Gönderen Konu: Çocuklarda romatizmal ateş kalp kapaklarında kalıcı sorunlara yol açıyor  (Okunma sayısı 2945 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sayecan

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 12

Özel Bahar Hastanesi Çocuk Kordiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kösecik, hastalığa boğazda üreyen bakterilerin sebep olduğunu söyledi. Bünyeye göre etkisinin değiştiğini ifade eden Doç. Dr. Kösecik, hastalığın belirtilerinin ateş, eklemlerde ağrı, kızarıklık, halsizlik, çabuk yorulma, kol, bacak yada yüzde tik gibi istemsiz hareketler olduğunu kaydetti.

Asıl tehlikenin kalp kapaklarındaki kalıcı etkisi olduğunu belirten Doç. Dr. Kösecik, 5-15 yaş arasındaki çocukların bu hastalığa yakalandığını dile getirdi. Bu yaşlar dışında oldukça nadir görülen hastalık hakkında şu bilgileri verdi: "Boğaz iltihabı iyi tedavi edilmemiş olan çocuklar ilerleyen dönemlerde romatizma hastalığı geçirebilir. Çocuklarda baldırda veya diz arkasında ateşle birlikte ağrılar varsa, eklemde şişlik, kızarıklık görülüyorsa romatizma akla gelmelidir. Romatizmal ateşin tekrarlanmasının önüne geçilmeli. Çünkü kalbi etkileyebilir. Romatizma geçiren insanlarda kapaklarda kan sızdırma gibi sorunlar oluşabilir, kapakta kalınlık yada darlık belirtileri başlar."

Romatizmal ateş geçiren bir çocukta romatizmanın tekrarının tehlikeli olduğunu vurgulayan Kösecik, kalpteki hasarın artabileceği uyarısında bulundu. Dr. Kösecik, romatizmal ateşin tekrarından korunma konusunda şunları dile getirdi: “Ateş, boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü gibi boğaz iltihabı bulguları varsa hemen bir çocuk doktoruna başvurulmalı. Hastalığın erken fark edilmesi çok önemli. Tedavinin erken yapılması sayesinde ilerleyen yaşlarda karşılaşılabilecek büyük problemlerin önüne de geçilir. Hiçbir belirti olmasa bile en geç yılda bir kontrol faydalı olacaktır."

gazetekaraman.
« Son Düzenleme: 02 Nisan 2011, 19:34:28 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı sayecan

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 12
Sağlıkçılara Müjde''Garanti Ek Gelir"
« Yanıtla #1 : 02 Nisan 2011, 19:18:35 »
Sağlık çalışanlarına ek ödeme garantisi sağlayan aylık mahsuplaşmanın yer aldığı Torba Yasa'nın yürürlüğe girmesinin ardından Sağlık Bakanlığı 81 ile uygulama emri gönderdi.

Bakanlığın genelgesiyle, memur ve 4-B’li sağlık hizmetleri sınıfındaki personele 420 lira, genel idari hizmetler sınıfındaki personele 380 lira, yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına 370 lira ek ödeme garantisi geliyor. Vekil ebe-hemşireler ile 4/B kapsamındaki idari personel ve Kızılay’dan Sağlık Bakanlığı’na devredilen personele de döner sermaye hakkı tanındı.
4924’lüler ve vekil-ebe hemşireler için Danıştay’a dava açıldı. 4924 Kapsamındaki yaklaşık 15 bin personel ile yaklaşık 5 bin vekil ebe ve hemşire ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de adı geçmiyor diyerek aylık mahsuplaşma kapsamı dışında bırakıldı. Aylık mahsuplaşma uygulamasını toplu görüşmelerde mutabakata aldıran Sağlık-Sen, Bakanlık genelgesinde 4924’lüleri ve vekil ebe-hemşireleri kapsam dışı bırakan gerekçenin iptali için konuyu yargıya taşıdı. Danıştay’a açılan davanın gerekçesinde, "Torba Kanundaki düzenlemeye göre, döner sermaye hakkı bulunan tüm personelin aylık mahsuplaşmadan yararlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Yasada 4924’lü sözleşmeli personel ve vekil ebe-hemşirelerin 375 Sayılı KHK kapsamında olması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır." denildi.
Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, aylık mahsuplaşmanın tüm sağlık çalışanlarının hakkı olduğunu belirterek, "Maliye’nin görüşü üzerine Bakanlığın yayınladığı genelgenin ilgili hükümlerinin iptali için dava açılmıştır. Personel arasında ayrımcılık anlamına gelen bu düzenlemeyi doğru bulmuyoruz." şeklinde konuştu.

gazetekaraman.
« Son Düzenleme: 02 Nisan 2011, 19:35:18 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı sayecan

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 12
Türkiye patates tohumu ihraç eden ülke olacak

Doğa Tohumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Karahan, hedeflerinin patates tohumu ithalatçısı olan Türkiye’yi 2013 yılında patates tohumu ihraç eden ülke konumuna taşımak olduğunu söyledi.

Sivas Valisi Ali Kolat, Sivas Tarım Müdürü Mehmet Beykaya, Sivas Ziraat Odası başkanı Durmuş Şeker, Patates Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Park ve Birlik üyelerinden oluşan heyet; Nevşehir’de faaliyet gösteren Doğa Tohumculuk firması tesislerini gezdi.
Doğa Tohumculuğun Nevşehir merkeze bağlı Çat beldesindeki Doku Kültürü ve Sera tesislerinin bulunduğu Doğa Patates Araştırma Merkezinde ağırlanan Sivas Valisi Kolat ve beraberindeki heyete, üst kademe tohumluk üretimi konusunda yapılan çalışmalar ve devam eden yatırımlar hakkında bilgi verildikten sonra tesisler tanıtıldı. Sivas Valisi Kolat, üretiminin büyük bölümünü Sivas’da gerçekleştiren Doğa Tohumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Karahan’a izlenim ve çalışmalardan duyduğu memnuniyeti belirterek, ayrıca bu yıl üretimine başlanacak üst kademe tohum üretimi için her yönden destek vereceklerini ifade etti.
Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Karahan ise yaptığı açıklamada, tarımsal girdilerin yanında tohumda yaşanan dışa bağımlılığa son vermek adına firma olarak üstümüze düşeni yaptıklarını söyledi. Hedeflerinin net patates tohumu ithalatçısı olan Türkiye’yi 2013 yılında patates tohumu ihraç eden ülke konumuna taşımak olduğunu ifade eden Karahan, Sivas’ı Türkiye’nin tohum üssü haline getireceklerini açıkladı.
Sivas Valisi Kolat ve beraberindeki heyet, Doğa’nın Gülşehir’de inşaatı devam eden Donuk Patates Üretim tesislerini ziyaret etti. 60 dekar alan üzerinde, 10 bin metrekare kapalı alanda inşa edilen fabrika, Hollanda teknolojisi ile yılda 50 bin ton Endüstriyel Patates işleyecek. Yatırım hakkında bilgi alan Vali Kolat, tesisin çevre illerdeki Patates Üreticileri için sözleşmeli sanayi patatesi üretim fırsatı yaratacağını ve tarımsal mahsülleri katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştüren bu tür yatırımların artmasını ümit ettiğini açıkladı.

gazetekaraman.
« Son Düzenleme: 02 Nisan 2011, 19:55:49 Gönderen: moderatör »

Çevrimdışı sayecan

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 12
Termal çıkışlı ve bol' sularımız tam bir şifa kaynağı. Eriyik maden değeri, kükürt, radon ve tuz bakımından oldukça zengin olan termal suları fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle Avrupa'daki muadillerinden çok daha üstün.

Dünyada sağlık turizminin önemi giderek artıyor. Bu anlamda kaplıcalar son zamanlarda sıkça ziyaret edilen yerler arasında bulunuyor. Türkiye de coğrafi yapısı ve iklimi dolayısıyla toprakların çok sayıda kaplıca bulunduruyor.

7 ülke arasındayız

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, Kaynak zenginliği açısından Türkiye'nin dünyada ilk 7 ülke arasında yer aldığını belirten Bayındır, 1300 dolayında termal kaynağı olan Türkiye'nin termal turizmi cenneti olduğunu söyledi. Ülkemiz termal sularının, hem debi ve sıcaklıkları hem de çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleriyle Avrupa'daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşıdığını anlatan Bayındır, "Ülkemizdeki 'doğal çıkışlı ve bol' olarak nitelendirilen termal sular, eriyik maden değeri açısından yüksek, kükürt, radon ve tuz bakımından da zengin. Anadolu'da tarihe dayanan özellikleri ile halk arasında sayfiye kültürü durumuna gelen jeotermal merkezlerin bazılarında uygun iklim koşullarının etkisi ile kür mevsimi 200 güne kadar çıkıyor" dedi.

Turizmi 12 aya yayarız

İnsanların doğal ilaçlara olan ilgisinin her geçen gün arttığını vurgulayan Bayındır, "Herkes sağlıklı ve zinde bir yaşam istiyor. Tatile çıktığında da, yeniden zindelik kazanıp, dinlenebileceği merkezleri tercih ediyor" diye konuştu. Bayındır, Türkiye'de kaynaklarını iyi kullanılması turizmin yılın 12 ayına yayılabileceğini kaydetti.

Termal kaynakların öneminin bu kadar arttığı bir dönemde biz de Yalova'dan Afyon'a, Kurşunlu'dan Havza'ya, Kızılcahamam'dan Pamukkale'ye kadar Türkiye'de yer alan çok sayıda kaplıcayı araştırdık. Nasıl gidilir, kaç lira ödenir, nerede kalınır ve öne önemlisi hangi kaplıca neye iyi gelir?

gazetekaraman.
« Son Düzenleme: 16 Nisan 2011, 23:02:20 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı sayecan

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 12
Papatya çiçeği Alman resmi gazetesinde 5.12.1984 tarihinde (Heftnummer:228, ATC-Code:A16AY) yayınlanarak modern bitkisel ilaç olarak yürürlüğe girmiştir. Papatya çiçeği ESCOP ve WHO monografilerinde de yer almaktadır.

Modern bitkisel ilaç kanununa göre papatya çiçeği doğal bileşiminde kullanılır, her hangi bir madde katılamaz veya bileşimindeki maddelerden bazıları ayrılamaz. Almanya’da ilaç üretimi amacıyla 1000 hektardan fazla bir alanda papatya ekimi yapılmaktadır. Çok sayıda firma tarafından ilacı üretilmektedir ( Chamo, Kamillan supra, Kamillopur, Kamillosan, Markalakt, Salus vb.).

İlaç etkili (Ecza, drog) kısmı: Papatya bitkisinin (Matricaria recutita L.) taze veya kurutulmuş çiçek başları kullanılır. Bileşiminde en az %0,4 esans,
matricin ve flavon türevleri bulunur.

Etkisi: Mikrop öldürücüdür, iltihaplanmayı önler, yaraların iyileşmesini hızlandırır, kramp gidericidir (Gevşetici), koku gidericidir, cildin beslenmesini destekler.

Kullanıldığı yerler: Dahilen: Sindirim sistemi iltihaplı hastalıklarında ve Kramplarda kullanılır.

Haricen: Ağız, dişeti ve ciltteki iltihaplı hastalıklarda uygulanır. Solunum yollarındaki tahriş ve iltihaplı hastalıklarda soluyarak kullanılır.Üreme organları ve makattaki hastalıklarda banyo ve yıkama şeklinde uygulanır.

Hastalıklar bölümündeki bilgiler dikkate alınarak tatbik edilmelidir.

Kullanılmaması gereken haller: Yok.

İstenmeyen (Yan) etkileri: Yok.

İlaçlarla uyumsuzluğu: Yok.

Kullanım miktarı: Çayı şöyle hazırlanır: Bir yemek kaşığı papatya çiçeği ( 3 gr) fincana konur üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, fincanın ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülür. Mide barsak hastalıklarında günde 3-4 defa çayı taze hazırlanarak yemek aralarında içilir. Ağız-boğaz ve dişeti iltihaplarında bu şekilde hazırlanmış çay ile gün boyu çok defa gargara yapılır.

Haricen: 1-3 yemek kaşığı papatya çiçeği üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür. Sargı bezi bu
su ile ıslatılarak hastalıklı bölgeye konur. Bu su ile bölgesel yıkama da yapılır.

Banyo: 50 gr papatya çiçeği üzerine 2 litre kaynat su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülür, 8 litre su ilave edilerek
banyo yapılır ( Her 10 litre banyo suyu için 50 gr çiçek kullanılır).

Uyarı: Bilinen alerjisi olanlar kullanmamalıdır.

Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009
ISBN:978-9944-790-31-4, (0212) 5285076-5286005

Gazetekaraman.