Hangi kaplıca hangi hastalığa iyi gelir?

Başlatan İsra, 17 Aralık 2010, 07:40:08

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Bir türlü kurtulamadığınız romatizma ağrıları, depresif durumlar, metabolizma bozukluklarınız mı var? Bu şikayetlerin çözümlerden biri de kaplıca. Ancak kaplıcaya rastgele gitmemek gerekiyor. Kaplıca tedavisine doktora danışarak başlamalı ve onun verdiği takvime göre kürler uygulamalısınız. Bir de her kaplıcanın her hastalığa iyi gelmeyeceğini unutmayın.

Türkiye, kaplıca cenneti bir ülke. Hemen her ilinde bir hastalığa çare olan şifalı suyu var. Fakat, hangi kaplıca hangi hastalığa iyi geliyor ya da kaplıca tedavisi nasıl uygulanmalı pek çoğumuz tarafından bilinmiyor. Mesela, her şeyde olduğu gibi kaplıca tedavisinin de bir usulü olduğu daima göz ardı ediliyor. Bir hekime danışarak termal tedavisine başvurmak akıllara gelmiyor. Halbuki, Sema Hastanesinden Prof. Dr. Nurettin Lüleci'ye göre, kaplıca tedavisine hekime danışarak almalı, hangi kaplıcayı tercih edeceğimizse yine buna göre belirlenmeli.

Tedaviden sağlıklı bir sonuç elde edebilmek için uygulanması gereken yöntemlerde yine bir hekim kontrolünde olmalı. Tedaviden, tam bir sonuç alınabilmesi için banyo sürelerine ve saatlerine, antibiyotik kullanır gibi dikkat etmek gerekiyor.

Mesela içme kürü 3- 6 hafta banyo kürü ise 21 gün boyunca uygulanmalı. Kürlerin nasıl uygulanacağı noktasındaki şu bilgilerse unutulmamalı: "Günde iki kez banyo yapılmalı. Gün içindeki ilk duş, kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan bir saat sonra ikincisi ise akşam yemeğinden iki saat önce alınmalı. Duş esnasındaysa hareketsiz kalmalı. Banyoda kalma süresi her gün artırılmalıdır.İçme kürü ise kronik hastalıklarda tercih edilmeli, birinci gün bir defada 6 su bardağı ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilmelidir."

Sivas, kaplıca tedavisinde son yılların gözdesi: Kaplıcalarıyla son yıllarda dünyanın dikkatini çekmeyi başaran illerimizden biri de Sivas. Sıcak Çermik, Ortabucak Çermiği, Soğuk Çermik, Alaman Çermiği, Ilıca Çermiği, Kangal Balığı da dâhil tam 7 kaplıcayla halka şifa dağıtıyor Sivas. Fakat onun popülaritesini artıran, modern zaman hastalıklarından sedefi iyileştiren kangal balıkları kaplıcası. Dünyada bir başka yerde bulunmayan bu balıklar, tıbbın bile çözemediği sedef hastalığını tedavi ediyor. Şifalı balıkların bulunduğu tesis ise İl Özel idaresi'ne ait ve koruma altında. Burası, tedavinin haricinde balıkları görmeye gelecek olanlar için de tam turizm cenneti. Tel: 0 346 469 11 51

Afyon Gazlıgöl suyunda 32 mineral var!: Yerin 400-600 metre derinliğinden çıkan suyun içinde eriyik halde karbondioksit gazı var. Bağışıklık siteminizi güçlendiriyor, özellikle kalp damar hastalığı ve kemik erimesi olanlara iyi geliyor. Suda 32 şifalı mineral bulunuyor. Ya içerek, ya buhar banyosu yaparak, ya havuza girerek ya da çamura bulanarak termal tedaviyi gerçekleştirebiliyorsunuz... Tel: 0272 273 61 30

Siyasilerin gözdesi Asya Termal: Ankara'nın termal suları da bir hayli meşhur. Mesela, Kızılcahamam'daki Asya Termal Tatil Köyü, son dönemlerde siyasilerin en çok tercih ettiği kaplıca tesislerinden. Masaj, vücut bakımı, banyo ve içme kürleri olmak üzere birçok hizmeti var. Tesisin suları ise birçok hastalığı tedavi ediyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin hazırladığı rapora göre Kızılcahamam termal suyu, egzama, sedef, ağız içi yaraları, saç kırılmaları vb deri hastalıklarının tedavisinde oldukça etkili. Bunların yanında nörolojik rahatsızlıklarda tavsiye ediliyor. Asya Termal Tatil Köyü Tel: 0312 736 40 00.

Romatizmal ağrıların tek çaresi Yalova Termal suyu

Yalova, kaplıca tedavisinin yıldız şehirlerinden. Suyu, romatizma ve göz hastalıklarına iyi geliyor. Su içildiğindeyse, diş çürüklerini önlüyor, mide ve bağırsakları temizliyor. tel:0226 675 74 00

Fiyatlar hizmete göre değişiyor

Fiyatlar ise belediyeye bağlı tesis ve çevrede turizm amaçlı kurulmuş termal otellerin seçenek ve özelliklerine göre değişiklik gösteriyor. Özel otellerde 100 ile 300, belediye işletmesindeki kaplıca tesislerinde 70 ile 150 arasında seyrediyor. Artık gerisi cebinize kalmış!

Dikkat termalde kriz var!

Kaplıcaya gittiniz, tedaviye başladınız. Fakat birkaç gün sonra vücudunuzda anlam veremediğiniz rahatsızlıklar ortaya çıktı. İşte, karşılaştığınız bu duruma termal krizi ya da banyo reaksiyonu adı veriliyor. Kendini ise kırıklı, baş ağrısı, uykusuzluk, basit olaylar karşısında çabuk sinirlenme, tansiyon düşmesi ve yükselmesi, iştahsızlık, kabızlık veya ishal şeklinde gösteriyor. Böyle bir durumda telaşa kapılmanıza gerek yok; sadece ilgili bir hekime başvurmanız yeterli olacaktır.

Kimler kaplıcaya gidemez?

Uzmanlara göre bazı kronik hastalıkları olanlar için ılıca tedavisi zararlı olabiliyor. Bu hastalıklar şunlar: Ameliyat geçirmiş ve henüz yarası kapanmamış olanlar, ateşli hastalıklara tutulanlar, kanamalı hastalığı olanlar, kanserliler, akciğer tüberkülozuna yakalananlar, hamile ve lohusa olanlar, regl dönemindeki kadınlar, idrar zorluğu çekenler, saralılar, astım hastaları.

zaman

Tuğra


Dünyaca Ünlü Doktor Balıklar!

Kangal Balıklı Kaplıcaları'nın selenyumlu suyu, balıkları, ultraviyole yoğunluğu ve özel doğal şartlarıyla sedef hastalığının tedavisinde önemli bir merkezdir.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Karagülle, başta sedef hastalığı olmak üzere romatizmal hastalıklar, deri, sinir ve böbrek hastalıklarına şifa arayan yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri Sivas'ın Kangal ilçesindeki Balıklı Kaplıcalar'ın, sedef hastalığının tedavisinde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, "Dünyada bu anlamda eşsiz üç yerden biri, hatta Kangal Balıklı Kaplıcaları'nın başka bir eşi, benzeri yok" dedi.

Türk Kaplıca Tıbbi ve Balneoloji Derneği, Uluslararası Tıbbi Hidroloji ve Klimatoloji Derneği ve Kaplıca, Talasso ve Kür Merkezleri Derneğinin başkanlık görevini yürüten Prof. Dr. Karagülle, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kangal Balıklı Kaplıcaları'nın selenyumlu suyu, balıkları, ultraviyole yoğunluğu ve özel doğal şartlarıyla sedef hastalığının tedavisinde önemli bir merkez olduğunu söyledi.

Şu anda dünyadaki bütün yayınlarda sedef hastalığının tedavisi konusunda Kangal Balıklı Kaplıca'nın isminin yer aldığını vurgulayan Karagülle, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özçelik'in bu konuda önemli araştırmaları olduğunu, kendisinin de 1993 yılından bu yana kaplıca ile ilgili çalışmaları olduğunu kaydetti.

Kangal Balıklı Kaplıcaları'nın, sedef hastalığının banyo klimatolojik tedavisinde önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Karagülle, "Dünyada bu anlamda eşsiz üç yerden biri, hatta başka bir eşi, benzeri yok.

Burada tabii ki balıklar çok önemli bir özellik" dedi. Bu tür balıkların, dünyanın her tarafında sedef hastalığının tedavisinde kullanıldığını ancak Kangal Balıklı Kaplıcaları'nın diğer merkezlerden daha farklı özellikleri bünyesinde barındırdığını anlatan Karagülle, "Kaplıcanın özel selenyumlu suyu, özel doğal şartları ve ultraviyole yoğunluğu, başka hiçbir yerde yok.

Dolayısıyla burada sadece balık değil, selenyumlu su ve ultraviyole ışınları etki gösteriyor" diye konuştu. Kangal Balıklı Kaplıcaları'nın sedef hastalığına iyi geldiğine ilişkin birçok bilimsel çalışma olduğunu ifade eden Karagülle, şunları söyledi: "Buradaki kürlerde 10'uncu günden itibaren başlayan ve yüzde 75'lere varan iyileşmeler olduğu ortaya çıktı.

Buradaki ideal tedavi süresinin de 21 gün olduğu ortaya konuldu. Balıklı Kaplıca'da tedavi görmüş sedef hastalarının iyilik durumlarının 6 ila 9 aya kadar sürdüğü ve diğer tedavilere göre nüksetme oranının daha düşük olduğu gösterildi.

Zaten sedef hastalığı müzmin bir hastalık. Şu anda kesin küratif bir tedavisi söz konusu değil. Bu hastaların ömür boyu yaşam tarzına, beslenme tarzına, fiziksel aktivitelerden ruhsal desteklere kadar, bir dizi ilaç dışı önlem ve tedavileri uygulamaları gerekiyor.

Özellikle Türk hastalar için Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlanan ödemelerin miktar ve kapsamının da artırılması gerekiyor. Burası ülkemizin bir zenginliği, buraya sahip çıkıp geliştirmemiz gerekiyor.

Buraya zaten tüm dünya sahip çıkıyor ve hakkını veriyor. " Hijyenik açıdan birçok riski bünyesinde barındıran denizlere ve havuzlara insanların rahatlıkla girebildiği bir ortamda, doktor kontrolü olan Balıklı Kaplıcalar'a çok rahat bir şekilde girilebileceğini anlatan Prof. Dr. Karagülle, kaplıcadaki balıkların kan emme ve başka bir insanın cildine geri verme gibi bir özelliklerinin de olmadığını söyledi.

Kaplıcaların hijyen koşulları ile ilgili endişelerin 20-25 yıl öncesi bir döneme ait olduğunu, konunun yabancısı olan ve kaplıcaları görmeyen kişilerin bu konuda çeşitli olumsuz görüşler sunduğunu ifade eden Karagülle, Kangal'daki kaplıcaların suyunun deniz suyundan çok daha temiz olduğunu, havuzların hijyenik ve rahatlıkla girilebilecek bir konumda olduğunu kaydetti.

Hastane.com.tr
〰〰〰〰🐠