Gönderen Konu: Emire İtaat  (Okunma sayısı 13136 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Oruc_Reis

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 438
    • http://www.oranjehorizon.nl
Emire İtaat
« : 05 Mart 2006, 23:56:59 »

Bu basligi attim emire iteat nekadar onemlidir  mecaz anlmi ve manevi yonden anlatir saniz  ins selametle
« Son Düzenleme: 19 Ekim 2008, 14:54:46 Gönderen: Mahi »
cihan baginda ey akil, budur makbul-i ins i cin.Ne kimse senden incinsin, ne sen bir kimseden incin.

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
Re: EMIRE ITEAT
« Yanıtla #1 : 06 Mart 2006, 10:30:35 »
Alıntı yapılan: "EL-ENSAR"
Bu basligi attim emire iteat nekadar onemlidir  mecaz anlmi ve manevi yonden anlatir saniz  ins selametle


İtaatın farz oluşuna delil bu hususta varid olmuş ayetler ve hadis-i şeriflerdir. Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: "Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de."[1]

Buhari, Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan Ebu Hureyre'yi şöyle derken dinlediğini rivayet etmektedir: "Rasulullah (s.a.v) şöyle dedi: "Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana isyan eden de Allah'a isyan etmiş olur. Benim tayin ettiğim emire itaat eden bana da itaat etmiş olur, tayin ettiğim emire isyan eden bana da isyan etmiş olur.” [2] Bir başka rivayette ise: "... kim emire itaat ederse bana da itaat etmiş olur..." denilmektedir.

Enes b. Mâlik'den gelen rivayette şöyle denilmektedir: Rasulullah (s.a.v) buyurdu ki: "Başınıza başı kuru üzüm tanesini andıran Habeşli bir köle yönetici olarak tayin edilse dahi, dinleyip itaat ediniz.” [3] Amr b. el- As'dan: Nebi (s.a.v) şöyle dedi: "Her kim bir imama biat eder, ona eliyle musafaha eder ve kalbinin meyvesini ona verirse (kalbinden ona beyatta bulunursa) gücü yettiğince ona itaat etsin. Bir başkası gelip te onunla (yönetim hususunda) çekişecek olursa o diğerinin boynunu vurunuz.” [4]

İşte bunlar itaatın vücubu hususunda açık delillerdir. Çünkü yüce Allah emir sahiplerine, emire ve imama itaatı emretmiştir. İtaat emri ile birlikte yer alan karineler itaat emrinin kesin olduğunu ifade etmektedir. Bu karineler; Peygamber (s.a.v)'in emire isyanı kendisine ve Allah'a isyan gibi değerlendirmesi, yönetici Habeşli bir köle olsa dahi itaati emrederek bu hususta işi sıkı tutmuş olmasıdır. İşte bütün bunlar itaat isteğinin kesin bir istek olduğunun delilleridir. O halde yöneticiye itaat  farz olmaktadır.

İtaat, belli bir yönetici ve belli işlerle kayıtlı olmaksızın mutlak olarak gelmiştir. O halde Müslümanlardan olan herhangi bir yöneticiye itaat vaciptir. İsterse bu yönetici zalim ve fasık olsa, batıl yollardan insanların mallarını yese dahi ona itaat farzdır. Çünkü deliller kayıtlı olmayıp mutlaktır. Bu nedenle bu deliller mutlaklığı üzere kalmaya devam ederler.

Bununla birlikte facir ve zalim bir kimse olsa dahi yöneticiye itaatın vücubunu ortaya koyan hadis-i şerifler de vardır. Buhari Abdullah'dan şunu rivayet eder: Rasulullah (s.a.v) şöyle dedi: "Benden sonra başkalarının size tercih edildiği, hoşlanmadığınız birtakım işler göreceksiniz.” Orada bulunanlar: “Bize ne emredersin ey Allah'ın Rasulü?” deyine Allah'ın Rasulü: “Onların hakkını onlara veriniz. Kendi hakkınızı da Allah'tan isteyiniz.” [5] Ebu Reca İbni Abbas'tan şu hadisi rivayet eder: Allah'ın Rasulü (s.a.v) şöyle dedi: "Kim emirinden hoşlanmadığı bir şey görürse sabretsin. Zira kim cemaattan bir karış kadar bile olsa ayrılırsa cahiliyye ölümü ile ölmüş olur.” [6]

Bu hadis-i şerifler her ne yaparsa yapsın yöneticiye itaatın vucubu hususunda açıktır. Peygamber (s.a.v) dikkati çekecek şekilde itaat hususunu oldukça sıkı tutmuştur. Nafi'den onun da Abdullah b. Ömer'den rivayetine göre Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: Ben, Rasulullah (s.a.v)'ı şöyle buyururken dinledim: "Her kim emire itaattan el çekecek olursa kıyamet gününde elinde hiçbir delili bulunmaksızın Allah'ın huzuruna çıkacaktır. Her kim de boynunda bir biat bulunmaksızın ölürse cahiliye ölümü ile ölür.” [7]

Hakim'in kaydettiği şekliyle İbni Ömer'in rivayet ettiği hadis-i şerife göre Peygamber (u)şöyle buyurmuştur: "Her kim cemaatin dışına çıkacak olur ise, tekrar cemaata dönünceye kadar İslâm ilmiğini boynundan çıkarmış olur. Her kim başında cemaat imamı bulunmaksızın ölür ise şüphesiz onun ölümü cahiliye ölümüdür.” [8]

Bu hadislerden anlaşıldığı üzere, idarece ne yaparsa yapsın ona karşı isyan etmek, itaattan dışarı çıkmak ve onunla savaşmak helal değildir. Abdullah b. Ömer'den: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:  "Her kim bize karşı silah taşırsa o bizden değildir.” [9] Her ne olursa olsun velayet (yönetim yetkisi) hususunda onunla anlaşmazlığa, çekişmeye düşmek helal değildir. Ancak hakkında nass gelen hüküm bundan müstesnadır ki, o da apaçık küfrün ortaya çıkmasıdır.

Münker işleyecek olsalar dahi yöneticilere karşı savaşmak açık bir şekilde yasaklanmıştır. Ümmü Seleme'den: Rasulullah (s.a.v) şöyle dedi: "Sizin başınıza öyle kimseler emir olacak ki, bazı davranışlarını güzel bulup memnun kalacaksınız. Bazı davranışlarını da çirkin bulacaksınız. Onların iyi davranışlarını bilen kimse (onların  münkerinden) uzak olur. Her kim (münkerlerine) karşı çıkarsa kurtuluşa erer. Razı olup tabi olan ise.” Orada bulunanların: Onlarla savaşmayalım mı? diye sormaları üzerine Allah'ın Rasulü: “Namazı kıldıkları sürece hayır.” buyurdu.” [10]

Müslim'in rivayet ettiği Avf b. Malik yoluyla gelen hadiste de şöyle denilmektedir: "...Ey Allah'ın Rasulü! Kılıçla bunlara karşı çarpışmayalım mı?" denilince, Peygamber (s.a.v): “Aranızda namazı kıldıkları sürece hayır.”” diye cevap verdi...” [11] Übade b. es-Samit yoluyla gelen biata dair hadis-i şerifte de şu ifadeler yer almaktadır: "... ve yönetim hususunda yöneticiler ile çekişmemek üzere (biat ettik) Ancak yöneticilerin açık küfür içerisinde bulunduklarına dair Allah'tan elimizde kesin bir apaçık bir küfür görmemiz müstesna.” [12]

İşte bütün bunlar, yöneticiye karşı çıkmanın, onunla çarpışmanın ve  yönetim hususunda onunla çekişmenin nehyedildiğine dair açık nasslardır. Diğer taraftan ne kadar zalim ne kadar münker işleyen kimse olsa dahi ona itaatın vücubuna delil olan hadis-i şerifler de vardır. İşte bütün bunlar, yöneticiye mutlak olarak itaati teşvik etmektedir. İyiliği emredip münkerden alıkoyup münkeri el ile ortadan kaldırmayı emreden eden hadis şerifler varid olmuş ise de bu hadisler bunları tahsis etmekte ve bundan yöneticiyi istisna etmektedir. Bundan dolayı Müslümanların yöneticiye (Halife’ye) itaatı istisna edilen şey dışında herhangi bir kayıt söz konusu olmaksızın mutlak bir itaattır.


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Nisa: 59

[2] Buhari, 6604; Müslim, 3418; İbni Mace, 4122; Ahmed b. Hanbel, 7335, 10226

[3] Buhari, 652, 6609; İbni Mace, 2851; Ahmed b. Hanbel, 11683

[4] Müslim, 3431; Nesei, 4120; İbni Mace, 3146; Ahmed b. Hanbel, 6214

[5] Buhari, 6529

[6] Buhari, 6531; Müslim, 3438

[7] Müslim, 3441

[8] Hakim

[9] Buhari, 6366, 6543, 6544; Müslim, 143, 145, 146; Tirmizi, 1379; Nesei, 40331; İbni Mace, 2565, 2566; Ahmed b. Hanbel, 4237, 4420, 5990, 9027

[10] Müslim, 3445

[11] Müslim, 3445

[12] Müslim
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı talebe-harun74

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 6
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #2 : 11 Mart 2006, 22:00:33 »
tesekkürler :x  :x  :x

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #3 : 10 Temmuz 2007, 18:55:14 »
Allah razı olsun Ahi ve El-Ensar kardeşim...

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #4 : 10 Temmuz 2007, 19:06:35 »
İtaatin kazandırdığı ameli hiç bir amel kazandıramaz, kaybettirdiğini de hiç bir amel kaybettiremez.

Ekabir.
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #5 : 10 Temmuz 2007, 19:07:38 »
Alıntı yapılan: "Miftahulkuluub"
İtaatin kazandırdığı ameli hiç bir amel kazandıramaz, kaybettirdiğini de hiç bir amel kaybettiremez.

Ekabir.



 :x  :x

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #6 : 10 Temmuz 2007, 19:29:29 »
Alıntı yapılan: "fatihan"
Alıntı yapılan: "Miftahulkuluub"
İtaatin kazandırdığı ameli hiç bir amel kazandıramaz, kaybettirdiğini de hiç bir amel kaybettiremez.

Ekabir.



 :x  :x
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı kenz

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1129
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #7 : 10 Temmuz 2007, 20:08:44 »
EMRE İTÂAT
Ebû Zerri'l-Gıfâri (r.a.), Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in hizmetini görüyor, akşam olduğunda da, yatacak başka bir yeri olmadığı için, mescide gidip, orada istirahat ediyorlardı. Bir gece Peygamber Efendimiz (s.a.v) mescide girdiğinde, Ebû Zerr'il-Gıfârî (r.a.)'yi, mescidin toprak zemininde uyuduğunu gördüler. Onu uyandırıp,
"Niçin burada yatıyorsun." diye sordular. Ebû Zerr (r.a.);
"Yatacak başka yerim yok, yâ Rasûlallâh." dedi. Resûlullâh (s.a.v.), Ebû Zerr'in yanına oturarak, onunla konuşmaya başladılar:
"Peki, seni bu mescidden çıkarırlarsa ne yaparsın?" Ebû Zerr (r.a.);
- "Şam'a giderim. Çünkü Şam hicret toprağıdır, mahşer yeridir, peygamberler diyarıdır. Oranın halkından olurum." dedi,
"Ya seni Şam'dan da çıkartırlarsa?"
"Tekrar bu mescide gelirim." dedi.
"Peki bu mescidden tekrar çıkartılırsan?" Ebû Zerr,
"Kılıcımı alır, ölünceye kadar dövüşürüm!" şeklinde cevap verdi. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), bu cevaba gülümseyerek, elini, onun omuzuna koydu ve:
"Ben sana bundan daha iyi bir yol göstereyim mi, yâ Ebi Zerr?
"Evet yâ Resûlullâh."
"Seni nereye çekerlerse oraya gidersin, nereye gönderilsen oraya gidersin. Bunu emreden siyâhî bir köle de olsa (emrini dinlersin)." buyurdu.
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #8 : 10 Temmuz 2007, 20:24:54 »
Alıntı

Seni nereye çekerlerse oraya gidersin, nereye gönderilsen oraya gidersin. Bunu emreden siyâhî bir köle de olsa (emrini dinlersin)." buyurdu.



Allah razı olsun kardeşim.

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #9 : 11 Temmuz 2007, 16:48:34 »
Alıntı yapılan: "Miftahulkuluub"
İtaatin kazandırdığı ameli hiç bir amel kazandıramaz, kaybettirdiğini de hiç bir amel kaybettiremez.

Ekabir.


 :x
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #10 : 11 Temmuz 2007, 17:02:36 »
itaatsizligin acdigi yarayi kapatacak ibadet yoktur.büyüklerden.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

nurnbergli

  • Ziyaretçi
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #11 : 13 Temmuz 2007, 17:45:02 »
Alıntı

"Seni nereye çekerlerse oraya gidersin, nereye gönderilsen oraya gidersin. Bunu emreden siyâhî bir köle de olsa (emrini dinlersin)." buyurdu.

 :x

rahname

  • Ziyaretçi
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #12 : 13 Temmuz 2007, 19:27:24 »
Alıntı yapılan: "Eşraf"
Allah razi olsun kardeşlerim Mevla itaati nasip etsin


amin...

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #13 : 14 Temmuz 2007, 00:39:05 »
Alıntı yapılan: "müteallim"
itaatsizligin acdigi yarayi kapatacak ibadet yoktur.büyüklerden.

Çevrimdışı hocaoğlu

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 114
EMIRE ITEAT
« Yanıtla #14 : 16 Temmuz 2007, 20:37:11 »
(Ey iman edenler! Allah’a, Resulüne ve sizden olan emirlere itaat ediniz.) [Nisa 59]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Emirin beğenmediğiniz işlerine sabredin! Zira cemaatten bir karış ayrılan, cahiliyet ölümü ile ölmüş olur.) [Buhari]

(Emire itaat etmeyip, cemaatten ayrılan, cahiliyet ölümü ile ölmüş olur.) [Müslim]

(Bana itaat, Allahü teâlâya itaattir. Bana isyan, Allahü teâlâya isyandır. Başındaki emire itaat, bana itaattir, ona isyan ise, bana isyandır.) [Buhari]

(Başınızdaki emir, siyah Habeşli bir köle olsa da, ona mutlaka itaat edin!) [Buhari]

(Öyle emirler gelir ki, yalan söyler ve zulmederler. Onların yalanlarını tasdik eden ve zulümlerine yardım edenler, benden değildir, ben de onlardan değilim. Onların yalanlarını tasdik etmeyen ve zulümlerine yardımcı olmayanlar bendendir, ben de onlardanım.) [Taberani]

(Bazı emirler gelir, rızklarınıza el atar, yalanlarla sizi avutmaya çalışır. En kötü tarafları da kötülüklerini güzel görmedikçe, yalanlarını tasdik etmedikçe sizden razı olmazlar. Yine de emirlik haklarını tanıyın.) [Taberani]

(Bazı idareciler gelir, iyileri de, kötüleri de olur. Hakka uygun her şeyde kendilerine itaat edin. Arkalarında namaz kılın. Eğer iyilik yaparlarsa, hem size, hem onlara olur. Kötülük ederlerse, sizin lehinize, onların aleyhine olur.) [Taberani]

(Günahı emretmedikçe, emire itaat Müslümana vaciptir. Allah’a isyanı emredene itaat yoktur.) [Beyheki]

(Hoşuna gitse de, gitmese de, emirin sözünü dinle ve ona itaat et! Emir, günah olan bir şeyi emrederse, o emri dinlemek gerekmez.) [Buhari]

(Bir hayvanın ayağını kesenin ve yaş hurma ağacını yakanın ecrinin dörtte biri gider. Ortağına hıyanet edenin de ecrinin dörtte biri gider. Emirine isyan edenin ise, ecrinin tamamı gider.) [Beyheki]

Hz. Huzeyfe diyor ki:
Peygamber efendimiz, (Bir zaman sonra, benim yoluma, sünnetime uymayan, görünüşleri insan, kalbleri şeytan gibi emirler gelecektir) buyurunca (Ya ResulAllah bu zamana yetişirsem ne yapayım?) diye sual ettim. (Müslümanların cemaatine ve imamına uy! Sırtına vurup malını alsa da, emirin sözünü dinle ve ona itaat et) buyurdu. “Müslümanların cemaati ve imamı yoksa, ne yapayım?” dedim. (Ölünceye kadar hepsinden uzak kal) buyurdu. (Buhari)

Dinimizde birlik ve beraberliğin sağlanması için âmire itaatin önemi büyüktür.
Âmirimiz kötü diye yakınmamız doğru değildir. Önce kendimize bakmamız, kendi kusurlarımızı düzeltmemiz gerekir.

Acaba kendimiz iyi miyiz? Kendimizi düzeltirsek, âmirlerimiz de düzelir. Nitekim hadis-i şerifte (Siz nasılsanız, başınıza öyle âmirler geçer) buyuruluyor. (Deylemi)
Mal cimrilerde, Silah korkaklarda, Yönetim akılsızlarda olursa iş bozulur...Hz Ebu Bekir (r.a.)