmasında ve oluşturulmasında daha çok yardıma ihtiyacı olan çocuğunuza sorulabilecek sorular vardır. Bu sorular ile ilgilenmek fiziksel sınırlara karşı duyarlılıklarını arttırmak noktasında onlara katkıda bulunacaktır.

Onlara izinsiz başkalarının eşyalarını almak konusunda sorular sorun. Çocuklar bunu eşyalarını almış olmanın arkadaşlarını kızdırmadığı yönünde cevap verebilir. Daha sonra ona, başkalarına ait olan ceplerindeki para veya değerli eşyalar gibi şeyleri “alabilir misin?” diye sorun. Bu soru çocukların düşünmek ve tepki göstermek için duraksamalarını sağlayacaktır.

Kendilerini nasıl hissettikleri. Çocuklara eşyalarına izinsiz dokunulduğu için sinirlenenlerin olup olmadığını sorun. Onların başkalarının eşyalarına bilinçsizce mi, yoksa belirli bir amaç dâhilinde mi aldıklarını ve onlara zarar verdiklerini sorun. Eşyalarının izinsiz alınmasını istemeyen ve buna sinirlenen bir insanın, eşyalarının bu şekilde alındığını öğrendiği zaman ne yaptığını araştırın. Öfkelenmek, güvenini kaybetmek ve çocukların eşyalarına karşı aynı şeyi yapan insanların yaptığı gibi aynı şekilde karşılık vermek gibi muhtemel cevapları alabilirsiniz. Tarafsız bir ses tonu kullanarak onlara bu tarz sonuçlarla karşılaşmak isteyip istemediklerin sorun.

Öğrendikleri şeyler. Sonuç olarak onlara sınırlar ve başkalarına ait olan şeyler hakkında o ana kadar neler öğrendiklerini sorun. Çocukların söyledikleri şeyleri dikkatle dinleyin ve onları özetleyin. Bu şu şekilde bir şey olabilir. “Sormadıkça başkasına ait olan şeylere el sürmemem gerektiğini düşünüyorum.” Bu sözler, çocukların kendilerinden geldiğinden ve bu konuda çok önemli bir anlayışı ve kişisel sorumluluğu gösterdiği için çok değerlidir.

Burada çocuklar için sınırların neler olduğunun basitçe açıklaması vardır. Onlara bir kendilerinin, vücutları ve onlara ait olan şeyler, bir de kendilerinin olmayan dünyanın geri kalanının olduğunu söyleyin. Bundan sonra çocuklar, kendilerine ait olmayan bir şeyi almak istediklerinde izin almaları için nazikçe yönlendirilebilirler.

Sağlıklı sınırların oluşturulması için çocuk bir şeyi almadan önce izin istemelidir. Mesela, eğer kızınız babasının hesap makinesine bakmak istiyorsa, onu kullanabilmesi için önce sormalı, sonra onu almalıdır. “Onu almadan önce izin istediğin için teşekkür ederim kızım. Seni sınırlarını iyi bildiğin, benim eşyamı kullanmadan önce bana sorduğun için kutluyorum. Bu benim sana olan güvenimi artırdı. Önce sorup izin istediğin için, şimdi onu alabilirsin,” diyerek duygularınızı belli edin. Ya da “izin istediğin için teşekkür ederim, ama şuan onunla işim var, istersen işim bittikten sonra bakabilirsin,” diyebilirsiniz. Bu, kızınızda güven oluşturacaktır. Aynı şekilde gelecekte de, kızınızın genç kız olduğu zamanlarda da, bir şey almadan önce izin isteme güzel huyunu desteklemeye devam edin.

Başka sınırlar olduğunu da bilmeli

Fiziksel olanlara ek olarak, duygusal ve zihinsel sınırların da ilgiye ihtiyacı vardır. Bir insanın geliri, kilosu ve özellikle kadınlara yaşı ile ilgili tartışmalara girmemek gerektiği gibi. Bazı sınırlar kişiden kişiye değişebilir. Çocuklar bu konularda da duyarlı hale getirilmelidir. Bu duyarlılık eğitimi, bu alanların niçin bazı insanlara dokunduğunu, bunun kişisel mi, yoksa toplumun gelenekleriyle mi ilgili olduğunu öğretmeyi de içermelidir. Mesela, kızınızın halası titizlik konusunda çok hassastır. Onun için bu konuda kızınıza, “halana temizlikle ilgili bir şey söylerken dikkat et. Seni bu konuda uyardığı zaman uymaya çalış. Bütün herkes böyle değildir, ama halan biraz titiz. Evine gidince hiçbir şeye dokunma ve yemek yaparken ısrarla yardım etmeyi isteme,” diye uyarmalı ve bu tür davranışın toplumun tamamını kapsamadığını, ama halasına özel bir durum olduğunu belirtin. Onun sınırlarını zorlamaması gerektiğini öğrettiğiniz vakit, kızınızla her yere gidebilir ve rahat olabilirsiniz. Aynı zamanda, boşanma veya sevilen bir insanın ölümü gibi sarsıcı değişiklikler hakkında bir insanın konuşmaya hazır olmadığı zamanlara karşı da kızınızın duyarlı olması için yardım etmelisiniz. Bu davranış, başka insanların kişisel ve duygusal alanlarının sınırlarına duyulan saygıyı gösterir. Mesela aile sırlarının her yerde söylenmemesi gerektiği sınırını da bilmeli ve ona göre hareket etmelidir. Özellikle kendine bir şey sorulmadan o konu hakkındaki düşüncelerini ulu orta söylemesinin doğru olmadığı ve duygusal sınırları ihlal ettiği öğretilmelidir.

Örneklerle veya yönlendirmelerle çocuklara, sağlıklı sınırların öğretimi sizin onlara karşı üstlendiğiniz rolün bir parçasıdır. Onlara kesin ve mantıklı sınırlar oluşturmanın yollarını da öğretmiş olursunuz.

Mine İzgi