Güneşlenirken Yaşlanmayın

Başlatan Tuğra, 15 Mayıs 2008, 01:59:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra

Kış mevsiminin gri gökyüzünü çoktan geride bıraktık. Baharın güneşiyle birlikte kendimizi daha keyifli, mutlu ve enerjik hissediyoruz. Bulutlar dağıldı, içimiz açıldı!

Yaz mevsimi gelmekte. Kış boyu beklediğimiz güneşin yararlı etkilerinden en iyi şekilde faydalanmak ve olumsuz yönlerinden korunmak için biraz bilgiye ihtiyacımız var.

Bronz cilt sağlıklı cilt midir?
Pek çoğumuz yaz geldiğinde bronzlaşmak istiyoruz. Bronz bir cildin daha güzel olduğuna inanmışız ne yazık ki. Oysa o esnada cildimizin güneşin zararlı etkilerinden korunmak için renk değiştiriyor! Cildimizin üst tabakalarında bulunan melanosit dediğimiz hücreler vardır. Bu hücreler melanin adı verilen pigment ( renkli madde) üreterek cildimizi güneş ışınlarından korumaya çalışırlar. İşte koyu bir tene bürünürken, kenimizde  biyolojik olarak gerçekleyşen olay bu. Güneşe uzun süre maruz kaldığımızda hem melanositler hem de diğer cilt hücreleri kalıcı şekilde zarar görüyor. Bu zarar ne yazık ki büyük oranda geri dönüşümsüz. Cildimizde kırışıklık ve lekelenmeler oluşmaya başlıyor ve cilt kanseri riski artıyor.

Fazla güneş cilde düşman
Evet, güneş yaşam kaynağımız. Güneşe tüm canlıların, ki buna biz insanlar da dahiliz, varlığımızı sürdürebilmemiz için ihtiyacımız var. Ama ne yazık ki güneşin UV ışınlarının zararları da var. Cildimizin erken yaşlanmasının nedenlerinin başında güneşin bu zararlı UV ışınları gelir. Kırışıklıklar, lekeler güneşin cildimizde yaptığı hasarların en masumları. En önemli tehlike ise cilt kanseri. Güneş cilt kanseri riskini çok belirgin şekilde arttırır. Ayrıca bazı ilaçlar cildimizi güneş ışınlarının etkilerine karşı daha da hassaslaştırır. Bugün sıklıkla kullandığımız antibiyotikler, antidepresanlar, idrar söktürücüler bu ilaçlar arasında. Güneşten en iyi şekilde faydalanmayı ama zararlarından da korunmayı hepimizin öğrenmesi gerekiyor. Yani aşırı güneş aslında cildin düşmanı  desek daha iyi olur.

Kendi yaşantımdan bir örnek
Kendi yaşantımdan bir örnek vermek istiyorum. Ben doktor olarak zorunlu hizmetimi Anadolu’da bir kasabada yaptım. İlk çalışmaya başladığımda sağlık ocağına başvuran hastaların yaşını tahmin etmek benim için imkânsızdı. İleri yaşta olduğunu düşündüğüm hastalar, yaşlarını söylediklerinde şaşırıyordum. Gerçek yaşları benim tahminimden hep çok genç çıkıyordu. Köy, kasaba koşullarında yaşayan, günün sıcak saatlerinde bile güneşten korunmadan bahçede, tarlada çalışan bu insanlar, doğal olarak güneşin olumsuz etkilerinden de daha fazla zarar görüyorlar. Ciltleri daha erken yaşlanıyor. Kırışıklık ve lekelenmeler çok erken oluşuyor.

Güneşin olumsuz etkilerinden nasıl korunuruz?
Güneşten korunma için güneş koruyucu kremler, şapka, güneş gözlüğü kullanımı çok önemli.
Sabah 11.00 ve öğleden sonra 17.00 arası güneşe çıkmamak gerekli. Bugün pencereler için özel UV filtreli filmler, UV filtreli giysiler de mevcut.

Günlük yaşantınızda krem ve şapkanızı yanınızdan ayırmamanızı öneriyorum. Güneş kremleri güneşe çıkmadan 20 dk. önce sürülmeli. Güneşin kendisi kremlerin etkinliğini azalttığı gibi, suya girip çıkmak, kurulanmak, dokunmak, terlemek kremin etkinliğini azaltır. Bu nedenle, bazı üreticiler kremlerinin gün boyu koruma sağladıklarını iddia etseler de, 2 saatte bir güneş kremini yenilemeyi ihmal etmeyelim. Güneşlenelim, kahverengi bir tene bürünmek için uğraşırken  yaşlanmayalım!

Görüldüğü gibi biraz dikkat ve özen ile güneşin bize hep dost kalmasını sağlayabiliriz.

Bol güneşli, ve keyifli günler diliyorum.

Dr. Beyhan Arıkan

village
〰〰〰〰🐠

Tuğra


Kar yanığına karşı güneş kremi sürmek gerekiyor!

Yarıyıl tatili nedeniyle ailece kayak tatiline gidenler artıyor. Dr. Özgür Göknel, "Dağa çıkarken çantanıza önce güçlü bir güneş kremi atın. Güneş yüksekte daha tehlikelidir" dedi.

Güneşe bağlı cilt yanıklarının, sadece yaz aylarında yaşanan bir sorun olmadığına dikkat çeken Dr. Özgür Göknel, "Bu konuda çok yanılıyorsunuz" dedi ve kar yanığıyla ilgili şu bilgileri verdi:

YÜKSEKTE FAZLA

"Asıl cilt sorunlarının, kayak yaparken ortaya çıktığını bilmeyiz ya da önemsemeyiz. Oysa, denizden her 300 metre yukarı çıkıldığında, cildimizde hasar oluşturan ultraviyole ışınları yüzde 4 oranında artıyor. Mesela, Uludağ gibi denizden yaklaşık 2 bin 100 metre yükseklikte, cildimiz normalden yüzde 28 daha fazla zararlı ultraviyole ışınına maruz kalıyor." Yarıyıl tatilinde çocuklarıyla birlikte kayağa gitmek isteyenlerin, çantalarına öncelikle iyi bir güneş kremi koymalarını öneren Dr. Göknel, şunları söyledi:

SOĞUK ISIRMASI

"Cilt kışın sıcak günlerden çok daha hassas bir hale gelir. Soğuğa bağlı nem kaybı arttığı için özellikle rüzgarlı havalarda ciltte kızarma, çatlama gibi acı veren sorunlar oluşur. Eğer cilt iyi korunmazsa 'soğuk ısırması' denen hasar ortaya çıkar. Tüm bu sorunları önlemenin en iyi ve kolay yolu; içinde cilt bakımı için gerekli vitamin B3, vitamin B5, vitamin C gibi cilt besleyicileri olan en az 30 SPF'li güneş kremleri tercih edilmelidir."

HEM BESLESİN HEM KORUSUN

Dr. Özgür Göknel, güneşin zararlı etkilerinden korunmak için gereken ideal güneş kremini şöyle tanımladı: "Güneş kremlerinin içinde; 'ölümsüzlük molekülü' olarak tanımlanan Resveratrol ile cildi ultraviyolenin oluşturduğu serbest radikal hasarından koruyan Likopen maddesinin bulunması gereklidir. Yüzünüzün çabuk yaşlanmasını istemiyorsanız, mutlaka likopenli güneş kremi tercih etmelisiniz. Genellikle eczanelerden bulabileceğiniz bu tip güneş kremleri cildi korumasının yanında besler ve aynı zamanda nemlendirir."

Sabah
〰〰〰〰🐠

Tuğra


Güneşte fazla kalmanın zararı burnunuza!

Güneşte fazla kalmak burun kanaması riskini artırabilir.

DENİZLİ Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Melih Üstel, havaların ısınmasıyla birlikte sıkça görülen rahatsızlıklarının başında burun kanamalarının geldiğini, güneşte fazla kalınmasının kanama riskini artıracağını söyledi.

Burun kanamalarının her yaştan kişide görülebileceğini belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Melih Üstel, burnun karıştırılması, operasyonlar, soğuk algınlığı, sinüzit, alerjik nezle, kan sulandırıcı ilaç kullanımı, kan pıhtılaşma bozuklukları, hipertansiyon ve burun kemiği eğriliklerinde kanama meydana gelebildiğini söyledi.

Burun kanamalarının ön ve arka olarak ikiye ayrıldığını belirten Dr. Üstel, arka burun kanamalarına dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti. Dr. Melih Üstel, "Ön burun kanamaları burnun ön kısmından gelen kanamadır ve korkulacak bir durum yoktur. Daha çok çocuk yaş grubunda görülür.

Arka burun kanamaları ise oldukça önemlidir ve bir uzmanın kontrol etmesi gereken bir durumdur. Kanama daha çok genize doğru olur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza doğru olur. Arka burun kanamaları daha çok yaşlılarda özellikle de tansiyonu olan ya da travma geçirmiş kişilerde görülür" dedi.

Havaların ısınmasıyla birlikte görülebilecek burun kanamalarında yapılması gerekenleri anlatan Dr. Üstel, "Kanama olduğunda ilk yapılması gereken panik yapmamak ve korkmamak. Kanı durdurmak için burnun içindeki pıhtıları suyla temizleyin. Oturun ya da başınızı kalp seviyesinden yukarıda olacak şekilde uzanın.

Burnun ucunu başparmak ve işaret parmağıyla bir mandal gibi sıkın ve en az 5 dakika bekleyin. Pamuktan küçük rulo yaparak burnun uç kısmına koyun ve burnunuzu sıkmaya devam edin. Bir bez içinde burnunuza buz tatbik edin. Bunlara rağmen burnunuz hala kanıyorsa en yakın bir sağlık kuruluşuna başvurun" diye konuştu.

Dr. Melih Üstel, burnu kanayan kişinin asla geriye doğru yatmaması uyarısında da bulundu.

milliyet
〰〰〰〰🐠

mazhar

Uzmanlar, yazın güneş ışınlarından korunmak için şu besinleri töketmeyi tavsiye ediyor.



Güneşten gelen ultraviyole ışınlar yaşlanmayı hızlandırdığı gibi kanser riskini de artırıyor. Güneşin zararlı etkilerinden korunmayı sağlayacak antioksidan vitamin ve minerallerin en etkilileri, A, C ve E vitaminleri ile çinko ve selenyum. Bu mevsimde A vitamini bakımından zengin ıspanak, yeşilbiber, C vitamini bakımından zengin maydanoz, asma yaprağı, meyve ve çiğ sebzelerin yanı sıra E vitamini bakımından zengin kuru yemişler yenilmesini öneren uzmanlar, çinko ve selenyum deposu balık ve magnezyum bulunan çikolata yemeği öneriyor. Yazın tüketilmesi gerekenler listesinde yoğurt, ayran ve maden suyu da bulunuyor.

Diyetisyen Nil Şahin Gürhan, güneşten hem faydalanılması hem de zararlarından kaçınılması gerektiğini dile getirdi. Gürhan, bunun için beslenmeye özen göstererek, vitamin ve minerallerin gücünden faydalanmanın mümkün olduğunu bildirdi.

Diyetisyen Gürhan, güneşin zararlı etkilerinden korunmayı sağlayacak antioksidan vitamin ve minerallerin en etkililerinin, A, C ve E vitaminleri ile çinko ve selenyum olduğunu ifade etti.

Gürhan, bu vitamin ve minerallerin etkilerini şöyle anlattı: "Süt ve yumurta sarısı yüksek miktarda A vitamini içerir. Vücutta A vitaminine dönüştürülebilen öncü maddeleri içeren bitkisel kaynaklar ise ıspanak, yeşilbiber, havuç, kayısı, domates ve turunçgillerdir. Yeterli miktarda A vitamini almak için; alerjiniz yoksa her sabah 1 adet yumurta yemelisiniz. Kahvaltıya ve diğer öğünlere bol bol domates ve yeşilbiber ilave etmelisiniz.

Ara öğünlerde sıcak havalarda ayran içebilirsiniz. Yoğurt, su ve tuz ile yapılan ayran birçok besin ögesinden zengin kaliteli bir içecektir. Ayran, A vitamininin yanında riboflavin, D vitamini, B12 vitamini ve B6 vitamininden, kalsiyum ve fosfordan da zengindir. İçerisine tuz eklendiğinden dolayı sodyum ve klor minerallerinden de zengindir. Aynı zamanda ayran sıcakta güneş altında terlemeye bağlı olarak vücuttan su ve mineral kaybının yoğun olduğu dönemlerde kayıpları karşılayarak sıvı dengesini de düzenler. Ayrıca ayran sindirim sisteminin düzenlenmesine de yardımcıdır. İyi bir protein kaynağı olan ayran, çocuklar için de ideal bir içecektir. Zayıflamak istediğimiz dönemlerde de ara öğünlerde rahatlıkla ayran içebilirsiniz."

Maydanoz, asma yaprağı, yeşilbiber, çilek, portakal, limon, greyfurt başta olmak üzere bütün meyve ve çiğ sebzelerin C vitamini kaynağı olduğunu bildiren Gürhan, "Ara öğünlerde şeftali, kayısı, kavun, karpuz gibi taze mevsim meyveleri yemek güneşe karşı yoğun antioksidan alımı ile vücudumuzu güçlü kılar." dedi.
Bitkisel yağlar, fındık, fıstık, ceviz gibi yağlı tohumlar, tam tahıl taneleri, yeşil yapraklı sebzeler E vitamini ihtiyacını karşılayan ana kaynak olduğunu bildiren Gürhan, "Her gün bir avuç bu kuruyemişlerden yemeli ve öğünlerde yeşil yapraklı sebzeleri soframızdan eksik etmemeliyiz." tavsiyesinde bulundu.

Et, yumurta, peynir, badem, ceviz, tam tahıl tanesi, bulgur, mantar, kuru fasulye, balık, süt zengin çinko kaynakları olduğunu hatırlatan Gürhan, şu bilgileri verdi: "Yeterli çinko alımı güneşin cildimizde oluşturabileceği yıpranmayı engeller. Haftada bir gün kuru baklagil yemeli, haftada 2- 3 gün de balık yemeliyiz. Ekmek tüketimini tam tahıl olarak tercih etmek uzun süre tokluk hissi yaratmanın yanında, yeterli B vitamini alımın sağladığı gibi çinko alımına da destek verir."

Deniz ürünleri ve diğer etler, balıklar, sarımsak, soğan ve tahılların selenyum yönünden zengin olduğu bilgisini veren Gürhan, "Selenyum antikanserojenik etkisinden dolayı güneşe karşı antikanserojenik kalkan oluşturur. Selenyum aynı zamanda immün sistemin çalışmasında çok etkilidir ve bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Haftada 2 -3 gün balık yiyerek selenyum alımını yeterli düzeyde tamamlamış oluruz." diye konuştu.

Kakao, çikolata, ıspanak, yağlı peynir, diğer yeşil yapraklı sebzeler, fındık, fıstık ve ceviz gibi yağlı tohumların zengin magnezyum kaynakları olduğunu dile getiren Gürhan, her gün 1-2 tablet çikolata yemenin sağlığa artı değer katacağını söyledi.


Yaz aylarında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birinin de sıvı tüketimi olduğunu hatırlatan Gürhan, "Çünkü terlemeye bağlı aşırı su kaybı ile vücudun su dengesinin bozulması çok kolaydır. Su kaybı insan sağlığı için büyük bir risktir. Vücuttan aşırı sıvı kaybı; halsizlik, yorgunluk, sinirlilik, konsantrasyon bozulması gibi belirtilerle kendini gösterirken, kaybedilen suyun miktarının fazla olması çok ciddi tablolar meydana getirebilmektedir. Yetişkin bir kişinin günde 1,5-2 litre su içmesi gerekir. Güneşlenirken sıcak havalarda sıvı kaybı ve buna bağlı su ihtiyacı artar. Bu nedenle yaz mevsiminde günde 2-3 litre su içilmelidir." diye tavsiyede bulundu.

KALSİYUM DESTEĞİ İÇİN MADEN SUYU VE SODA

Maden suyu ve sodanın da serinlemek ve mineral ihtiyacını desteklemek için sağlıklı içecek alternatiflerinden olduğunu anlatan Gürhan, yaz mevsiminde güneşin zararlı etkilerini azaltmak için kafeinli ve alkollü içeceklerden, kızartma ve kavurmalardan uzak durmayı öneriyor. Trans yağ asitlerinin kullanılmaması gerektiğini belirten Diyetisyen Nil Şahin Gürhan, sigara içilmemesini tavsiye etti.

 


Haber 7.com