Gönderen Konu: Dikkat! Ergenlik  (Okunma sayısı 632 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9204
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Dikkat! Ergenlik
« : 26 Kasım 2014, 12:04:15 »

Dikkat! Ergenlik


Abdülhamid Han devrinde sadakati, yumuşak huyluluğu ve gayretleriyle başarılı hizmetlere imza atan Halil Rıfat Paşa, Osmanlı bürokrasi kademesinin en altı olan tahrirat kaleminden, en üst kademesi olan sadrazamlığa kadar yükselmiş önemli bir devlet adamıdır. Sıbyan mektebinde iken yeteneği keşfedilmiş, bölge eşrafından bir zatın elinden tutmasıyla İstanbul’da eğitimini tamamlamıştır. İşte böyle bir süreçten sonra yetişen Halit Rıfat Paşa diyor ki; “Gidemediğin yer senin değildir.” Zannımca demek istiyor ki, hükmetmek, yönetmek ve yönlendirmek, ilgilenmek ve alakalanmak, sevilmek, saygı görmek için; orada ve yanında olmalısın.

Eğitimcilerin ve anne babaların en büyük vazifesi çocuklarının öğretimlerinden önce onların iyi bir eğitim almalarını sağlamaktır. Öğretimi uzaktan veya yakından bir şekilde alabilirler ama eğitimi vaktinde alamadıkları zaman bunun telafisi zordur.

Mevzu eğitim, eğitilecek zümre de gençler olunca eğitimcilerin ve anne babaların aklına hemen şu soru geliyor: Bu çocuk nasıl adam olacak?

Genci anlamaya çalışmak

Ergenlik dönemi, gençlerin hem fiziki hem de duygusal açıdan büyük değişimler gösterdiği bir dönemdir. Bu büyük ve ani değişimlerin
neticesinde ergenlik çağındaki çocukların davranışlarında farklılıklar görülmesi normaldir. Bu davranış farklılıkları anne baba ve eğitimci tarafından doğru yorumlanamadığı zaman bazı sıkıntılar yaşanabiliyor. Gençlerimiz özellikle ergenlik döneminde söz ve davranışları ile bize bir mesaj vermeye çalışırlar. Atalet, dikkatsizlik, unutkanlık, umursamazlık, istikrarsızlık, marka tutkusu, asilik, farklı kıyafetler ve saç tipleri, odaya kapanma, yalnız kalma isteği, kendi fikrinin doğruluğunda ısrarcılık gibi davranışların altında aslında tek mesaj yatıyor; “Bana değerli olduğumu hissettir.”

Anahtar kelime; muktedirlik duygusu

Gencin kendini arayışında, kendini tanımasında en önemli viraj, neler yapabileceğini test etmesidir. Bu süreçte önüne çıkan herkesi potansiyel düşman olarak göreceğinden başarabilecekleri konusunda yönlendirmek, şevklendirmek, yanında olduğumuzu hissettirmek, eğer başaramazsa yeniden denemesi için cesaretlendirmek ergenin kendisini güvende hissettiriyor. Başarabilecekleri vazifeleri tespit etmek, kaldıramayacakları, çok zorlanacakları işler vermemek, işe başlarken ona güvendiğinizi ifade etmeniz genci rahatlatıyor. Muvaffak olduktan sonra sizi sığınılacak bir liman olarak gördüğü gibi, tecrübelerinizden istifade etmek isteyeceği bir lider olarak da görebiliyor.

Kişiliği değil davranışı eleştirin

Bu dönemde ipleri koparan en büyük hata gencin davranışlarının ve yanlışlarının değil de kişiliklerinin eleştirilmesi. Daha çok tecrübe ederek, yaşayarak öğrenmeyi tercih eden gençler, hatalarında düzeltebileceği davranışlarının değil de değiştiremeyecekleri kişiliklerinin eleştirilmesiyle ebeveynleriyle iletişimi kopartıyorlar. Yatağını toplamayan bir gence “çok düzensiz bir adamsın” demekle “yatağını düzeltip derli toplu olmaman beni üzüyor” demek arasında hissettirdiği duygular açısından çok fark var. İlki probleme hiçbir çözüm getirmeyip suçlayıcı olduğundan bundan sonraki konuşmalara balta vurmakta, ikincisi ise ihbari bir ben dili olduğundan duyguyu da içine alarak karşıya kabul edilebilir bir mesaj iletmekte, en önemlisi iletişimi koparmamaktadır.

Dinlemek, değer vermektir

Genci anlamanın ilk basamağı onu dinlemektir. Ama etkili dinleme, özenerek, emek vererek, değerli olduğunu hissettirerek, anlamaya çalışarak ve anladığını ifade ederek dinleme netice veriyor. Dinlenildiğini gören genç kendine değer verildiğini hisseder, kendisini adam yerine koyana da mesafeli olmaz. Aradaki mesafenin kalkması demek de etki alanınızda kalması manasına gelecektir.

Siz veya çocuğunuz sinirli iken problemlere müdahale ederek hemen çözüm bulmaya çalışmayın. Yapılan yanlış yapıldığı yerde tabiki bırakılmamalıdır. O an göz ucuyla “seni ve davranışını gördüm” mesajı verilmeli, ancak öfkeli olarak mesele masaya yatırılmamalıdır. Öfke ile kalkan zararla oturur, diye boşuna
dememişlerdir. İletişim kurulabilecek daha müsait bir zamanda problem, yukarıda da bahsettiğimiz gibi kişilik ve problem merkezli değil de davranış ve çözüm merkezli olarak, önce karşı taraf dinlenerek konuşulmalıdır. Bu şekilde “bana her zaman gelebilirsin, ben her zaman seni dinlemeye hazır olacağım” mesajı verilmelidir.

Başarısız bile olsa taltif edin

Evde yapacağınız haftalık yarım saatlik toplantılarda onlara da konuşma ve fikirlerini beyan etme fırsatı vermek, kuralları beraberce koymak ama öncesinde kuralın gerekliliğini izah ve ikna etmek de daha sorun ortaya çıkmasını önleyici rehberlik kaidelerindendir. Bir hedefe ulaşmak için sarf edilen çaba, sonucu başarısızlık olsa bile taltif edilmelidir. Sonraki gayretler ve aranızdaki iletişimin devamı ve kalitesi için bu tutum oldukça önemlidir. Başarısızlıklarda “yine başaramadın” yerine “seninle gurur duyuyorum, bazen çabaların yetersiz kaldığı anlar vardır, şimdi olmadı ama denemeye devam edersen ben başaracağına inanıyorum” ifadeleri yerinde olacaktır.

Ergenlik dönemi gencin hayatında çok önemli bir imtihandır. Ama buna hazır olmayan ve ne yapacağını bilmeyen anne babalar ve eğitimciler için daha zor bir imtihan olacaktır. Bize düşen yapılacaklar noktasında madden ve manen hazırlıklı olup gerisini dualarla Allah’a bırakıp tevekkül etmek, ümidi kesmemektir.


Ahmet AKÇA | 03 Kasım 2014 | http://insanvehayat.com/dikkat-ergenlik/