Gönderen Konu: Fıkıh Sualleri  (Okunma sayısı 15798 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zaman_1453

  • Ziyaretçi
Fıkıh Sualleri
« : 15 Temmuz 2008, 00:33:03 »

FIKIH SUALLERİ


1.   Kuduriyyi Şerifin musannıfı kimdir? Hangi ilimden bahseder? O ilmin tarifi nedir?
2.   Kuduriyyi Şerif kaç bölüm olarak hazırlanmıştır?
3.   Abdestin farzları, sünnetleri, mekruhları ve abdesti bozan şeyler nelerdir?
4.   Başın dörtte birini meshetme ayette zikrolunmadığı halde bu hüküm nereden çıkar?
5.   Guslün farzları ve guslü gerektiren sebepler  nelerdir?
6.   Hangi sularla temizlik yapılması caizdir?
7.   Bir gölün bir tarafına necaset düşse, diğer tarafından abdest almak caiz olur mu?
8.   Bir kuyuya kedi veya tavuk düşse ve ölse ne yapılır?
9.   İnsan ve eti yenen hayvanların artığıyla temizlik yapmanın hükmü nedir?
10.   Teyemmüm yapma ruhsatı kimlere verilmiştir ve teyemmüm nasıl yapılır?
11.   Cumaya gecikmekten korkan kişinin teyemmümü caiz midir?
12.   Mestler üzerine meshin ne kadarı farzdır?
13.   Mesh müddetinin dolması halinde, abdestli olan kimsenin ne yapması icabeder?
14.   Yaraya bağlanan sargılar, abdestsiz bağlansa onlar üzerine mesh yapılabilir mi?
15.   Hayız, nifaz ve istihaza nedir? Müddetleri ne kadardır?
16.   Hayız ve nifaslı kadınlar, namaz ve oruçlarını ne zaman kaza ederler?
17.   İstibra ne demektir?
18.   Ezanın hükmü nedir?
19.   Namazın şartları ve rükûnları nelerdir?
20.   Tâdil-i erkân neye denir? Hükmü nedir?
21.   Teyemmüm eden imama, abdestli cemaatin uyması nedir?
22.   Sahib-i tertiplik nedir?
23.   Kerahet vakitleri nelerdir? Neleri yapmakta kerahet vardır?
24.   Nafile namazlarda kıraatin hükmü nedir?
25.   Sehiv secdesi hangi hallerde icabeder?
26.   Başıyla ima yapamayıp, kaş ve gözüyle yapabilen hasta ne yapmalıdır?
27.   Baygınlık ne kadar olursa namazları kaza icabeder?
28.   Secde ayetleri Kuran-ı Kerim’ de kaç yerdedir? Nasıl yapılır?
29.   Misafir kime denir? Misafirlik nerede başlar?
30.   Seferde kazaya kalan namaz ikamette nasıl kaza edilir?
31.   Vatanın kısımları nelerdir? Nasıl bozulur?
32.   Cuma namazının vücûbunun ve sıhhatinin şartları nelerdir?
33.   Bayram namazlarının hükmü nedir? Nasıl kılınır?
34.   Küsûf (Güneş tutulması) ve Husûf (Ay tutulması) namazları nedir? Nasıl kılınırlar?
35.   Korku namazı diye bilinen namaz nedir?
36.   Ölmek üzere olan hastaya nasıl bir muamele yapılır?
37.   Cenâze namazı kaç rekâttir ve ne okunur?
38.   Şehit kime denir?
39.   Zekât nedir, kimlere farzdır?
40.   Sığırda nisap miktarı nedir? Ne verilmesi icabeder?
41.   Koyunun nisabı nedir? 175 koyunun zekatı ne kadardır?
42.   Gümüşte nisab nedir? 400 dirhem gümüşün zekatı nedir? (100 dirhem 324 gramdır)
43.   Altının nisabı nedir?
44.   Zekat verilmesi caiz olan kimseler kimlerdir?
45.   Fıtır sadakasının hükmü nedir? Kimler verir?
46.   Oruçta keffaret nedir?
47.   Bilerek nafile orucu bozduğumuzda ne icabeder?
48.   İtikaf neye denir? Kısımları nelerdir?
49.   Hac hangi kimselere farzdır?
50.   Haccın farzları nelerdir?
51.   İhram nedir?
52.   Haccı kıran, ifrat ve temettu neye denir? Hangisi en faziletli olandır?
53.   İhramlı kimse el ve ayak tırnaklarını kesse ne icabeder?
54.   Haccı ifrat yapan için bir kurban gereken suçlarda haccı kıran yapana ne lazım gelir?
55.   Hangi hayvanların kurban edilmesi caizdir? Seniyye nedir?
56.   Hıyar-ı Rü’yet diye neye denir?
57.   İkâle neye denir? Az ve çok olabilir mi?
58.   Mürabaha ve Tevliye ne demektir?
59.   Ribâ neye denir? Hükmü nedir?
60.   Selem nedir? Dinimizde selem caiz midir?
61.   Rehin alınan mal, alanın elinde helak olsa ne olur?
62.   Hacr ne demektir? Hacrı gerektiren sebepler kaçtır?
63.   Bir kimse terziye; şu kumaşı bugün dikersen bir dirhem, yarın dikersen yarım dirhem dese, terzi de yarın dikecek olsa ne lazım gelir?
64.   Şuf’a hakkı diye neye denir?
65.   Şirket kaç kısımdır?
66.   Mudarebe neye denir?
67.   Vekalet ve kefalet neye denir?
68.   Bir malı gasbeden kimse, kendi dahl-i tesiri olmadan zarar gören malı öder mi?
69.   Lakît nedir? Hükmü nedir?
70.   Lukata nedir? Hükmü nedir?
71.   Kayıp bir kimse bulunamazsa, ne zaman öldüğüne hükmedilir?
72.   Yahudi ve Hıristiyan kadınlarla evlenmek caiz midir?
73.   Radâ nedir? Hükmü nedir?
74.   Talak vermenin hükümleri nelerdir. Hangisi daha efdaldir?
75.   Bir kimseye zorla talak yaptırılsa geçerli midir?
76.   Talak-ı Ric-i ve Talak-ı Bayin ne demektir?
77.   Bir adam hanımına, sana dört ay yaklaşmayacağım diye yemin etse ve yaklaşmasa ne olur?
78.   Zıhar neye denir? Cezası nedir?
79.   İddet müddetleri nelerdir?
80.   İlâ nedir?
81.   Huluğ nedir?
82.   Hidâne nedir?
83.   Kasıtlı ve hataen öldürmek nasıl olur?
84.   Kısas ölümü gerektiriyorsa aşağıdakilerden hangisiyle yapılır?
•   Asılarak
•   Kılıçla
•   Kendisi nasıl öldürdüyse o şekilde
85.   Bir kişi birinin burnunu kesse ne lazım gelir?
86.   İkrar ne demektir?
87.   Bekar bir insan zina etse cezası nedir?
88.   İçki içmenin cezası nedir? Bir kimsenin üç gün önce içki içtiği tespit edilse ne icabeder?
89.   Hadd-i Kazif neye denir? Bu ceza ne kadardır?
90.   Bir insan müsafir olarak gittiği evden kıymetli bir eşyayı çalsa eli kesilir mi?
91.   Sirkat nedir? Hırsızlıkta hangi el kesilir? Eli kesildikten sonra tekrar hırsızlık yapsa cezası nedir?
92.   Haddlerin îcabı nedir?
93.   Bir köpeğin av köpeği (kelb-i muallem) olduğuna ne zaman kanaat getirilir?
94.   Vurulup suya düşen av yenir mi?
95.   Bir kimse hayvan keserken besmeleyi unutsa ne olur?
96.   Udhiyye ne demektir? Hükmü nedir, nelerden olur? Vakti ne zamandır ve zaman sabit olur?
97.   Yemin kaç kısımdır?
98.   Keffaret gerektiren yemin hangi yemindir?
99.   Yeminin keffareti nedir?
100.   İki davacıdan biri iki, diğeri dört şahit gösterse ne olur?
101.   Zevc ve zevce ev eşyası yüzünden mahkemelik olsalar hakim nasıl hüküm verir?
102.   Bir insanın, erkek kardeşi ve amcası hakkında yaptığı şahitliğe itibar edilir mi?
103.   Kadınların hakimliği hiç mi geçerli değildir? Yoksa bazı hususlarda ki hükümleri mi?
104.   Bir adamın bir şehirde dört evi olsa, dört tane de varisi olsa, öldüğünde bu evler nasıl taksim edilir?                   
105.   Bir  insan şarap içmek için zorlansa, içmediği takdirde hapse atılmakla, dövülmekle tehdit edilse zaruret miktarı içmesi nedir?
106.   Cihat nasıl bir farzdır?
107.   Kadın dinden dönse cezası nedir?
108.   Billür, akik ve cam kaseler kullanmanın hükmü nedir?
109.   Sağlam bir insanın vasiyyeti malının kaçta kaçında geçerli olur?
110.   Erkeklerden mirasta hak sahibi olanlar kaç sınıftır?
111.   Kadınlardan miras hakkı olanlar kaç sınıftır?
112.   Kimler mirastan mahrum edilir?
113.   Asabe kime denir?

« Son Düzenleme: 17 Nisan 2016, 02:43:14 Gönderen: Mücteba »

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Fıkıh Sualleri
« Yanıtla #1 : 11 Mart 2011, 14:39:34 »
teşekkürler.kardeşim..

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9213
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Fıkıh Sualleri
« Yanıtla #2 : 17 Nisan 2016, 02:43:35 »
CEVAPLAR

1.   Ebu’l Hasenil Kuduriyyil Bağdadi’dir. Bu kitap ilm-i fıkıhtan bahseder. İlmi fıkıh, nefsin lehine ve aleyhine olan şeyleri bilmek demektir. (Ma’rifetün nefsi mâ lehâ ve mâ aleyha amelen)
2.   Dört bölüm olarak hazırlanmıştır. İbadat, Muamelat, Münakehat, Ukubat

3.   Abdestin farzları: Yüzü; tüy bitiminden, kulak yumuşağından, çene altına kadar  yıkamak, kolları dirseklerle beraber yıkamak, başın dörtte birini meshetmek, ayakları topuklarla beraber yıkamaktır. Sünnetleri: Niyet etmek, Euzü besmele ile başlamak, Evvela ellerini bileklerine kadar yıkamak, Misvak kullanmak, Bir aza kurumadan diğerini yıkamak, Ağzına ve burnuna üç kere su vermek, Kulağı meshetmek, Parmakları hilallemek, Azaları üçer kere yıkamak, Başı kaplama mesih yapmak, Abdesti tertip üzere almak, El ve ayaklarını yıkamakta parmak uçlarından  başlamaktır. Mekruhları: Sağ el ile sümkürmek, Azaları üç defadan fazla veya eksik yıkamak, Suyu yüzüne çarpmak, Güneşte ısınmış su ile abdest almak, Suyu çok az kullanmak veya israf etmek, Abdest alırken konuşmak, abdestin sünnetlerini terketmektir. Abdesti Bozan Şeyler: Önden ve arkadan çıkan idrar, kan, meni, gaita gibi necasetler, Vücuttan kan irin ve sarı su çıkması, Ağız dolusu kusmak, Delirmek, Sarhoş olmak, Bayılmak, Arkadan yel çıkmak, namaz içerisinde başkası işitecek kadar gülmek, Dişlerin arasından çıkan kanın tükrükten fazla olmasıdır.

4.   Mugire bin Şube (r.a.) şöyle rivayet ediyor. “Nebiyyi Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, bir kavmin çöplüğüne gidip, bevletti ve sonra abdest alarak mübarek nasıyesi (başının dörtte biri) ve mestleri üzerine meshetti. Sünnet-i fiiliyye ile sabittir.

5.   Guslün Farzları: Ağza, burna su vermek ve bütün bedeni yıkamaktır. Guslü İcabeden Haller: Şehvetle meninin inzalinde, inzal olmasa dahi erkek ve kadının uzuvları kavuştuğunda kadınlar hayız ve nifastan çıktığında gusül icabeder.

6.   Sema (yağmur, kar, dolu), nehir, pınar, kuyu ve deniz suları ile temizlik yapılması caizdir..
7.   Eğer gölün bir tarafı el ile hareket ettirildiğinde diğer tarafı hareket etmiyorsa abdest almak caizdir. Eğer hareket ediyorsa caiz değildir.
8.   Kırk ila altmış kova arasında su boşaltılır.
9.   Bunların artığı temizdir. Temizlik yapılabilir.

10.   Bir kimse müsafir olmasından dolayı veya şehir dışında olması halinde su bulamayıp, su ile kendisi arasında dört bin adım veya daha fazla mesafe bulunduğunda, suyu kullandığında hastalığının şiddetlenmesinden, cünüp kimse guslettiğinde soğuk sebebiyle helak olmaktan korkarsa teyemmüm edebilir. Teymmüm iki el vuruşundan ibarettir. Birincisi ile yüzünü, diğeriyle de dirseklerine kadar kollarını mesheder.
11.   Caiz değildir.
12.   Meshin farzı, mestin ön kısmından üç serçe parmağı kadar bir yeri ıslatmaktır. Sünnet üzere yapılan mesh ise, ıslatılan el parmaklarını açarak, ayağın ucundan itibaren mestin koncuna doğru çekmektir.

13.   Mestlerini çıkarıp yalnız ayaklarını yıkaması kafidir. Diğer uzuvları yeniden yıkaması icabetmez.
14.   Yapılabilir.
15.   Hayız: Kadınlar, buluğa erdikleri andan itibaren adet kesimine kadar her ay kan kaybederler. Buna adet kanı, şer-i tabirle hayız denir. En az üç gün üç gece, en çok on gündür. Nifas : Kadından, doğumun akabinde gelen kana denir. İlk doğum yapanlar için nifasın müddeti kırk gün, ikinci ve sonraki doğumlarda ise, birinci doğumda adetin nasıl tahakkuk ettiğine bakılır. İstihaza da, üç günden az, on günden fazla olarak kadının gördüğü kandır.
16.   Namazları kaza etmeleri icabetmez. Oruçlarını da diledikleri zaman kaza edebilirler.

17.   İstibrâ, erkeklerin, idrar yaptıktan sonra erkeklik uzvundaki akıntıyı tamamen kesip gidermeleridir.
18.   Ezan, beş vakit namazın edası ve kazası ve Cuma namazı için sünnet-i müekkededir. Diğer namazlar için sünnet değildir.
19.   Şartları; hadesten taharet, necasetten taharet, ilah... Rükunları; iftitah tekbiri, kıyam, ilah...
20.   Ta’dil-i Erkan: Ruk’u ve secdeden doğrulunca ve diğer rukünler arasında mafsallar mutmain oluncaya kadar beklemektir. Ta’dil-i erkana riayet etmek vaciptir.
21.   Caizdir, uyabilir.
22.   Büluğa erdiği andan itibaren, üzerinden, üst-üste altı vakit namazın (vitir dahil) geçmemesidir.
23.   Güneş doğarken, tam tepede iken ve de batarken. Bu vakitlerde, farz, nafile, kaza ve adak namazı kılmak  mekruhtur. Ayrıca cenaze namazı kılmak ve tilavet secdesi yapmak da mekruhtur. Ancak ikindi namazı kılınır. Diğer bir kerahet vakti de, sabah namazından sonra güneş doğuncaya ve ikindi namazından sonra güneş batıncaya kadardır. Bu iki vakitte de nafile kılmak mekruhtur. Fakat tilavet secdesi yapmak, kaza ve cenaze namazı kılmakta kerahet yoktur.
24.   Farzdır. İnsanlar nafile kılıp kılmamakta muhayyerdir. Ancak, nafileye başlanıldığında bütün hususlar farz namazlardaki gibidir.
25.   Farzın tehirinde vacibin terk ve tehirinde icabeder.
26.   Namazı kazaya bırakır. Daha sonra kaza eder. Göz, kaş ve kalple ima yapılmaz.
27.   Beş namaz vakti veya daha az olursa kaza etmek icabeder. Eğer beş vakitten fazla olursa    kaza icabetmez.
28.   Ondört yerdedir. Araf, Rad, Nahl, İsra, Meryem, Hacc, Furkan, Neml, Secde, Sad, Fussılet, Necim, İnşikak, Alak surelerindedirler. Tilavet secdesi yapacak olan kimse, kıbleye döner, ellerini kaldırmadan “Allahü Ekber” diye tekbir alarak secdeye varır. Secdede üç kere “Sübhane rabbiyel a’la” der. Sonra tekrar “Allahü Ekber” diye tekbir alarak doğrulur, ayağa kalkar. Ayağa kalkarken de “Semi’naa ve eta’naa ğufraneke rabbena ve ileykel masıyr” der. Secde ayetini işitenlerin de secde yapmaları lazımdır.
29.   İnsanın gitmeye niyet ettiği yer ile oturduğu yer arasında 90 km. mesafe bulunmasına denir. Misafirlik oturduğu yerin evlerinin hudutlarını geçmekle başlar.
30.   Seferde kazaya kaldığı şekliyle kaza edilir.
31.   Vatan üç kısımdır: Vatan-ı asli, vatanı ikamet, vatanı sükna
Vatan-ı asli: Kişinin doğduğu veya evlendiği yerdir. Yaşamaya niyet edip ayrılmak istemediği yerde vatanı aslidir. Vatanı asli ancak vatanı asli ile bozulur. Bir kişinin birden fazla hanımı olup her bireri ayrı ayrı şehirlerde olsalar hiç birinde seferi olmaz.
Vatan-ı ikamet: Müsafirin en az on beş gün kalmaya niyet ettiği ve vatanı aslisine 90 km mesafede bulunan yerdir. Burada namazlar kısaltılmaz.vatanı ikamet, vatanı asli ve başka bir vatanı ikametle bozulur. Sükna ile bozulmaz.
Vatan-ı sükna: Müsafirin on beş günden az kalmaya niyet ettiği ve asıl vatanına 90 km veya daha fazla mesafede bulunan yerdir. Dört rekatlı farzlar iki kılınır.
32.   Cuma namazının Vücubunun Şartları: Erkek olmak, hür olmak, mukim olmak, sıhhatli olmak, gözleri sağlam olmak, ayakları sağlam olmak, namaza gitmeye mani ve gitmemeyi mübah kılan bir özrünün bulunmamasıdır. Cuma namazının  Sıhhatinin Şartları: Cuma namazı kılınan yerin şehir olması veya izin verilmiş köy olması, emir veya vekilinin kıldırması, öğle namazı vaktinde kılınması, cemaatin huzurunda hutbe okunması, imamdan başka üç kişi bulunması, cuma kılınan yerin herkese açık olmasıdır.
33.   Kendisine cuma farz olanlara, bayram namazları vaciptir. Birinci rek’atta, iftitah tekbirini müteakip Sübhaneke okur. Sonra üç tekbir alır. Fatiha ve zammı sure okur. İkinci rek’ata da kıraatle başlar, zammı sureden sonra üç tekbir alıp, son tekbirden sonra rükua gider. Tekbirlerde ellerini kaldırır.
34.   Küsüf namazı güneş tutulduğunda imamla beraber nafile suretinde kılınan iki rekat namazdır. Münferiden de kılınabilir. Husuf namazının cemaatle kılınması caiz değildir. Yalnız başına kılınır.
35.   Korku namazı denilen namaz, beş vaktin dışındaki bir namaz değildir. Korku anında beş vakit namazdan herhangi birisi cemaatle kılınmak istenildiğinde nasıl kılınacağı anlatılır.
36.   Ölmek üzere olan hasta kıble tarafına sağ yanı üzerine yatırılır ve Kelime i Şahadetle, Kelime i Tevhit getirttirilir. Öldüğünde çenesi bağlanır, gözleri yumulur, karnına da ağır bir cisim konulur.
37.   Cenaze namazı rükû ve secdesi olmayan bir namazdır. Dört tekbirle kılınır. İlk tekbirden sonra sübhaneke’yi “ve celle senâük” ile beraber okur. İkinci tekbirden sonra salli-barik okur. Üçüncü tekbirden sonra cenaze duası okur. Dördüncü tekbirden sonra elleri yanlara bırakarak selâm verir.
38.   Müşrikler tarafından öldürülen veya muharebe meydanında yaralı olarak bulunan, yahut müslümanlar tarafından zulmen katledilip de, katli sebebiyle diyet vacip olmayan müslümana şehit denir.
39.   Zekât, havâyic-i asliyesinden fazla olarak nisap miktarına ulaşmış ve üzerinden bir yıl geçmiş bir mala sahip olan her müslümana farzdır.
40.   Sığırda nisap miktarı otuzdur. Bundan azı için zekat verilmez. Bunlar üzerinden bir yıl geçtiği takdirde bir yaşını bitirmiş erkek buzağı (tebi) veya dişi buzağı (tebia)  vermek icabeder.
41.   Koyunun nisabı kırktır. 120’ye kadar bir, 121’den 200’e kadar iki, 201’den 400’e kadar üç, 400 olduğunda dört, 400’den sonra her yüz koyun için bir koyun zekat verilir. 175 koyunda iki koyunu zekat olarak vermek gerekir.
42.   Gümüşte nisap 200 dirhem, yani 640 gramdır. İki yüz dirhemin zekatı beş dirhemdir. Binaen aleyh 400 dirhemde on dirhem zekat verilir.
43.   Altında nisab 20 miskaldir. Yani 80.18 gramdır. Yirmi miskalin zekatı yarım miskaldir. Yani kırkta biridir.
44.   Zekat malları, fakirlere, miskinlere, zekat tahsildarlarına verilir. Kalpleri islama ısındırılması (bu hüküm Hz. Ebubekir ra. devrinde Hz. Ömer efendimiz tarafından kaldırılmıştır.) kölelerin azadı, borca batmış olanlar, vatan müdafaası ve yolda kalmışlar uğrunda sarf edilir. (Tevbe Suresi Ayet: 60 )
45.   Sadaka- Fıtır; ev, elbise, silah, at gibi asli ihtiyaçlarından fazla olarak, nisap miktarı mala sahip olan her müslümanın; kendisi, küçük çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden dolayı vermesi vacip olan sadakadır.
46.   Orucun kefareti; bir köle azad etmek veya iki ay oruç tutmak yahut atmış fakiri doyurmaktır.
47.   Orucun kaza edilmesi icabeder.
48.   İtikaf, cemaatle namaz kılınan bir mescitte oruçlu olarak ve itikafa niyet ederek beklemektir. Üç çeşit itikaf vardır: Vacip olan itikaf ki; nezredilen itikafâ denir. Sünnet olan, Ramazan-ı Şerifin son on günü yapılan itikaftır. Müstehap olan itikaf ise bu ikisinin haricinde yapılan itikattır.
49.   Hac, ömürde bir defa olmak üzere; hür, müslüman, büluğa ermiş akıllı ve sıhhatli, asli ihtiyaçlarından ve eve dönünceye kadar ailesinin nafakasından fazla olmak üzere, bineği olan ve yol güvenliği olan her müslümana farzdır.
50.   Haccın farzları üçtür. İhrama girmek, Arafatta vakfe yapmak, Kabe i Muazzamayı tavaf etmek.
51.   İhram, haccın dışında mübah olan fiilleri hac niyeti ve telbiye ile haram kılmaktır.
52.   Bir ihramda yalnız bir hac yapılırsa, buna haccı ifrat denir. Haccı kıran: Umre ve farz haccın beraber yapılmasına denir. Haccı Temettu da, farz ve nafile haccı ayrı ayrı ihramlarda yapmaya denir. Hacc-ı Kıran en faziletli olandır.
53.   Kurban kesmesi icabeder.
54.   İki kurban kesmesi lazımdır.
55.   Deve, sığır ve koyunun kurban edilmesi caizdir. Seniyye kurban olması caiz olan hayvanın yaşına denir. Devede 5, sığırda 2, koyun ve keçide 1 yaşdır. Koçta ise 6 aylık da kurban edilebilir.
56.   Bir insan, bir şeyi görmeden satın alsa caizdir. Fakat satışa mevzuu olan şeyi görünceye kadar muhayyerdir. Gördüğü zaman dilerse alır, dilerse bırakır.
57.   İkale, alışverişi feshetmek demektir. Az veya çok olamaz. Ödenen bedel ne kadarsa o kadardır.
58.   Mürabaha: Kişinin malik olduğu şey üzerine kârını katarak bir başkasına intikal ettirmesi demektir.
Tevliye  ise üzerine kâr katmadan başkasına intikal ettirmesidir.
59.   Ölçülen ve tartılan mallarda, aynı cinsten olan şeyleri birbirinden fazla olarak alıp vermeye riba denir. Ribanın hükmü haramdır.
60.   Selem, paranın peşin olarak verilip, malın vade sonunda teslimi demektir. Caizdir.
61.   Eğer rehin olarak verilen mal borca müsavi ise hükmen borç verilmiş kabul edilir. Az ise, üzerinin tamamlanması icabeder. Çok olursa, fazlasının rehin verene iadesi lazım gelir.
62.   Hacr demek, tasarruftan men etmek demektir. Üç sebeple olur. Çocukluk, kölelik, delilik.
63.   Aynı gün dikerse, bir dirhem vermesi gerekir. Sonra ki gün dikerse, yarım dirhem değil, piyasa fiyatı ne kadar ise o kadar ödemesi gerekir.
64.   Satılan malın kendisinde ortak olan kimse için, sonra içme suyu ve yol gibi kullanma hakkında ortak olan için ve sonra komşu için şuf’a hakkı vaciptir.
65.   Şirket; emlak ve akid şirketi diye iki kısma ayrılır. Akid şirketi de dört kısımdır. Müfaveza; İki kişinin, eşit miktarda mallarla ve bu malları harcamada, borç vermede –eşit yetkilerle- ortak olmaları demektir.  Inan; İki kişinin aralarında ortak olan bir malda, ticaret yapıp kar ve zararı bölüşmek üzere ortak olmalarıdır. Vücüh; İki veya daha fazla kimsenin, sermayeleri olmadığı halde ortak olmalarıdır. Bunlar kendi aralarında “Veresiye satın alıp, peşin satmak üzere, Allahü Teala’nın takdir edeceği kara ortak olmak üzere ortaklaştık” derler. Sanayi; Bu ortaklık – iki terzi veya iki boyacının yahut bir terzi ile bir boyacının – sermayesiz olarak işlerini kabul etmek üzere ortak olmalarıdır.
66.   Mudarebe, iki taraftan birinin sermayesi ve diğerinin emeği karşılığında kurulan kardaki ortaklıktır.
67.   Vekalet, bir insanın kendisinin yapabileceği her hususta, vekil tayin edebilmesidir. Kefalet de, bir insanın malına, canına ve borcuna vs. kefillikten ibarettir.
68.   Tazmin etmek mecburiyetindedir.
69.   Bulunan çocuk demektir. Bulunan çocukların nafakası devlet hazinesine aittir. Babası gelirse verilir.
70.   Lukata buluntu mal demektir. On dirhemden az ise üç birkaç gün ilan eder. On dirhemden fazla ise bir yıl ilan eder. Sahibi çıkmazsa fakirlere sadaka olarak dağıtır.
71.   Doğum tarihinden itibaren 120 sene sonra öldüğüne hükmedilir.
72.   Caizdir. Çünkü kitabidirler.
73.   Radâ süt emzirme demektir; anneden başka bir kadından süt emme ile haramlığın tahakkuk etmesidir. Süt emzirme süresi içerisinde (2 veya 2,5 yıl) çok az bir süt emse yine mahremiyet tahakkuk eder.
74.   Talak-ı ahsen: Adamın hanımını cima yapmadığı bir tuhur zamanında bir talakla boşamasıdır. Sünnet olan talak, üç ayrı tuhur müddetinde, her birisinde bir talak olmak üzere boşamaktır. Talak-ı bid’at ise bir seferde üç talak birden vermek, bir tuhur müddeti içerisinde üç talak vermek ve hayızlı iken boşamaktır. Mekruh olmakla beraber geçerlidir.
75.   Geçerlidir.
76.   Ric’i Talak; Kocanın boşadığı hanımını, iddeti içinde, yeni bir nikah akdi yapmaksızın tekrar aile hayatına kabul etme hakkına sahip olduğu talaktır. Ba’in Talak; suğra ve kübra olmak üzere iki çeşittir. Beynunet-i suğra; Kocanın ancak yeni bir nikahla ve mehir tespit ederek boşadığı hanımına dönebileceği talaktır. Beynunet-i kübra; Kocanın boşadığı hanımına onun ancak başka bir koca ile sahih bir nikahla evlenip gerçek zifaf olduktan, ikinci kocasından da ölüm veya başka şekilde ayrılıp iddetini tamamladıktan sonra evlenebileceği boşamaya denir.
77.   Bir Talakı Bayinle boşanmış olur.
78.   Zıhar, adamın, hanımını, ebediyen mahremi olan bir kadının, bakmak caiz olmayan bir uzvuna benzetmesidir. Zıharın cezası köle azad etmek, buna muktedir olamazsa iki ay peş peşe oruç tutmak, buna da gücü yetmezse altmış yoksulu yedirmektir.
79.   Boşanan kadın eğer hayız gören bir kadınsa üç hayız müddeti, görmüyorsa yani küçükse üç aydır. Kocası ölen kadın için dört ay on gündür. Cariyelerde yarısıdır. Hamilelerde ise hamlini vaz’ edinceye kadardır.
80.   Adamın en az dört ay süreyle karısına yaklaşmamaya yemin etmesidir.
81.   Kadının fidye vererek kendini boşatmasıdır. Bir talâk-ı bâyin vakî olur.
82.   Hidane; çocuğun terbiyesi ve yetiştirilmesi demektir. Sıralaması ise; 1) Anne 2) Anneanne 3) Babaanne 4) Kızkardeş, 5) Teyze 6) Hala. Nineler hariç evlenen kişiden yükümlülük düşer.
83.   Kasten; silah veya silah yerinde kullanılan bir şeyle kasıtlı olarak işlenen cinayettir. Hata’en olursa bu da iki şekilde olur. 1) Av zannederek vurmak. 2) Başkasına attığı halde, diğer kişiyi öldürmektir. Kastende  kısas, hataende diyet gerekir.
84.   Kısas kılıçla yapılır.
85.   Kısas lazım gelir. Onun da burnu kesilir.
86.   Baliğ ve Akil olan bir hür, bir hakkı itiraf ederse gerek malum gerek meçhul olsun kendisini ilzam etmesine denir.
87.   Yüz sopa vurulmasıdır.
88.   İçki içmenin cezası seksen  değnektir. Üç gün önce içki içtiği tespit edilse hiçbir şey icabetmez.
89.   Hadd-i Kazif:İffetli kadın veya erkeğe zina isnat edildiğinde verilen ceza demektir ki, seksen değnektir.
90.   Misafirlikte hırsızlık yapanın eli kesilmez.
91.   Sirkat, gizli bir yerden gizli bir malı gizli bir şekilde almaktır. Sağ el kesilir. İkincide ise sol ayağı kesilir. Üçüncü defa hırsızlık yaparsa artık bir yeri kesilmez.
92.   Hadd-i zinâ: Bekarsa 100 sopa, evli ise recmdir. Hadd-i kazif: Hür kimse için 80 sopa, köle içinse 40 değnektir. Hadd-i sirkat: İlk yapıldığında sağ elin sonrakinde sol ayağın kesilmedir. Hadd-i şürb ise; 80 değnektir.
93.   Üç defa, vurulan avı yemeden getirdiğinde.
94.   Yenmez.
95.   Unutarak olduğu zaman yenilmesi caizdir. Kasten olursa caiz olmaz.
96.   Udhıyye: Hususi vakitte (kurban günlerinde) Hz.Allah’a yakınlık niyetiyle kesilen hususi hayvandır. Müslüman, hür, baliğ, her zengin ve mukim olan kişiye, kendisi ve küçük çocukları için kurban bayramında kurban kesmek vaciptir. Deve, sığır(yedi kişi kesebilir) ve davardan olur.
Kurban vakti: Kurban bayramının birinci günü fecrin doğmasıyla girer birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde kesilmesi caizdir. Kurbanın vacip olmasına nahr günlerinin sonu esastır.
Kurban olması caiz olmayan hayvanlar: İki veya bir gözü kör, boğazlanacağı yere kadar yürümeye gücü yetmeyen topal ve zayıf olan hayvanın; kulağı, kuyruğu tamamen veya çoğu kesik olan hayvandan kurban olmaz. Kurbanda kesilmesi icap eden damarlar: Dini kurallara münasip boğazlama: Nefes borusu ile yemek borusunu ve bunların yanlarında bulunan iki şah damarı kesmekle yapılır.
97.   Yemin üç kısımdır. Yemini Gamüs: Mazi veya hal hakkında bilerek yalan yere yemin etmektir. Bu yeminden dolayı keffaret yoktur. Yemin-i Lağv: Geçmişte veya halde – olmuş zannı ile – yapılan yemindir. “VAllahi, şu işi yaptım” diye yemin ettiği halde, o işi yapmamış olan, fakat yaptığını zanneden kimsenin yeminidir. Yemin-i Mün’akide: Gelecekte bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yemin etmek demektir. Böyle bir yeminin hükmü, hins (aykırı hareket) halinde keffaretin vücubudur.
98.   Yemini Mün’akidedir.
99.   Yemin keffareti; köle azad etmek veya on yoksulu giydirmek, yahut on yoksulu doyurmaktır. Bunlara gücü yetmediği takdirde de üç gün oruç tutmaktır.
100.   Hiçbir şey fark etmez.
101.   Hakim, erkeğin işine yarayanları erkeğe, kadının işine yarayanları kadına, her ikisinin de işine yarayan şeyleri yine erkeğe verir.
102.   Edilir.     
103.   Kadın, şer’ i cezalar ve kısasın dışındaki bütün hükümlerde kadı olabilir.
104.   Hepsi ayrı ayrı dörde bölünerek taksim edilir.
105.   Haramdır.
106.   Farzı kifayedir.
107.   Önce islam tebliğ olunup, sonra hapse atılmasıdır.
108.   Kullanılabilir, caizdir.
109.   Tamamında geçerli olur.
110.   On sınıftır. Oğul, torun, baba, dede, kardeş, kardeşin oğlu, amca, amca oğlu, koca, köle azad              eden erkek.
111.   Yedi kimsedir. Kız, oğlun kızı, ana, nine, kızkardeş, karı, köle azad eden kadın.
112.   Katil, köle.
113.   Asabe, baba tarafından akraba olan kimseler demektir. Şeran, miras alamayan yakınlardır.     Oğullar, oğulların oğulları, baba dede, kardeşler, amcalar, dedenin kardeşleridir.