Gönderen Konu: Ey rahmeten lil-alemin..  (Okunma sayısı 2588 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sakincan

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 212
Ey rahmeten lil-alemin..
« : 03 Mayıs 2010, 18:18:47 »

Ey Resul !

Ey; gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan nebi!.

Ey; Yaradan'ın en guzel eseri!. "Sen olmasaydın, sen olmasaydın..
alemleri yaratmazdım!." dedigi!. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği!.

Ey; insanoğlunun ufku -en güzel insan.. Allah'ın sevgilisi, kainatın gözbebeği!.

Ey; rahmeten li'l-alemin!.

Sen den şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim, desem.. şefaat eder misin?.

Ey; kupkuru çölleri cennete ceviren gül!.

Ey; gönlünden gül dökülen resul!.

Küçak kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa

başsağlığı dileyen.. gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen resul!.

Benim de gözümün yaşını siler misin?.



Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce

kuş uctu, bin'i de öldü desem.. bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder misin?.

Ey; Islam'ın peygamberi!. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin.. en güzel çiçeği!.

Ama mahzun, ama kederli...

Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla

gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!.

Gözlerimi yumsam, ve; hulyana dalsam.. o gül kokulu gülüşün ile, benim

de gözlerimin içine güler misin?.

Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,

tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. işte onun, işte onun hatrına!.

Ey; gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim!.

Ey; gönlümün sultanı efendim!. Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim...

Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim?. desem..

bulundugun yerden, yureğime bir damla su serper misin?.

Seni sevsem!. Cok, cok sevsem!. Öyle cok sevsem ki; sen koksa özüm,

yüreğim.. sen koksa nazım, edam.. gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan !

Ali'n, Fatıma'n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam.. sen

de; beni, onları sevdiğin gibi sever misin?.

Ey; bize bizden daha ziyade merhamet eden!. "Ümmetim, ümmetim!."

diyerek, üstümüze titreyen!.

Ey; en ziyade muhtacımız, en cok isteyenimiz!. Bizi, Hak'tan dileyenimiz!.

Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!. Sen, senden isteyeni geri çevirmezsin!.

Senden, senin rahmetini dilesem.. ey; alemlere rahmet olsun diye

gönderilen, banada rahmet eder misin?

 

Asr-ı saadet'ten değilim!. Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin

hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi

değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!.

Lakin; ben, senin.. "Kardeşlerim!." dediğindenim!. Ve; sana ve

sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin; daha hala sevgili Veysel Karani'nin

tırnağının ucu misali bile değilim, desem.. bana da hırkandan gonderir misin?.

Doğduğun günün, gecenin hürmetine.. bu gün ve gece; yüreğime, bir nur

olup düşer misin?.

Sevgili Peygamberim!. Rabbim; sana ve, senin al ve ashabına..

ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları

sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin;
Bu akşam gül koydum yastığımın kenarına...
belki gelirsin rüyama...
benim için olmaz bilirim.......
gülün hatırına..