Gönderen Konu: Çölün Sert Adamları: Bedeviler  (Okunma sayısı 1947 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9211
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Çölün Sert Adamları: Bedeviler
« : 11 Kasım 2015, 10:57:40 »

Çölün Sert Adamları: Bedeviler



"Bedeviler, göçebe hayat, uzayıp giden kumlar, vahalar ve serap… Muhakkak ki Bedevilik hepimizin ilgisini çeken bir konuydu. Çölün zor şartlarında ayakta kalabilmeyi başarmak, elbette tek tekimeyle harikulade!"
[Aişe Hümeyra Bulovalı]


Afrika’da yerliler, Amerika’da Kızılderililer, Kutuplarda Eskimo’lar, Asya’dan Avrupa’ya uzanan göçebeler; hepsi hayatta kalmaya, coğrafyanın getirdiği zorluğu aşarak hayat mücadelesini sürdürmüşlerdi. Bedeviler ise sayısız kum tanesi altında, kızgın güneşte hayat karşısında pişmeyi öğrendiler.

Bedeviliğin lügat manası zahir olmak, ortaya çıkmak, görünmektir. ibni Haldun’un nazariyesinde ise bir başkasına göre önce çıkan, başlayan iptida, iptidailik; buna bağlı olarak çölde oturan, çadırlarda yaşayan, kırda, arazide olan ve yerleşik hayata geçmeyen insanların genel hayatı tarzı demektir. ibni Haldun’a göre bedevi kelimesinin hususi manası, çöl ve sahralarda göçebe olarak yaşayan Araplardır. Umumi manası ise dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi ırka ve kavme mensup olursa olsun, yeryüzünde ilk defa görülen cemiyet şekilleri ve iptidai kavimlerdir. Her şeyin en önce ortaya çıkan kısmına bedavet ve bedevi dendiği gibi, insan cemiyetlerinin ilk ortaya çıkan iptidai şekillerine de bedavet ve bedevi denir. Yukarda da işaret edildiği gibi kelimenin esas lügat manası da budur.

Tarihte Bedeviler, ‘İslamiyet ile müşerref olanlar’ yeni topraklar fetheden ordularda önemli roller oynamakla beraber islam medeniyetini dünyaya tanıttılar. Yüreklilik, cömertlik ve zor şartlara metanet gibi Müslüman Arap değerlerinin de örnek temsilcileriydiler. Ayrıca hayvan yetiştiricisi, rehber ve kervan yolları boyunca akıncı olarak da hafızalarda iz bıraktılar. Hayat tarzları çöl ve bozkırların sert şartlarına uyum sağlamış olmasına rağmen, tarımla uğraşan köy ve kasabalarda her zaman yakın durdular. Taşınabilir mal zenginliği, yiğitlik, soyluluk ve daha birtakım vasıflar toplum nezdindeki yerlerini belirlerdi. Topluluk olarak hür hareket etmelerine rağmen, fertlerin bağlı bulunduğu topluluğa aidiyet hissi daha fazladır. Uygulamada çok azı İslamiyet’in şartlarını yerine getirebildi. Çünkü kendi geleneklerinden kopmakta zorlandılar.

En iyi vasıtaları develer

İslamiyet’in ilk devresinin Orta ve Kuzey Arabistan olduğu dikkate alındığında, çöl ikliminin hüküm sürdüğü bu bölgedeki hâkim hayat tarzı “göçebe deve çobanlığına dayalı bedevilik” şeklindeydi. Araplar tarafından ehlileştirildiği bilinen ve açlık ve susuzluğa karşı gösterdiği metanetle çöl ikliminin vazgeçilmez vasıtası haline gelen develer, zamanla bu coğrafya insanının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Öyle ki 57 derece sıcaklıkta 17 gün hiç su içmeden 200 kilo kadar yük taşıyabilen olağanüstü hayvanlardı. iklim şartlarına bağlı olarak daimî bir göçün yaşandığı bedevi hayatında, dişi develerden oluşan bir sürü, çok büyük bir servet anlamına gelmektedir. Deve niye tercih edilmişti?

Bir hafta kendilerine yetecek yiyeceği karınlarında saklayabiliyordu. Yağ hörgüçleri, birer yiyecek deposu vazifesi görüyordu. Burunları, çift sıra kirpikli gözleri, içi tüylü kulakları kum fırtınalarına
karşı özel perdelerle donatılmıştı. Dikenli bitkileri yemeye uygun ağız yapıları ve bunları hazmedebilen sindirim sistemleri, aşırı sıcağa ve soğuğa dayanma kabiliyetleri vardı. Bir defada 60 litre su içerek bu suyu vücutlarının her yerine hızlı bir şekilde dağıtabiliyordu. Güçlü hafızaları ile fırtınalarda yer değiştiren kum tepelerine rağmen yolunu şaşırmıyordu. Bu gibi özellikleri ile develerin, söz konusu çöl şartları için yaratıldığından kimsenin şüphesi olamaz.

Arapça’da deve ile ilgili kelimelerin bir kitap hacmine ulaşacak kadar çok olması, keza Cahiliye şiirinin ana konularından birini develerin teşkil etmesi, onların Arap toplumunda ne kadar da önemli olduğunu göstermektedir. Çölde haftalar süren uzun yolculuklarda vücutlarından su temin edilebilen bu hayvanlar, eski dünyada kıtalararası ticarette taşıdıkları yüklerle, medeniyetin gelişmesine de önemli bir katkıda bulunmuşlardır.

Şehirle hep irtibatlılar

Bedeviler Cahiliye dönemi Arap toplumunun belkemiğini oluşturmuşlardı. Ancak bölgeden geçen ticaret kervanlarının hareketlendirdiği muhtelif menziller üzerindeki vaha ve vadilere yerleşmiş yarı göçebe unsurlar da bulunuyordu. Ayrıca Arap Yarımadası’nın kıyı sakinlerine yerleşmiş yerleşik topluluklar da Arap Yarımadası’nın önemli halkalarını teşkil etmişlerdi. Ancak bütün bu toplulukları birbirinden kesin hatlarla ayırmamak gerekir. Zira yarı göçebe bir hayat tarzına sahip olup zaman içinde yerleşik hayata geçenler olmuştu. Bir zamanlar bedevi olan bazı şehir sakinlerinin de göçebeliğe dönüş yaptıkları bilinmektedir.

Bütün toplumlarda olduğu gibi İslam öncesi,

Arap toplumunda da nüfusun bütün unsurları, iç içe yaşamaktaydı. Zira birbirlerine ihtiyaçları vardı.

Çölün ortasında tek başına kalmış vaha toplulukları himayelerini, binek hayvanlarının hızından kaynaklanan askerî bir üstünlükleri olan bedevilere teslim etmiş gibiydi. Bedeviler de muhtelif ihtiyaçlarını bölgedeki şehirlerden sağlamaktaydı.

Bir anlamda göçebeler yerleşiklerin hurmasını yiyor, yerleşikler de bedevilerin deve sütünü içiyordu.

Günümüzde Bedeviler ne durumda?

Günümüzde Bedeviler’in ekserisi Müslüman Arap olmakla birlikte, Kuzey Afrika’nın Berber kökenli göçerleri, doğu Arap dünyasının göçebelerinden ayrılırlar. Bedevi nüfusunun büyük bir kısmı Ürdün,

Arabistan ve Mısır’da yaşamaktadırlar. Ürdün nüfusunun büyük bir çoğunluğu Bedeviler’den oluşurken, Ürdün hükümeti de Bedevilere eğitim, ev ve sağlık klinikleri gibi birtakım servisler sunmakta. Ancak Bedevilerin bir kısmı eski hayat tarzlarına devam etmek istediklerinden ve göçer hayata gönülden bağlı olduklarından hükümetin sunduğu servislere ilgi göstermiyor. Göçebe hayatı yaşan Bedeviler öyle ücra noktalarda yaşıyorlar ki buralara bazı imkanların ve insanların ulaşması zor görünüyor. Çöl hayatında kendi metotları ile hayat mücadelesini sürdürmenin yollarını aramaya devam ediyorlar.


YAZAR: HABER MERKEZİ | TARİH: EYLÜL 2015 | KÜLTÜR | http://insanvehayat.com/colun-sert-adamlari-bedeviler/