Gönderen Konu: Güzel Ahlak  (Okunma sayısı 13101 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Güzel Ahlak
« : 14 Şubat 2006, 00:15:51 »

GÜZEL AHLAK

Bir müminde bulunması gereken güzel huylar konusunda, Ebu Hureyre (ra) Sevgili Peygamberimiz (sav)’den şu hadisi rivayet etmişlerdir:
"
Şu kelimeleri, onlar ile amel etmek veya onlar ile amel edecek olana ögretmek için benden kim almak ister?" Bunun üzerine, "Ben, ya RasulAllah" dedim. Rasul–i Ekrem (s.a.v.) elimden tutarak beş şey saydı ve buyurdu ki:
"Haramdan sakın. İnsanların en çok ibadet olanı, olursun. Allahu Teala’nın sana ayırdğına razı ol. İnsanların en zengini olursun. Komşuna iyilik et, mümin olursun. Kendin için sevdigini, insanlar için de sev müslüman olursun. Çok gülme. Çünkü fazla gülmek kalbi öldürür" (Tirmizi, Ahmed b. Hambel).

Yine Hz. Peygamber (sav) "Sizden asağı olana bakınız. Sizden yüksek olana bakmayınız. Zira size layık olan, sizin üzerinizdeki Allah’ın nimetini hor görmemenizdir"(Buhari, Müslim–Tirmizi).

"Kardeşinin yüzüne gülümsemen senin için sadakadır. İyilikler ile emretmen sadakadır. Bir kimseye yolunu kaybettiği yerde yol göstermen sadakadır. Âmâ’ya kılavuzluk yapman senin için sadakadır. Yoldan taşı, dikeni ve kemiği gidermen senin için sadakadır, kendi kovandan kardeşine boşaltman sadakadır" (Buhari, Müslim, Tirmizi)

Abdullah b. Amr (ra)’dan, Rasul–i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu:
"Allah’ın rızası ana ve babanın rızasındadır. Allah’ın gazabı da ana ve babanın gazabındadır" (Tirmizi).

"... Anne ve babanıza iyilik edin ve ihsanda bulunun ki, çocuklarınız da size karşı itaatli ve hürmetkar olsunlar. Bir kimseye, kardeşi, haklı olsun haksız olsun, özür dileyerek gelirse, onu kabul etmezse (ahirette) Havz–ı Kevsere yanaşamaz" (Hakim, Et–Tergib, ve’tTerhib).

"Annene, babana, kızkardeşine erkek kardeşine ve bunlardan sonra gelen yakınlarına ve (sende) hakkı bulunan ve ziyareti şart olanlara ihsanda bulun" (Ebu Davud).

"İyiliklerin en iyisi, evladın, baba dostlarının aile efradına ilgi göstermesidir" (Müslim, Ebu Davud Tirmizi)

Enes b. Malik (ra)’dan Rasul–i Ekrem (s.a.v.) söyle buyurmuştur:
"Rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isteyen, anne ve babasına ihsan ve ikramda bulunsun ve akrabalarını ziyaret etsin" (Ahmet b. Hanbel).

Bir kişi Resul–i Ekrem’e (s.a.v.) gelerek:
"Ya RasulAllah, Allah’tan başka ibadete layık kimse olmadığına, Allah’u Teala’nın birliğine, Senin de Allah’ın Resulu olduğuna şehadet ettim, malımın zekatını verdim ve Ramazan–ı Şerif orucunu da tuttum" dedi. Rasul–i Ekrem (s.a.v): "Anne ve babana asi olmamak şartıyla, bu durumda ölenler, kıyamet gününde, peygamberler, sıddıklar ve şehidler ile  yanyana –iki parmağını kaldırıp göstererek– beraber bulunurlar" buyurdu. (Ahmet b. Hambel, Tebarani ve Ibn–i Mace).

Konuyla ilgili bir başka hadis ile yazımızı tamamlayalım. Resulullah (sav): "Kişinin Cennette derecesi yükselir" buyurdu. Sahabeler, "Bu nereden geldi" diye soruncu; "Çocuğunun senin için istiğfar etmesindendir" dediler (Ibn–i Mace).
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Güzel Ahlak
« Yanıtla #1 : 14 Şubat 2006, 00:28:04 »
Rasülüllahin güzel ahlakindan.

Hz. Muhammed (sav), peygamberliği boyunca daha önce de belirtildiği gibi, türlü zorluklarla karşılaşmıştır....


Kavminden inkar edenler ve müşrikler ona karşı son derece incitici sözler söylemişler, bazıları da Peygamberimiz (sav)’i öldürmek dahi istemiş ve bunun için planlar kurmuştur. Buna rağmen, Peygamberimiz (sav) ashabını eğitmeye, onlara Kuran’ı, dolayısıyla güzel ahlakı, güzel tavrı öğretmeye çalışmıştır.
Peygamberimiz (sav) tüm zorluklara karşı büyük bir sabır göstermiş, her durumda Allah’a yönelerek Allah’ın yardımını istemiş ve müminlere de sabrı ve tevekkülü tavsiye etmiştir.

Allah, Kuran’da Peygamber Efendimize birçok ayeti ile, inkar edenlerin söylediklerine karşı sabırlı olmasını şöyle tavsiye etmektedir:
"Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et". (Kaf Suresi, 39)

"Onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz ‘izzet ve gücün’ tümü Allah’ındır. O, işitendir, bilendir". (Yunus Suresi, 65)

"Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz". (Hicr Suresi, 97)

Peygamberimiz (sav)’in nelere sabır göstererek üstün bir ahlak sergilediğini düşünen müminlerin karşılaştıkları olaylarda kendilerine onu örnek almaları gerekir. Nefislerine ters düşen en küçük bir olayda ümitsizliğe kapılanlar, en küçük bir itirazda tahammülsüzlük gösterenler, Allah’ın dinini anlatmaktan vazgeçenler ya da yaptıkları ticarette başarısız olunca mutsuz olanlar, bu tavırlarının Allah’ın Kitabı’na ve Peygamberimiz (sav)’in sünnetine uygun olmadığını bilmelidirler. İman edenler, her olayda sabır gösterip, Allah’ı vekil tutup O’na hamd ederek, Peygamberimiz (sav) gibi üstün bir ahlak göstermeli ve Rabbimizin rızasını, rahmetini ve cennetini ummalıdırlar.


Peygamberimiz (sav) ashabına daima merhametli davranmıştır
Daha önce de belirtildiği gibi Peygamberimiz (sav)’in yanında her meşrepten insan vardı. Ancak Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca her biri ile tek tek ilgilenmiş, her birinin eksiklerini ve hatalarını düzeltmek için onları uyarmış, temizliklerinden imanlarına kadar onları her türlü konuda eğitmeye çalışmıştır. Onun bu şefkatli, sabırlı, anlayışlı ve merhametli tavrı, birçok insanın kalbinin dine ısınmasına ve Peygamberimiz (sav)’e büyük bir içtenlik ve sevgi ile bağlanmalarına vesile olmuştur. Allah, Peygamber Efendimizin çevresindekilere gösterdiği bu güzel tavrını Kuran’da şöyle bildirmektedir:

"Allah’tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile… " (Ali İmran Suresi, 159).
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı ruchanim

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 16
Güzel Ahlak
« Yanıtla #2 : 14 Şubat 2006, 00:35:15 »
Rabbim cümlemizi güzel ahlaktan ayirmasin....

Çevrimdışı sıddık-birgüvi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
Güzel Ahlak
« Yanıtla #3 : 27 Mart 2006, 01:20:54 »
GÜZEL AHLAK


Yüce Rabbimiz, insanlığı, inançsızlığın karanlığından çıkarıp iman ve  güzel ahlakın aydınlığına kavuşturmak için Peygamberler ve Kitaplar göndermiştir[1]. İnsanları, asla rehbersiz  bırakmamış ve son olarak da, Kur’an-ı Kerîm’i ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’i göndermiştir.

İslam dininin  gayesi,  “Tevhîd” inancını, bütün insanların gönüllerine nakşetmeleri ve onların güzel ahlak sahibi fertler olmalarıdır. Bakınız Kur‘an,  bu hususta şöyle buyuruyor:”Ey Ehl-i Kitap! Size, kitabınızdan gizlediklerinizin birçoğunu ortaya koyup  açıklayan, birçoğunu da bağışlayan Elçimiz  geldi. Gerçekten size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi. Allah bu Kitap’la, rızasını gözetenlere kurtuluş yollarını gösterir, Kendi  izni ile onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yola ulaştırır”[2].

Hz. Peygamberimiz‘in  gönderiliş amacını da kendileri,  “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”[3] şeklinde açıklamaktadır.  Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’i  şöyle tanıtmaktadır: “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin” ve “Andolsun ki, Allah’ın Resulü sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.”[4]


Kur’an-ı Kerim, itikat, ibadet ve ahlaka ait esasları, bir çok ayette birlikte zikreder. Bu da bize, iman ile ahlaki davranışlar arasında sıkı bir irtibatın bulunduğunu gösterir. Ahlak kavramı, bir insanın bütün davranışlarını kapsar. İbadetin bir hikmeti de insanı güzel ahlak sahibi olmaya yönlendirmektir. Bunun için güzel ahlak, Müslümanların aynasıdır.Hz.Peygamber (s.a.v.):


“İman bakımından müminlerin en olgunu, ailesine karşı şefkat, merhamet gösteren ve ahlakı güzel olandır”[5] buyurmuşlardır.

Kur’an-ı Kerim,  olgun müminleri; zor günlerde yoksulu doyuran, birbirine doğruyu tavsiye eden, Allah’ın koyduğu sınırları aşmayan, kötülüğün gizlisine de açığına da yaklaşmayan, cana kıymayan, ölçü ve tartıda adaleti gözeten, ölçülü konuşan, verdiği sözde duran, insanlara karşı büyüklük taslamayan, verilen emaneti koruyan,  sözü özü bir olan, ana babaya, akrabaya, komşuya,  arkadaşa ve yönetimindekilere güzel davranan kişiler olarak nitelendirir. Güzel ahlakı korumak, Yüce Rabbimizin emridir. Aynı zamanda toplum  hayatını sürdürmenin ve insanlık onurunu yüceltmenin bir gereğidir. Bir insanın yaptığı  kötü bir davranışın,  ailesinden başlayarak bütün   topluma dokunan zararları vardır. Bunun için ahlaka aykırı  tavırları görüp geçiştirmek, onun yayılmasına imkan hazırlamak demektir. Güzel ahlaka aykırı görülen davranışları, uygun bir lisan ile düzeltmeye çalışmak, iyi huylu olmayı teşvik etmek, toplum için önemli bir görevdir.

Hutbemi, bir âyet meâli ile bitiriyorum: “Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir”[6].  :)

[1] Hadîd, 57/9
[2] Maide, 5/15, 16
[3] İmam Malik; Muvatta, Husnu’l Hulk, 8, II/904.
[4] Kalem, 68/4; Ahzab, 33/21.
[5] Et-Terğib, 4/182
[6] Al-i İmrân, 3/l04

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Güzel Ahlak
« Yanıtla #4 : 15 Kasım 2006, 00:07:13 »
استعيذ بالله : الذين ينفقون فى السراء والضراء والكاظمين الغيظ والعافين عن الناس و الله يحب المحسنين

قال رسول الله (صلعم) : ان من خياركم احسنكم اخلاقا

Muhterem Mü'minler,
Hutbemiz AHLAK-I HAMÎDE (GÜZEL AHLAK) hakkındadır.
İnsanların, Allah'ın rızasına muvafık bir hayat yaşayıp dünya ve ahirette saadet ve selamete kavuşmaları için gönderilen Din-i Celil-i İslam; iman, amel ve ihlas olmak üzere üç cüzden mürekkeptir. Hz. Üstazımız (k.s.) bu hususu şu sözleriyle ifade etmişlerdir: “ Yine malumları olsun ki  Dini Celil-i İslam üç cüzden mürekkeptir. Bunlar İlim, amel ve ihlas’tan ibarettir. Bu üç cüzden her biri tahakkuk etmedikçe İslam’ın kemali tahakkuk eylemez. Ne zaman ki İslam tahakkuk eder, rızay-ı Bârî hâsıl olur. Rızay-ı Mevla ise bütün dünyevi ve uhrevi saadetlere kefildir.”
Bu cüzlerin kendisinde tahakkuk ettiği bir insanın sahip olacağı mühim hususiyetlerden biri de güzel ahlaktır. Ahlâk-ı hamîde sebebiyle insanın elde edeceği iyi haller, kazanacağı güzellikler, yapacağı güzel fiiller sayılamayacak kadar çoktur. Çünkü ahlakını güzelleştiren bir insandan sadır olan fiiller de elbette güzel olur. Mesela güzel ahlak sahibi mü'minlerin, bu hususiyetleri sebebiyle elde edecekleri bazı güzel meziyetler,  Âl-i İmran Suresi’nin 134. ayet-i kerimesi’nde şöyle ifade olunmaktadır: "O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah iyilik sahibi olanları sever.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her hususta olduğu gibi, ahlakının güzelliği hususunda da insanların en mükemmeli idi. Onun ahlakı hakkında Kalem Suresi'nin 4. âyet-i kerîmesinde şöyle buyruluyor: "Ve sen elbette büyük bir ahlak üzeresin"
Rasül-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin, bu güzel ahlakının mü'minler üzerindeki tezahürleri de başka bir âyet-i kerîmede şöyle ifade olunuyor: “Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, ancak mü’minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.”  Hz. Aişe (r.anhâ) Validemiz, kendisine Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz'in ahlakı sorulunca, soran zata hitaben "Sen Kur'ân okumuyor musun? Onun ahlakı Kur'ân idi."  buyurmuşlardır.
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Ben Rasülullah (s.a.v.)'in elinden daha yumuşak ne bir atlasa ne de bir ipeğe dokundum. Rasülullah'ın kokusundan daha güzel bir râiha koklamadım. Tam on sene O'na hizmet ettim; bana bir defa bile 'öf' demedi.

Yaptığım bir şey için 'bunu niye böyle yaptın' demediği gibi; yapmadığım bir şey sebebiyle de 'niye şöyle yapmadın' demedi."
Böylesine mükemmel bir ahlaka sahip olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir çok hadîs-i şerîfleriyle güzel ahlakın ehemmiyetini ve kazandıracağı dereceleri ifade buyurmuşlardır.
Abdullah ibn-i Amr (r.a.) Hz. şöyle rivayet ediyor: "Rasülullah (s.a.v.)'in sözlerinde ve hareketlerinde hiçbir çirkinlik bulunmadığı gibi çirkin olan hiçbir şeye de özenmez ve 'Sizin en hayırlınız ahlakı en güzel olanınızdır' buyururdu "
 Başka bir hadîs-i şerîfte de "Kıyamet gününde mü'min kulun terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmaz. Allah (c.c.) çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseye buğz eder."  buyrulmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e insanların cennete girmelerine en çok hangi amelin sebep olacağı süal edilince "Takvâ ve güzel ahlak" diye cevap vermişlerdir.
Muhterem Mü'minler,
Büyük alimlerimizden Kâdı Iyaz Hz. güzel ahlakın insanlarla güzel geçinmek, onlara kendini sevdirmek, merhamet etmek, verdikleri sıkıntılara katlanmak, yaptıkları kötülüklere sabretmek, kibirlenmemek, şiddet göstermemek, öfkelenmemek ve azarlamamak olduğunu söylemiştir.
Netice olarak ahlak-ı hamide ile ahlaklanmak ve kâmil manada mü'min olabilmek,  "ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim"  buyuran Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in sünnetine sarılmak ve nûr-i Muhammedî ile alakadar olmakla mümkündür. Bu sebeple ilim ve maneviyat yolunun yolcularına düşen, eldeki fırsatı iyi değerlendirip bu hususta pirânın himmet ve teveccühlerine sığınarak gayret göstermektir.


  Sahîh-i Buhârî, cild 3, sayfa 1306, hadis 3368
  Sahîh-i Buhârî, Menâkıb 23; Sahîh-i Müslim, Fezâil 68
  Sünen-i Tirmizî, Birr 61
  Sünen-i Tirmizî, Birr 62; Sünen-i İbn-i Mâce, Zühd 29
  Riyâzü's-Sâlihîn Şerhi, cild 3, sayfa 558
  El-Câmiu's-Sahîh (İmam-ı Suyûtî), cild 1, sayfa 206
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Güzel Ahlak
« Yanıtla #5 : 26 Mart 2012, 18:10:17 »
Teşekkürler
*~*~* TUĞRA *~*~*