Gönderen Konu: Dakikaya Gül Dikmek  (Okunma sayısı 1837 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7473
Dakikaya Gül Dikmek
« : 03 Nisan 2012, 20:35:38 »

Zaman akar, gider. Hayat beklemez. Akar gider gözlerimizin içinden, kirpiklerimizin ucundan, ellerimizin arasından… Yağmur olup akıverir saçlarımızdan, biraz ıslatarak. Söz ederken gökyüzünden, yeryüzünden denizlerden… Ama tam yaşayamadan daha… Akar gider hayat kirpiklerimizden.

Yağmurlar yağar, ıslanır saçlarımız. Karlar yağar, üşür ellerimiz. Kayar ayaklarımız buzlu bir yolda… Yine de akar gider hayat.

Zaman akar; dakikalar, saatler, günler… Aylar ve yıllar…

Şimdi çocuksun. Büyümek istersin. Zaman bir an önce geçsin istersin. Seni çocukluktan kurtarsın, büyütsün istersin. Genç olayım, dersin. Kimse bana “Ufaklık!” demesin, istersin.

Ama bir gün gelir ki “Çabuk geç!” diye yalvardığın zamana “Yavaş geç!” diye yalvarmaya başlarsın. Çocukluğun kurtulmayı isteyeceğin bir şey olmadığını anladığında artık çocuk olamazsın.

Zaman akar gider. “Dur, daha yaşayacaklarım var!” diyemezsin. Sadece yaşarsın. Ne kadar doldurabilirsen zamanı, o kadar çok yaşarsın.
Zaman akıp gider. Zaman yiter. Unutulur dakikalar…

Her geçen dakikaya bir işaret koymazsan eğer… Yaşanmamış gibi olur dakikalar.

Dakikalar toprak dolu saksılarıdır akıp giden zamanın. Zaman geçip giderken her saksıya bir tohum atarsan… Bir çiçek tohumu… Bir gül tohumu… Onlar açar…

Her dakikaya bir tohum atmalısın. Her dakikaya bir iyilik çiçeği dikmelisin. Bunların çiçekleri belki de öteki dünyada bulacak seni. Bazıları orada, orası için yeşerecek. Dakika saksılarına diktiğin çiçekler mutlaka bulur seni. Güzelliği ve kokusu, aşarak aradaki mesafeleri ulaşır sana. Bulur seni, nerede olursan ol!

Zaman akar gider, dakikalar, saatler…

Her dilimini ölümsüzleştirmelisin zamanın. Günde beş defa arınarak yeniden… Zamanı anlamlandırmalısın… Çocukluğun içinde saklanır gençliğin ve ihtiyarlığın tohumu. Onları iyi korumalısın. İyi bir ağaç iyi bir fidandan olur. Çocukluk fidanına iyi bakarsan ihtiyarlık ağacın her zaman çiçeklerle süslenir.

Öyleyse zamanı dirilt çocuk. Dakikalara can ver. Zaman yıpratmadan seni… Söndürmeden içindeki kalp denen lambayı… Karanlığıyla boğmadan seni eskiyen zaman… Sen, dirilt onu. Her dakikası canlansın. Zaman seni anlasın.

Musa Güner