Güneş girmeyen eve depresyon giriyor

Başlatan İsra, 24 Kasım 2007, 07:15:54

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra


Güneşin insanlar üzerinde hem fiziksel hem de ruhsal açıdan oldukça faydalı olduğu bilinen bir gerçek. 'Güneş girmeyen eve doktor girer' atasözü bu gerçekliği doğrular nitelikte.

Uzmanlar ise ev sahiplerini uyarıyor: "Güneş gören binaları tercih edin." Karanlık ortamlarda yaşayanların depresyona daha kolay girdiğini belirten uzmanlar, "Güneşsizlik insanların enerjisini azaltarak içe kapanmalarına neden oluyor, yani mutsuzlaştırıyor." diyor. Karanlığın hayal dünyasını daralttığını belirten psikoterapist Şükrü Alkan da güneşsiz kalan kişinin hayata umutla bakamayacağını söylüyor.

Yaz döneminin parlak ve sıcak günlerinden sonra sonbahar mevsiminde birçok insan depresyon tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Yağmurlu ve güneşsiz günlerle başlayan iç sıkıntısı ve yorgunluk hissi, beraberinde mutsuzluğu da getiriyor. İnsanların yaz aylarındaki olaylara olumlu yaklaşımı, kendine duyduğu güven hissi, sorunları çözmedeki rahatlığı, az uyku isteği bir anda yok oluyor. Mevsimsel depresyon olarak tanımlanan bu durumu uzmanlar güneşe bağlıyor. Güneş ışığını vermiyorsa, yaşama arzusunda azalma, iç çelişkiler, diğer kişilere bağımlı olma gibi problemler ortaya çıkıyor. Türkiye'de her dört kadından biri ve her sekiz-on erkekten biri yaşamı boyunca en az bir kez depresyon atağı geçiriyor. Yani depresyon önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürüyor.

Işığın olmadığı yerde mutsuzluk var!

Mevsimler kadar yaşanan ortamlar da ruh sağlığını etkiliyor. Kalın ve sürekli kapalı perdeler, basık ve ışık görmeyen evler depresyona davetiye çıkarıyor. Güneşsiz ortamlarda kıstırılmışlık, çaresizlik duygusunun had safhada olduğunu belirten uzmanlar, bu hislerin, insanı olumsuz düşünmeye ittiğini belirtiyor. Karanlık ortamlar, özellikle depresif yapıya sahip kişilerin depresyona girme sürecini hızlandırıyor. Sosyal aktivitelere katılmayan, sürekli evde zaman tüketenlerin depresyona girmesi için güneşsiz ortamlar biçilmiş kaftan. Kişileri umutsuzluğa hatta arkadaş çevresi kötü olanları yalnızlığa kadar sürükleyebiliyor. Deneylerde bile denekleri depresyona sokmak için bu ortamların kullanıldığı belirtiliyor.

"Güneşin az olduğu ortamlarda hayal kurma oranı azaldığı için depresyon oranı da artıyor." diyen psikoterapist Şükrü Alkan, beynin sürekli karanlık noktalarda kalmasının hayata pozitif bakmanın önüne geçeceğini vurguluyor. Alkan, "Güneşin olmadığı yerde herkesin depresyona gireceğini söylemek yanlış olur. Güneşsizlik depresyon için faktörel olarak bir artıdır." şeklinde konuşuyor. "Çok neşeli, hareketli insan bile güneşten mahrum bir ortamda yaşadıkça ağır hareket etmeye başlar, durulur. Hatta öyle ki karanlık alanlar uzun vadede aile içi ilişkileri bile olumsuz etkiler. Zamanla çiftler daha sinirli ve saldırgan olabilir." ifadelerini kullanıyor.

Güneş ışınları, ruh sağlığımızı etkiliyor

Depresyonun melatonin hormonuyla ilgili olduğunu anlatan Uzman Psikolog Tunç Tataker, güneş ışınlarının ruh sağlığı üzerindeki etkisini şöyle anlatıyor:

"Beynimizde bulunan fındık büyüklüğündeki epifiz bezi melatonin hormonu üretir. Karanlık ortamlarda, bu bez hormon üretimini artırır. Melatonin hormonu insanların fiziki hareketlerini yavaşlatır, onları uykulu ve bitkin yapar. Karanlıkta uykuya dalmamın daha kolay oluşu bunun bir göstergesidir."

Işığın melatoninin üretilmesini azalttığını aktaran Tataker, "Bu kez melatonin artışının aksine belirtiler başlıyor. Kişi neşelenip, aktifleşiyor." diyor. Araştırmalara göre kuzey ülkelerine doğru gidildikçe intihar eğilimleri ve depresyona girme oranları artıyor. İsveç, Norveç gibi İskandinav ülkeleri intihar oranının en fazla olduğu yerler.

Uzmanlar, güneş görmeyen bir ortamda ömür tüketenlerden ilk önce evlerini değiştirmelerini istiyor. Bu mümkün değilse belli aralıklarla gün ışığına çıkmayı tavsiye ediyor. Sürekli evinde vakit geçirenler için "güneş batana kadar perdeleri örtmeyin ve eşyalarınızı ışığı rahat alabilecek şekilde yerleştirin" uyarıları yapılıyor.

Rezzan Çevik / zaman

Amade

tesekkürler kardesim türkiyeye turis niye geliyor avrupa devletleri soguk oluyor mesala almanya  almanlar izinlerini devamli yurtdisinda geciriyor iki gün yagmasa ücüncü gün yagiyor. :mhcp

Miftahulkuluub

İncemeseleler    Sadakat.Net    İns SadakatForum  Sevadı Azam


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

İsra

Soğukta eve kapanan yaşlılar depresyona giriyor     

Düşmekten ve hastalanmaktan korkan yaşlılar, soğuk ve yağışlı havaların hüküm sürdüğü kasım ve mayıs ayları arasında eve kapanıyor.

Bu yüzden güneş ışığından yeterince faydalanamayan yaşlılar, kış depresyonuna giriyor. Uzmanlar kış depresyonundan korunmak için özellikle sabah saatlerinde uyanık olmayı, gün ışığından faydalanmak için perdeleri açmayı ve dışarıda yürüyüş yapmayı öneriyor.

Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuz Tan, depresyonun mevsimlerle yakın ilişkili olduğunu belirtiyor. "Kış aylarında illa depresyona girilir" gibi bir yaklaşımın doğru olmayacağını dile getiren Tan; ancak kasım ve mayıs ayları arasında depresyonların arttığını belirtiyor.

Kış depresyonunda ağır yorgunluk, bitkinlik, kolların ve bacakların ağırlaşması gibi belirtilerin ortaya çıktığını kaydeden Tan, normal depresyon ile kış depresyonu arasında bazı farklılıklar bulunduğuna dikkati çekiyor. Diğer depresyon çeşitlerinde genellikle uykusuzluk olduğu halde kış depresyonunda uyku artışı gözlendiğini belirten Tan, aynı şekilde diğer depresyonlarda sürekli iştahsızlık görüldüğü halde, kış depresyonunda devamlı yeme isteği doğduğunu vurguluyor. Tan, kış depresyonu yaşayan insanların karbonhidrata ve tatlıya aşerdiğini de anlatıyor.

Kış aylarında özellikle yaşlıların düşme veya hasta olma korkusuyla eve kapandıklarını hatırlatan Tan, "Mevsim depresyonlarının önemli nedenlerinden biri beynin salgıladığı melatonin maddesidir. Bu madde sadece karanlıkta salgılanıyor. Soğuk havalarda dışarı çıkamayan, güneş ışığından yeterince yararlanamayan insanlarda melatoninin salgılanması artıyor ve depresif durumlar çoğalıyor." diyor. Kış depresyonunu önlemek için fototerapi tedavisinin uygulandığını ve genellikle olumlu sonuçlar alındığını aktaran Tan, güneş ışığının doğal bir depresyon önleyici olduğunu kaydediyor.

Açık havaya çıkan insanların depresyona girme riskinin azaldığını dile getiren Tan, insanların depresyona karşı korunabilmesi için güneş ışığının gözden içeri girmesi gerektiğine işaret ediyor. Kışın bilhassa sabah saatlerinde uyanık halde dışarıda olma ve perdeleri açmanın depresyondan korunmak için önemli tedbirler olduğunu bildiren Tan, depresyonu önlemenin diğer bir yönteminin ise düzenli spor yapmak olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle yaşlı bile olsa insanların mümkün olduğunca hareket etmesi, günün ilk ışıklarıyla birlikte dışarıda olmasının depresyona karşı koruyucu etki yaptığına dikkati çeken Tan, yapılan araştırmalar sonucunda binanın kuzey cephesinde oturan ev hanımlarının, güneyde oturanlara oranla daha çok depresyona girdiğinin belirlendiğini bildiriyor. Tan, yalnız başına dışarı çıkmaya korkan yaşlıların elinden tutularak parka götürülmesi, güneş ışığından faydalanması ve yürümesinin sağlanması gerektiğini sözlerine ekliyor.

Yarım saat de olsa ışığa çıkın

Gün ışığından faydalanın. Bu tür depresyona en çok sebep olan faktör; ışık azlığıdır. Kısalan ve kararan kış günlerinde mümkün olduğunca gün ışığına çıkmak gerekir. Bulutlu günlerde bile sabah veya öğle arasında yarım saati dışarıda geçirmek faydalıdır. Dışarıdayken gökyüzüne bakarak ışığın gözünüzden içeri girmesini sağlayın. Günde 30 dakikalık aktif, tempolu bir yürüyüş iyi gelir. Haftada birkaç gün balık yiyin. Özellikle yağlı balıklardaki omega-3 yağ asitleri depresyon tedavisinde etkilidir.

Zaman