Evlenmek Niyetiyle Kadına Bakmak

Başlatan rahname, 04 Ağustos 2007, 01:00:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

rahname

Evlenmek Niyetiyle Kadına Bakmak

Hz  Ebu hüreyre r.a anlatıyor: Adamın biri ensardan bir kadınla evlenmişti  Rasülüllah s.a.v  kadına baktınmı  diye sordu . Adam "hayır" deyince:
“Git kadına  bak. Çünkü gözlerinde bir şeyvardır ! buyurdular”
Kütüb-i sitte
“Müğire ibni şu’be anlatıyor. Rasülüllah efendimize  evenmek istediğim bir  kadından bahsettim.Bana git onu  gör!Bu onunla muhabbet ve ünsiyetiniz içindir daha uygundur buyurmuşlardır”

Kütüb-i sitte

Evlenecek olanların birbirine bakmada ölçüsü Hanefilere göre; el, yüz ve ayaktır. Bazı mezheplerde daha da dardır. Nasıl ki, bir evin kapısı, o ev hakkında bir fikir veriyorsa, el ve yüz de insan hakkında bir fikir verir. El ve yüz insanı aksettirir. Bakmanın bundan öteye götürülmesi uygun değildir. . Erkeğin görebileceği kadın uzuvları, o-nun el ve yüzüdür. Daha başka yerlerine bakılabileceği hususundaki görüşler, âlimlerimizce muteber sayılmamıştır .Bu vekaleten olabilir.Vekaleten gönderdiği  hanımın  evleneceği  kadının  görmesini  istediği  yerlere bakabilir.


Evlenmek Niyetiyle Kadına Bakmak

1) Nişandan önce:
a) Genel olarak kadına bakmak:
Ergin bir erkeğin, mahremi olmayan yabancı kadının şer'an örtülmesi farz olan avret yerlerine bakması caiz değildir. Bu bakışın şehvetli veya şehvetsiz olması yahut fitneye neden olacak nitelikte bulunup bulunmaması sonucu değiştirmez. Kadının avret yeri el ve yüz dışındaki bütün bedenidir. Ebu Hanîfe buna topuktan aşağı ayakları da ekler.
Bunun delili; erkeklere ve kadınlara gözlerini haramdan sakınmalarını bildiren ayetlerle (en-Nur, 24/30, 31) kadınların örtünme esaslarını belirleyen ayetler (en-Nur, 24/31, 60; el-Ahzab, 33/33,53,59.) ve Hz. Peygamber'in sünnetidir. Yukarıda erkekle kadının birbirine bakması ile ilgili geniş bilgi vermiştik. Oraya bakılabilir. Burada bir iki hadise yer vereceğiz.

Allah'ın elçisi, Hz. Ali (r.a)'ye şöyle buyurmuştur: "Ey Ali! bakış bakışı izlemesin. İlk bakış sana ait (mubah), sonraki ise sana ait değildir." (Ebu Davud, Nikah, 43; Tirmizî, Edeb, 28; Darimî, Rikak, 3; A. b. Hanbel, V, 351, 353,357) Başka bir hadiste şöyle buyurulur:
"Bir müslüman erkeğin gözü (mahremi veya nikahlısı olmayan) bir kadının güzelliklerine takılır da, sonra (Allah'tan korkarak) gözünü ondan sakınırsa, Allahü Teala ona ibadet ecri verir. Ve o kimse kalbinde ibadetin tadını bulur." (Ahmed b. Hanbel, V, 24.)

Diğer yandan İslam yabancı kadına bakmayı yasakladığı gibi, onunla yalnız başbaşa kalmayı da yasaklamıştır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Sizden kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla başbaşa kalmasın. Çünkü bunu yaparsa üçüncüleri şeytan olur." (Buharî, Nikah, 111, 112; Müslim, Hacc, 424; Tirmizî, Rada; 16, Fiten, 7; A. b. Hanbel, l, 222, III, 339, 446.) "Sakın yabancı kadınların yanına girmeyin. Ensar'dan bir adam; "Ey Allah'ın Rasülü! Yanına girecek kimse kocasının (kardeşi veya amcaoğlu gibi) yakınları olursa ne buyurursunuz?" diye sorunca; Hz. Peygamber "Kocanın yakınları ölümdür (felakettir)" (Buhari, Müslim, Tirmizi, Darimi, A.b.Hanbel) buyurdular.

b) Evlenme düşüncesiyle kadına bakmak:
İslam'da, erkeğin yabancı kadına bakma yasağının bir takım istisnaları vardır. İhtiyaç ve zaruret durumları bulununca veya evlenme düşüncesi olunca bakma yasağı kalkar. İhtiyaç ve zaruret konusunda "zaruretler sakıncalı olan şeyleri mubah kılar" prensibi uygulanır. Diğer yandan zaruretler kendi miktarlarınca takdir olunur.

İhtiyacın meşru kıldığı bakmaya şunları örnek verebiliriz: Evlenme niyetiyle bakma; alış-veriş, kira, borç alıp-verme, şahitlik, eğitim ve öğretim. Zaruret nedeniyle meşru sayılan bakmaya ise hastalık, boğulma veya yangın gibi felaketlerle karşılaşan erkek veya kadının durumunu örnek verebiliriz. Böyle bir durumda hasta kadın, uzman kadın doktor bulunmayınca erkek doktora muayene ve tedavi olabilir.
Diğer yandan hangi sebeple olursa olsun yabancı bir erkeğin büro, muayenehane, ev vb. yerlerde yanında bulunmak durumunda olan kadın, yanında imkan varsa bir mahremini veya üçüncü bir kişiyi bulundurmalıdır. Çünkü yalnız başbaşa kalmalarda, fitneden güvende olunmaz.
Evlenecek eşlerin birbirini görmesi: Bu görme iki türlü olabilir.

aa) Erkek adına, bir yakınının kızı görmesi. Burada, aracı kadın, dönüşte dünür gönderilmesi düşünülen kızın niteliklerini damat adayına anlatır. Bu caizdir. Delil, Enes b. Malik (ö. 91/717)'in naklettiği şu hadistir: "Hz. Peygamber Ümmü Süleym (r. anha)'yı, bir kadına görücü olarak göndermiş ve onun bacaklarına bakmasını ayrıca ağız kokusunun olup olmadığını anlamaya çalışmasını bildirmiştir." (Ahmed b. Hanbel, III, 231; eş-Şevkanî, Neylü'l-Evtar, VI, 110. Bu hadis için bazı eleştiriler yapılmıştır. İbn Hanbel hadise «münker» derken, yaygın olan «mürsel» oluşudur.)
Kadın da, kendisine talip olacak erkeğe bakması için birisini gönderebileceği gibi, bizzat erkeği kendisinin görme hakkı da vardır.

b) Erkeğin bir aracı koymaksızın, evlenmek istediği kızı bizzat görmesi. Onun, yüz ve beden güzelliğini anlaması için yüz, eller ve boya bakması yeterlidir. Yüz güzelliğe, eller de bedenin zarafetine delalet eder.
Cabir b. Abdillah (r.a)'ın naklettiği bir hadiste şöyle buyurular: "Sizden biriniz bir kadınla evlenmek istediği zaman, onun evlenmesini teşvik edecek niteliklerine bakabilirse baksın." Cabir şöyle diyor: "Bir cariye ile evlenmek istiyordum. Gizlice onu gözetledim ve evlenmemi teşvik eden bazı özelliklerini gördüm. Sonra da onunla evlendim." (Ebu Davud, Nikah, 18; Tirmizî, Nikah, 5; A.b. Hanbel, III, 334, 360, II 286, 299, V, 324. Hadisin ravileri sika (güvenilir) olup, Hakim, hadisin sahih olduğunu ortaya koymuştur.)

Mugîre b. Şu'be (r.a) bir kadınla evlenmek istiyordu. Hz. Peygamber ona; "Git ve onu gör. Çünkü görmek, birbirine ısınmanız için daha iyidir" (Müslim, Nikah, 74,75; Tirmizî, Nikah, 5; İbn Mace, Nikah, 9; Darimî, Nikah, 5; A.b. Hanbel, IV,245,246.) buyurdu.

Ebu Humeyd (r.a.)'in naklettiği bir hadiste, evlenme niyetiyle kadına bakılabileceği ve kadının durumu bilmemesinin de sonucu değiştirmeyeceği belirtilmiştir. (bk. Ebu Davud, Nikah, 18; eş-Şevkanî, a.g.e., VI, 110.)

Diğer yandan Hz. Ömer, devlet başkanlığı sırasında Hz. Ali'den kızı Ümmü Gülsüm'ü istemişti. Hz. Ali kızının küçük olduğunu hatırlatarak; "Onu sana göndereyim, eğer razı olursan eşin olsun" dedi. Hz. Ali kızını Ömer (r.a)'e gönderdi. Hz. Ömer kızı (Ümmü Gülsüm'ü) gördü ve onunla konuştu. (bk. Ebu Davud, Nikah, 18; eş-Şevkani, a.g.e., VI, 110) Bu durum ashab-ı kiram'ın evlilik konusunda birbirine ne kadar samimi davrandıklarını göstermektedir. Diğer yandan Ümmü Gülsüm'ün, babası Hz. Ali'nin sözüyle Hz. Ömer'in nikahlısı sayıldığı, bu yüzden de Hz. Ömer'in ona bu şekilde bakmasının caiz olduğu söylenmiştir.

c) Bakmanın ölçüsü ve sınırı:
Çoğunluk müctehitlere göre, erkek evlenmek istediği kadının yalnız yüz ve ellerine bakabilir. Çünkü yüz ve ellerin görülmesi kadının güzelliğini ve bedeninin arzu edilene uygun olup olmadığını anlamak için yeterlidir. Ebü Hanîfe ayakları da görülebilecek yerler kapsamında saymıştır.
Hanbelîlere göre, evlenilmek istenen kadının günlük işleri yaparken açık kalabilen yerlerine bakmak caizdir. Bunlar altı tane uzuv olup şunlardır: Yüz, boyun, baş, el, ayak ve bacaktan (topuk diz kapağı arası) ibarettir. Çünkü bir kadının fizik yönünün bilinmesi için belirtilen bu yerlerin görülmesine ihtiyaç vardır. Delil; yukarıda zikrettiğimiz Cabir ve Mugîre'nin naklettiği hadislerdeki "ona bak veya ona baksın" ifadelerinin genel anlamı ile Hz. Ömer'in ve Cabir'in bu konudaki uygulamalarıdır.
Diğer yandan el-Evzaî "bedenin etli kısımlarına bakar" derken Davud ez-Zahirî (ö. 270/883) "ona bak." hadisinin açık anlamını dikkate alarak "vücudunun tamamına bakmak caizdir" demiştir. (ez-Zuhaylî, el-Fıkhu'l-İslamîye Edilletüh, Dimaşk 1305/1985, VII, 23)
Evlendikten sonra ise eşler birbirinin vücudunun tamamına bakabilir. Bununla birlikte karı-kocanın birbirinin cinsel organına bakması mekruh sayılmıştır.
Şafiîlere göre, bakmanın, kızın ve ailesinin haberi olmaksızın yapılması gerekir. Aksi durumda, kız tercih edilmezse ailesi incinmiş olur. Delil; kızın izni olsun veya olmasın, bakmanın caiz olduğunu bildiren hadislerin açık anlamıdır.
Malikîlere göre ise, erkeğin bakışından kızın ve ailesinin haberli olması gerekir. Çünkü kızın, kendisine bakıldığından haberli olmaması mekruhtur. (ez-Zühayli, a.g.e., VII, 24)
Sonuç olarak, bir erkek evlenmek istediği kıza, istemeden önce İslami ölçüler içinde bakabilir. Aynı şekilde kız da erkeğe bakabilir. Yanlarında üçüncü bir kişi bulunmak veya herkese açık bir yerde olmak şartıyla evlilik tasarlayan müstakbel eşlerin karşılıklı konuşmaları da mümkün ve caizdir. Ancak kimsenin olmadığı yerlerde başbaşa kalmayı haya ve iffet bakımından riskli gören İslam bu konuda bazı önlemler almıştır.

2) Nişanlılık süresinde:
Yukarıda da belirttiğimiz gibi nişan bir akit değil, bir evlilik sözü vermekten (va'd) ibarettir. Bu yüzden evlilikle ilgili yükümlülük ve sorumluluklar nişanla ortaya çıkmaz. Nişanlı erkekle kadın birbirine yabancı sayılır ve yanlarında mahrem birisi bulunmadıkça nişanlı kızla kimsenin olmadığı bir yerde başbaşa kalmak caiz olmaz.
Delil hadistir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Bir kimse kendisine helal olmayan bir kadınla başbaşa kalmasın. Aksi durumda üçüncüleri şeytan olur. Ancak yanlarında bir mahremlerinin bulunması durumu müstesnadır." (Buhari, Nikah, 111,112; Müslim, Hacc, 424; Tırmizî, Rada; 16, Fiten, 7;A. b. Hanbel, l, 222.)
Evlilikten önce birlikte gezip dolaşmak ve yanında anne, baba, kardeş, amca veya hala gibi bir mahrem olmaksızın erkekle başbaşa kalmak caiz değildir. Diğer yandan bu gibi birlikteliklerden bir yarar da sağlanmaz. Çünkü nişanlılar bu dönemde gerçek yüzlerini ortaya koymazlar. Kendilerini olduklarından başka türlü göstermeye çalışabilirler. Erkek duygularına yenilerek aceleci olabilir ve bundan da en büyük zararı kadın görür. Nişanın bozulması ya da bir gebelik durumunun ortaya çıkması özellikle kadını sarsan bir sonuç olur. Bu durumda kadının şerefi ve saygınlığı lekelenmiş bulunur.

Son olarak nikahın akti iki şahit  huzurunda usulüne, şartlarına uygun olarak yapıldığında nikah akdi geçerlidir.
Nişan, bir evlilik akdi olmayıp, bir evlilik va'dinden ibarettir. Bu yüzde nikah akdi yapılmadıkça nişanlanmakla kız ve erkek birbirine helal olmaz ve mahremlik devam eder. Nitekim 1917 tarihli Osmanlı Hukuki Aile Kararnamesi'nin 1. maddesinde; "Nişanlanmakla veya va'd ile nikah meydana gelmiş olmaz" denilerek bu durum açıkça belirtilmiştir. Bu yüzden kimi çevrelerde konuşulan; söz kesilip fatiha okununca, artık kızla erkek birbirine helal olur" gibi sözlerin İslam'la bir ilişkisi yoktur.


Prof. Dr. Hamdi Döndüren delilleri ile Aile ilmihalinden alınmıştır.
Bu hususu ve diğer hususarı ayrıntıları ile hamdi döndürenin Aile ilmihalinden  ayrıntısı ile okuyabilirsiniz .[/color]

Mahi

Peygamberimiz (s.a.v.) evleneceğini söyleyenlere, kızı görüp görmediklerini sormuş ve görmelerini tavsiye ederek: «bu anlaşıp mutlu olmanız için daha uygundur.» (Nesâi, K. en-Nikâh, 17; Tirmizi; K. en-Nikâh, 5.) buyurmuştur. Bu konudaki diğer hadisleri de göz önüne alan fıkıh bilginleri, bakmanın caiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Ancak bakmanın şekli ve sınırı üzerinde görüş ayrılığı vardır. Sınırı çok geniş tutanlar yanında cumhur: «yalnızca eline ve yüzüne bakabilir.» demişlerdir. Evzâî ve Ahmed b. Hanbel orta bir yol tutarak baş, kollar, dize kadar ayakların da görülebileceğini ifâde etmişlerdir.
  Cumhura göre kızın veya velisinin haberi olmadan gizlice bakmak da caizdir. (İbn acer, Fethu'l-Bâri, C. XI, s. 86; eş-Şevkânî. Neyl, C. VI, s. 117-118.)
  Evlenmeden evli gibi yaşamak, yahut birbirini tanımak amacıyla ancak evliler arasında olabilecek davranış ve yakınlık içinde bulunmak anlamında "flört" caiz değildir.


Günümüz helal ve haramları...

etka89

selamun aleykum

bir sorum olucak üste belki cvp vardır ama...

bir erkek bir bayana araya aracı koymadan yuzyuze değil farklı yollarla ulaşırsa(msn ) gibi ve bayan o kişiyi tanımıyorsa erkek evlenme nıyetnde ise bayanın o kişile msnden konuşması caiz midir.  msnde bır başbaşa olma durumu geçerli midir? iki tarafta ehl-i diyanet olsa. yınede caiz değil midir?

selametle...

Buğulu Ay

caiz değildir açık ve net bir kadınla bir erkek başbaşa kaldımı üçüncüleri şeytandır. niyet ciddiyse zaten görücü usulüyle iş hallediliir. msnde tek kalınca kamera açma telefon numarası verme yada mahrem konulara girme söz konusudur çevremdekilerden bizzat şahit olduğum için söylüyorum. yani niyet evlilik üzerine olunca şeytanın fikirleri rahat bırakacağını sanmıyorum ve her fırsatı kullanacaktır. gerekli bir kaç meselenin dışında uzun uzadıya konuşmak iyi olmasa gerek karşı tarafla dini meseleler varsa sorular falan hallolmalı   sonrada kesilmeli bunun dışındaki niyetler sevgili  olan kardeşlerimizin sayısını artırmaktan başka ne işe yarar ki
BENİM DOĞRU SÖYLEMEM, BANA DOST BIRAKMADI. (Hz. Ömer r.a.)

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

الله هو ا لو لي