Gönderen Konu: Ders okutma usulü  (Okunma sayısı 2443 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tesniye

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 391
  • Nişan aldık yıldızları..
Ders okutma usulü
« : 10 Ocak 2014, 20:26:22 »

KURALLAR KOYALIM
Derste uygulanacak kuralları önceden ve talebelerinizle beraber, sebeplerini tartışarak belirleyin. Böylece talebelerin bu kurallara uymalarını daha kolay sağlaya bilirisiniz. Ancak bu kuralların mümkün olduğu kadar az, kısa ve basit olmasına, sık sık değiştirilmemesine özen göstermelisiniz.
Misal=Derse saatinde girip çıkmanın vakit ve zaman kazanma cihetinden ehemmiyeti, derste sükûnet ve dikkatin dersi anlama açısından ehemmiyeti, dershanenin temizliğinin, tertip ve düzeninin ehemmiyeti beraberce konuşularak talebelere anlatılırsa onlarında bu kurallara gönüllü bir şekilde uymaları sağlanmış olur.

HEDEF KOYALIM
Talebelerinize dersin başında dersin hedefleriyle ilgili olarak bilgi verin ve bu hedeflerin ehemmiyetini anlatın. Talebeleriniz ulaşmaya çalıştığınız hedefi ne kadar iyi anlarsa sizi, o kadar çok destekler ve size o kadar yardımcı olur.
Misal=İlk dönem içerisinde elem tereden aşağısının ezberlenmesinin gerektiği bunun namazı doğru kılmaları için şart olduğu gibi (sebepleri açıklanmış) hedefler olmalıdır.

MERAK ETTİRELİM
    Talebeler hiç bilmedikleri konuları merak etmezler. Bu sebeple onlara anlatacağınız konularla ilgili önce çok kısa bilgiler vermeniz, onların o konuyu öğrenmelerine yönelik meraklarını artıracaktır.     
Misal=Arapçada da Türkçede ki gibi dilbilgisi kurallarının olduğu, yeni bir lisan öğrenmenin yeni bir dünya ile tanışmak olacağı veya ilmihal dersi için günümüze taalluk eden ilgi çekici sualler sorulabilir. Veya bazı meseleler anlatılabilir, araştırmaları için zaman verilerek onlara tevcih de edilebilir. Maksat derslerin gerçekten onların işlerine yarayacağını, ilgi çekici yanlarının da olduğunu hissettirmektir.

MESULİYYET ŞUURU
    Talebelerinize özellikle derslerin başında ve ilerleyen safhalarında, sizin öğretme’ sorumluluğunuzun olduğu kadar, kendilerininde ‘öğrenme’ sorumlulukları olduğunu hatırlatın
Misal=Bu derslerin hangi zorluklara katlanılarak bizlere ulaştığı veya kurslarımızın hangi maksat ve gaye için hizmet verdiği belli aralıklarla çocuklara anlatılmalıdır.

HATIRLATALIM
    Derse, önceki derslerde işlenen ilişkili konuların kısa bir tekrarıyla giriş yapmayı deneyin. Böylece, hem özellikle önceki dersleri tam kavrayamayan veya geri kalmış olan talebelere bu dersleri kavrayan talebelere yetişebilmeleri için son bir fırsat verilmiş, hem de bu dersleri kavrayan talebelerin kısa bir tekrar yapmalarını sağlamış olursunuz.
Misal=Amili kıyasiden ismi fail mevzuuna başlanırken fiil hakkında bir geçiş yapmak geçmiş dersle bağlantıyı sağlar. Meddi munfasıla başlamadan önce meddi muttasıldan şöyle bir bahsetmek ikisi arasındaki farkı anlamalarına yardımcı olacaktır.


MUVAFFAKİYET VE TEŞVİK
    Talebelerin özellikle dönem başında başarıyı tatmalarını sağlayın. Böylece onların derse olan dikkatlerini arttırabilirsiniz. Unutmayın ki başarı daima peşinden yeni başarıları getirir. Talebelerin özellikle öğretim döneminin ilk zamanlarında başarısızlık deneyimi yaşamalarına izin vermeyin. Böyle bir durum onların derse karşı ilgilerinin azalmasına hatta yok olmasına neden olabilir.
Misal=Mesela ilk başta kırık dökük de olsa bildikleri şekilde yapabildikleri kadar elemtereden aşağısını tamamıyla vermelerini sağlayın (daha sonra talim dersi adıyla tekrar dinlenebilir).Ancak bu usul talebenin ilk öğrendiği mevzularda uygulanmamalıdır. Çünki nasıl öğrenilirse öyle gider. Talebenin doğru bildiğini sandığı mevzularda yanlışlarını olabildiğince şevkini kırmayacak şekilde düzeltmelidir. Yinede talebeye başarısız olduğu izlenimi verilmemeye çalışılmalıdır Veya dakika tutan hoca efendi ilk başta dakikaları bol tutup daha sonra bu dakikaları kolayca aşmasını sağlayabilir.Bu belli edilmemelidir.
Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma.
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben..
<< Lüzumsuz Konular Atlası >>

Çevrimdışı Tesniye

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 391
  • Nişan aldık yıldızları..
Ders okutma usulü- Ders Anlatımı
« Yanıtla #1 : 10 Ocak 2014, 20:29:13 »
SESİMİZ
Hiçbir faktör bir dersin tek düze bir ses tonuyla sunulması kadar o dersi menfi yönde etkileyemez. Dersi anlatırken, arada sırada sesinizin tonunu, hızını ve şiddetini değiştirin.  Özellikle önemli noktaları sesinizin bu özelliğini kullanarak vurgulayın. Tekdüze bir ses sıkıcı olduğu gibi fazla aşırıya gitmekte dikkati dağıtır Unutmayın ki derste sadece ders anlatıyorsunuz konferans vermiyorsunuz

DERSİ HAZMETTİRELİM
Önceden belirlediğiniz belirli noktalarda talebelerinizin düşünmelerini sağlamak amacıyla konuşmanıza kısa aralar verin. Mevzu bittiğinde toparlamaları için bir fırsat verilmeli ve hoca hemen toplamaya çalışmamalıdır.

HIZIMIZI AYARLIYALIM
    Daha iyi öğretmek, daha hızlı öğretmek demek değildir. Hız genellikle talebeleri şaşırtır ve öğrenmelerinde bazı zorluklara neden olur. Bu durum ise talebelerin kendilerine olan güvenlerini olumsuz yönde etkiler. Talebelerin kapasiteleri göz önüne alınmalı ve telaşlı bir hava verilmemelidir.
    Talebelerinize sürekli olarak sanki aceleniz varmış gibi davranmayın. Sakin olun, talebelerinizin zamanı bol olanlara daha fazla ihtiyaçları vardır.

ÖĞRETELİM
    Öğreten olun, anlatan değil… Bu amaçla derste çok yönlü öğretme usullerini kullanmaya çalışın. Yani bilgiyi anlatın, misal verin, alıştırma yaptırın, şemayla (tahtaya)gösterin ve talebelere tekrar ettirin. Ne kadar çok usul kullanırsanız talebelerinizin öğrenmelerine o kadar yardım etmiş olursunuz.
Misal=Emsile ezbere dinlenirken şemalar çıkarılarak her sıyga için kelimeler ayarlanıp bulabileceği şekilde sorulabilir. Türkçemize girmiş kelimelerin kullanılması faideli olacaktır.(kâtip,mektup, amele, cerrah, zalim vs.)


KEŞFEDELİM
    Aslında öğrenemeyen hiçbir talebe yoktur, sadece nasıl öğretebileceğimizi bilemediğimiz talebeler vardır. Kimisi tahtaya yazarken anlar, kimisi arkadaşı anlatırken, kimisi misal verince, kimisi de tarifin kelime üzerinde tek tek uygulanması ile anlar. Üstadımız asla talebe seçmezdi” EVİNİN YOLUNU BULABİLSİN YETER “buyururlardı.

GÖSTERELİM
    Mevzu’ya başlamadan önce, anlatacağınız konuyu temsil eden kısa bir bilgi sunun. Başka bir tabirle, talebeye öğreneceği konuyu dersin başında kuş bakışı olarak gösterirseniz işiniz çok daha kolaylaşır.
Misal=sülasi mezide başlarken birinci neviye bir harfin, ikinci neviye iki harfin, üçüncü neviye üç harfin ziyade olduğu ve bu nevilerin kaçar bab olduğu tahtada kısaca anlatılırsa talebenin mevzuya hâkimiyeti kolaylaşacaktır. Aksam-ı sebanın tarifleri okunmadan önce tahtada kısaca bir anlatım yapılabilir.

AÇIKLAYALIM
    Tariflerin öğretiminde tarifle ilgili hem örnekleri, hem de örnek olmayanları gösterin
Misal=Nakıs fiiller konusunu işliyorsanız bir nakıs fiil misal olarak verdikten sonra bir tam fiili gösterin bunun bir nakıs fiil olmadığını söylemeniz nakıs fiiller konusunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

    NOT: Dersi sunarken bütün talebelerinizle göz teması kurmaya çalışın. Bu hem iyi bir iletişimin hem de ders disiplininin sağlanması için gereklidir.

AZ KONUŞUN, ÖZ KONUŞUN
    Daha fazla şeyin iyi şey olmadığını unutmayın. Daha çok konuşan, daha çok ders veren ve daha çok hareket eden daha iyi  “öğreten“ değildir. Talebelerin nasıl daha iyi anlayabileceğini veya anlayıp anlamadıklarını fark etmeye çalışın. Üstadımızın metodu da budur. Talebeleri çalışmışlar. Okumuşlar üstadımız yönlendirmiş, yanlışlarını ipucu vererek düzeltmelerini sağlamıştır.(harfi cerre dikkat et, zamiri atlama)gibi.

UYGULAYALIM
    Hem anlatmak, hem de uygulamasını göstermek, bunlardan sadece birisini yapmaktan çok daha etkilidir. Unutmayın ki talebeleriniz söylediklerinizden çok yaptıklarınızdan öğrenirler.
Misal=Teyemmümün nasıl yapıldığını göstermek veya tahıyyat da nasıl oturulacağını göstermek sadece anlatmaktan daha etkilidir. Veya fiili muzarinin nasıl yapıldığı anlatılıp daha sonra tahtada mazinin evveline bir (y) harfi getirilerek gösterilebilir.

KOLAYDAN ZORA…
    Öğretimde basitten karmaşığa, genelden ayrıntıya, yakından uzağa doğru bir sıra izleyin. Unutmayın ki tecrübeli hocalar bu yöntemi kullanır. Konuyu aynı anda bütün ayrıntılarıyla anlatmaya kalkarsanız hiçbir şey öğretemezsiniz.
Misal=Mezhepler mevzuunda bütün mezhepleri imamlarıyla birlikte anlatmak yerine itikadda mezhebin ne olduğu, amelde mezhebin ne olduğu anlatılıp daha sonra her mezhebin kendi bölümünde taksimatı yapılmalıdır.


TEFERRUATA TAKILMAYALIM
Ayrıntılara önem verin. Çünkü ayrıntı, ayrıntı değil, bütünün bir parçasıdır. Ve üstün başarı umumiyetle ayrıntılarda gizlidir. Ancak aşırı basitleştirmede olduğu gibi, çok fazla ayrıntıya girmemeye de ehemmiyet vermelisiniz.
İğlal kaidelerinde: Ana kurallar üzerinde fazlasıyla durulmalı nadir çıkan kaidelerde ise bilgi sahibi olunacak kadar durmak yeterlidir. Üstadımız ibarenin bütününü ve anlatılmak isteneni anlayabilmişlerse telaffuz ve iğrab hatalarına kızmaz ”dumanı doğru çıksın yeter” diye talebelerini teşvik ederek; ezbercilik yerine dersin özünü kavramalarına önem verirdi. Tecvitte de kuru ezber yerine tecvit uygulamasına ve tecvit seçmesine ağırlık verilmelidir.



ANLAŞILALIM
    Dersi anlatırken yuvarlak veya belirsiz sözcükler kullanmaktan kaçınmalısınız.
    Öğretim sırasında kullandığınız cümleler ne çok uzun nede çok kısa olsun. Talebelerin anlayamayacağı kadar uzun tarif toplamları zaten konunun özü olan bu kısmın anlaşılmasını engelleyeceği için mevzuun devamını getirmek zorlaşacaktır.
Misal=İZMAR ALA ŞERİYTATİT TEFSİR:Her bir isim ki o isimden sonra fiil veya şibih fiil olup o fiil veya şibih fiil ismin zamirinde veya müteallıgında amel etmekle meşgul olup şayet fiil veya şibih fiilin aynısı veya benzeri o isim üzerine getirilmiş olsa elbette o ismi nasbeder.

ONLAR DA KONUŞSUN

    Talebelere değil talebelerle konuşun. Derste sürekli olarak konuşan siz olmayın. Bu sadece sizi değil talebelerinizi de sıkar.
Arada sırada talebelerinize bilgileriyle bilgilerinize meydan okumaları için fırsat verin ve hatta teşvik edin.
Misal=(İMAM-I AZAM Hz.’nin Metodu) İmam-ı azam hazretlerinin talebeleri ile ders müzakere ederlerken tartışmalarının sesinin sokaktan duyulduğu kitaplarda kayıtlıdır. Bu İmam-ı azam hazretlerinin, ilmin inkişafı için ne kadar müsamahalı ve ne kadar ileri derecede geniş bir anlayışa sahip olduğunu bize göstermektedir.

SES GELMEYEN BİR DERSANE ÇALIŞMAYAN BİR FABRİKA GİBİDİR.


ÇÖZSÜNLER
    Öğretme sanatı, talebelerin keşfetmelerine yardım etme sanatıdır. Eğer yeterli zamanınız varsa derse misaller vererek başlamayı tercih edebilir ve talebelerin bu misallerden yola çıkıp vermek istediğiniz mesajı almalarını sağlayabilirsiniz.
Misal=Fiili mazi ile fiili muzari arasındaki fark olan ziyade harfi (tahtaya) misaller yazarak yine harf-i liyn ile harf-i med arasındaki farkı misaller yazarak kendilerinin bulmalarını sağlayabilirsiniz.(süüe ve sevfe arasında ki fark gibi)

RENKLENDİRELİM
    Ders kitabının dışına çıkmak kesinlikle kötü değildir. Derste ilgiyi arttırmanın bir yolu da bunu yapmaktır.
Misal=Fillerin tahtında gizli zamirlerinin Türkçede gizli özne olduğunun anlatılması gibi. Failin fiil üzerine takaddümünün caiz olduğu ve bunun Türkçe de devrik cümle olarak isimlendirildiğinin anlatılması gibi. Mantık dersimizin lise üçlerin mantık derslerine göndermeler yapılarak anlatılması dikkat çekecektir. Üstadımızın ”Sadece öğrendiklerinizi söylemekle kalmayıp, kendiniz birer yeşil ağaç olmaya çalışın” sözlerine imtisalen devamlı suretde kendimizi geliştirmek ve talebelerin dikkatlerini derse çekmek zorundayız.

YENİ YOLLAR
    Asla aynı dersi aynı şekilde iki kez anlatmayın. Her zaman yeni tarzlara uygulayabileceğiniz yeni bir şeyler vardır.
Misal=Namaza ait hususlar ilk derste ilmihaldeki sırasına göre anlatılabilir. İkinci ders de ise namazdaki icra sırasına göre anlatılabilir.

Derslerde yeri geldiğinde, talebelerinizin öğrettiklerinizle, gerçek hayat arasında ilişki kurabilmeleri için, günlük hayattan da misaller vermeye çalışın.
Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma.
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben..
<< Lüzumsuz Konular Atlası >>

Çevrimdışı Tesniye

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 391
  • Nişan aldık yıldızları..
Ynt: Ders okutma usulü-YARIŞTIRMA VE REKABET USULÜ
« Yanıtla #2 : 10 Ocak 2014, 20:31:33 »
GRUBLAŞTIRMA
    Derste talebeler arasında yarışma yerine iş birliğini geliştirmeye çalışın. Bu amaçla öğrencilerin küçük gruplar oluşturarak belirli bir konuda birbirlerine öğrenmede yardımcı olmalarını sağlayın.    
    Yarışmanın temel yaklaşım olarak kullanıldığı derslerde sadece bazı talebelerin kazanabileceğini, pek çoğunun ise kaybedenler gurubuna gireceğini unutmayın. Kısaca onlara başkalarıyla paylaşmayı, kendileriyle yarışmayı öğretin. Çünkü kendisiyle yarışan bir öğrenci her zaman gelişir.

DENGELEYELİM
    Şayet yarışma yapılmak istenirse grupların birinin diğerini ezmesine imkân vermeyecek şekilde ayarlanması gerekir. Yarışma hoca efendinin kontrolü altında bir, iki puan farkla bitirilmelidir. Bu şekil bir netice her iki takımada gayret verecektir. Aradaki farkın çok az olmasına dikkat edilmeli fakat bu talebeye sezdirilmemelidir.

DERSTE SORU

Talebelerinize derste sık sık soru sormayı ihmal etmeyin. Unutmayın ki soru sormanız onları düşündürmeğe ve dersi dinlemeğe yöneltecektir.

    Soracağınız soruyu tüm sınıfa sorun. Biraz bekleyin ve daha sonra soruyu cevaplamasını istediğiniz talebenizin adını söyleyerek ona söz hakkı verin.    

    Talebelere soruları; açık, kısa ve onların bu soruları yapabileceğine inandığınızı vurgulayan olumlu bir ses tonuyla sormaya çalışın.

    Sorduğunuz sorular tarif veya tanımdan çok anlatım ve akla gelebilecek, anlamalarına yardımcı olacak ipuçlarıyla ilgili olsun.

    Talebelere soru sorduktan sonra cevap vermeleri için, onlara en az 10 sn. düşünme süresi verin.(içinizden en az 10 a kadar sayın)    

    Talebe sorunuza cevap verirken gözlerinizi ona dikerek başında durmayın. Böyle bir durumda Talebe bildiğini de unutabilir. Cevabı beklerden kulağınız onda gözünüz dershanede sakin sakin gezinebilirsiniz.

    Talebelerinizle aynı fikirde olduğunuz zaman mimiklerinizi ve beden dilinizi kullanarak onlarla aynı fikirde olduğunuzun mesajını verin. Böylece onların kendilerine daha çok güvenmelerine ve performansını en iyi şekilde göstermelerine yardım etmiş olursunuz.

    Talebelerinizin verdiği cevapları dikkatle dinleyin. Böylece onlara değer verdiğinizi de göstermiş olursunuz.    

    Talebenin cevaplarını - doğru olmasa da – müspet bir tavırla karşılayın. Böylece onların derste sorulan sorulara cevap verme isteklerini teşvik etmiş olursunuz.

    Sorduğunuz sorunun cevabının tüm talebelerce hep bir ağızdan verilmesine asla izin vermeyin. Böyle bir durum dershane üzerindeki kontrolünüzün kaybolmasına yol açar.


    Öğrencilere alfabetik sıradan veya oturuş sırasına göre soru sormayın. Rasgele bir seçimle soruyu cevaplayacak bir talebeyi seçerseniz her talebe her an sorunun kendisine de sorulabileceğini düşünerek dikkatini sınıftaki derse verir.    


    Eğer soru sorduğunuz bir talebe bir süre beklemenize rağmen sorduğunuz soruya doğru cevap veremezse, aynı soruyu başka bir öğrenciye sorun. Eğer doğru cevabı bu talebeden alırsanız biraz önce doğru cevabı veremeyen talebeye tekrar dönerek ondan da doğru cevabı vermesini istemeyi ihmal etmeyin.

    Yanlış cevap veren bir talebeye doğru cevabı söylemek yerine ‘ipuçları vererek onun doğru cevabı bulmasına yardımcı olun.

    Talebelerin derste rahatça soru sormalarına izin verin ve bu konuda onları cesaretlendirin.
Kişinin aklı(nın ne miktar olduğu) sorduğu soru ile anlaşılır. HZ. ÖMER.


            TALEBE İLE OLAN MÜNASEBETLER
    Unutmayın ki talebeler sizin düşmanınız değillerdir. Vazifeniz yurtlarda onlarla mücadele etmek değil, onlar için onlarla beraber mücadele etmektir.
    
Talebelerin sürekli zayıf yönlerini veya hatalarını belirtmekten çok onların güçlü yönlerini vurgulayın ve onları bu güçlü yönlerini geliştirmeleri için teşvik edin.

Talebelerinizle konuşurken, gözlerinizin onun gözleriyle yaklaşık olarak aynı hizada olmasına özen gösterin.

    Bütün talebelere saygılı davranın. Koridorda, bahçede, kütüphanede veya yolda görünce onlarla selamlaşın hatırlarını sorun.

Asla küçümseyici olamayın.    
    Talebelerinizin isimlerini öğrenin onlara ismiyle hitap etmek talebede ’ben varım, ben değerliyim’ duygusunu geliştirir.    

    Derste asla kaba sözcükler kullanmayın, sınıfta size olan saygıyı yok eder.

    Derste cezayı bir uyarıcı olarak kullanmayın. Çünkü cezalar hiçbir zaman talebelerin istenmeyen türdeki davranışlarını değiştirip, istenen türdeki davranış geliştirmelerine yardımcı olmaz. İstenmeyen davranışlar gösteren bir talebenin kendisinden değil, davranışlarından hoşlanmadığınızı anlamasını sağlayın.

Talebenin davranışlarını eleştirirken sinir krizine tutulmayın. Kendinizi kontrol edin.
    İstenmeyen davranışlarla uğraşmayı ertelemeyin ve bu konuda diğer hoca efendilerle işbirliği yapmaya çalışın.

Talebelere her zaman değil, daha çok size danıştıkları zamanlarda yol göstermeyi tercih edin.    

    Derste öğrencilerinizin karşısında sanki onlara meydan okumuyormuşçasına kollarınızı bağlayıp durmayın.

    Derste bazı talebelerinizin davranışlarına sinirlenmeniz çok normaldir. Ancak bunu mümkün olduğu kadar belli etmemeye çalışmalısınız.

    Hata bulmak konusunda çok fazla zaman harcamayın suçlamak geriye bakmaktır. Çözümler ise ileri gitmeyi gerektirir.

    Disiplinsiz davranışlar yapan talebelerinizi yurt idaresine göndermekle tehdit etmeyin. Böyle bir yaklaşım sizi öğrencilerin gözünden düşürür. Ancak mecbur kalırsanız son bir uyarıdan sonra bunu yapmaktan çekinmeyin. Kim ne düşünürse düşünsün.


Her gün talebelerinize dikkatle bakın acaba 20–25 yıl sonra nasıl olacaklar.
Talebelerin doldurulacak birer kova değil yakılacak ışıklar olduğunu unutmayın.

<<< Sadakatforum.Com >>>
Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma.
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben..
<< Lüzumsuz Konular Atlası >>