Gönderen Konu: Dualar kabul olmuyor mu. . .?  (Okunma sayısı 10902 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sedat_islam

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 231
    • Milli Görüş Forum
Dualar kabul olmuyor mu. . .?
« : 11 Aralık 2004, 14:44:13 »

İslâm âleminde kan ve kelepçe:

Biri sıcak, diğeri buz gibi. Biri şehadetin, diğeri esaretin sembolü. Kan, kelepçeye direncin neticesi; kelepçe, kana giden yolun habercisi. İslâm âleminde akan kanlar, taze canlar için kurban; takılan kelepçeler, hakiki hürriyet için dualar hükmüne geçecek. Buna şüphe yok!

Kanlı ve kelepçeli günler yeni bir dua hamlesi yapmamız gerektiğine de işaret. Zira, bazı duaların vakitleri olduğu gibi, bazı vakitlerin de kendileri mahsus duaları vardır. Her musibet bir duanın vaktidir. Yağmursuzluk, yağmur duasının; güneş ve ay tutulmaları, husuf ve küsuf namazlarının vakitleri olduğu gibi...

Dua bir ibadettir, ibadetlerin meyvesi ise ahirette elde edilir. Dualarda her ne kadar dünyevî maksatlar, sıkıntılar, arzular dile getirilse de, sırf bunlar için dua edilmez.

Dünyevî maksat ve sıkıntılar bazı duaların ve ibadetlerin vakitleridir. Duâ ve ibadetin neticesi âhirete baktığı için, sırf Yaratan'ın rızası için yapılırlar.

Belâ ve musibetlerin istilâsı ve muzır şeylerin musallat olmaları, bazı duâların hususi vakitleridir. İnsan o vakitlerde aczini, fakrini anlar ve ihtiyaçlarını karşılayacak, düşmanlarını ve sıkıntılarını bertaraf edecek Zât'ı idrâk eder, Duâ ile, niyaz ile Mutlak Kudret sahibi olan Rabbi'nin kapısını çalar.

Dualar kabul olmuyor mu?

Eğer belâların ve musibetlerin istilâsı zamanında çokça dua edildiği halde belalar ve musibetler ortadan kalkmıyorsa, bu, duanın kabul edilmediğinin değil; duanın vaktinin bitmediğinin alâmetidir.

Zira ("Bana duâ edin, size icabet edeyim) (duanıza cevap vereyim) (Gâfir (Mü'min )sûresi:60) mealindeki Kur'anî hitap her duaya cevap, verildiğini bildiriyor. Demek ki; her duaya cevap vermek var, fakat duayı kabul etmek ve duada zikredilen matlubu ve isteği aynen kabul etmek Hakk Teâlâ'nın hikmetine bağlıdır.
« Son Düzenleme: 28 Şubat 2010, 19:36:53 Gönderen: Tuğra »
Zafer Yakındır ve Zafer, İNANANLARINDIR...

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
-*-*DUALAR KABUL OLMUYOR MU...?-*-*-
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2004, 00:15:04 »
Bela ve musibetler ya imtihan icin ya terfi derece icin veya insanlar islamdan kur´an dan sünnetden uzaklasdiklari icin gelir.Su andaki islam ülkelerindeki sikinti bana öyle geliyorki islama ve kur´ana hürmet kalkdigindan ve zamaninda kendilerine verilen nimetin kiymetini bilmediklerinden dolayidir.Amma bu demekdegildirki üzülmeyecegiz tabiiki icimiz kan agliyor düa edecegiz insaAllah bu sikintida gecer huzura kavusurlar.


DUÂNIN ÂDÂBI

Duânın on âdâbı vardır:

1- şerefli vakitleri aramak: Sene içerisinde arefe gün­le­ri, Ra­ma­zan ayı, cum’a günü ve geceleri, seher vakti ... gibi.

2- şerefli hâllerden istifâde etmek: islâm ordusu ile küf­fâr ordu­sunun karşılaştığı zamanda ve ezan ile kâ­met ara­­sında, oruçlu iken, secde hâlinde...

3- Kıbleye dönerek ellerini kaldırıp duâ etmek: ibn Abbas’ın rivâ­yetinde; «Resûl-i Ekrem duâ ettiği zaman iki elini birleştirir ve avuçlarının iç kısmını yüzüne doğru çevirirdi».

4- Duâyı gizlice yâni hafif sesle yapmak: A’râf sûresinin 55. âye­tinde Rabbimiz: «Rabbinize gönülden gizlice yal­varın.» buyuruyor.

5- Duâda yapmacık sözlerden sakınmak: Duâ eden tevâzu ve huşû içinde istemeli ve külfetli sözlerden ka­çınmalıdır.

6- Huşû içinde Allâh’tan korkarak ve kabûlünü umarak dua et­mek: Rabbimiz: “Onlar iyi işlere koşarlar, sevâba rağbet ve ikâb (azab)­dan korkarak bize duâ ederler.” (Sûre-i Enbiyâ, 90) buyuruyor.

7- Duâda azimli ve Allâh’a karşı hüsn-i zânda bulun­mak: Pey­gam­berimiz Efendimiz (s.a.v.) «Sizden biri­niz duâ ettiği zaman ka­bûl olunacağına büyük ümit beslesin. Çünkü onun kabûlü Allah için kolaydır.» bu­yurmuştur. Süfyân bin Uyeyne (rh.); «Kim­senin ku­sur­ları kendisini duâ etmekten alıkoymasın. Çünkü Allâh (c.c.) en kötü mahlûk olan şeytanın bile duâsını kabul etmiştir.» «Rab­bim! (insanlar) dirilinceye kadar bana mühlet ver» diye duâ edin­ce, «Vakt-i ma’lûma kadar bekletilenlerden­sin; sana muayyen bir za­mana kadar müsâade edilmiştir.» (Sûre-i A’râf: 14,15) buyurmuştur.

8- Duâyı tekrar ile ısrâr etmek: ibn Mes’ûd (r.a), Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında «Duâ ettiği zaman üç kere duâ eder, Allâh’dan bir şey istediği zaman üç kere isterdi.» bu­yurmuştur.

9- Duâya hamd ve salavât ile başlamak: Peygamberimiz (s.a.v.) “Allâh’tan bir şey dileyeceğiniz zaman, Salavât-ı şerife ile baş­layın. Zîrâ Allâhü Teâlâ iki dilekten birini kabul edince diğerini reddetmeme hususunda daha keremlidir (bir duâyı kabul edince diğerini de kabul eder).” buyurmuştur.

10- Duânın kabul olmasında en kuvvetli âmil batınî edebtir: O da tev­be etmek, helâlleşmek ve bütün himmetini Allâh’a bağlamaktır. (ihyâ)
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6600
Ynt: Dualar kabul olmuyor mu. . .?
« Yanıtla #2 : 28 Şubat 2010, 19:37:28 »
Teşekkürler hocam
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Dualar kabul olmuyor mu. . .?
« Yanıtla #3 : 20 Eylül 2011, 10:52:02 »
Dua Eden Adama Hazreti Musa’nın Acıması ve Hazreti Allah’ın Hazreti Musa'ya Cevabı

Musa (a.s), Allâhü Teâlâ hazretlerine dua eden, çok yalvaran ve tazarru eden bir kişiye rastladı.

Musa (a.s), (o kişinin hâline bakarak acıdı ve kendi kendisine);
- "Eğer bu adamın haceti benim elimde olmuş olsaydı; elbette onu yerine getirir(ve ihtiyacını giderir)dim," dedi.

Musa (a.s)'ın böyle şeyleri kalbinden geçirmesi üzerine Allâhü Teâlâ hazretleri Musa (a.s)'a) vahyetti:
- "Ey Musa! Ben ona karşı elbette senden daha çok merhametliyim! Lakin o bana dua ediyor; ama onun bir koyunu var ve onun kalbi hep koyunundadır. Hâlbuki ben, diliyle bana dua edip, kalbi benden başkasında olan kişinin duasını kabul etmem!" buyurdu.

Musa (a.s), adama bunu hatırlattı. (Ve bu konuda ona öğüt verdi.)
Adam da bütün kalbiyle Allâhü Teâlâ hazretlerine yöneldi. Ve duası kabul olundu. Haceti yerine getirildi.



(Ruhü’-l Beyan Tercümesi C:8 S:619)

Çevrimdışı lalegül

  • yazar
  • ****
  • İleti: 513
    • Sidre.net
Ynt: Dualar kabul olmuyor mu. . .?
« Yanıtla #4 : 08 Ekim 2011, 14:06:24 »
Allahu Teala dualarımızı kabul eylesin...amin...
Şu rahmete bakın ki,
insanlar bütün azalarıyla günah işlerken,
sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.

Aziz Mahmud Hüdai (k.s)

Çevrimdışı sade_ kul

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
Ynt: Dualar kabul olmuyor mu. . .?
« Yanıtla #5 : 24 Mart 2012, 22:55:32 »
"Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var."
(Furkan suresi 77.Ayet)

"Rabbimiz buyurduki: Bana dua edin size cevap vereyim."
(Mü'min suresi 60. Ayet)

Çevrimdışı guzellik

  • okur
  • *
  • İleti: 87
Ynt: Dualar kabul olmuyor mu. . .?
« Yanıtla #6 : 24 Mart 2012, 23:38:04 »
tessekur ederiz

Çevrimdışı tuna nehri

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 18
Ynt: Dualar kabul olmuyor mu. . .?
« Yanıtla #7 : 02 Temmuz 2014, 00:55:18 »
Dua Eden Adama Hazreti Musa’nın Acıması ve Hazreti Allah’ın Hazreti Musa'ya Cevabı

Musa (a.s), Allâhü Teâlâ hazretlerine dua eden, çok yalvaran ve tazarru eden bir kişiye rastladı.

Musa (a.s), (o kişinin hâline bakarak acıdı ve kendi kendisine);
- "Eğer bu adamın haceti benim elimde olmuş olsaydı; elbette onu yerine getirir(ve ihtiyacını giderir)dim," dedi.

Musa (a.s)'ın böyle şeyleri kalbinden geçirmesi üzerine Allâhü Teâlâ hazretleri Musa (a.s)'a) vahyetti:
- "Ey Musa! Ben ona karşı elbette senden daha çok merhametliyim! Lakin o bana dua ediyor; ama onun bir koyunu var ve onun kalbi hep koyunundadır. Hâlbuki ben, diliyle bana dua edip, kalbi benden başkasında olan kişinin duasını kabul etmem!" buyurdu.

Musa (a.s), adama bunu hatırlattı. (Ve bu konuda ona öğüt verdi.)
Adam da bütün kalbiyle Allâhü Teâlâ hazretlerine yöneldi. Ve duası kabul olundu. Haceti yerine getirildi.



(Ruhü’-l Beyan Tercümesi C:8 S:619)

Hiç bir şeyin bir kimsede birleşmesi ilimle hilmin birleşmesinden daha üstün olamaz.(hadis-i şerif)