Gönderen Konu: Hasbahçeden İnciler – Gramerci ile Gemici  (Okunma sayısı 814 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9204
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Hasbahçeden İnciler – Gramerci ile Gemici
« : 13 Kasım 2015, 16:36:28 »

Gramerci ile Gemici



Günün birinde bir dil bilgini, gemiyle yolculuk ediyordu. Bilgisine çok güveniyor, onunla gururlanıyordu. Bu duygular içerisinde gemiciye hiç gramer okuyup okumadığını sordu.

Gemici:

-Hayır, cevabını verdi.

Bunun üzerine dil âlimi:

-Desene ömrünün yarısı boşa geçmiş, dedi.

Gemici bu söze sinirlendiyse de kendine hâkim olup bir cevap vermedi. Şiddetli bir fırtına, gemiyi girdaba doğru sürüklemeye başladı.

Gemici, dil âlimine:

-Yüzme bilir misin? diye sordu.

Dil âlimi:

-Bilmiyorum, cevabını verdi.

Bunun üzerine gemici:

-Desene bütün ömrün boşa geçmiş. Gemi birazdan dalgalar arasında kaybolacak, dedi.

Ey oğul! Aslolan nahiv (dilbilgisi) değil mahiv (mahviyet, tevazünün hakikati) bilgisine sahip olmaya bak! O bilgiyi elde ettiğinde sudan da denizden de bir korkun olmayacak!

(Mesnevi’den Seçmeler- Mevlana Celaleddin-i Rûmî, Hasbahçe Kitaplığı, Haz. Doç. Dr. Ozan Yılmaz)


YAZAR: HABER MERKEZİ | TARİH: EYLÜL 2015 | HASBAHÇEDEN İNCİLER | http://insanvehayat.com/hasbahceden-inciler-1/


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9204
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Akrep ile Kaplumbağa
« Yanıtla #1 : 13 Kasım 2015, 16:38:21 »
Akrep ile Kaplumbağa



Bir akrep, iğnesinde zehir ve içinde fesatlık olduğu halde uzun bir yolculuğa çıktı. Epeyce yol aştıktan sonra geniş bir göl kenarına geldi. Kararsız kaldı. Ne gölü geçmeye gücü ne de dönmeye takati vardı.

O sırada bir kaplumbağa uzaktan onun bu halini seyrediyordu. Akrebin haline acıdı. Yanına geldi ve onu sırtına bindirerek karşıya geçirmeyi teklif etti. Akrep hemen kabul etti. Böylece kaplumbağa akrebi sırtına alıp gölün karşı kıyısına geçirmek üzere yola koyuldu.

Kaplumbağa var gücüyle yüzmeye çalışırken kulağına bir ses geldi. Akrep harıl harıl sırtındaki kabuğa bir şey vurmakla meşguldü.

-Bu ne sesi? diye akrebe sordu.

Akrep de:
-Bu benim iğnemin sesi. Senin sırtına iğnemle vuruyorum, ses ondan geliyor. Biliyorum, senin sırtını delemem ama ne yapayım, âdetimi bırakamam, diye cevap verdi.

Kaplumbağa kendi kendine “Hem bu kötü yaradılışlıyı çirkin huyundan kurtarmak hem de iyileri onun şerrinden güvende kılmaktan daha güzel bir şey olamaz.” diye düşündü. Böylece aniden suya daldı. Akrep dalgaların arasında gözden kayboldu.

Bu kötülük ve fesat meclisi olan dünyada, rahat etmesi için her şeyin hileyle kendisine uydurulduğu kötü yaradılışlı kimsenin yaşamasındansa fanilik dalgasında boğulup batması daha iyidir. Böylece halk onun şerrinden emin olacak, insanlar güven içinde yaşayacaktır.

(Baharistan’dan Seçmeler- Molla Câmî, Hasbahçe Kitaplığı, Haz. Doç. Dr. Ozan Yılmaz)


YAZAR: HABER MERKEZİ | TARİH: EYLÜL 2015 | HASBAHÇEDEN İNCİLER | http://insanvehayat.com/hasbahceden-inciler-1/