Gönderen Konu: Eyyam-ı biyz: Dolunay  (Okunma sayısı 15532 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ankebut-57

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 908
Eyyam-ı biyz: Dolunay
« : 05 Kasım 2007, 12:13:17 »


Eyyam-ı biyz: Dolunay


Zaman ihtiyarladıkça Kur'an-ı Kerim ve Sünnet-i Nebeviyye gençleşiyor. Modern ilimlerin terakkisiyle, on dört asır önce gelen o ümmi zatın (s.a.v.) yaşadığı hayatın ve tavsiye ettiği prensiplerin mükemmelliği daha iyi idrak ediliyor. Nitekim Rabbimiz celle şânühu şöyle buyuruyor:

“(Rasûlüm) de ki, hamdolsun Allah'a. 0, ayetlerini (delillerini) sizlere gösterecek, siz de onları tanıyacaksınız.” (Neml suresi, 93)Varlığımızın delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi? (Fussılet suresi, 53)

Bugünlerde ilim adamlarının dikkatini çeken yeni bir konu var:

İnsanoğlunun ayak basıp yakından tanıdığı Ay'ın insanlar üzerindeki tesiri.

İlim adamlarının araştırmalarına göre, dev gibi okyanuslarda med-cezir (gel-git) olaylarına yol açan dolunay, vücudunun yüzde 80'i su olan insanoğluna da tesirler yapıyor. Vücuttaki sıvı dengesi bozuluyor, beyindeki düzenli işleyiş aksıyor ve kalp atışı hızlanıyor. Özellikle kalp ve şeker hastalarında tehlikeli sonuçlara yol açabilen dolunay, sinir sistemindeki hücrelerin işleyiş düzenini bozduğu için dengesizlikler meydana getiriyor. Bunda vücuttaki elektrik akımının iki misline çıkması da büyük rol oynuyor. Dolunayın kadınlara daha fazla tesir ettiği de bir gerçek. İlim adamları bu tesirleri şöyle sıralıyor:
         
1) Kadınlar dolunay günlerinde çok hassas oluyor ve daha çabuk ağlıyorlar.

2) Doğumlar, bu günlerde yüzde 20 oranında artıyor.

3) Dolunay adet görme düzenini bozuyor ve kanamaları arttırıyor.

4) Cinsiyet hormonundaki artış sebebiyle cinsi arzular fazlalaşıyor.

5) Kadınlarda migren artıyor ve daha saldırgan hale geliyorlar.
***

SUÇ ORANLARI, OLAYLAR, İNTİHARLAR

1993 yılının Ağustos ayındaki dolunay günlerinde, Almanya'daki adam öldürme, cinnet geçirme ve intihar olaylarında önemli artışlar meydana geldi. Yapılan araştırmalara göre dolunay, yalnız Kuzey Avrupa ülkelerinde değil, yeryüzünün her yerinde insanlara tesir ediyor. Psikologlar, dolunay zamanı insandaki ruhi değişimin tespit edildiğini söylüyorlar. Ay'ın bu günlerinde cinnetlerin arttığını söyleyen Fransız araştırmacı Rene Claude Guillot, işlenen cinayetleri araştırmış ve konuyla alakalı olarak "Dolunay Cinnetleri" adlı bir kitap yazmış. Araştırmacı: "Yalnız Fransa'da değil, Amerika'daki polis kayıtlarından da dolunay gecelerinde işlenen cinayetlerin sayısında artış olduğunu fespit etmek mümkün" diyor.

Bilim ve Teknik Dergisi'nde neşredilen "Dolunay ve Suç" başlıklı haberde aynı doğrultuda: "Hindli iki bilim adamı, 1980'deki dolunaylar sırasında görülen zehirlenmelerin ve 1984'teki dolunaylarda cereyan eden suç oranının arttığını" bildirdi. Bu çalışmalar, ciddi bir tıp dergisi olan British Medical Journal'da yayınlandı. Araştırmacı Prof. C.P.Thakur'a göre, dolunay günlerinde zehir alma veya zehir verme yoluyla gerçekleşen intihar ve cinayetlerin artış sebebi, insan vücudundaki gel-git (med-cezir) dalgalarıdır.

Dolunay sırasında Dünya, Ay ve Güneş aynı doğru üzerinde olduklarından, Ay'ın insan üzerindeki çekim kuvveti artar ve vücuttaki su miktarı yüzde 60'ı aşar. Bunun yol açtığı bedeni ve ruhi değişmeler ise, zehir alma-verme ve suç işleme eğilimini arttırır. Araştırmacı, beş yıl içinde üç polis karakoluna bildirilen suçları bilgisayara yükleyip, neticeyi dolunay tarihleriyle karşılaştırarak bu sonuçlara varmıştır.
***

HADİS-İ ŞERİFLERDE DOLUNAY

İncelediğimiz bu yeni araştırmalar, bize eyyam-ı biyz tabir edilen ve kameri Ay'ın 13, 14 ve 15. günleri tutulması sünnet olan orucu hatıra getirdi. Acaba Efendimiz (s.a.v.) bu orucu niye tavsiye ediyor? Araştırmamızın neticesi, binlerce ehl-i ilmin 14 asırdır önünde saygı ile eğildiği 0 Ümmi Peygamberin (s.a.v.) doğruluğunu ve peygamberliğini adeta bir kere daha tasdik etmektedir: "Evet doğru söyledin ve hakkı konuştun ya RasûlAllah" diyerek…
Şimdi dilerseniz mûteber hadis kitaplarının mevzu ile alâkalı hadislerine bir göz atalım:

1. Buhari, Müslim ve Nesei'nin ittifakla rivayet ettikleri hadiste, Ebu Hureyre (r.a), Efendimizden şöyle rivayet ediyor: "Dostum Halilim (s.a.v.) bana her ay 3 gün oruç tutmayı tavsiye etti."

2. Müslim'in Ebu'd-Derda'dan (r.a) rivayet ettikleri hadisi şerifte, "Habibim, yaşadığım müddetçe terk etmeyeceğim her ay 3 gün oruç tutmayı tavsiye etti." buyurulur.

3. Buhari ve Müslim, Abdullah Bin Amr'dan ittifakla şu hadis-i şerifi rivayet ediyorlar: "Efendimiz buyurdu ki: Her aydan 3 gün oruç tutmak, bütün sene oruç tutmak gibidir."

4-Beyhaki, Taberani, Ebu Davud, Nesei, Tirmizi, Ahmet b. Hanbel, Bezzar, İbn Hibban sahihinde ve diğer hadis kitaplarında, bu konuyla alakalı birçok hadise rastlıyoruz. Mesela: Tirmizi ve Nesei, Ebu Zerr’den ( r.a) şu hadisi rivayet ediyorlar: "Ey Ebu Zerr, her ay üç gün oruç tutarsan, 13,14 ve 15.ci günleri tut."

Bilindiği gibi ayın ortasına rastlayan bu üç gün, dolunay günleridir. Ve bütün bu hadisler, Efendimizin (s.a.v.) ümmetine eyyam-ı biyz (beyaz, ak-parlak günler) orucunu ısrarla tavsiye ettiğini ortaya koymaktadır. Bu günlere, gündüz güneşle, gece de dolunayla 24 saat aydınlık olmasından dolayı eyyam-ı biyz denmiş.

Efendimiz (s.a.v.) bu orucu niçin tavsiye ediyor? Ahmed bin Hanbel, İbn-i Hibban sahihinde, Beyhaki, Bezzar, İbn Abbas'dan rivayet ediyorlar. Efendimiz (s.a.v.) buyurdu: "Sabır ayının (Ramazan) orucu ve her aydan üç gün oruç tutmak, göğsün vahar'ını giderir. "Vahar” kelimesi Arapça'da "kin, gayz, öfke, düşmancık, vesvese, hile, sinirlenme" manalarına gelmektedir.

Ahmed bin Hanbel'in Müsned'inde, Ebu Zerr (r.a) Peygamber Efendimizden (s.a.v.) şu hadis-i şerifi rivayet ediyor: "Her ay üç gün oruç tutmak, göğsün mağalle'sini giderir." Sahabiler sordular: "Ya RasûlAllah, göğsün mağalle'si nedir?" Efendimiz buyurdular: "Şeytanın pisliğidir."

Efendimiz (s.a.v.) tarafından dolunaya rastlayan günlerde oruç'un tavsiye edilmesi, gerçekten 0'nun kıyamete kadar devam edecek mucizelerinden biridir. Ebû Dâvud ve Nesei’de, Kudame b. Nilham şöyle söylüyor: "Efendimiz (s.a.v.) bize eyyam-ı biyzde (beyaz günler) oruç tutmayı emrederdi ve "Bu, bütün sene oruç tutmak gibidir" buyururdu.

Bu hadisleri bir bütün olarak incelediğimizde, Efendimizin ihbar-ı gaybi nevinden iki mucizesi zuhur ediyor:

a) Efendimiz (s.a.v.) Dolunay'ın insan vücudu üzerindeki menfi tesirlerinden haber veriyor ki; bu hadise 14 asır sonra yeni anlaşıldı ve araştırmalar hala devam ediyor.
         
b) Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), insanın bu menfi tesirlerden korunmasını tavsiye ederken tedavi yolunu da gösteriyor. Bu ikinci şık, henüz ilim adamlarınca tespit edilmiş değil. Ve araştırmacılar, Dolunay'a karşı vücudumuzdaki tabii dengeyi nasıl koruyacağımız hususunda yeterli bir şey söyleyemiyorlar, zira çok yeni bir konu (!). Ama maddede ve manada rehberimiz olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), mucizevi tıbbıyla asırlar öncesine ışık tutuyor, tekrar Tıbb-ı Nebevi'ye dikkatleri çekiyor, kafa ve kalp bütünlüğüne ermiş doktorları, bu sonsuz hazineye davet ediyor.

Hadis şerhlerinde, eyyam-ı biyz'in faziletleri üzerinde durulurken, bu orucun sıkıntı, stres ve şeytanın pisliğini gidermesi hususunda bir şey söylenmiyor. Zira bu (stres), eskiden bilinen bir şey değildi. 21. asrın başlarındaki bizler, dolunayın insan üzerindeki menfi tesirlerini öğrenince, Efendimizin (s.a.v.) orijinal ve her zaman taze tavsiyelerinin hikmetini daha iyi anlıyor ve bunu bütün dünyadaki ihtiyaç sahiplerine duyurmanın heyecanını yaşıyoruz.

Bakalım dolunayın insanlar üzerindeki menfi tesirlerini tesbit eden ilim adamları, bu tesirlere karşı korunma ve tedavi yollarını da keşfedecekler-edebilecekler mi? Bilmiyoruz. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, 14 asırlık farkı kapayamayacaklardır.

Kaynak: (Tashih ve tanzimlerle H. E.) Üsve-i Hasene, Düşünen İnsanlar İçin ve http://www.kalbinsesi.com/konu/dolunay.asp

Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشقْ)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)

www.ayasofya.org

Çevrimdışı kutlu

  • okur
  • *
  • İleti: 69
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #1 : 05 Kasım 2007, 18:44:33 »
ilginç
Ya Rabbi İsraili Kahhar ismi şerifinle kahr eyle.Filistindeki masum kardeşlerimize yardım eyle...

Çevrimdışı ankebut-57

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 908
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #2 : 05 Kasım 2007, 18:49:11 »
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشقْ)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)

www.ayasofya.org

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3885
    • Herkonudan.com
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #3 : 05 Kasım 2007, 19:18:13 »
Allah razı olsun.


Ay'ın İnsanlar Üzerindeki Tesiri Nedir?


İlim adamlarının araştırmalarına göre dev okyanuslarda "gel-git" olaylarına sebep olan "Dolunay" vücudunun %80'i sudan ibaret olan insanoğluna da tesir ediyor.


Vücuttaki sıvı dengesi bozuluyor,beyindeki düzenli işleyiş aksıyor ve kalp atışı hızlanıyor.



Özellikle kalp ve şeker hastalarında tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor.



1993 yılının ağustos ayındaki "Dolunay günlerinde" Almanya'daki "adam öldürme,cinnet geçirme ve intihar olaylarında önemli artışlar meydana geldi.



Psikologlar,Dolunay zamanında ruhî değişimin tespit edilebileceğini söylüyorlar.



Ay'ın bu günlerinde cinnetlerin arttığını belirten Fransız araştırmacısı,"yalnız Fransa'da değil,Amerika'daki polis kayıtlarında da dolunay gecelerinde işlenen cinayetlerin sayısında artış olduğunu tespit ettim"diyor.


Araştırmacı Taoker'e göre Dolunay günlerindeki intihar ve cinayetlerin artış sebebi insan vücudundaki "gel-git" dalgalanmadır.



Ay'ın insan üzerindeki çekim kuvveti ile birlikte vücuttaki su miktarı %80'i aşar.


Dolunay konusundaki araştırmalar bize, "Eyyam-ı Biyd" tabir edilen ve Kâmeri ayın 13,14 ve 15.günleri tutulması sünnet olan orucu hatıra getirdi!


Hz.Peygamber SallAllahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu:

"Ey Ebu Zer,her ay üç gün oruç tutarsan,13,14 ve 15.günleri tut."(Tirmizi,Nesei)


...
Bilindiği gibi Ay'ın ortasına rastlayan bu üç gün,dolunay günleri ve Efendimiz SallAllahu Aleyhi Vesellem,Ramazan orucundan sonra bugünlerde tutmayı tavsiye ederek,şöyle buyurmuştur:



"Sabır ayı Ramazan'ın orucu ve her aydan üç gün tutmak göğüs vaharını giderir."


Vahar kelimesi,arapçada kin,gayz,öfke,düşmanlık vesvese,hile ve sinirlenme manalarına gelmektedir.
« Son Düzenleme: 18 Kasım 2009, 19:41:07 Gönderen: Lika »
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6993
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #4 : 06 Kasım 2007, 08:35:52 »
Teşekkürler Ankebut-57 ve Lika
« Son Düzenleme: 18 Kasım 2009, 19:41:34 Gönderen: Lika »

Çevrimdışı Alyb

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #5 : 21 Ekim 2010, 15:22:54 »
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشقْ)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)

selamun aleyküm,
sn ankebut bu yazıları anlamama yardımcı olurmusunuz ltfen...?
nokta, harf ne demektir?
« Son Düzenleme: 21 Ekim 2010, 17:13:59 Gönderen: Alyb »

Çevrimdışı rahle

  • okur
  • *
  • İleti: 95
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #6 : 22 Ekim 2010, 02:30:07 »
 Alıntı 

--------------------------------------------------------------------------------

Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشقْ)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)

birinci mısranın sonunda arapça aşk yazıyor.
aşk kelimesi arapça ayın şin  kaf harfleri ile yazılır,şında üçnokta ,kafta iki nokta vardır.
yani üç harf beş noktadan kasıt bu.

ikinci mısrada iman yazıyor yine arapça
iman da elif ye mim tekrar elif ve nun ile yazılır,yede iki nokta nunda bir nokta var, beş harfli .yani beş harf üç noktadan kasıtda bu.

Çevrimdışı Alyb

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #7 : 22 Ekim 2010, 03:13:54 »
konuya sebeb olan cümleler, görüleni tekrar etmekle açıklanamaz, yeterli olamaz, cümlelerdeki manalar çok daha derinleri anlatmakta...başka manaları olmalı...:(

tşkler sn rahle...

Çevrimdışı Alyb

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #8 : 23 Ekim 2010, 01:13:21 »
konuya sebeb olan cümleler, görüleni tekrar etmekle açıklanamaz, yeterli olamaz, cümlelerdeki manalar çok daha derinleri anlatmakta...başka manaları olmalı...:(

tşkler sn rahle...

zatı alim! acizane şöyle anladı bu özlü sözleri,

Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.(عشقْ)
Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. (ايمان)

buradaki noktalar ref kademeleridir yani şuursal yükselme gerekliliğidir. Şeytanın Ademin yaratılışı zamanında yapamadığı derinsel/içsel tefekküre işaret etmektedir...

harfler ise daha çok varlık evreleri olarak algıladım, nur boyutu nar boyutu ve madde boyutumuz olarak...
işte bu evreleri gereği şekilde yaşayanlar AŞK denilen kevserden su içebilir ve gerçek varlığa ulaşabilir denebilir tabiiki doğrusunu sadece llah cc bilir.

İman için söylenen 5 harf ve 3 nokta ise, yine varlık alemindeki amelimize yani islamın beş şartına işaret eder, 3 nokta ise kişi bu ameli olgunluğunu bedeni nefsi ve akli olarak özümsemesine işaret etmektedir. ilmel yakin den aynel yakine ve sonrada hakkel yakin derecesinde yaşamasına işaret etmektedir...Allahu alem...

ekleyecek veya bir başka bakış açısına ulaşan varsa paylaşırsa sevinirim...
böyle güzellikleri paylaşıpta sorulara cevap vermemek ayrıca ilmin kaybolmasına vesile olur ...mazaAllah...

selam ve dua ile...

Çevrimdışı Alyb

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #9 : 27 Ekim 2010, 07:58:54 »
site kullanım dışı galiba neyse..:) yinede aro..:)

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #10 : 27 Ekim 2010, 08:31:43 »
ankebut-57 . Harika bir cali$ma yapmissin , Tsk ler .
Sayende Bir mucizeyi Resulullaha daha ap acik $ahidiz .

Evet Dolun ay'in , bir cok $ey üzerinde ve insanlar üzerinde etkisi var ,
Peygamber efendimizin , eyyam-ı biyz orucunu bizlere bildirmekteki ,
hikmet'lerinden birini de sayende ögrenmis olduk . Allah razi olsun .
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .

Çevrimdışı Alyb

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #11 : 27 Ekim 2010, 20:21:40 »
hg sn rahmani..:) ankebut-57 sanırım forumu bırakmış....bir şey sorduk ama cevap gelmedi hala...:)

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3885
    • Herkonudan.com
Ynt: Eyyam-ı biyz: Dolunay
« Yanıtla #12 : 20 Kasım 2010, 05:17:44 »
Bugün arkadaşlarla bahsi geçen bir konu oldu Eyyam-ı Biyz meselesi. Güncellemekte fayda var.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim