Gönderen Konu: Glisemik İndeks Diyeti  (Okunma sayısı 8212 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Glisemik İndeks Diyeti
« : 03 Haziran 2010, 00:55:30 »

İnsülin direncine karşı 1200, 1400, 1800 ve 2000 kalorilik diyet listeleri…

Hızlı kilo alıyor ve aldığınız kiloları veremiyorsanız bunun nedeni kan şekerinizdeki oynamalar olabilir. Bu oynamaların ve kilo almanın en önemli nedeni insülin direncidir. İnsülin direnci ise obezite, reaktif hipoglisemi, gizli şeker, şeker hastalığı, panik atak, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, polikistik over hastalığı, kan yağlarında yükseklik ve hatta kansere bile yol açabilen bir durumdur.

Dolayısıyla bu hastalıklardan korunmak ve kurtulmak adına İnsülin Direnci Diyeti (Glisemik İndeks Diyeti) önerilir. Prof Dr Metin Özata 'Naturel Zayıflama' adlı kitabında bu bilgileri vererek bizlerle bir diyet programı paylaşıyor. İşte Özata'nın hazırladığı İnsülin Direnci Diyet listesi…

1200 kalorilik Glisemik İndeks Diyeti

Kahvaltı
Önce bir bardak ılık su için
Şekersiz çay
1 dilim yağsız beyaz peynir
3 yemek kaşığı yulaf ezmesi (1 çay bardağı süt ile)
Domates, salatalık (dilediğiniz miktarda)

Ara öğün
1 meyve veya 3 adet kepekli bisküvi

Öğlen
2 yumurta büyüklüğünde tavuk veya hindi eti
2 dilim tam tahıl ekmeği
2-3 adet salatalık
1 domates
1 su bardağı ayran

Ara öğün
1 meyve

Akşam
1 kepçe sebze çorbası
2 köfte
3 yemek kaşığı etsiz baklagil yemeği
1 tabak salata
1 dilim tam tahıl ekmeği

Ara öğün
1 meyve
1 su bardağı süt

1400 kalorilik Glisemik İndeks Diyeti

Kahvaltı
Şekersiz 1 su bardağı süt
1 dilim beyaz peynir
2 dilim tam tahıl ekmeği
Domates, salatalık (dilediğiniz miktarda)

Ara öğün
1 meyve
Yarım kase yoğurt

Öğlen
5 yemek kaşığı etli sebze yemeği
3 yemek kaşığı kepekli makarna
1 dilim tam tahıl ekmeği
1 tabak salata

Ara öğün
1 meyve
Yarım su bardağı yoğurt

Akşam
90 gr. haşlama et
3 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği
1 dilim tam tahıl ekmeği

Ara öğün
1 meyve
1 dilim tam tahıl ekmeği
1 dilim beyaz peynir

1800 kalorilik Glisemik İndeks Diyeti

Kahvaltı
Şekersiz çay
1 yumurta
1 dilim peynir
2 dilim tam tahıl ekmeği
1 meyve

Ara öğün
1 su bardağı süt
1 meyve

Öğlen
2 köfte kadar ızgara et
4 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği
Salata
3 yemek kaşığı bulgur pilavı
2 dilim tam tahıl ekmeği

Ara öğün
1 dilim peynir
2 dilim tam tahıl ekmeği
1 meyve

Akşam
1 kase çorba
60 gr et yemeği
Salata
2 dilim tam tahıl ekmeği
1 kase yoğurt

Ara öğün
1 meyve
1 su bardağı süt

2000 kalorilik Glisemik İndeks Diyeti

Kahvaltı
1 su bardağı şekersiz süt
1 adet peynirli tost (tam tahıl ekmeğinden yapılmış)
Domates, salatalık (istediğiniz miktarda)

Ara öğün
1 meyve
Yarım kase yoğurt

Öğlen
3 ızgara köfte veya aynı miktarda et yemeği
6 yemek kaşığı sebze yemeği
6 yemek kaşığı bulgur pilavı veya kepekli pirinç pilavı
Salata
1 dilim tam tahıl ekmeği

Ara öğün
1 meyve
1 su bardağı ayran

Akşam
90 gr. et yemeği
1 tabak sebze yemeği
1 kase çorba
2 dilim tam tahıl ekmeği
Salata

Ara öğün
1 su bardağı süt
2 dilim tam tahıl ekmeği
1 dilim peynir

Haber Aktüel
« Son Düzenleme: 03 Haziran 2010, 01:01:11 Gönderen: Tuğra »
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Glisemik İndeks Diyeti
« Yanıtla #1 : 14 Haziran 2010, 10:30:37 »
Zayıflamaya giden yol, kendini gün boyu tok hissetmekten ve bu sayede abur cuburlardan uzak durmaktan geçiyor. Kilit nokta ise kan şekerini düşük seviyede tutmayı becerebilmek.

İşte bunun için size yol gösterebilecek beş örnek menü... Glisemik İndeks (Gİ) yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneği olarak tarif edilir. Gİ'yi düşük besinlerden yemeniz halinde glikoz, dolaşım sisteminize daha ağır ve küçük dozlarda girecek, pankreasınız da bunlarla başa çıkabilmek için azar azar insülin üretecektir. Böylece kan şekerinde aşırı düşüşlerin olmamasına bağlı olarak daha az acıkacak ve daha az besin tüketmiş olacaksınız.

1. MENÜ

Kahvaltı: 1-2 parça beyaz peynir, 6 adet yeşil zeytin, 1 tatlı kaşığı kuşburnu marmelatı, 1-2 dilim tam buğday ekmeği, domates, salatalık, bitki çayı.

Ara: 1 avuç kiraz

Öğle: 4 köfte kadar balık buğulama, 1-2 dilim tam buğday ekmeği, 1 kâse az yağlı roka salatası.

Ara: Probiyotik yoğurt

Akşam: 1 porsiyon zeytinyağlı enginar, 1 kâse yoğurt, 1 ince dilim buğday ekmeği, 1 kâse mevsim salatası.

Ara: 1 dilim çavdar ekmeği, 1 dilim dil peyniri, 1 bardak yarım yağlı süt.

Enginar ve roka, posalı içerikleri sayesinde kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlar. Ayrıca beslenme düzeninizde mutlaka ara öğünlere yer vermeniz gerekiyor. Ara öğünler hem kan şekerinizin düşmesini engelleyecek hem de metabolizmanızın çalışmasını devam ettirecek.

2. MENÜ

Kahvaltı: 2 yumurtalı az yağlı omlet, 1-2 dilim kepekli ekmek, domates, maydanoz, biber, taze sıkılmış havuç ve elma suyu.

Ara: 3-4 adet yulaftı bisküvi, rezene çayı.

Öğle: 1 porsiyon mercimek çorba, mevsim salatası, 1 kâse yoğurt, 1 dilim çavdar ekmeği.

Ara: 1 avuç fındık, 4 adet kayısı.

Akşam: 150 gram ızgara et (tavuk-hindi), ayran, mevsim salatası.

Ara: 10 adet yeşil erik, 1 su bardağı yarım yağlı süt

Kuru baklagiller, kepekli makarna ve ekmek, lifli meyveler ve sebzeler glikoz yönünden oldukça düşüktür. Bu besinlerden yemeniz halinde kan şekerinizin, ani çıkış ve düşüşlerinin meydana getirdiği etkilerden kurtulmuş olursunuz. Bu sayede vücudunuzun besinleri yağ olarak depolamasını önlersiniz.

3. MENÜ

Kahvaltı: 1 bardak süt, tahıl gevreği, 1 yemek kaşığı kuru üzüm.

Ara: 1 orta boy şeftali.

Öğle: Izgara köfte, salata, ayran, tam buğday ekmeği.

Ara: 4 adet kırmızı erik.

Akşam: Zeytinyağlı kereviz, 1 porsiyon kepekli makarna, cacık, mevsim sebzeleri (1 top yeşil salata, roka, tere, bol maydanoz, 10 adet kurutulmuş domates, 1/2 beyaz turp rende)

Ara: 1 dilim karpuz, 1 dilim peynir.

Ara öğünlerde tercih olarak meyve suyu yerine taze meyve tüketmelisiniz. Zira taze meyve, içerdiği posadan dolayı kan şekerinin çok hızlı yükselmesini engeller. Çok hızlı yükselmeyen kan şekeri de çok hızlı düşemez. Bu da buzdolabı karşısında cereyan edecek açlık krizlerini engeller.

4. MENÜ

Kahvaltı: 1-2 yemek kaşığı lor peyniri, 1 tatlı kaşığı zeytin ezmesi, 1-2 ince dilim yulaf ekmeği, yeşil çay

Ara: 4 adet kırmızı erik.

Öğle: 1 porsiyon kıymalı taze fasulye, 1 porsiyon bulgur pilavı, 1 kâse cacık, 1 kâse karışık az yağlı salata.

Ara: Kepekli bisküvi, bitki çayı.

Akşam: 1 kâse ezogelin çorba, 1 kâse yoğurt, 1-2 dilim tam buğday ekmeği, 1 kâse karışık az yağlı salata.

Ara: 1 su bardağı süt, 1 orta boy şeftali.

Lif içeriği yüksek olan besinlerin glisemik indeksleri düşüktür. Yetişkinler için günlük önerilen lif miktarı ortalama 25-30 gramdır. Yeşil yapraklı sebzeler, narenciye meyveler, kuru baklagil yemekleri ve tam buğday unundan yapılmış ekmekler lif oranı içeriği açısından zengindir.

5. MENÜ

Kahvaltı: Menemen, 2 dilim tam buğday ekmeği, biber, maydanoz, salatalık, taze sıkılmış 1 bardak meyve suyu

Ara: 2 adet kuru incir, 2 adet tüm ceviz.

Öğle: Izgara tavuk, 1 porsiyon bulgur pilavı ,cacık, 1 kâse az yağlı marul salatası.

Ara: 1 dilim cevizli kek, 1 bardak az şekerli limonata.

Akşam: Hellim peynirli salata, 1-2 dilim esmer ekmek, 1 bardak ayran.

Ara: 1 küçük boy muz, bir bardak tarçınlı süt

Beslenme planında ara öğünlerde tüketeceğiniz kuru meyveler, tahıllı kekler, az şekerle hazırlanmış limonata gibi besinler tatlı ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olur. Bu sayede çikolata, pasta, gofret gibi Gİ'si yüksek besinlerin ihtiyacını hissetmemiş olursunuz.
 
ZAMAN
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Glisemik İndeks Diyeti
« Yanıtla #2 : 09 Mart 2011, 00:37:37 »
İNSÜLİN DİRENCİ DİYETİ

Kilo alınmasının en önemli nedeni insülin direncidir. İnsülin direncine direnmek gerekir. İnsülin direncinin çözülmesi için insülin direnci yapan nedenin saptanması gerekir. Bu amçla bir ENDOKRİN uzmanına başvurmak gerekir.

İnsülin direnci diyeti inin esası karbonhidratları seçerken düşük glisemik indeksli olanları seçmektir.

1.Rafine karbonhidratlar yani beyaz un ve rafine tahıldan yapılmış karbonhidratlar yüksek glisemik indekslidir.
2.Beyaz ekmek yüksek glisemik indekslidir.Tam buğday veya kepek az glimemik indeks (GI)’lidir.
3. Diyetteki lif oranı artınca GI’i azalır.
4.Karbonhidrat içinde amiloz ve amilopektin vardır. Amilopektin fazlaysa kan şekeri daha çok artar Amilopektini fazla olanlar ekmek, beyaz patates, beyaz un, amiloz içerenler ise tam tahıllar,hububatlar ve tatlı patetesdir.
5. Rafine olanlar rafine olmayanlardan dah fazla glisemik indeksi artırır. Rafine demek işlenmiş fabrikaya girmiş gıda demektir. Rafine olan karbonhidratlar beyaz ekmek, beyaz pirinç, kurabiye,meyve suları, şekerlerdir. Rafine olmayanlar doğal halde bulunanlar olup GI’i düşüktür. Bunlar daha fazla lif veya posa içerir. Örnek olarak sebze meyve, badem, ceviz, bezelye verilebilir.
Makarna:
Beyaz makarna rafine karbonhidrat olup GI’i pişirmeye göre değişir. Spagettiyi sadece 5-6 dk pişirilirse Gİ’i düşüktür. Makarnayı yumuşayıncaya kadar pişirmelidir. Fazla pişirince GI artar.
İçinde asit olan gidalar GI'i düsürür. Bunun nedeni mide boşalmasını geciktirmesidir.
Asidik gıdalara örnek;
1.Yeşil zeytin
2.Turp
3.Limon suyu
4.Mantar, havuç, yeşil bezelye
5.Sarmısak
6.Sirke

Besinlerin kısa süreli doyurucu etkileri incelendiğinde düşük GI’li besinlerin yüksek olanlara göre daha doyurucu olduğu bulunmuştur. Yüksek GI ‘li öğünler, düşük GI’li öğünlerle karşılaştırıldığında yemek sonrası dönemde, kan şekerinde daha fazla yükselme ve düşmeye ve insülin düzeylerinde daha fazla artışa sebeb olurlar. Sonuç olarak ileri saatlerde yağ asitlerinde ve kan şekerinde daha fazla düşüşe ve acıkmaya neden olurlar. Düşük GI li gıdalarla ise insülin fazla yükselmediğinden kan şekeri fazla düşmez ve açlık olmaz.
Düşük GI’li besinlerin tüketilmesinin obez çocuklarda vücut kitle indekslerinde (kilolarında) daha fazla azalmaya neden olduğu bildirilmiştir.
Düşük GI’li diyetin obezite, kolon kanseri ve meme kanseri gelişiminde de koruyucu olduğu gösterilmiştir Düşük GI’li ve yüksek lifli besinler diyabetli bireylerde tokluk kan şekeri ve kilo kontrolünde düzelmeye yol açtığı için Kanada Diyabet Derneği, Avustralya Diyetisyen Cemiyeti, Avrupa Diyabet Çalışma Cemiyeti tarafından önerilmektedirler.
Glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenince insülin hormonunda azalma ve enerji artması oluştuğu gibi yağ depolanması azalır ve mevcut yağlar yakılmaya başlar. Sonuçta da kilo kaybı oluşur. Düşük GI’li beslenme kilo kaybını 2 mekanizmayla yapar:
1. Doygunluğu artırarak
2. Yağların yakılmasını artırarak

Düşük GI’li gıdalar yüksek GI’li gıdalara göre daha uzun süre tok tutarlar ve bu nedenle sonraki öğünde daha az yemeyi sağlarlar. Bir yemekteki GI oranını % 50 artırdığınızda doygunluk hissinde % 50 azalma olmaktadır. Doygunluk hissindeki bu artış bağırsaktan salgılanan kolesistokinin hormonunun düşük GI li diyetle daha fazla artış göstermesine bağlıdır.

Diğer diyetlere karşılık insülin direnci diyetinin faydalı olmasının nedeni insülin direncini kırmasıdır. 1200 kalorinin altında diyet yapmak insülin direncini arttırır ve kilo aldırır. Kilo vermek için acıkmanın ve tatlıya saldırmanın önlenmesi gerekir. Bunun yolu da düşük glisemik indeksli gıdalarla beslenmekten geçmektedir.

Diyetteki yağı azaltmakla veya toplam kaloriyi çok azaltmakla veya karbonhidrat miktarını çok azaltmakla açlık hissi baskılanamaz ve tekrar kilo alırsınız. Düşük glisemik indeksli beslenmede aç kalma veya özel bir beslenme şekli, yani bir gıdaya dayalı beslenme, yoktur.

Düşük glisemik indeksli beslenme ile

1. Yemeklerden sonra oluşan uyku basması, öğleden sonraları oluşan enerji kaybı, halsizlik yok olur. Enerji kaybı veya halsizlik yemek sonrası oluşan insülin ve şekerdeki dalgalanmalardan kaynaklanmaktadır. Beyine yeterli glukoz geldiğinden konsantre olursunuz. ve yorgunluğunuz ortadan kalkar.
2.Tip 2 diyabet, kalp hastalığı, tansiyon, depresyon ve bazı kanserler önlenir.
3.İyi uyku uyursunuz.
4. Acıkma nöbetleri azalır ve kalkar

Normalde acıkma vücudun yemek ihtiyacı olunca ortaya çıkan bir durumdur. Ancak acıkmanın vücudun ihtiyacı olmadığı zamanlarda oluşması normal değildir. Bu nedenle de ihtiyaç olmadan yemek yenildiği için kilo alınır. Normal olmayan bu acıkma atakları kandaki insülinin dalgalanmasından oluşur. Yüksek Gİ’li karbonhidrat yenince kan şekeri ve insülin hızla yükselir ve sonra kan şekerini hızla normalin altına indirir ve tekrar acıkma oluşur. Tekrar tatlı bir şeyler yerseniz aynı durum tekrar eder gider. Eğer bu acıkmalar sırasında yüksek GI’li gıda yerine düşük GI’li gıda yenirse acıkma nöbetleri azalmaya başlar.

Acıkma ataklarını stres de artırabilmektedir. Stres artınca tatlı gıdalara yönelme olmasının nedeni beyindeki serotonin denen mutluluk hormonunun bu gıdalarla artması yüzündendir. Stresle artan kortizol hormonu da serotonini azaltmaktadır. İyi uyuyamayan kişilerde de acıkma atakları olma nedeni serotonin azlığındandır.

Gıdaların doyma indeksi de önemlidir. Enerji yoğunluğu düşük olan gıdalar daha hızla doygunluk sağlar. Patates, elma, portakal ve makarna daha fazla doygunluk sağlar. Çikolata, fıstık daha az tok tutar. Enerji yoğunluğu dışında tokluk derecesi gıdanın GI’ne bağlıdır. Düşük GI’li gıdalar ince barsakta daha uzun kalır ve açlık azalır. Yüksek GI’li gıdalar açlığı artırır çünkü kan şekerini hızla artırır ve hızla düşürürler. Adrenalin ve kortizol gibi stres hormonları kan şerkeri hızla düşünce artar ve iştahı artırır.

İnsülin Direnci Diyeti kimler için faydalıdır?

Kilolu ve obezler,
Tip 1 Şeker hastaları
Tip 2 Şeker hastaları
Prediyabet-Gizli Şeker
Gebelik Şekeri Olanlar Diyabet,
Reaktif hipogisemisi-Kan şekeri düşük olanlar
Trigliseridi yüksek olanlar,
Metabolik sendromu olanlar,
Polikistik over sendromu olanlar,
Yağlı karaciğeri olanlar,
Sağlıklı yaşam için herkes
Gözdeki makula dejenerasyonunu önlemek için
Kanser, kalp hastalığı ve felçten korunmak için

Şeker hastalığı ve fazla kilo durumunda vücutta bir enflamasyon (yangı) vardır. Bütün vücutta bulunan bu sessiz iltihap damar sertliği ve kalp hastalığının en önemli nedenidir. Kanda insülinin ve CRP denen bir proteinin artması enflamasyon olduğunu gösterir. Gİ ve GY tip 2 Diyabet ve kronik hastalıkların ortaya çıkmasında önemlidir. Yüksek GY ile beslenme kanda hassas CRP düzeylerini artırır. Yani yüksek oranda hızla sindirilen ve emilen karbonhidrat alımı vücutta enflamasyonu artırır. apılan bilimsel çalışmalar düşük Gİli beslenme ile kanda CRP düzeylerini %50 azaldığını göstermiştir.
41 aşırı kilolu kişi 10 hafta sukroz (masa şekeri) veya tatlandırıcı aldıklarında CRP düzeyinde şeker alanlarda %6 artış, tatlandırıcı kullananlarda %26 azalma bulunmuştur..
Tam tahıllar incelendiğinde bunların lif ve diğer besinler açısından çok iyi olduğunu ve düşük GI’e sahip olduğunu göstermiştir. Tam tahıllarla beslenenlerde bu nedenle kalp-damar ve şeker hastalığı riski daha az bulunmuştur. Tam tahıl alınınca kanda CRP azalmaktadır. Gıdadaki lif oranı azaldıkça şeker, hipertansiyon ve obezite artmaktadır İnsülin Direnci Diyeti ile beslenen kişilerde şu faydalar oluşur:
1.Kilo kaybı
2.Kan basıncı ve yağlarda azalma
3.İnsülin direncinde azalma
4.Kan şekerinde düşme
5.Kanda anitoksidanlarda artma
6.Sistemik enflamasyonda azalma olur
7. Daha enerjik olursunuz
8. Daha iyi konsantre olursunuz, psikolojiniz düzelir


Prof DR Metin Özata, Naturel Zayıflama-İnsülin Direnci Diyeti (Metabolizma Diyeti)
« Son Düzenleme: 09 Mart 2011, 00:43:41 Gönderen: Tuğra »
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Tatlı krizleri için.
« Yanıtla #3 : 24 Mart 2011, 21:30:49 »
Tatlı krizleri için...

Tatlı seven bir toplumuz. Özellikle kadınlar tatlıya çok daha düşkünler.

Çoğumuz yemeklerden sonra tatlı yemediğimizde hep birşeyler eksik kaldı duygusuyla sofradan kalkıyor. Tatlılarımızın çoğu da beyaz undan yapılan, bol şekerli, şerbetli, margarini hamur işleri.

Tatlıyı çok seven ama kilosuna da dikkat eden biri olarak, işimin de gereği, fazla kalorili olmayan, sağlıklı ama tatmin edici bazı tatlılar geliştirdim. İşte bazı örnekler:

Bademli Ayva

• 2 ayva
• l çay kaşığı limon kabuğu rendesi
• 2 yemek kaşığı bal • l yemek kaşığı limon suyu
• 1/2 su bardağı dövülmüş badem
• l fincan su
• l tatlı kaşığı tarçın
• 1/2 avuç üzüm

1- Ayvaları ortadan ikiye bölüp bir tencerede üzerlerini geçecek kadar suyla kapatıp, 10 dakika kadar haşlayın.
2- Sudan çıkartıp bir kaşık yardımıyla çekirdeklerini çıkartın.
3- Tüm malzemeyi karışürp yarım ayvaların içini bu karışımla doldurun.
4- Ayvaları fırın tepsisine dizin. 180 derecelik fırında yarım saat pişirin. Üzerine tarçın serperek servis yapın.

Ayva A ve C vitamini, badem ise E vitamini ve çinko minerali açısından zengin. Yani bu tatlıda savaş beşlisi olarak adlandırılan (A, C, E vitaminleri, çinko ve selenyum) ve bizi kansere, yaşlanmaya karşı koruyan en güçlü vitamin ve minerallerden dördü var.

Sürpriz Muz

• l muz
• 2 ceviz
• l çay kaşığı tarçın

1- Muzu çatalla ezip buzdolabında birkaç saat bekletin.
2- Dolaptan çıkartınca düz bir tabağa yayın. Ozrini tarçın ve cevizle süsleyin.

Bizde kayak mekanlarında çok tutan muz-bal-kaymak-cevizli tatlıdan yola çıkarak geliştirdiğim bir tatlı bu. Kadın hastalarımın dönem öncesi dönemlerindeki tatlı krizlerinde en çok kullandığım tarif. Hastalarımın en sevdiği tatlı haline geldi. Muz bekletilince içindeki doğal şekeri salıyor ve siz kendinizi adeta çok şekerli bir tatlı yiyormuş gibi hissediyorsunuz. Muzu ısıttığınızda çok daha tatlı hale geliyor. Muzu kabuklarıyla birlikte alüminyum folyoya sarıp fırında pişirin, yine müthiş bir tatlı elde edeceksiniz.

Çilekli dondurma

• l kutu light çilekli yoğurt
• 4-5 çilek

1- Çilekleri küçük küçük doğrayın.
2- Yoğurdu üzerine döküp karıştırın ve buzluğa koyun.
3-15 dakika sonra çıkarıp yiyin.

Dondurma krizim tuttuğunda başvurduğum bir yöntem. Tonlarca kalori tasarrufu sağladığı kesin.

• 300-400 gr balkabağı
• 1/4 su bardağı çekilmiş ceviz
• l çay kaşığı tarçın

1- Dilimlenmiş balkabaklarını pişirme kağıdıyla kapladığınız fırın tepsilerine dizin. 180 derecelik fırında ters yüz ederek iyice pişirin. (Yaklaşık 30 dakika)
2- Servis tabağına alıp üzerini ceviz ve tarçınla süsleyin.

Balkabağını bu şekilde yedikten sonra 'Biz niye yıllardır kabağı bol şekerle kaynatıp durduk' diye soracaksınız. Balkabağının kendisi o kadar tatlı ki, ekstra şeker koymak sadece gereksiz kalori almaya yarıyor!

Güllü Yoğurt

• l kg yağsız yoğurt
• l kahve fincanı gülsuyu B 1/2 su bardağı çekilmiş ceviz S 2 yemek kaşığı antep fıstığı

1- Yoğurdu altına bir kap yerleştirilmiş büyük bir tel süzgece koyup akşamdan sabaha kadar buzdolabında bekletin. Böylece süzme yoğurt elde edeceksiniz.
2- Süzme yoğurdunuzu büyük bir kaba boşaltın. İçine gülsuyu, tarçın ve cevizi ekleyin.
3- Hazırladığınız tatlıyı buzdolabında 3-4 saat dinlendirdikten sonra üzerini antepfıstığıyla süsleyip servis yapın.

Elmalı pay

• l elma
• 2 ceviz
• l çay kaşığı tarçın
• Light labne peynir
• l kepekli lavaş

1- Elmayı rendeleyin.
2- Ceviz ve tarçınla karıştırıp hiç yağ ve su koymadan tavada çevirerek pişirin.
3- Lavaşın içine incecik light labne sürün.
4- İçine harcınızı yerleştirip durum yapın.

Baklava isterim diyenlere...

• l kepekli lavaş
• l tatlı kaşığı bal
• 2 ceviz

Lavaşın içine balı yayıp, üzerine cevizleri kırıp durum yapın.

• Baklava sevmeyen az kişi vardır. Yemeklerden sonra canım tatlı istediğinde en çok başvurduğum yöntemlerden biri. Pratik, tatmin edici; ağızda gerçekten baklava tadı bırakıyor!

Dr. Yasemin Bradley
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Çörek otu insülin direncini kırıyor
« Yanıtla #4 : 06 Nisan 2011, 00:37:31 »



Çağın salgını obezite ve tip 2 diyabetin, insülin direnci ile birlikte gelişen önemli bir sorundur. Son araştırmalarda ise çörek otunun insülin direncini azalttığı gözlemlenmiştir.

Antiviral tedavi gören kişilerde çörek otunun insülin direncini azalttığının tespit edildiğini bildirildi.

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Klinik Şefi Prof. Dr. Necat Yılmaz, çağın salgını obezite ve tip 2 diyabetin insülin direnci ile birlikte gelişen çok önemli bir sorun olduğunu, uzun süreli antiviral tedavi gören kişilerde çörek otunun insülin direncini azaltarak hastaları antiviral tedavinin yan etkilerinden koruyabildiğini belirtti.

Yaş ilerledikçe alınan fazla kaloriler ve hareketsiz yaşam tarzının kanda şekeri düzenleyen insülin hormonunun giderek etkisizleşmesine yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Etki edebilmek için daha fazla insülin pankreas bezinden salgılanır ve kanda insülin seviyesi artarak hiperinsülinemi (şeker metabolizması bozukluğu) oluşur. Hiperinsülinemi kişinin kolay kilo almasına yol açar ve bu kişiler kilo vermekte de zorlanırlar.

Hiperinsülinemisi olan kişiler özellikle göbek çevresinde yağ tutar ve zamanla kan şekeri yükselir ve şeker hastası, yani Tip 2 diyabet geliştirirler. Hiperinsülinemiye yol açan nedenler arasında bir diğer faktör de antiviral ilaçların uzun süreli kullanımıdır. Özellikle AIDS hastalarında veya Domuz gribi gibi viral hastalıklara karşı kullanılan 'yüksek aktivitede antiretroviral tedavi' hiperinsülinemi yan etkisi yapmaktadır.”

Amerikalı bazı araştırmacıların yaptıkları bir çalışmada bu yan etkileri çörek otu kullanarak azalttıklarını ve antiviral terapinin hiperinsülinemi etkisini azalttıklarını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, “Can J. Physiol Pharmacol dergisinin nisan sayısında çıkan bu çalışmada, Tulane Üniversitesi'ndeki bu araştırmacılar insülin direnci gelişen kişilerin tedavilerinde çörek otunun önemini göstermişlerdir” şeklinde konuştu.

İnsülin direncinin özellikle 45 yaş civarı kilo verme sorunu olan kişilerde mutlaka ölçülmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, “HOMA indeksi kullanılarak kişinin insülin direncinin olup olmadığı değerlendirilir. HOMA indeksi 3.8'den büyük çıkan kişiler insülin direnci olan ve mutlaka izlenmesi ve tedavi edilmesi gereken kişilerdir” dedi.
 
ekolay.net
*~*~* TUĞRA *~*~*