Gönderen Konu: Düş ve Dua  (Okunma sayısı 5341 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Seritana

  • okur
  • *
  • İleti: 56
Düş ve Dua
« : 03 Kasım 2011, 02:39:55 »

yağmura,nisana ve yaşıma aldanıp
uçurumları kıyı sanarak
ve dağlar erişilmeyince acı verir
sözünü unutarak
kaf dağına gitmek istedim

ırmak inadıyla yürüdüm uzaklara
bir derviş olup yürüdüm uzaklara

yanıldı denektaşım geriye döndüm
Kutsal Sözler Panayırı`na sığınıp
ipeksi bir sessizliğe büründüm:

bir hayat,mahçup ve duru
Allah'ım,gülleri
ve sessiz harfleri koru.

İbrahim Tenekeci
« Son Düzenleme: 03 Kasım 2011, 16:32:38 Gönderen: Seritana »

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Düş ve Dua
« Yanıtla #1 : 03 Kasım 2011, 10:02:33 »
Sayın Seritana şiirde'ki 'tanrım'kelimesini Allah diye değiştirebilirmisiniz!

Çevrimdışı Seritana

  • okur
  • *
  • İleti: 56
Ynt: Düş ve Dua
« Yanıtla #2 : 03 Kasım 2011, 16:33:18 »
Uyarınız için teşekkürler değiştirilmiştir...

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9228
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Düş ve Dua
« Yanıtla #3 : 03 Kasım 2011, 16:59:42 »
Sayın Seritana şiirde'ki 'tanrım'kelimesini Allah diye değiştirebilirmisiniz!

Allahü teâlânın isimleri Tevkifidir. Yani, İslamiyet’te bildirilen isimleri söylemek caiz, bunlardan başkasını söylemek caiz değildir.
Naçizane bunun ayırdına varamayan şair en âlâ şiiri yazmış olsa sadakat forumdaki hükmü kaç gram olur ?

Çevrimdışı Seritana

  • okur
  • *
  • İleti: 56
Ynt: Düş ve Dua
« Yanıtla #4 : 03 Kasım 2011, 18:58:55 »
Bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim. Bu konuda daha dikkatli olunacaktır.Zaten gerekli değişiklikte yapılmıştır.Paylaşımı okuyanlar değiştirilmiş şekliyle okumuş olacaklardır...

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Düş ve Dua
« Yanıtla #5 : 03 Kasım 2011, 22:41:38 »
Uyarınız için teşekkürler değiştirilmiştir...

Ben teşekkür ederim.Sitemiz bu konularda hassasdır.

Çevrimdışı Seritana

  • okur
  • *
  • İleti: 56
Mırıldanmalar
« Yanıtla #6 : 13 Kasım 2011, 02:34:35 »
içimden dedim beraber yürüyelim olur mu
varsın gemilerimizi taşıyamasın sular
varsın yarı yolda uyuya kalsın
bize gönderilen bahar

içimden dedim beraber yürüyelim olur mu
varsın gölgemiz olsun hüzün
dilediği gibi uzatsın canevimize ayaklarını
varsın annemiz olsun tütün
hayat daha sert vursun yumruklarını



içimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi
nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren
kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi
nedir yalnız bize yakışan bu serüven

bu serüven ki
bizden biri yaptı sırtımızdaki hançeri
ve terketti bizi huzur denen sevgili
kalakaldık, şaşkınlığın avuçlarında
billur bir kuş gibi



içimden dedim gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu
beraber yürüyelim olur mu…
 
İbrahim Tenekeci
 

Çevrimdışı Seritana

  • okur
  • *
  • İleti: 56
Yüzler ve Sözler
« Yanıtla #7 : 28 Kasım 2011, 19:22:11 »
Mezartaşı Yontucusu

mezartaşı yontan bir adamın gözleri
miras pay edilirken uykusu gelen
bir çocuk gibi
bomboş bakar dünyaya.
der ki bu şenlikistanda
her şeyin varisi benim adım muamma
kuruyan yüzünüzü ancak ben onarırım
cilt bakım setleri gider boşa
size bembeyaz bir yüz yaparım.

Kör

Körüm ben, aydınlığa karşı kötürüm
umrumda değil gündüzün uzaması
hiç karışmam Tanrı’nın işine
mesela kaç ölçek kırmızı katıyor güle
-gül neyse-
körüm ben, seslerden insan yaparım
dolaşıp dururum gece bekçisi gibi
şart olsun ki
insan burda karanlıktan kuruyor
bana mı bulaştı yoksa,
dünyanın isi.

Mecnun

kusura kalma teselli hazretleri
sana layık bir mürit olamadım besbelli
büyük şehirlerin küçük içinde
dansa kaldırılan utangaç bir kız gibi
buldum bu dünyada kendimi.
ve camları hohlayıp da çizdiğim resimlerden
bir ben kaldım ve sevgilim
suyu ihmal edilmiş fesleğen gibi gitti
gözlerim terledi yolunu gözlemekten.

Sevgili

gökyüzü kapalı ben açık hece
bir dua damlar yapraklarıma
ceylan derisinden bir ezan sesi
gelir ve cilt olur dudaklarıma.

Foto ali

bir vesikalık kestim aynanın içinden
pazar ola ey çünkü ben
yana yatmayan saçları gibi bir insanın
hep şuna inandım,
geciken bir mektup, düşünün sevgilinizden
işte o mektup benim, siz karşımda gülerken
üzüntümdür yüzünüzde patlayan
foto ali ben
falso alırken her şey hayatın karşısında
çoğaltırım sizi hiç üşenmeden.

Dilenci

ey insan sana küstüm çünkü sen beni
birazdan kurşuna dizilecek bir mahkum gibi
bıraktın ve gittin endişe limanında.
ama sorarım, mesela samatyada
kimin bahçesi daha büyük
ölümden.

Cüce

kurban olduğum,
iki ters bir düz örerken insanları
birkaç ilmek daha atsaydın bu fakire
sevaba girerdin ve
olmazdı kimseye hıncım
ama şimdi üç beş santim için
zıplayıp duruyor elim ayağım.

Deli

deli sizsiniz böyle bir çağda
akıllı kaldığınız için.
ben sizin
akla hayale sığmayan yanınızım
siz ki dünyayı üstünüze giyseniz
yine de açıkta kalırsınız çünkü gözleriniz
dipsiz bir ambar sanki.
ah siz,
mezarlıklar müdür olsanız bundan daha iyi
bir koyup hiç almasanız bir tohum gibi
kendinizi toprağa.
 
İbrahim Tenekeci

Çevrimdışı Seritana

  • okur
  • *
  • İleti: 56
Kar Yağarken Pencere
« Yanıtla #8 : 26 Ocak 2012, 17:38:58 »
Dilinin ucunda ne varsa insanın
işte ben ona inandım.
yavru bir kuşun daha ilk denemesinde
tutunmaya çalışması gibi göğe
ne bulduysam abandım
ve uça uça
karasular indi kanatlarıma

oysa bütün insanlar eşittir direksiyon başında
ama biri var ki şimdi yok aramızda
huzur yazıp da bulamayan tanpınar
inleyip duruyor narmanlı handa

dünya tuhaf değil mi
kızarmış ekmeğe tereyağ sürer gibi
çocuklar yetiştiriyoruz ölmesi için.
bir istek ki dövüp duruyor bizi
oynaşıp duruyor bizi
oynaşıp duruyoruz kapkaranlık sularda
kirletmek için o bembeyaz gömleği

dizlerinden vurulmuş bir adam ki o benim
ne kadar benziyorum emekleyen çocuğa
bir anda yıkılıyor cana yakın ne varsa
yemeğin etini seçmek gibi mesela.

dünyanın soluğudur kar yağarken pencere
silinen bir vazoya tozun konması gibi
ey dokunma duygusu
sensin bu bahçenin sahibi.

kar tutmuyor artık şehirleri nedense
sesini teybe çekip sonra da beğenmeyen
her kimse;
ona benzetiyorum ben, bu tuhaf ilişkiyi.
ki insan mütercimdir, kalbindeki o şeyi
metal tadı olsa da ısırdığı herşeyde
çevirip durur kendi dilince.

ve kaybolunca kapının anahtarı
duvarla kardeş olur güzelim kapı...
 
İbrahim Tenekeci