Gönderen Konu: Filmlerdeki bilinçaltı mesajlarına dikkat  (Okunma sayısı 6768 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7473
Filmlerdeki bilinçaltı mesajlarına dikkat
« : 04 Eylül 2011, 03:48:21 »

Bilinçaltımız, buzdağının görünmeyen kısmı gibi. Zihnimizdeki gizli sistem. Bu nedenle biz farkında olmadan pek çok şeyden etkileniyor. Özellikle sinemada, daha çok reklam amaçlı kullanılan 25. kare tekniğinden...

Televizyon kanallarında ve sinemalarda gösterilen filmler kuşkusuz insanların en büyük eğlencelerinden biri. Ortalama 2 saat kadar süren filmler kişiyi eğlendirse de bazı riskleri beraberinde getiriyor. Seçilen kanallar karşısında saatlerini geçiren kişiler olumlu olumsuz birçok uyarana maruz kalıyor. Bilinçaltı mesajlar da bunlardan sadece biri.

Evlerinde herhangi bir televizyon kanalındaki dizi, film ya da çizgi filmi seyreden insanlar aynı zamanda "Sübliminal Mesaj, 25. Kare" denilen yöntemle bilinçaltlarına gönderilen mesajlara maruz kalıyor. Seyirciler izledikleri yayınlardan farkında olmadan etkilenebiliyorlar. Özellikle bazı filmlerde algılanamayacak kadar kısa sürelerle gösterilen fotoğraf kareleri reklam amaçlı olabilirken kimi zaman şiddet ya da cinsellik içerikli kareler halinde insanların bilinçaltına saldırıyor.

Bilinçaltı kavramına açıklık getiren uzman psikolog Zafer Akıncı,

"Bilinçaltı bizim otomatik, düşünmeden ve istemsizce yaptığımız duygu, algı ve davranışlarımızın kontrol edildiği zihin bölümüdür. Bilinçaltı, insan yapısında buzdağının görünmeyen kısmına benzer. Kişinin davranışları üzerinde oldukça etkili olan zihinde yer etmiş gizli bir sistemdir.

Bilinçaltı bilinçli bir halde yapılan sorgulama gibi zihinsel faaliyetlerde bulunamaz. İnsana baskı yapan doğrudan uygulayıcı bir sistemdir. Bilinçaltına yerleşmiş düşünceler, bilgiler bireyde bir davranış ve duyguya dönüşür. Dolayısıyla bilinçaltına giren bir bilgi bireyin karar, davranış, duygu, algı, tepki gibi tüm zihinsel faaliyetlerinin asli belirleyicisidir.

Zihinsel tüm faaliyetleri ya doğrudan ya da dolaylı yoldan etkiler. Bu, alışverişteki alacağınız markadan oy vereceğiniz partiye ve seveceğiniz filmlere kadar hemen her şeyi kapsar." diyor ve ekliyor: "Bilinçaltına bir mesajı iletmeyi başarabilirseniz o kişinin seçimlerini, kararlarını, hayata bakışını, görüşünü, tepkilerini, duygularını ve davranışlarını etkilersiniz."

Çizgi filmlerde bilinçaltı mesajlar kullanılıyor

Çocukların seyrettiği birçok çizgi filmde de bu yöntemin kullanıldığını anlatan Akıncı şunları sıralıyor: "Mesela Aslan Kral, Jessica Rabbit, The Rescuers çizgi filmlerinde müstehcen gizli içerikler ve bilinçaltı mesajlar çokça kullanıldı. Europa, Kuzuların Sessizliği, Dövüş Kulübü filmlerinde ve birçok reklam filmlerinde de bilinçaltı mesaj içeren kareler var.

Bu yöntemi kullananlar, ya hassasiyet gösterilen küçük çocuk ve bebekleri ya da kadın cinselliğini kullanıyorlar. Bilimsel olarak da ortaya çıkarıldı ki cinsel uyaranlara fazla maruz kalan insanlarda ağır kişilik bozuklukları görülebiliyor. Dolayısıyla film seyrederken dahi dikkatli olunması gerekiyor."

Psikolojik danışman Nevzat Özer de çocuğuna birçok çizgi film ve televizyonu yasakladığını söylerken şunları dile getiriyor: "Kimi çizgi filmlerde bayan figürleri çocuklara cinselliği çağrıştıracak tarzda abartılı şekilde seçiliyor. Küçük yaşlarda bu uyaranlarla tanışan çocuklarda bazı şeylerle erken yaşlarda irtibatlı olmasından dolayı ergenliğe giriş yaşı da düşüyor.

Bize gelen kimi vakalarda 13-14 yaşlarında kız çocuklarının hamile kaldıklarını öğreniyoruz. İyiyi kötüyü ayırt edemeyecek yaşta bu tür şeylere maruz kalan çocuğun kişilik gelişimi de altüst oluyor. Baktığınız zaman çizgi filmlerin yaklaşık yüzde 80'i şiddet içeriyor. Bunları gören çocuk akranlarına da aynısını yapmaya başlıyor. Daha da kötüsü, ölüm olgusu çocuğa zamanla sıradan geliyor."

25. kare tekniği nedir?

Sinema filmleri art arda gelen fotoğraf kareleri ile ortaya çıkıyor. Gördüğümüz bir anlık görüntü, 24 fotoğraf karesinden oluşuyor. Sonrasında verilmek istenen mesajla birlikte 25. kare oluşturuluyor. Son kare olan 25. kare de anlık bir görüntüden ibaret oluyor. 1 saniyede 24 fotoğraftan oluşan bir görüntü ortaya çıkacakken 1 saniyede fotoğraf sayısı bir artırılarak 25'e çıkarılıyor ve 25. fotoğraf karesi de verilmek istenen mesajdan oluşuyor. Filmi izlerken fark edilmesi neredeyse imkânsız olan 25. fotoğraf karesi ilk bakışta algılanamasa da insanların bilinçaltına ulaşıyor.

1971'den beri kullanılan bir teknik

5 Temmuz 1971 tarihli Time'ın arka kapağında çıkan bir içki markasının reklamında sübliminal mesaj tekniği kullanılmıştı. Reklamda bardaktaki buzlar üzerinde gizlenmiş bir şekilde cinsel içerikli yazılar yazılırken reklam sayesinde firma 1,5 milyon dolarlık satış yapmıştı. Bunun üzerine reklamla ilgili yapılan araştırmada bu reklam deneklere gösterildiğinde, deneklerin yüzde 60'ı reklamın kendilerinde uyandırdığı etkiyi, heyecanlanma, romantizm, duyguları okşayıcı gibi ifadelerle tanımlamıştı.

zaman

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Çizgi filmlerdeki bu tehlikeye dikkat!
« Yanıtla #1 : 08 Mart 2012, 23:00:41 »
Çizgi filmlerdeki bu tehlikeye dikkat!

Bazı televizyon dizileri, sinema, reklam ve çizgi filmlerde insanın bilinçaltına yönelik mesajlar yer alır.

İnsan bunun farkına varmaz; ama bilinç onu algılar ve doğru kabul eder. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selma Koç, subliminal mesajların seyirci tarafından fark edilmesinin zor olduğunu söylüyor. Koç, özellikle çizgi filmlere yerleştirilen cinsel içerikli objelerle çocukların bilinçaltlarına farklı mesajlar iletilebildiğini belirtiyor.
 
Psikoterapist Aysel Birtürk, insanların bazı şeyleri görebilmesi ve duyabilmesinin eşik aralıkları olduğunu, bilinçaltı mesajların bu eşiklerin üstünde veya altında olduğunu ifade ediyor.

İnsanın en savunmasız mekanizmasının bilinçaltı olduğunu aktaran Birtürk, özellikle bazı çizgi filmlere yerleştirilen cinsel içerikli şekiller ve 'Sex' yazıları ile çocukların bilinçaltının kolaylıkla kontrol edildiğini iddia ediyor. Birtürk, "Kimse bu bombardımanın farkında değil.

Çizgi filmlere cinsel içerikli objeler gizlenerek çocuğun bilinçaltı cinselliğe yönlendirilmeye çalışılıyor. Cinselliğe uyarılan çocuğa bu tip şeyler normal gelmeye başlıyor." şeklinde konuşuyor.

Dünyada birçok ülkenin yasaklar getirdiğine değinen Birtürk, devletin bu tip mesajların önüne geçebilmek için bazı yasal sınırlandırmalar getirmesi gerektiğini kaydediyor. Çocuk ve Ergen Psikoloğu Sinem Karademir Tehnel de çizgi filmlere aşırı derece cinsel içerikli objelerin yerleştirildiğini söylüyor.

Televizyon karşısına oturan çocuğun bilinçaltına çizgi filmlerle cinselliğin yerleştirildiğini kaydeden Tehnel, "Ebeveynler çocuğunun masumca çizgi film izlediğini zannediyor ancak çizgi filmlerdeki cinsel içerikli mesajlarla çocuklarının zehirlendiğini fark edemiyor. Çocukta cinselliğe eğilim artıyor." diyor.
 
Kaynak: Zaman
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Bilinçaltına Yönelik Mesajlar (25. Kare ve Subliminal)
« Yanıtla #2 : 12 Nisan 2012, 17:08:46 »
BİLİNÇALTINA YÖNELİK MESAJLAR

                           
     25. Kare ve Subliminal Mesaj

Bilinçaltını etkilemeyi hedefleyen mesajlara “subliminal” adı verilir. Genel olarak “bilinçaltına yönelik gizli mesajlar olarak ifade edebiliriz. Kişinin bilinçaltına ‘’subliminal’’ mesaj göndermenin birçok yolu bulunuyor.

Bunlardan en çok kullanılanları :

1. Dijital ses dosyalarına gizlenen işitsel yolları.

2. Gözle algılanamayacak kadar kısa süreyle ve sık patlayan flaşlar şeklinde sinema ya da televizyon görüntüsü yoluyla bilinçaltına itilen 25. kareler.

3. Reklam afişleri, logoları ve benzeri nitelikteki görsel malzemenin içine saklanmış şekil, kelime ve rakamlar.

Bu yöntem, bir ürünün reklâmını yapmaktan, bir inancın ya da görüşün propagandasını yapmaya kadar varan geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Görsel ve işitsel olarak (bilinçli) algılananlar değil; bilinçaltı seviyesinde algılanan söz, resim, görüntü ve şekillerden oluşur.

Bunlardan en çok kullanılan Dijital ses dosyalarına gizlenen ses mesajlardır. Üzerinde oynanabilirliği ve işlenilmesi ve yayılması daha kolay olduğundan MP3 dosyaları gizli mesaj için biçilmiş kaftandır diyebiliriz. Peki, sistem nasıl işliyor?

İnsan kulağı sadece belirli frekans aralıklarındaki sesleri duyabilir. Eğer siz bir müzik parçasını rahatça duyabiliyorsanız, bu sizin duyabileceğiniz frekans aralığında olduğunu gösterir. İnsan beyninin algısı ise, bundan daha düşük ya da daha yüksek frekansları algılayabilecek kapasitededir. Dikkat ediniz : “duyabilecek” demiyoruz, algılayabilecek diyoruz.

Yani, kulağımız ancak belirli bir frekans aralığındaki sesleri duyabilir. Fakat beynimiz bu aralığın çok daha ötesindeki sesleri algılar, hisseder.

Bilinçaltı ve bilinçaltının özelliklerini anlattığımız zaman, ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaksınız. Ancak şimdi öncelikli olarak bu subliminal mesajların neler olduğunu ve nasıl işlendiğini sizlere göstermemiz gerekiyor.

8-12 hertz dalga boyundaki subliminal mesaj içeren bir MP3′ü kulağınızla dinlersiniz, ancak içindeki gizli mesajı beyniniz dinler. Bu esnada kulağınız hiçbir şey duymaz. İnternette ve paylaşım programlarında bilinçaltı mesajları içeren MP3 dosyaları bulunmaktadır. Hatta bu gizli mesajları frekans aralıklarına göre analiz ederek ortaya çıkartan yazılımlar dahi vardır.

25. KARE

Kişinin bilinçaltına subliminal mesaj göndermenin birçok yolu olduğunu söylemiştik. İşte bunlardan bir diğeri de 25. kare tekniğidir. Peki, nedir bu 25. kare?

Gördüğümüz bir anlık görüntü, 655 satır ve frame/çerçeve denilen 24 küçücük kareden oluşur. Sinema bandında, saat, dakika, saniye olarak bir diziliş vardır. Saniyeden sonra kare gelir ve bir saniye 24 karedir. Her 24 kare ise bir ekran büyüklüğündeki kareyi oluşturur. Her 327.5 satırda bir de "control-track" denilen aralık vardır. İşte bu aralıktaki görüntüler kesilip, aralarına başka görüntüler atılarak 25. kare oluşturulur ve bu son kare olan 25inci kare anlıktır. Yani görüntü saniyede 1/24 olacakken, bu 1/25'e çıkar. Kareler 25 olunca bir anda bir görüntü gelir ve anında kaybolur. Genellikle görünmez, daha doğrusu görülür ama bilinçaltında kalır.

25. karenin temel mantığı da mesajı bilinç-altına göndermek olduğu için, artık dünya sinema sanayisinde bu tekniği kullanmayan yok gibidir. Yani sizler evlerinizde rahat koltuklarınıza oturup herhangi bir televizyon kanalındaki herhangi bir dizi/ film ya da bir belgeseli seyrederken aynı zamanda 25. karelerle bilinçaltınıza gönderilen mesajlara/ telkinlere/ saldırılara maruz kalabiliyorsunuz.

Göz bunları görmüyor ama saniyenin üç binde biri gibi bir zaman aralığında bu görüntü bilinçaltına ulaşıyor. Bu gizli mesajlar sayesinde, o reklâmı, diziyi, filmi ya da herhangi bir resmi hazırlayan kişi/ yapımcı/ yönetmen kendi hedefine, niyetine ve ideolojisine göre vermek istediği mesajı 25. karelerle bilinçaltına göndermiş oluyor.


PEKİ, GÖREMEDİĞİMİZ HALDE NASIL ETKİLENİYORUZ BU 25. KARELERDEN?

Bu adamlar zaten açıktan açığa bu işi yapıyorlar. Filmlerle, reklamlarla her türlü mesajı veriyorlar. Buna rağmen niçin böyle gizli bir kare uyguluyorlar?

Cevabı çok basit; Çünkü gördüğümüz zaman bu kadar etkili olmuyor. Çünkü kişi, bilinçli bir tercih ile gördüklerini veya duyduklarını ya reddediyor ya da kabul ediyor. Çünkü baştan önüne seçenek olarak getirilmiş oluyor.

Fakat bu, öyle bir şey ki insan onu görmüyor, duymuyor ve hissedemiyor, yani bizlerin algı frekanslarımızın tamamen altında veya üstünde yer alıyor. Böyle bir şeyi kabul yahut reddetme gibi bir olanağımız var mı? Elbette hayır.

İşte 25. karenin ve subliminal reklamların temel mantığı budur! Hedefteki kitlenin bilinçli tercih hakkını gasp ederek, onları gizlice zehirlemek!

Bu işi yapanlar insanı ve insanın yaratılışını çok iyi biliyorlar. 1900’lü yıllara kadar uzanan bir geçmişi var bu tür çalışmaların. Psikolog ve psikanalistlerin insanla ilgili uyguladıkları, gözlemledikleri ve deneylerle ortaya koydukları bilgi ve bulgulardan yola çıkarak  “İnsanı nasıl etkileyebiliriz” sorusuna cevap aradılar. İlk başta ticari hedefler ve büyük şirketlerin mallarını halka pazarlamanın bir yolu olarak gördüler bu bilinçaltı telkinleri. Daha sonra ise bu taktiği öğrenen her kişi ve her yapımcı kendi niyet, inanç ve ideolojisine göre vermek istediği mesajları bu yolla insanlara zerk etmeye başladılar.

25. KARE NE ZAMAN VE NASIL ORTAYA ÇIKMIŞTIR?

Bilinçaltının bütün görüntü, ses ve resimleri kaydetme özelliği 1900’lü yıllardan beri insanları yönlendirmek için kullanılmaktadır.

1900’lü yıllarda Knight Dunlap adında Amerikalı bir psikoloji profesörü gözbağcılık gösterisi yaparken bilinç gücüyle algılanmayan “hissedilemez gölgeler” kullanarak aynı uzunluktaki 2 çizgiyi seyircilerin farklı ölçülerde algılamasını sağlamıştı.

İşte buradan hareketle bilinç-altını hedef alarak mesaj göndermeyi hedefleyen ve adına subliminal mesajlar denen bu tür reklamlar ilk kez 1950'li yıllarda Amerika'da ortaya çıktı.

James Vicary adlı reklamcılık uzmanı, sinema salonlarında yaptığı bir deney sonucu patlamış mısır ve kola satışlarının arttığını iddia etti. Bu deneyde film perdede oynarken, saliselik görüntüler hâlinde gözle görülemeyen gizli kareler ve gizli mesajlarda : “patlamış mısır ye” ve “kola iç” sloganları çıkıyordu. Seyirci bu sloganları bilinçle algılayamadığı hâlde, bilinçaltına hitap eden bu sloganlar neticesinde kola satışlarının yüzde 18.1, patlamış mısır satışlarının ise yüzde 57.7 arttığı görüldü.

Bu şekilde, bilinç-altına yönelmenin reklamın etkinliğini artırmada daha işlevsel olduğu görülmüştür. İşte o gün bugündür uygulanan 25. kareler sadece bir insanı ya da bir topluluğu değil; bütün insanlığı tehdit etmektedir.

Bir grup psikolog ve yazar bu konunun gündeme geldiği ilk yıllarda bu yöntemin uydurma ve efsane olduğunu ve insanları etkilemeyeceğini söylediler. Ancak, beyin dalgalarını ölçen teknolojilerin gelişmesi ile gizli mesaj içeren reklama beynin daha farklı ve fazla tepki verdiği gözlemlendikten sonra, bu yöntemin etkisi ispatlanmış oldu.

İşin en ilginç tarafı ise bu konuyu gündeme taşıyan, kitap, tez ve aile eğitim seminerlerinin yok denecek kadar az olmasıdır. Yıllardır uygulanan böyle ciddi ve hayati bir konunun nasıl olup da bütün bir insanlık tarafından henüz bu şekilde yeni yeni öğreniliyor olması düşündürücü olsa gerek.

ASIL HEDEF ÇOÇUKLAR!

Subliminal teknolojisi maalesef çizgi filmlerde, şarkılarda, reklam panolarında, filmlerde yasal olmayan bir şekilde kullanılıyor. Çocuklara sevgiyi kardeşliği öğütleyen masum zannettiğimiz çizgi filmlerin arasına pornografik resimler, şiddet unsuru içeren görüntüler bu teknolojiyle saklanıyor. Çocuğumuz fark etmeden o görüntüleri beynine konuk ediyor ve şahsiyetinin oluştuğu o en ciddî yaş dilimde (sıfır-yedi yaş arası) bu görüntüler içeride bilinçaltında hapsoluyor. Artık siz siz olun her gördüğünüz ve duyduğunuza çok dikkat edin.

Özellikle Disney, yaptığı çizgi filmlerde cinsellik temasını yıllardır çocuklarımızın bilinçaltına kazımıştır.


BU FİLMDE / DİZİDE SANAL REKLAM UYGULANMAKTADIR


Sizler, televizyonlarınızın karşısında uyumaya devam eden ruhlar, koltuğunuza oturup en sevdiğiniz dizi ya da filmleriniz yayına başlarken : “BU FİLMDE / DİZİDE SANAL REKLÂM UYGULANMAKTADIR” uyarısını görmediğinizi söyleyebilir misiniz?

Peki, ne demek “Sanal Reklam?”

Sanayi Bakanlığına göre sanal reklamın tarifi aşağıdaki gibi;

"Sanal reklam; hukuken kullanımı meşru görüntülerin, canlı veya banttan bilgisayar marifeti ile manipülasyonu ve söz konusu görüntülerde yer alan muhtelif unsurları reklam amacı ile hâlihazırda kullanılan veya ileride geliştirilecek teknolojiler vasıtasıyla oyun sahası ve çevresi üzerine düşürülen tüm görüntüleridir.”

Televizyonda izlediğimiz pek çok dizide ya da filmde ya marka yerleştirme ya da sanal reklam uygulamaları ile karşılaşıyoruz. Bir dönem gişe rekorları kıran “Kurtlar Vadisi Irak” filmini hatırlayın. Film başlarken “Bu filmde sanal reklam uygulaması yapılmaktadır” uyarısı vardı. Ekranda bir ovada yol alan otomobili izlerken birden bir mimarlık firmasının reklam tabelası ve bir apartman beliriveriyor. Kerpiç evlerin üstüne getirilmek istenmiş ama başarılı olunamadığı için ortalık yerde duran uydu antenleri reklamları ve uyarı tabelalarının altında beliriveren markalar…

O halde en can alıcı soru şu; niçin sanal reklam? Çünkü bilinçaltına telkin göndermenin en iyi yolu.   



BİLİNÇALTI MESAJLAR YASAK DEĞİL Mİ?

Bilinçaltı reklamlarının etkisinin ispatlanmasının ardından bir yandan bu yöntemin kullanımı arttı ve diğer yandan da bu gibi yöntemlerin kullanılmasını önlemeye yönelik yasalar çıkartıldı. Ülkemizde RTÜK bilinçaltı reklamı : “Teknik cihazlar vasıtasıyla televizyon yayınlarında çok kısa süreli görüntüler kullanarak, izleyicilerin ancak bilinçaltıyla algılayabilecekleri ürün veya hizmetlerin tanıtılmasına ilişkin mesajlar içeren reklamlar” olarak tanımlamıştır.

Yasalarımız tüketicinin korunması bakımından, gizli reklam ve bilinçaltı reklamı da yasaklamıştır. 3984 sayılı yasanın 20. maddesi: "Reklamların, program hizmetinin diğer unsurlarından açıkça ve kolaylıkla ayırt edilebilecek ve görsel ve işitsel bakımdan ayrılığı fark edecek biçimde düzenlenmesini, bilinçaltı ile algılanan reklamlara izin verilmemesini" hükme bağlamıştır.

Radyo ve Televizyon Kuruluşları Reklam Yayın İlkeleri ve Usulleri İle Reklam Gelirleri Üst Kurul Paylarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesine göre de: "Yayınlarda gizli reklam yapılamaz. Programlarda açıkça reklam olduğu belirtilmedikçe ürün veya hizmetler reklam amacını taşıyan şekilde sunulamaz. Çok kısa sürelerle imaj veren, elektronik aygıt veya başka bir araç kullanılarak veya yapılarının ne olduğu konusunu izleyenlerin fark edemeyecekleri veya bilemeyecekleri bir biçime sokarak, bilinçaltıyla algılanmasını sağlayan reklamların yayınlanması yasaktır."

1964’te İngiltere, 1974’te ABD olmak üzere dünyadaki 55 ülke insanlarını bu tekniklere karşı korumaya almıştır. Rusya’nın Ekaterinburg şehrinde yayın yapan ATN Televizyonun “Otur ve ATN izle” şeklinde bir gizli mesaj verdiği tespit edilmiş ve 2 ay yayın lisansının iptal edilmesine neden olmuştur.

Neticede, Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde bilinç-altı reklam yasaklanmıştır ama bütün reklamları, dizi, film ve belgeselleri bilinçaltı mesaj içerip içermediği noktasında denetleyecek bir yapı kurulamamıştır.


Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Filmlerdeki bilinçaltı mesajlarına dikkat
« Yanıtla #3 : 12 Nisan 2012, 22:52:18 »
Alıntı
Neticede, Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde bilinç-altı reklam yasaklanmıştır ama bütün reklamları, dizi, film ve belgeselleri bilinçaltı mesaj içerip içermediği noktasında denetleyecek bir yapı kurulamamıştır.

Her şeyde olduğu gibi, bu  konuda da geç kaldık...

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Filmlerdeki bilinçaltı mesajlarına dikkat
« Yanıtla #4 : 14 Nisan 2012, 20:05:57 »
Allah'ım! Korku filmi gibi bir hayat yaşıyoruz!!!  s1))
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana