Gönderen Konu: Diyanet Devrim Yapıyormuş!*  (Okunma sayısı 8714 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Diyanet Devrim Yapıyormuş!*
« : 23 Mart 2009, 18:32:18 »

MÜSLÜMANLARIN büyük çoğunluğunun haberi yok ama Ankara'da Diyanet İşleri Başkanlığı'nda devrim çapında dehşetli çalışmalar yapılıyor. Bana inanmazsanız, Sabah gazetesinde okuduğum şu habere bir göz atınız:

"Amerikan Time dergisi "İslâm'ın Soft (yumuşak)Devrimi" başlığını verdiği yorum analizinde İran'daki İslâm devriminden 30 yıl sonra Müslüman dünyanın kendi içindeki modernleşme çabalarıyla bir devrim yaşadığını yazdı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 80 din adamıyla yürüttüğü, hadislerin yeniden yorumlanması ve doğruluğunun incelenmesinin önemine dikkat çekilerek "Ortaçağdan beri İslâm'a en entelektüel bakış bu" yorumu yapıldı. Çalışmada, kadınları erkeklerden daha az zeki gösteren hadislerin çıkartıldığı belirtildi." (22.03.2004)

Müslümanlar günü birlik yaşıyorlar, olup bitenlerin iç yüzünü bilmiyor, anlamıyor, anlamak da istemiyorlar.

Yıllardan beri Türkiye'de din sahasında şunlar yapılıyor:

1. Geneleksel İslâm'ı kaldırmak, onun yerine; Haçlıların ve Siyonistlerin istediği reforme edilmiş, light, ılımlı, sulandırılmış, evcil bir din getirmek.

2. Sünneti kaldırmak, büsbütün kaldırılamazsa erozyona uğratmak.

3. Herkesin kendi kafasına, hevasına, re'yine göre Kur'ân'dan mânâ ve hüküm çıkartmasına yol açacak bir zihniyeti yaygın hale getirmek.

4. Fıkhı ve mezhepleri kaldırmak.

5. Şeriatsız bir İslâm türetmek.

6. Müslümanların ashaba duydukları sevgi ve güveni yıkmak.

7. Feminist görüşler uğruna sahih hadisleri inkâr etmek.

8. Cihadı kaldırmak.

9. İslâm'ın tek hak, geçerli, muteber, doğru din olduğu inancını yıkıp, onun yerine "Üç ibrahimî din... Yahudiler ve Hıristiyanlar da cennetliktir..." gibi inançlar getirmek.

10. İslâm dinini, Siyonist ve Haçlı Batı alemine ve medeniyetine zarar veremez uysal bir ideoloji veya hümanizma haline dönüştürmek.

11. İslâm Ümmetini sekülerleştirerek Müslümanları yığın veya sürü haline getirmek.

Tekrar tekrar dikkatinizi çekerim. Diyanet 80 uzman ile hadîsleri ayıklıyormuş.

Diyanet bir din devrimi yapıyormuş.

Müslümanlar!.. Siz kaçıncı uykudasınız?

MaşaAllah siz yatakta uyuyorsunuz, ayakta uyuyorsunuz, yürürken, konuşurken hep uyuyorsunuz uyuyorsunuz. Karada uyuyorsunuz, denizde uyuyorsunuz.

Lakin onlar uyumuyor. Gece gündüz çalışarak hadîsleri ayıklıyor. Hadîslerin ayıklanması ne demektir?

Bilmeyenler bilenlere sorsun.

M.Şevket EYGİ
« Son Düzenleme: 05 Mayıs 2009, 23:13:47 Gönderen: mystic »

Çevrimdışı Devri Âlem

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 429
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!
« Yanıtla #1 : 23 Mart 2009, 18:34:53 »
Maalesef... Ve daha bu maddelere sığmayan nice icraatları... Elimizden geldiğince insanımızı uyarmaya çalışsak da ; insanlar diyanet olunca sizin dediklerinizi 2. plana atabiliyor.. Allah sonumuzu hayretsin.. (amin)
اَلْعِلْمُ يَرْفَع بُيوتًا لاَعِمَادًا لَهَا وَالْجِهلُ يَهْدِم بِيُوتَ اْلعِزَّ وَلْكَرَمِ

Çevrimdışı BT 857

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 198
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!
« Yanıtla #2 : 23 Mart 2009, 21:46:35 »
ah ah ah bunlari okuyunca ümidsizlige düsüyorum.Ama C.Hak bir sekilde müsade etmez.

Gecmisdede ne azginlar vardi  deyilmi? Dünya degirmeni onlari birer birer ögütür,hepsi

gecer gider.

LA TENSENA

Çevrimdışı Uludag

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 922
    • www
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!
« Yanıtla #3 : 23 Mart 2009, 21:50:38 »
Veyl deresine kütük istifi..
Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!
« Yanıtla #4 : 23 Mart 2009, 23:01:15 »
onlar tam bir asirdir yapiyorlarda amma bir türlü yapamadilar zira tam yapacaklari zaman bir müceddid geliverdide gözlerini acamadilar.acamiyacaklar
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!
« Yanıtla #5 : 23 Mart 2009, 23:15:07 »
Burada şunun çok önemi var.Bu insanlar Kuran-ı Kerim'in  orjinalinde değişiklik yaparak insanları sapıklığa yönlendiremeyeceklerini kesinlikle biliyorlar.

Böyle olunca Herkes anadilinde Kuran-ı Kerim'i okusun, Arapçadan ne anlyorsunuz ki ,Türkçesinden okuyun gibi teraneleri var.Tabi bunu söylerlerken bir taraftan da meallere, tefsirlere el atıyorlar.Her önüne gelen neden meal tefsir yazar ki? Bu işlere büyük paralar yatırıyorlar.Orjinalinde yapamadıkları tahrifatı meal ve tefsir yoluyla yapmaya çalışıyorlar.
Ama el atamadıkları bir yer var ki Osmanlı'da medreslerde okutulan dersler bugün hâlâ okutulmakta , o ilimleri tahsil eden insanlar rahatlıkla ayeti kerimelere mana verebilmekte.İşte yetişen bu insanlar adeta canlı kitaplar gibiler.İstedikleri kadar meallere tefsirlere el atsalar da bu canlı kitaplar olduğu müddetçe tahrifat söz konusu olmayacak biiznillah...
« Son Düzenleme: 26 Nisan 2009, 01:24:27 Gönderen: fatihan »

Çevrimdışı eginli

  • yazar
  • ****
  • İleti: 709
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!
« Yanıtla #6 : 24 Mart 2009, 00:55:44 »
"MaşaAllah siz yatakta uyuyorsunuz, ayakta uyuyorsunuz, yürürken, konuşurken hep uyuyorsunuz uyuyorsunuz. Karada uyuyorsunuz, denizde uyuyorsunuz."

mse nin yazilari gayet güzel , yanliz burdaki ifadeler genel olarak yazdigi gastenin okurlari icin olsa gerek... yoksa biz diyaneti coktan cizdik,yaptiklarinada söylediklerinede itibar etmiyoruz...

Allah(c.c)selami üzerimize olsun.

Bu dünyanin cefasindan sefasina sira gelmez,
gafil olma  ilme calis gecen günler geri gelmez.

Çevrimdışı azizistanbul

  • yazar
  • ****
  • İleti: 677
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!
« Yanıtla #7 : 24 Mart 2009, 08:22:45 »

mse nin yazilari gayet güzel , yanliz burdaki ifadeler genel olarak yazdigi gastenin okurlari icin olsa gerek... yoksa biz diyaneti coktan cizdik,yaptiklarinada söylediklerinede itibar etmiyoruz...



haklısın arkadaşım ama bizimde mevzuumuz bu uyuyan insanlar olduğuna göre ne kadar çalışılması gerektiğini gösteriyor bize.Ayrıca M.Ş.E nin dediği kadar olmasa da her insan uykudadır öldüğü zaman uyanır. bundan dolayı uykumuzu ne kadar hafif tutarsak o kadar iyi.
جُلُوسُكَ سَاعَةً عِنْدَ حَلَقَةٍ يَذْكُرُونَ اللهَ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ اَلْفِ سَنَةٍ

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Hadis projesindeki papaz‏
« Yanıtla #8 : 26 Nisan 2009, 01:22:32 »
Hadis projesindeki papaz‏

Duymayan yok herhalde Diyanet'in şu son Hadîs projesini... Hani şu "daha ahlaklı Müslüman olmamızı sağlaya"cak, "dindarlığımızı güncelleyecek"(!) olan çalışmayı... Hâşâ! Reform falan değil bu. Niye olsun ki. "İslam'da, modern toplumu zora sokacak, değişmesi gereken hiçbir cümle hiçbir satır yok" ki reform da olsun! (Sabah, http://www.sabah.com.tr/2008/02/29/haber,D6416C41CF9C4BC695FF1B13746195C9.html)

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez de "Ahlak eksenli dindarlığı işleyen bir hadis çalışması yapıyoruz. İnsana saygı, kadın hakları, ötekine saygı, çevre, yoksulluk gibi insanlığın ortak sorunlarına Peygamberimizin bakış açısını yansıtmaya çalışıyoruz." demiş!

Mes'ele anlaşılıyor herhalde...

Fakat mevzûyla ilgili The Guardian'da geçen ve her nedense hakkında hiçbir yetkilinin açıklama yapmadığı bir husûs var ki asıl maksadı fazlasıyla âşikâr ediyor bence. O da meşûm projenin ekibinde İslâm ve Türkiye mütehassısı Felix Koerner nâm bir Katolik Cizvit Papazının da yer alıyor olmasıdır.

Dikkat buyrunuz lûtfen!

Papaz Koerner, dindarlığımızı update eyleyecek iş bu ihânet –pardon!– Diyânet ekibine garbdaki dîni ve felsefî tebeddülün târihi ve Hıristiyan reform cereyânlarından alınacak derslerin muâsır Islâm'a nasıl tatbîk edileceği husûslarında dersler veriyormuş. "This is really a synthesis of modern European critical thought and Muslim Ottoman Koranic tradition" buyurmuş papaz efendi! Ayrıca "There is also a political agenda. With this government there is more confidence in these modern theologians." diye de akp hükûmetine ve "ulemâ"sına duyulan i'timâda dikkat çekmiş. (The Guardian, http://www.guardian.co.uk/world/2008/feb/27/turkey.islam)

Yok canım... ne reformu! Kaynaklara dönüş bu... İki asırdır dönüyorlar nitekim. Öyle ki, dönmekden dönme dolaba döndüler. Çünkü döndüklerini iddiâ etdikleri kaynaklar, onlara sırtını dönmüş vaziyetde...

Yûsuf Hanîf, Guraba Mecmuası, Sayı:1
« Son Düzenleme: 26 Nisan 2009, 01:25:07 Gönderen: fatihan »

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Hadisler AB’nin baskısıyla mı ayıklanıyor?
« Yanıtla #9 : 24 Mayıs 2009, 23:33:38 »
Hadisler  AB’nin baskısıyla mı ayıklanıyor?

Fransa'nın meşhur ajansı AFP, 20 Haziran 2006 tarihli bir haberinde, Avrupa Birliği'ne katılmak isteyen Türkiye'nin, kadınlara yapılan şiddete karşı çıkması ve kadın erkek eşitliğini sağlaması konusunda baskılara maruz kaldığını, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 35 uzmanı, yeni bir hadîs külliyatı hazırlamakla vazifelendirdiğini, Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez'in NTV televizyonuna, kadınları ayrı gören hadîslerin geçmiş asırlarda uydurulduğunu beyan ettiğini yazıyor. Beş ciltlik yeni hadîs külliyatı, AFP'ye göre 2007'nin sonunda yayınlanmış olacakmış.

Bu haberden anlaşılan şudur: Bir Hıristiyan birliği olan AB, Türkiye'ye, İslâm'da birtakım değişiklikler yapması konusunda baskı yapıyor, Türkiye de bu baskılar karşısında yeni bir hadîs külliyatı hazırlatıyor...

Avrupa Birliği, Papalığa Katolik dininde değişiklik yapması için baskı yapabilir mi? Yapamaz. Yapmaya yeltenirse dehşetli tepki görür.

Avrupa Birliği Seferad Yahudilerin, kadınla ilgili dinî hükümlerde değişikliğe gitmesini isteyebilir mi? Kesinlikle isteyemez.

Öyleyse AB, İslâm dinine nasıl karışabilir? Türkiye, yapılan baskılara nasıl boyun eğebilir?

AFP haberin başlığında "La Turquie expurge les Hadith traditionnels" cümlesini kullanmış. Expurger fiilinin mânâsı: Bir kitabın, bir metnin, bir filmin; bir ahlâk sistemine, bir dogmaya uygun olmayan, ters düşen taraflarını çıkartmak, sansürlemek, ayıklamak... Türkiye geleneksel hadîsleri ayıklıyor, sansürlüyor...

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın böyle bir şeye hakkı var mıdır?

İlâhiyatçıların böyle bir şeye yetkisi var mıdır?

Birtakım reformcu ilâhiyatçıların, Sahih-i Buharî'de bile mevzu hadîs bulunduğuna dair gülünç iddiaları vardır. Bu gibi ilâhiyatçıların eline fırsat ve imkân verilirse ayıklamayacakları hadîs, bâtıl şekilde te'vil etmeyecekleri ayet kalmaz.

Avrupa Birliği'nin din konusunda Türkiye'ye baskı yapmasını hiçbir haysiyet sahibi Müslüman kabul edemez.

Bir kısmı Hıristiyan, bir kısmı Yahudi, bir kısmı ateist olan Avrupalılar neler istiyor?

1. Allah katında tek hak din İslâm'dır ayetinin cuma namazlarında okunmamasını istiyor.

2. Kadın hakları konusunda, İslâm normlarından vaz geçilmesini, AB normlarının esas kabul edilmesini istiyor.

3. Bu maksatla ayıklamalar yapılmasını istiyor.

Atatürk ve İsmet Paşa zamanında bile yapılmayan bir devrim/inkılap yapıldı ve kadın müftü yardımcıları tayin edildi.

Kadın Kur'ân kursu hocalarından ve vaizelerden oluşan müzikli ilâhî koroları kuruldu.

Camilerin arka tarafına, ihtiyaçtan fazla sandalya konuldu ve secde etmeden namaz kılma modası çıkartıldı.

Harran ovasında bir medresede papazlar ve sarıklı bir müftü çan ve ezan sesleri içinde havuz üzerindeki salaş bir köprüden geçerek diyalog yaptılar. (Güya bu köprü Sırat Köprüsü'nü temsil ediyormuş ve cümleten cennete giriliyormuş...)

Yeni bir hadîs külliyatının ehliyetli din ulemâsı ve muhaddisler tarafından hazırlanmasına evet deriz ama ehliyetsiz ilâhiyatçıların hadîs ayıklamalarına hayır...

Avrupalılar istemiyor diye bir tek sahih hadîsten bile vaz geçmeyiz.

İslâm kadına şiddet uygulamaz.

Kadına asıl şiddet uygulayanlar çağdaşlardır. Türkiye, Uluslararası Kadın Hakları Sözleşmesine imza koymuştur. Bu sözleşmeye göre, kadınlara resmî vesikalar vererek fuhuş yaptıramaz. Halbuki ülkemizde resmen fuhuş yaptırılmakta, bundan da KDV ve gelir vergisi alınarak bütçeye konulmaktadır. Avrupalılar, kadın hakları konusunda samimî iseler önce bu çirkinliği protesto etsinler.

İslâm dini kadınların resmî vesikalı fahişe olarak çalıştırılmalarına asla izin vermez.

Tesettür bir baskı değildir, kadın haysiyetinin sembolüdür.

Kadın hakkındaki bütün ayetlerdeki, kadın hakkındaki bütün sahih hadîslerdeki hükümler doğrudur. Bunlara aykırı olan hükümler yanlıştır.

Kadın hakkındaki ayet ve hadîslerin doğru yorumları, Ehl-i Sünnet ve Cemaat ulemâsının yaptığı yorumlardır. Cumhur-i ulemânın yorumlarıyla çatışan yorumlar geçersizdir.

Bugünkü Avrupa medeniyeti seks konusunda çok yanlış bir yoldadır. Bunu bir Müslüman olarak ben söylemiyorum. Katolik kilisesinin ileri gelenleri söylüyor.

İslâm'da esas olan iffet ve hayâdır. İslâm seks konusunda aşırılığı ve azgınlığı kabul etmez.

Nakil vasıtalarında kadınlar için ayrı yer ayrılması onları aşağılamak değil, tam aksine haysiyetlerini ve iffetlerini korumak ve onlara büyük değer vermektir.

İslâm dini, mayolu kadınlarla erkeklerin plajlarda beraberce denize girip güneşlenmelerine izin vermez.

İslâm dini, bulûğa ermiş kız ve erkek çocukların birlikte okumasını uygun görmez.

Hürriyet demek her şeyi yapabilmek değildir. Hürriyetin sınırları vardır.

En güzel ve doğru hürriyet şer'î hürriyettir.

Ankara Ekolüne ve Tarihsellik mezhebine mensup hiçbir ilâhiyatçının hadîs ayıklamaya hakkı ve salahiyeti yoktur.


Şevket Eygi
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı racül

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1265
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!*
« Yanıtla #10 : 25 Mayıs 2009, 03:18:36 »
ortalikta bi tek mehmet sevket eygi kaldi galiba...
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
BBC’nin, Diyanet’in Hadîs Çalışması Hakkındaki Makalesi
« Yanıtla #11 : 01 Haziran 2009, 15:27:45 »
BBC’nin, Diyanet’in Hadîs Çalışması Hakkındaki Makalesi

Aşağıda, dünyaca ünlü BBC'nin Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı'nın devrim mahiyetindeki hadîs çalışmaları ile ilgili makalesinin tercümesini okuyacaksınız.  İngilizce bilen okuyucularım ve ilgilenenler internetten orijinal metne de ulaşabilir.

BBC çok ciddî bir medya organıdır. Olabildiğince âdildir, tarafsızdır, objektiftir, güvenilirdir. Bu yazıyı kaleme alan Robert Pigott, dinî konularda uzmanlığı, sağlam kültürü ve birikimi olan bir kimsedir. Yazı yalandan, iftiradan, abartmadan uzaktır. Diyanet'in, devrim ve kökten reform mahiyetindeki çalışmalarını tenkit ederken bendeniz bu gibi yazılardan ve başka sağlam kaynaklardan bilgi edindim.

Gerçekten İslâm tarihinde bu hadîs taraması (veya ayıklaması) çapında bir reform hareketi bu güne kadar görülememiştir. Bunu Fazlurramancı Ankara Ekolü ilahiyatçıları yapmaktadır. Bu konunun mutlaka tartışılması gerekir.  Böyle bir hadîs çalışması bütün Ehl-i Sünnet Müslümanlarını çok yakından ilgilendirir.

Elimde bu yazı gibi hayli doküman ve belge bulunmaktadır. Bunları (bir kısmını yabancı dillerden tercüme ettirerek)  peyderpey okuyucularımın ve âmme-i müslimînin dikkatlerine arz edeceğim.

Yarın, BBC'nin yazısını tahlil edeceğim.  Adıgeçen yazının tercümesi aşağıdadır, buyurunuz tedkik ediniz. (Mehmed Şevket EYGİ)

"Turkey in Radical Revision of Islamic Texts",  http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/7264903.stm

Türkiye İslamî metinleri radikal bir şekilde revize ediyor

Robert Pigott

BBC din işleri muhabiri

26 Şubat 2008

Türkiye İslam'ı temelden yeniden yorumlayan ve radikal olduğu kadar da tartışmalı bir şekilde modernize eden bir yayının hazırlığında.

Ülkenin güçlü Diyanet İşleri Başkanlığı Ankara Üniversitesi'nden bir grup ilahiyatçıyı, Kuran'dan sonra İslam'ın en mukaddes ikinci metni olan hadîsleri kökten revize etmek üzere görevlendirdi. Hadîsler Peygamber'in söylediği farz olunan binlerce deyişin derlemesinden oluşuyor. Bu metinler Kur'an'ın tefsirinde en önemli yol gösterici olduğu gibi, İslam hukukunun (Şeri'at) büyük bir bölümüne de kaynaklık etmektedir.

Fakat devlet, modernize etme sıkıntısı çektiği bir toplumda hadîslerin çoğu zaman olumsuz etkileri olduğunu fark etti ve İslam'ın gerçek değerlerinin gizli kalmasından hadîsleri sorumlu tutmaya başladı. Şimdi bu deyişlerin önemli bir kısmını Muhammed'in söylemediği, bir kısmının da yeniden yorumlanması gerektiği iddia ediliyor.

"Bir şekilde Hıristiyan reformasyonuna benziyor. Tam olarak aynısı değil, ama... İslam ilahiyatının temellerini değiştiriyor."

Fadi Hakura
(Türkiye uzmanı, Chatham House)

'Reformasyon'

Yorumcular, radikal bir İslamî yenilenme için İslam ilahiyatının tümden yeniden yorumlandığını söylüyorlar. Projenin destekçileri 1400 yıl önce İslam'ın özünde bulunan mantık ve akıl ruhunun yeniden keşfedildiğini belirtiyorlar. Bazıları bunun İslam'da reform için bir başlangıç olabileceğini düşünüyor. Gelenekçi Müslümanlar arasında tartışmaya sebep olabileceği için bugüne kadar projeye dair açıklama yapmak istemeyen Türk resmî makamları BBC'ye konuştular.

Tartışmalı hadîs projesinin bilimsel araştırmaları Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde yürütülüyor. Projeyi izleyen Hıristiyan ilahiyatçısı Peder Felix Körner, hadîs olarak bilinen bazı sözlerin Muhammed'in vefatından yüzlerce yıl sonra, toplumsal çıkarlara uygun olarak uydurulduğunun ispat edilebileceğini söylüyor. Peder Körner, "bugün maalesef hadîs kabul edilen sözler yoluyla kadın sünneti denen İslamî -veya sözde İslamî- uygulamayı bile haklı çıkarabilirsiniz" diyor. Körner, " 'Bu, Peygamber'in bize emrettiği şeydir.' şeklinde rivayetler görürsünüz. Fakat bu emirlerin, nasıl diğer kültürlerin etkisiyle ortaya çıktığını ve sonradan hadislere hamledildiğini tarihsel olarak gösterebilirsiniz." diyor.


Okucuyu yorumu: Pek çok hadîs 1400 sene önce Orta Doğu hayatıyla ilgili olup güncelliğini yitirmiştir. Brian, London

İddiaya göre, İslamî gelenek ve görenekler, dini kullanarak toplumu kontrol altında tutmak isteyen farklı -çoğu kez de muhafazakâr- kültürler tarafından zaman içinde yok edildi. Proje yöneticileri sonraki nesillerin, hadîsleri hayal ürünü şeylerle doldurduklarını, bu arada Peygamber'i kendi siyasi emellerine alet ettiklerini iddia ediyorlar.

"Bazı rivayetler kocasının izni olmaksızın kadının seyahatini yasaklıyor... Fakat bu dinî bir yasak değil. Yasaklama sadece kadının kendi başına seyahatinin emniyetli olmamasından kaynaklanıyordu."

Prof. Mehmet Görmez

(Hadîs uzmanı, Din İşleri Dairesi)

Devrim Çapında

Türkiye, bu "kültürel yük"ü sırtından atmak ve aslî kıymetlerine ve Peygamber'e uygun bir İslam'a dönmek istiyor. Projenin devrimci doğası tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Gerçekten Muhammed tarafından söylendiği kabul edilen bazı hadisler de değiştirilip yeniden yorumlanıyor.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı ve hadîs uzmanı Prof. Mehmet Görmez'in verdiği örnek çarpıcı: "Kocalarının izni olmaksızın kadınların üç günlük veya daha uzun süreli seyahatini yasaklayan sahih rivayetler var. Fakat bu dinî bir yasak değil. Yasak, sadece Peygamber zamanında kadının bu şekilde kendi başına seyahatinin güvenli olmaması sebebiyle konulmuştur. Fakat güvenlik endişesiyle konulan bu geçici yasak zaman içinde genel-geçer hale getirildi."

Proje, hadîslerin 1400 yıllık muhtevasına böylesine cesur müdahalelerin ancak titiz akademik araştırmaların ışığında yapılabileceğini savunuyor. Prof. Görmez, diğer bir rivayette Peygamber'in "kadınların uzak mesafelere kendi başlarına seyahat edebilecekleri günü özlediği"ne dikkat çekiyor. Görmez'e göre Peygamber'in buradaki niyeti açıktır.

"Kadınlar aile içinde cinsel taciz de dahil olmak üzere şiddete maruz kalıyor... Bunun İslam'da yeri yok... Bunu onlara anlatmalıyız."

Hülya Koç, Vaize.

Aslî Ruh

Ama bu yasak hâlâ bir hadîs olarak mevcut ve bazı Müslüman kadınların serbestçe yolculuk yapmasını kısıtlamaya devam ediyor.

Türkiye iddialı yenileşme programının bir parçası olarak 450 kadına ilahiyat eğitimi verip bunları "vaize" olarak atadı. Bunlara, geniş Türkiye topraklarının ücra köşelerindeki halka İslam'ın aslî ruhunu anlatma vazifesi verildi. Bu vaizelerden biri olan Hülya Koç, Anadolu'daki bir şehir mitinginde örtülü kalabalıklara bakıp onlara revize edilmiş hadîslerin ışığında yapılan doğru bir Kur'an yorumunun eşitlik, adalet ve insan haklarını garanti altına aldığını anlatıyor.

Hülya Koç, bugün dahi kadınlara reva görülen şiddetli baskıyı meşrulaştırmak için İslam'ın çokça kullanıldığını söylüyor. "Namus cinayetleri var," diyor Koç. "Yanlış biriyle evlenen veya sevdiğine kaçan bazı kadınların öldürüldüğünü duyuyoruz. Kadınlar aile içinde de şiddete maruz kalıyorlar. Akrabaları tarafından cinsel tacize uğruyorlar.. Bunun İslam'da yeri yok... bunu onlara anlatmalıyız."

'Yeni İslam'

Londra'daki Chatham House'ın Türkiye uzmanlarından Fadi Hakura'ya göre Türkiye'nin yaptığı, İslam'ı yeniden yaratmaktan başka bir şey değil. İslam'ı, kurallarına uyulması gereken bir dinden, çağdaş seküler bir demokraside yaşayan insanların ihtiyaçlarına karşılık olacak bir din haline getiriyorlar.

Fadi Hakura, devletin bunu başarmak için yeni bir İslam inşa ettiğini söylüyor. "Bir şekilde Hıristiyan reformasyonuna benziyor" diyor Fadi Hakura ve devam ediyor: "Tam olarak aynısı da değil, ama yakından baktığınızda görürsünüz ki İslam ilahiyatının temelleri değiştiriliyor."

Fadi Hakura, sekülerist Türkiye'nin bugüne kadar yeni bir İslam siyaseti oluşturmaya niyetlendiğini düşünüyor. "Şimdi ise yeni bir İslam oluşturmaya uğraşıyorlar" diyor.

Önemli bir nokta, projede çalışan "Ankara Ekolü" ilahiyatçılarının Batılı eleştirel teknikleri ve felsefesini kullanıyor olmaları.

Daha da cesur bir adım atarak İslam fıkhında yerleşmiş bir usul olan sonraki (ve çoğu zaman daha muhafazakâr) nassların daha evvelkileri geçersiz kıldığı kuralını reddettiler.

"Bunları bir bütün olarak görmelisiniz," diyor Fadi Hakura. "Mesela şiddetten bahseden ayetlerin barıştan bahsedenleri geçersiz kıldığını söyleyemezsiniz. Orta Doğu'da bu çeşit ideolojik yaklaşımlar çokça kullanılmıştır." Ve ekliyor: "[Bu değişimin] ne denli önemli olduğunu ifade etmem zor."

M.Şevked Eygi-
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Diyanet’te neler oluyor?
« Yanıtla #12 : 01 Haziran 2009, 15:29:02 »
Diyanet’te neler oluyor?

Dün bu sütunlarda, BBC'nin Ankara'da yapılan devrim çapındaki hadîs revizyonuyla ilgili yazısının tercümesini okudunuz. Dünyanın en ciddî ve güvenilir medya kuruluşunun bu konudaki iddia ve beyanları şunlardır:

1. Türkiye, İslâm'ı temelden yorumlayan bir yayının hazırlığındadır.

2. Bu çalışma ve teşebbüs, radikal (kökten) olduğu kadar da tartışmalıdır.

3. Diyanet İşleri Başkanlığı Ankara Üniversitesi'nden bir grup ilâhiyatçıyı, hadîsleri kökten revize etmek (gözden geçirmek) ile görevlendirmiştir.

4. Bu çalışma Hıristiyan reform hareketine benziyor.

5. İslâm ilâhiyatının temelleri değiştiriliyor.

6. Türkiye rejimi, çağdaşlaştırma sıkıntısı çektiği bir toplumda, hadîslerin çoğu zaman olumsuz etkileri olduğunu fark etti.

7. İslâm'ın gerçek değerlerinin gizli kalmasından hadîsler sorumlu tutuluyor.

8. Hadîslerin önemli bir kısmını, Hz. Muhammed'in söylemediği iddia ediliyor.

9. Bir kısım hadîslerin de yeniden yorumlanması gerektiği iddia ediliyor.

10. Diyanet Başkan yardımcısı söylüyor: Kadınların, kocasının izni olmadan yalnız başına seyahat etmemesiyle ilgili sahih hadîs tarihseldir. Peygamber zamanında yol güvenliği yoktu, şimdi var, o halde kadınlar kocalarının izni olmadan tek başına seyahat edebilir...

11. Yorumcular, radikal (kökten, tümden) bir islâmî yenilenme için İslâm ilâhiyatının yeniden yorumlandığını söylüyor.

12. Projenin destekçileri 1400 yıl önce İslâm'ın özünde bulunan mantık ve akıl ruhunun yeniden keşfedildiğini belirtiyor.

13. Bazıları bunun İslâm'da bir reform için bir başlangıç olabileceğini düşünüyor.

14. Gelenekçi Müslümanlar arasında tartışmaya sebep olabileceği için bugüne kadar projeye dair açıklama yapmak istemeyen Türk resmî makamları BBC'ye konuştular.

15. Tartışmalı hadîs projesinin bilimsel araştırmaları Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nde yürütülüyor.

16. Projeyi izleyen Hıristiyan ilâhiyatçı Peder (Cizvit rahibi) Felix Körner, hadîs olarak bilinen bazı sözlerin Hz. Muhammed'in vefatından yüzlerce yıl sonra, toplum çıkarlarına uygun olarak uydurulduğunun ispat edilebileceğini söylüyor.

17. Cizvit rahibi Körner, "Bugün maalesef hadîs kabul edilen sözler yoluyla kadın sünneti denilen İslâmî veya sözde İslâmî uygulamayı bile haklı çıkartabilirsiniz diyor.

18. Cizvit papazı Körner, "Bu Peygamberin bize emr ettiği şeydir, şeklinde rivayetler görürsünüz. Fakat bu emirlerin, nasıl diğer kültürlerin etkisiyle ortaya çıktığını ve sonradan hadîslere haml edildiğini tarihsel olarak gösterebilirsiniz" diye ilave ediyor.

19. Diyanet'in hadîs projesi yöneticileri, sonraki nesillerin, hadîsleri hayal ürünü şeylerle doldurduklarını, bu arada Peygamber'i siyasî emellerine âlet ettiklerini iddia ediyor.

20. Bu projenin devrimci bir doğası vardır.

21. Türkiye, "Kültürel yükü" üzerinden atmak istiyor.

22. Türkiye (Ankara İlâhiyatçılarına göre) Peygambere uygun bir İslâm'a dönmek istiyor.

23. Gerçekten Hz. Muhammed tarafından söylenmiş olduğu kabul edilen bazı hadîsler de değiştirilip yeniden yorumlanıyor.

24. Türkiye, iddialı yenileşme programının bir parçası olarak 450 kadına ilâhiyat eğitimi verip bunları "vâize" olarak atamıştır. Bu vâizelere, geniş Türkiye topraklarının ücra köşelerindeki halka İslâm'ı anlatma vazifesi verilmiştir.

25. Bu vâizelerden Hülya Koç, bugün kadınlara reva görülen şiddetli baskıyı meşrulaştırmak için İslâm'ın çokça kullanıldığını söylüyor.

26. Londra'daki Chatham House'ın Türkiye uzmanlarından Fadi Fakura'ya göre Türkiye'nin yaptığı, İslâm'ı yeniden yaratmaktan başka bir şey değil.

27. İslâm, kurallarına uyulması gereken bir dinden, çağdaş seküler (lâikleşmiş) bir demokraside yaşayan insanların ihtiyaçlarına karşılık verecek bir din haline getiriliyor.

28. Türkiye devleti yeni bir din inşa ediyor.

29. Bu, Hıristiyan reformasyonuna benziyor... Tam olarak aynısı değil ama yakından baktığınızda görürsünüz ki, İslâm ilâhiyatının temelleri değiştiriliyor.

30. Türkiye'de yeni bir İslâm oluşturuluyor.

31. Projede çalışan Ankara Ekolü İlâhiyatçıları Batı'nın eleştirisel tekniklerini ve felsefesini kullanıyor.

32. Ankara Ekolü ilâhiyatçıları, İslâm fıkhının temellerinden olan, sonradan gelen nassların öncekileri geçersiz kıldığı kuralını reddettiler.

BBC'nin 32 maddede özetlediğim iddiaları doğru mudur? Bence maalesef doğrudur. Diyanet'in devrim çapındaki hadîs çalışması Ankara Ekolü mensubu Fazlurrahmancı ilâhiyatçılara verilmiştir.

Bu çalışmalar, Müslümanların tepkisinden korkularak gizlenmiştir.

Daha sonra BBC'ye Ankara resmî otoriteleri bilgi vermiştir.

Ankara'da ikamet eden Cizvit papazı Körner bu projeyi "izlemektedir".

Ankara'da lâik bir İslâm türetilmek istenmektedir.

Sahih olan hadîsler beğenilmemektedir.

Ankara'da İslâmî bir reform hareketi başlatılmıştır.

Şimdi bir Müslüman olarak soruyorum:

Bu kadar önemli bir proje çalışmalarının uzun müddet İslâm ulemâsından ve Müslüman halktan gizlenmesi doğru mudur?

Bu iş niçin sadece Ankara Ekolü ilâhiyatçılarına verilmiştir?

Bu proje için ne miktarda bir bütçe oluşturulmuştur ve şimdiye kadar ne kadar para dağıtılmıştır?

Fikirleri, görüşleri, tezleri tartışmalı bazı ilâhiyatçılar niçin bu ekibe alınmıştır? Onları tenkit eden Sünnî hocalar niçin saf dışı edilmiştir?

Hadîs çalışmaları içinde niçin icazetli muhaddisler yoktur?

Bu kadar ehemmiyetli bir projede bütün dünyanın Sünnî ulemâsından ve muhaddislerinden yardım ve katkı istenmesi gerekmez miydi?

Biz reform yapmıyoruz diyorlar ve sonra sahih hadîsleri tenkit ediyorlar yahut bugün hükmü yoktur diyorlar. Böyle şey olur mu?

Bu konu alabildiğine tartışılmalıdır. Durumdan bütün İslâm dünyasına bilgi verilmelidir.

Ortada gerçekten çok üzücü, çok şüphe ve kaygı verici bir durum vardır.

Bu konularda kimsenin taqiyye yapmaya, Müslümanları aldatmaya veya şaşırtmaya hakkı yoktur.

Bu iş burada bitmez. Geleneksel Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslâmlığına bağlı bir Müslüman olarak bu konuda yazmaya devam edeceğim.

Benim yüce dinim, Ankara Ekolü ilâhiyatçılarının, Tarihselcilik mezhebinin, Fazlurrahmancıların, reformcuların ellerine bırakılamaz.

Diyanet, devrim çapındaki bu hadîs projesi işinde çalıştırılan ilâhiyatçıların listesini yayınlamalıdır. Bunu öğrenmek bütün Müslümanların hakkıdır. Böyle bir çalışma gizli tutulamaz, gizlenemez.

Bir hakikat kalmasın Allah'ım âlemde nihan...

Mehmed Şevked Eygi-
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Diyanet’te Neler Oluyor?
« Yanıtla #13 : 14 Ağustos 2010, 19:03:38 »
Kurum olarak, tüzelkişilik olarak Diyanet'i tenzih ederim. Bundan elli yıl önce orada iki yıl memuriyet yaptım. Çok muhterem hocaefendiler vardı. Baskılara rağmen İslâm'dan, Şeriattan taviz vermezlerdi. Risale-i Nurlar hakkında çeşitli ağır ceza mahkemelerinden istenen bilirkişi raporlarında hep müsbet görüşler beyan etmişlerdir. O zamanların Diyanet'indeki Müşavere Heyeti üyelerinin çoğu eski Osmanlı medreselerinden icazet almış gerçek hocalar, alimler, fakihlerdi. Dinde reform, dinde yenilik, dinde değişim, dinde ılımlılık, BOP'çuluk gibi cereyanları, küfre kadar varabilen bid'at ve sapıklıklar olarak görürlerdi.

Son elli yıl içinde Diyanet'e çok baskı yapıldı.

Müslümanların çoğu bu baskıların mahiyetini, içyüzünü bilmez.

Diyanet'e, 28 Şubat'tan sonra İslâm dini ile resmî ideolojiyi uzlaştırıp bağdaştırmak için özel elemanlar sokulmuştur.

Mardin'de Kasımiye medresesinin avlusunda yapılan Dinlerarası Diyalog tiyatrosunu hafızamızdan hiç çıkartmamalıyız. Çeşitli kiliselere mensup papazlar, onların içinde bir de sarıklı cübbeli Diyanet müftüsü...Diyalog nutukları atıldı, sonra medrese havuzunun üzerine kurulmuş tahta köprüden papazlarla sarıklı müftü hep birlikte geçtiler. Bu esnada çanlar çılgınca çalıyor, bir müezzinde hoparlörle yüksek sesle ezan okuyordu... Güya o köprü Sırat köprüsüymüş, Diyalog var ya, hepsi birlikte cümbür cemaat sembolik olarak köprüyü geçip Cennet'e giriyorlarmış.

Böyle bir diyalog rezaletinin bir benzeri 14 yüzyıllık İslâm tarihinde görülmemiştir.

Kendisini müctehidlerin müctehidi gibi gösteren ve gösterten reformcu bir ilahiyatçı Diyanet bünyesi içinde Türkiye çapında bir kadrolaşma yapıyor.

Bundan birkaç yıl önce bir heyete bir Kur'ân tefsiri hazırlatıldı. Piyasaya çıkartıldı. Sonra toplatıldı. Değişik bir baskısı piyasaya verildi. Niçin?.. Çünkü, zaruriyat-i diniyeye aykırı yanlışlar vardı.

Bu tefsir için astronomik ücretler ödendi. Tefsirin telif ve tasnif işi niçin Ehl-i Sünnet hocalarına verilmedi de, reformculara verildi?

Camilerde 19 Mayıs, 23 Nisan, 29 Ekim bayramlarına tesadüf eden haftalarda "Merkezden gelme" siyasî ve ideolojik hutbeler okunuyor. Bu da Diyanet'te yuvalanan 28 Şubatçıların işidir.

Diyanet'teki en vahim faaliyetler, Pakistanlı Fazlurrahman'ın "Tâtiliyye ve İbahiye" mezhebi mensuplarının sinsice Başkanlığı ele geçirme ve kadrolaşma çalışmalarıdır.

Büyük bir cemaat de, camilere Diyalogçu imamlar tayin ettirmek için birkaç yıldanberi yoğun çalışmalar yapmaktadır.

Ben birMüslüman olarakResulullah Efendimizi, Kur'anı, İslam'ı, Şeriatı inkar ve tekzib eden gayr-i Müslimlerin de Cennete gireceğine inanan ve bu yolda propaganda yapan bid'atçi bir imamın arkasında namaz kılmak istemem.Bu yüzden büyük tedirginlik içindeyim.

Diyanet İşleri Riyaset'i, Cumhuriyetin ilk yıllarında Sünni bir din dairesi olarak kurulmuştur, onun Sünniliğine dokunulmamalıdır. Alevî vatandaşlarımız ve kardeşlerimiz için başka çareler ve çözümler araştırılmalı, bulunmalıdır. Zaten Alevilik bir din ve mezhep değil, bir kimlik ve kültürdür.

Diyanet'i kimler ele geçirmek istiyor, açıkça veya sinsice çalışıyor:

1. Fazlurrahmancılar. Bunlar kesinlikle Ehl-i Sünnetin dışındadır.

2. Mezhepsizler. Mezhepsizlik İslâm şeriatını tehdit eden en büyük tehlikedir. Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür.

3. Telfik-i mezahib yani mezheplerin hükümlerini ve bilhassa kolaylıklarını karmakarışık şekilde uygulamak ki, böyle bir şey dini oyuncak etmek olur.

4. Farmason Afganî mezhebi veya cereyanı.

5. İslâm ile Kemalizmi uzlaştırıp bağdaştırmak isteyen Kemaliye mezhebi veya ideolojisi mensupları.

Müslüman halkın haberi yok ama bir müddetten beri Diyanet içinde büyük kavgalar olmaktadır.

Diyanet'in eski başmüfettişi Abdülkadir Sezgin'in "Para din adamını da bozdu" başlıklı beyanını okumanızı tavsiye ederim.

Büyük bir Avrupa ülkesinde yüksek tahsil yapan bir gençten duydum. Oradaki resmî bir din hocası bir buçuk milyon euroya bir mesken satın almış!..

Ehl-i Sünnet düşmanları belki on koldan Sünnîliğe saldırmaktadır. Bir kısım halkın itikadı bozulmuştur. Aşırı ve fanatik bir fırka Tasavvuf ve Tarikat Müslümanlarına müşrik ve kafir demektedir.

Yekun olarak milyonlarca dolar para telif ücreti olarak dağıtılmaktadır.

Fetva vermeye icazetleri, ehliyetleri, kudretleri olmayan birtakım cür'etkâr reformcularKur'âna, Sünnete, icmâ-i ümmete aykırı saçma sapan içtihadlar yapmaktadır.

Ehl-i Sünnet mezhebinden olan müftüleri, imamları, din görevlilerini (eskiden hademe-i hayrat denilirdi) tenzih ederek yazıyorum:

Camiye namaz kılmak için gittim...Ya imam Fazlurrahmancı ise?... Yahut Diyalogçuysa?.. Veya Tasavvuf evliyası müşriktir diyen biriyse?.. Mezhepsizse, telfik-i mezahib taraftarı ise?..

Diyanet konusunda işler çok ama çok sarpa sarmıştır.

Bundan iki sene kadar önce Diyanet'in üst kadrosundan birHoca benim aleyhimde (Şu hadislerin ayıklanması meselesi dolayısıyla) büyük bir tv'de açık oturum programına çıkmış. Meşhur YaşarNuri Öztürk ile pek muhabbetli konuşmalar yapmışlar. Diyanet hocası bir ara "Şevket Eygi bey halim selim bir kimsedir ama bize niçin böyle şiddetle çattı" mealinde bir laf etmiş. Yaşar Nuri "Onun hilmine aldanmayınız. Ebu Süfyanın oğlu Muaviye de halim bir kimseydi" cevabını vermiş. Diyanet hocası tebessüm etmiş...Ne günlere kaldık!..

Mehmet Şevket Eygi
11 AĞUSTOS 2010
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı tevhid41

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 20
  • αѕℓαηℓαяα ѕöz νєя∂ιм, ¢αкαℓℓαяα уєм σℓмαм!!!
Ynt: Diyanet Devrim Yapıyormuş!*
« Yanıtla #14 : 14 Ağustos 2010, 19:34:21 »
hazreti Allah sonumuzu hayretsin gecen sene oruclar erken acildi "hataydi kusura bakmayin Allah affeder"dendi gecti!!!! bu senede teravihi aksamdan sonra yatsidan önce kiliyoruzzzzz!!!!!!
Dalimizi koparanin agacini kökünden Sökeriz!!!