Gönderen Konu: Efendimiz (s.a.v) ile konuşmak ( 18 Mart anısına)  (Okunma sayısı 2748 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ücharfbeşnokta

  • Tarih öğrenmek farzdır...
  • aktif okur
  • **
  • İleti: 180
  • Kabı ayrı olanın Tadıda ayrı olur
    • zat-ı muhterem


Hindistan'lı bir âlim, peygamberimizin kabri başında hüzünlü ve gözlerinden akan damlalarla içten gelerek, içtenlikle, içten, içten dua ediyordu. Peygamberimizin türbedarı bu zatı ağlarken görür ve yanına gelir;

Ey kardeşim siz niçin ağlıyorsunuz? Bir derdinizmi var! Bir derdiniz olmalı. Burada herkes buraya gelmenin, bu mübarek beldeye gelmenin, efendimize ulaşmanın sevinciyle bayram ederken, sevinirken, sizi neden üzgün ve bitkin görüyorum der...

O zat, üzgün ve hüzünlü bir şekilde cevap verir.
Ben Resulullah (sav) efendimizi üçüncü defa ziyaret ediyorum, ve her ziyaret etmemde, her gelişim de Esselamu Aleyke ya ResülAllah derdim, Resülullahın da bana Ve Aleyküm Selam ile cevap verir ve hissederdim, acaba bu defa bir kusur mu ettim, bir hatamı işledim de Resulullah (sav) selamı mı almadı diye üzülüyorum der..

Bu hadisenin hemen bir gün sanra ki gecesinde türbedar rüya görür, rüyasında peygamberimiz (sav) efendimizi görür, peygamberimiz (sav) türbedarına der ki;
Falan kişiye selamımı ilet ben  yerimde yokum, ben o anda Çanakkale’de ashabımla birlikte savaşıyorum, Medine-i MÜnevvere de değilim der…

Türbedar sabah uyanır uyanmaz o zatı bulur, ve rüyasını o zata anlatır...
O muhterem zat peygamber efendimizin Çanakkale de olduğunu öğrenince kalkar gider Çanakkale’ye orada savaşa katılır…

Evet, bu yazımızı okuduğumuz da bizlere birer mesaj vardır. Önemli olan o mesajı almaktır, alabilmektir. Diyebiliriz ki o kimse Alimdi. O mertebeye layıktı, o mertebelere nail oluyordu. Ama o zatın o dereceye kadar yükselmesine vesile olan neydi. Hangi amel, ameller onu o makama ulaştırdı. Bunu düşündüğümüzde hemen de cevabını kendimiz de bulabiliriz. O halde bizim de aslında o zatlardan farkımız yok gibi. Çalıştığımızda, çabaladığımızda, azmettiğizde o mübarek zatlar gibi olmaya çalışırız.
Onun içindir ki Silsile-i Sadat'tan Ebu'l Faruk Hazretleri mübarek sözlerinde : "Evlatlarım biz azmettik, gayret ettik başarılı olduk, sizde azmedin, gayret edin, başarılı olun" buyurarak azmin elinden hiç bir şeyin kurtulmayacağını ifade etmiştir.
O halde Cenab-ı hak son nefes ve son nefes de dahil o mübarek zatların izinden ayırmasın...
( ücharfbeşnokta )


« Son Düzenleme: 18 Mart 2010, 09:05:47 Gönderen: Bessi »
İhmal ihanete eşittir...

Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Efendimiz (s.a.v) ile konuşmak ( 18 Mart anısına)
« Yanıtla #1 : 18 Mart 2010, 10:04:33 »
Allah c.c. razı olsun...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı tefhim

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 360
Ynt: Efendimiz (s.a.v) ile konuşmak ( 18 Mart anısına)
« Yanıtla #2 : 18 Mart 2010, 10:23:54 »
Çanakkale'de mühimmat tükenmiştir gemilerin boğazı geçmesine mani olacak hiç bir engel kalmamıştır.
İstanbul'da bütün boğaz kenarları kiralanmış gayri müslimler kutlamalar için hazır gözler ufukta gemilerin İstanbula girişini beklemekte.
Cevat bey çadırında kolları yanına düşmüş başı yerde çaresiz dururken Rasülullah Efendimiz çadıra teşrif ediyorlar ve bu ne hal buyuruyorlar.
Cevat bey hürmetle ayağa kalkıp hiç cephane kalmadığını anlatır Peygamber Efendimiz beni mühimmat deposuna götür buyurular.
Depoda 26 adet mayın vardır bunlar nedir diye sual olununca Ya Rasülellah bunlar el yapımı mayınlardır almanlar bunlar patlamaz diyerek kullanmadılar.
Peygamber Efendimiz Cevat Beye mayınları benim tesbit ve tarif ettiğim yerlere yerleştir buyurur ve tek tek mayınların döşeneceği yerleri gösterir.
Ve 18 Mart herkesin bildiği o malüm gün koca koca gemiler patlamaz denilen el yapımı mayınlarla birer birer sulara gömülür.
Ve Allah ve Rasülü,  6 asır İslamın bayraktarlığını yapmış Osmanlıya Çanakkale gibi bir jübileyle ikram ederler.
Evet Çanakkale Osmanlının Jübilesidir.
« Son Düzenleme: 18 Mart 2010, 10:26:27 Gönderen: tefhim »
Bedeel islemü gariben feseyeudü gariben fetuba lilgurabai.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9220
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Efendimiz (s.a.v) ile konuşmak ( 18 Mart anısına)
« Yanıtla #3 : 17 Mart 2011, 23:22:37 »
Allah razı olsun.