Gönderen Konu: Güvence hesabı  (Okunma sayısı 3042 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı enfa

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1542
Güvence hesabı
« : 03 Kasım 2009, 19:12:24 »

Kimsenin haberi yok ama inanılmaz bir güvenceniz var... 150 bin liraya kadar bir kaç evrak gönderip para alabiliyorsunuz.

Adı "Güvence hesabı"... Trafik kazalarında meydana gelen yaralanma, sakat kalma ve ölüm gibi hallerde mağdur vatandaşların zararını karşılamak için kurulan ve mağdurlara 150 bin TL'ye kadar ödeme yapabilen bir hesap. Ama bundan Türk halkının çoğu habersiz...

Güvence Hesabı Müdürü Abdülkadir Küçük, trafik kazalarında mağdur olan vatandaşların, sigorta şirketlerinden kesilen küçük paylarla oluşturulan ''Güvence Hesabı''ndan 150 bin TL'ye kadar para alabileceğini bilmediğini söyledi.

PEKİ NASIL ALINIYOR BU PARA?

Trafik kazasında yaralanma, sakat kalma ve ölüm olaylarında mağdur olanlar, gerekli evrakları hazırlayıp başvuruda bulunuyor.
Başvuru belgeleri ise;
-Kaza tespit tutanağı ve kaza zaptı...
-Uğramış oldukları zararları gösteren belgeler...

Bu belgeleri hiç bir aracı kullanmadan doğrudan posta yoluyla gönderebilirsiniz... Mağduriyet durumuna göre kişi 150 bin liraya kadar ödeme alabiliyor.

HANGİ DURUMDA PARA ALINABİLİYOR?

Bu güvence hesabı "sigortasız bir araç size zarar verdiğinde" devreye giriyor. Zarara sebep olan araçların trafik sigortası varsa, zararların ilgili sigorta şirketinden talep edilmesi ve giderilmesi mümkün. Ancak aracın trafik poliçesi yoksa bu durumda mağdur olma riski var.

Zarar veren zararı karşılayamayacak durumda ise veya zarar veren araç bilinmiyor ise zarar nasıl karşılanacak? İşte burada Güvence Hesabı devreye giriyor. Meydana gelen zararlar aracın trafik poliçe yokluğu nedeniyle sigorta şirketi tarafından veya zarar verenler tarafından karşılanamıyorsa bu durumda zararın Güvence Hesabı tarafından karşılanması mümkündür.

ÇALINTI ARAÇ ÇARPARSA DA...

Zarar veren aracın sigortasının olmaması veya tespit edilememesi halinde veya aracın çalıntı olması hallerinde meydana gelen bedeni zararları Güvence Hesabı'ndan talep etmek mümkündür.

NE KADAR PARA VERİLİYOR?

Güvence Hesabı bu zararları aynı trafik poliçesinde olduğu gibi;
-Ölümlerde ölenin desteğinden yoksun kalanlara maksimum 150 bin TL
-Sakat kalması halinde yine 150 bin TL
-Sakatlık tazminatı veya yaralanmalar halinde 150 bin TL tedavi giderleri ödenmekte...

BİZZAT BAŞVURABİLİRSİNİZ

Trafik kazasında zarar görenlerin Güvence Hesabı'na bizzat başvurmaları mümkün. Bu belgelerin uygun bulunması halinde hesaplanan tazminatlar hak sahiplerinin banka hesaplarına ödenmektedir. Bu başvurunun, aracı kullanılmadan bizzat hak sahibi tarafından posta yoluyla yapılması mümkündür. Güvence Hesabı'ndan sadece ölüm, sakatlanma ve yaralanma gibi bedeni tazminat ödenir. Araca gelen zararlar ile diğer maddi şeylere gelen zararlar ödenmez.''

ÖRNEKLERİ DE VAR...

Güvence Hesabı, 2007 yılının ilk günü sigortasız bir aracın karıştığı trafik kazasında yüzde 94 oranında sakat kalan Galip Türkmen isimli vatandaşa kaza tarihindeki poliçe teminatı üst limiti olan 60 bin TL sakatlık tazminatı ödemiş. Ayrıca yine bu hesaptan Türkmen'e, malul olarak gerekli olan yataktan kalkma, doğrulma, yürüme gibi fonksiyonları icra eden sağlık cihazları temin edilmiş ve bunlar için de 45 bin 695 TL ödeme yapılmış.

100 BİN TL VE TEDAVİ MASRAFI: Denizli'de 1 Mart 2008 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir aracın çarptığı 9 yaşındaki küçük Şirvan Duran bu kazadan sonra yüzde 96 oranında sakat kalmış. Güvence Hesabı küçük Şirvan için 100 bin TL sakatlık tazminatı ve ayrıca Almanya'da yapılan kök hücre nakli operasyonu, yol masrafları dahil tüm sağlık harcamaları için toplam 65 bin 850 TL tedavi tazminatı ödemiş.

egazetehaber.com

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

mazhar

  • Ziyaretçi
Vatandaş bu hakkını kullanmayı unutuyor
« Yanıtla #1 : 13 Ekim 2013, 22:32:15 »

Özellikle bayramlarda en üst seviyeye çıkan trafik kazaları büyük dramlara yol açarken kaza sonrası sigortacılık alanında önemli unutkanlıkların yaşandığı belirtildi.
 
Otobüs ve otomobillerin karıştığı kazalarda yakınlarını kaybeden vatandaşların 175 bin ila 250 bin liralık tazminatı almadığı, aracıların ise bu tazminatı gelir kapısına dönüştürdüğü bildirildi.

BAŞVURMAK GEREKİYOR

Euro Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gürkan Ateş, otobüslerle yolculuk yapan vatandaşların ödediği bilet fiyatlarının içerisinde zorunlu ferdi kaza sigortası primlerinin de bulunduğuna dikkat çekti. Ölüm ve sakatlıklar olması halinde yolcu başına 175 bin liraya kadar teminat ödendiğine işaret eden Ateş, kaza sonrasında yaşanan ölüm olaylarından sonra çoğu zaman başvuru gelmediği için 175 bin liranın varislere ödenemediğini söyledi.

8 GÜN İÇİNDE ÖDEME

Çoğu vatandaşın bu teminatlardan habersiz olduğunu belirten Ateş, "Kazalarda yakınlarını kaybedenler sigorta şirketlerine başvurdukları takdirde en geç 8 gün içerisinde azami 175 bin liralık teminatı alır. Biz bu parayı ödemeye hazırız. Bunun için başvuru yapıp, veraset ve intikal belgesi gibi gerekli kanunu, belgeleri tamamlamak yeterli. Ancak ne yazık ki başvuru yeterince gelmiyor" dedi.

OTOMOBİLE 250 BİN LİRA

Gürkan Ateş, aynı şekilde otomobillerde de kaza nedeniyle ölüm durumunda varislere 250 bin liraya kadar teminat ödendiğini, buradan da yine unutkanlık ya da bilgisizlik nedeniyle yeterli başvuru gelmediğini söyledi. Ateş, otomobillerde en fazla 5 kişi üzerinden 1 milyon 250 bin liraya kadar teminat bulunduğunu, bu teminatın kaza sonrası hastanelerde yaşanan ölümler için de geçerli olduğunu belirtti.

TAKİP EDİYORLAR

Gürkan Ateş, vatandaşların sigorta teminatları konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması ya da unutkanlık gibi nedenlerle teminat başvurusunda bulunmamasından özellikle avukatların önemli kazançlar sağlamaya başladığını kaydetti.

Vatandaşın sigorta şirketine başvurması halinde 8 gün içerisinde hiçbir engelle karşılaşmadan zaten teminat hakkını alabildiğini belirten Ateş, "Bazı avukatlar bu kazaları takip edip ölenlerin yakınlarına ulaşıyor.

Varislerden vekalet alıp dava yoluyla tahsilat yapan avukatlar hem sigorta şirketlerine ek maliyet yüklüyor hem de varislerden pay alabiliyor. Vatandaş avukata gitmeden direkt başvurursa 8 gün içinde teminatı ödemeye zaten hazırız" ifadesini kullandı.

‘Tespit tutanağına göre alkollü sürücü kalmadı'

Gürkan Ateş, Kaza Tespit Tutanağı (KKT) uygulamasının bir dizi usulsüz uygulamayı beraberinde getirdiğini belirtirken, "KKT sayesinde adeta alkollü sürücü kalmadı. Hiçbir kazada tarafların herhangi birinde alkole rastlanmıyor.

Taraflar aralarında anlaşıp alkol beyanı yapmıyor. Dolayısıyla alkollü sürücülerin hasarını sigorta şirketleri karşılıyor. Faturayı da bütün vatandaşlara yansıtıyor. Oysa bu önlenebilse primlerdeki artış frenlenebilir" dedi.

Trafik cezası primi yükseltilirse kazalar azalır

Gürkan Ateş, Türkiye'de zorunlu ve kasko araç sigorta primlerinin belirlenmesi sırasında etkili bir risk analizi yapılamadığını söyledi. Özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde kesilen trafik cezalarının prim ücretlerinin belirlenmesinde baz teşkil ettiğini belirten Ateş, "Türkiye'de trafik cezaları prim yükünü ve riskini etkilemediği için insanlar daha dikkatsiz araç kullanıyor.

Oysa Türkiye'de de kesilen her ceza sigorta prim indirimini kaldırıp prim yükünü yükseltse insanlar daha dikkatli araç kullanır, hız sınırını mümkün olduğunca aşmaz, tehlikeli hareketlerden kaçınır. Özellikle bayramlarda da böylesine yüksek trafik kazalarıyla karşılaşılmaz" dedi.

Sigorta primi ucuzlamaz

Sigorta sisteminde sürücü riskinin yeterince ayrıştırılamadığını belirten Gürkan Ateş, "Bu yüzden namussuzların hasarını namuslular ödüyor. Sigorta şirketleri tüm giderleri herkese yansıtıyor. Düzgün araç kullanan, kural dışı yollara başvurmayan vatandaşın prim yükü bu yüzden düşmüyor" diye konuştu.

Ateş, özellikle son dönemde olağanüstü artış gösteren zorunlu sigorta ve kasko poliçe ücretlerinde düşüş olup olmayacağı sorumuza, sektörün bu yılın ilk 7 yılında trafik sigortasından 3,9 milyar lira zarar ettiğini bu nedenle önümüzdeki yıl fiyatlarda düşüş değil aksine bir miktar artış yaşanabileceğini söyledi.

Bireysel sigorta olmalı

Trafik Mağdurları Derneği Başkanı Yeşim Ayöz: Bütün ticari araçların zorunlu trafik sigortasıyla birlikte bireysel sigortası olmalı. Eğer yolcu taşıyorsa söz konusu firma yolcuya da sigorta yapmak zorunda. Kaza olması halinde bütün tedavi masrafları sigorta tarafından karşılanır. Öte yandan trafik sigortalarının ödediği destekten yoksun kalma tazminatı var.

Kazazede maddi ve manevi tazminat davası açarak yapılacak hesaplamalara göre de tazminat miktarı kazanır. Tazminat miktarı da engel durumu, yaşı, işinden ne kadar ayrı kaldığı gibi nedenlere bağlı olarak belirlenir. Ölmesi durumunda da kazazede yakınları sigorta poliçesinden ortalama 250 bin lira gibi bir miktar alması söz konusu. Bu kadar imkan varken çoğu vatandaş bundan habersiz.

Son dönemde bu işin karaborsacıları çıktı

Avukat Ali Oktay: Tazminat konusunda sigorta şirketleri kendi menfaatini gözetiyor. Ölenin yakınlarının alması gereken tazminat miktarını ölen şahsın yaşı, maaşı, eş ve çocuk sayısı belirliyor. Sigorta şirketleri çoğu durumda tazminat miktarını asgari ücret üzerinden düzenliyor. Bu durum ölenin yakınlarının hakkının gasp edilmesine neden olabiliyor.

Ölen şahıs, inşaat işçisiyse ve maaşı bordro üzerinde düşük gösterilmişse, biz bunu şahitlerle mahkemede kanıtlayarak tazminat miktarını en yüksek seviyede alıyoruz. Vatandaşlar en geç 2 ay içinde tazminatlarını alabiliyor. Son dönemde bu işin karaborsacıları da ortaya çıktı.

Daha önce sigorta şirketinde çalışan bazı kişiler hayatını kaybedenleri tespit edip onlara rehberlik ediyor. Lakin mevzuatı bilemedikleri için tazminat miktarının da düşük kalmasına neden oluyorlar. Bununla beraber vatandaşın almayı hak kazandığı tazminatın en az %30'unu da alıp vatandaşları mağdur ediyorlar.

Sürücü yüzde yüz kusurlu olsa bile ödeniyor

Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (TSREŞB) Başkanı Recep Koçak: Bu tazminat hakkı konusunda; medyanın da desteğiyle vatandaşların bilinci artıyor. Aslında vatandaşların daha az bildiği Güvence Hesabı Kurumu var. Nedir bu? Herhangi bir sigortası olmayan vatandaşlara da trafik kazası geçirmeleri durumunda ödeme yapılmasıdır. Yani bir kişiye araç çarpıp kaçtı.

O kazada ölen ve yaralanan için de başvuru halinde tazminat ödeniyor. İşte bu Güvence Hesabı Kurumu kamuoyunda yeterince bilinmiyor. Ayrıca Yargıtay kararı var. Sürücü yüzde 100 kusurlu olsa da geride kalan yakınlarına tazminat ödeniyor.

Vatandaşlarımıza şunu tavsiye ediyoruz: Kaza sonrası avukat ihtiyacı duymadan direkt sigorta şirketlerine giderek tazminat talebinde bulunmaları. Çünkü zaman zaman bazı avukatlar vatandaşları suiistimal edebiliyor."

8 AYDA 2435 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Bu yılın ilk 8 ayında trafikte ağır kayıplar verildi. Ülke genelinde 106 bin 252 ölümlü ve yaralamalı kaza meydana geldi. Bin 974 ölümlü kazada 2 bin 435 kişi hayatını kaybetti. 104 bin 278 yaralamalı kazada ise 181 bin 318 kişi yaralandı. İlk 8 ayda 682 bin 846 da maddi hasarlı kaza oldu.
 
 
 
 
Kaynak: Bugün.Haber7.com

mazhar

  • Ziyaretçi
SGK'dan Yeni Uygulamalar!
« Yanıtla #2 : 17 Kasım 2013, 07:30:57 »
SGK'dan Yeni Uygulamalar!
Dikkat çeken uygulamalar arasında ‘biyonik kulak’ olarak bilinen tedavi için 18 yaş altından ilave ücret alınmaması geliyor.
16 Kasım 2013 Cumartesi 12:40
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliği’nde birçok yeni düzenleme bulunuyor. Bunların başında da kalp damar cerrahisi işlemleri bulunuyor. Artık kalp damar cerrahisi işlemlerinde üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri ilave ücret alabilecek. Daha önceki değişiklikle üniversite öğretim üyelerinin ilave ücret alabilmesine olanak sağlandığını, ancak kalp-damar bölümünün bunun dışında kaldığını belirten yetkililer, değişiklikle kalp-damar cerrahisi öğretim üyelerine de bu olanağın verildiğini belirtiyor.

SGK ÖDEMELERİ ARTIRILDI

Üniversite hastaneleriyle ilgili bir diğer kritik düzenleme ise, bu tür nitelikli kurumlarda yapılan işlemlere Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yapılan ödemelerin artırılması. Bu kapsamda sadece üniversite hastaneleri ve 3. basamak eğitim ve araştırma hastanelerinde yapılan 46 adet özellikle işlem belirlendi ve bu işlemlere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemelerde belirleyici olan işlem puanı yüzde 10 oranında artırıldı. Bu 46 işlemin dışında daha çok üniversite hastaneleri ile 3. basamak sağlık kurumlarında yapılan genel cerrahide 17 işlemin, göğüs cerrahisinde de 6 işleme, SGK tarafından yapılacak ödeme miktarı da artırıldı.

GELİŞİMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Bir diğer kritik düzenleme ise, biyonik kulakla ilgili. Biyonik kulak olarak bilinen “koklear implant” takılması durumunda; artık 18 yaş altından ilave ücret alınamayacak. Yetkililer bu düzenlemenin gerekçesini “biyonik kulak özellikle çocuk yaşlarda gerekli olduğu halde takılamazsa, çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyor. İlave ücret alınmasını yasaklıyoruz. Zaten biyonik kulak, çoğunlukla 18 yaş altı için tercih edilen bir tedavi” diyerek açıklıyor. 18 yaşın üstündeki biyonik kulak takılmasında ise, ilave ücret söz konusu olabilecek.

Teknolojiyle korunan kana yüksek ücret

TEBLİĞDE bir diğer değişiklik de, kan ürünleriyle ilgili. En çok kullanılan ürün “eritrosit süspansiyonu”nun Kızılay’dan alınması durumunda SGK, ödemeyi 93 TL’den 140 TL’ye yükseltti. Bu değişikliğin gerekçesi de, Kızılay’ın kan ürünlerinde yeni bir teknolojiye geçmesi olarak gösteriliyor. Yetkililer, “Bu teknolojiye destek için, Kızılay’dan alınan kan ürünlerine daha yüksek bir ödeme yapacağız” dedi.

Gözde hasta kotası 40’dan 45’e çıktı

SGK, geçtiğimiz aylarda özel sektörde bir günde yapılabilecek göz muayenesini de 60’dan 40’a çekmişti. Konuyla ilgili olarak kurumla görüşen özel hastaneler, düzenlemeyi yargıya da götürmüştü. Bu gelişmeler yaşanırken, SGK kotada 5 hastalık artırıma gitti. Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle, göz muayenelerinde özel hastaneler için geçerli olan kota 40 hastadan; 45’e çıkarıldı.
Habervaktim.com