Gönderen Konu: Hattat Hamid Aytaç  (Okunma sayısı 2314 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ıssızada

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 107
Hattat Hamid Aytaç
« : 20 Şubat 2012, 12:16:12 »

Asıl adı Şeyh Musa Azmi'dir. Bu bakımdan "Azmi" imzalı bir çok yazısı vardır. Hamid, takma adı ile tanınmaktadır. Aytaç soyadını almıştır. 1891'de Diyarbakır'da doğmuştur. Tuhfe-i Hattatîn'de adı geçen Hattat Amidî yani Diyarbakırlı Seyyid Adem Efendi torunlarından Zülfikar Ağa'nın oğludur.
İlk öğrenimini sibyan mektebinde Diyarbakır meb'usu hoca Mustafa Akif Efendi'den yapmıştır. Yazı aşkı da bu hocanın eğitiminden doğmuştur. Rüşdiye mektebinde Hoca Vahid Efendi'den rik'a ve jandarma kolağalarından (önyüzbaşı) Ahmed Hilmi Efendi'den sülüs yazıyı öğrenmiştir. Ayrıca Kavas-ı Sağır imamı Said Efendi'den ve akrabasından hüsn-i hat hocası Abdüsselam Efendilerden de öğrenimini sürdürmüştür.

Resme yetenekli olduğundan askerî rüşdiye resim ve fransızca öğretmeni merhum ressam Ali Rıza Bey'in öğrencisi ressam Hilmi Efendi'den resim öğrenmiştir. Öğrenci iken Hasan Ferid Bey'in atlasından haritaları aslı gibi çizdiğinden eser, okulun müzesine konulacak değerde görülmüştür.Harb Okulu matbaası hattatlığına, sonra da Genel Kurmay serhattatı (hattatların başı) hocası Mehmed Nazif Efendi'nin ölümü üzerine bu matbaaya geçmiştir. Bu görevi yedi yıl sürmüştür. Bu görevi sırasında l. Dünya Savaşı'na rastlayan yıllarda Yıldırım Orduları Gurubu emrinde Almanya'da Berlin'de Harita Dairesi'nde bir yıl çalışmış, sonra İstanbul'a dönmüştür.

Mütarekeden sonra istifa etmiş ve "Hattat Hamid Yazı" evi diye bir işyeri açarak o tarihten sonra hep serbest çalışmıştır. Hattat Hamid Bey Türk matbaacılığına çinkografi, çelik üzerine resim ve yazı hakketme yani gravür, kabartma ve lüks baskı tekniğini de ilk getirenlerdendir.


İstanbul'da en yeni camilerden olan Şişli Camii'nin eşsiz yazıları ile bir çok evlerde, salonlarda ve işyerlerinde Mısır ve Irak'ta, hatta dünyanın her yerinde onun binlerce nefis yazısı vardır. Uzun ve verimli bir ömür süren Hattat Hamit Bey bütün İslam aleminden, hatta Japonya'dan bile bir çok öğrenci yetiştirmiştir.

Son yazılarından biri, Kırk Hadistir. Süleymaniye Kütüphanesi arşivinde yazılarından bir kısmının mikrofilmleri alınarak saklanmıştır. İslam festivali için 1976 yılında İngiliz televizyonu için Süleymaniye Kütüphanesi'nde renkli bir filmi çekilmiştir. Ölümünden birkaç ay önce de İslam Kültür ve Tarih Merkezi tarafından böyle bir film hazırlatılmıştır. Ayrıca Süleymaniye Kütüphanesi arşivinde kasetlerde kendi sesinden hayat hikayesi vardır.
Mekke-i Mükerreme'de yapılmış olan son İslam Konferansında Hattat Hamit Bey'in yazdığı bir Kur'an-ı Kerim'in Almanya'da yapılmış nefis yaldızlı ve renkli bir baskısı Suudî Arabistan kralı Halid tarafından bütün İslam devlet başkanlarına armağan edilmiştir.

18 Mayıs 1982'de ölmüş, vasiyeti üzerine Karacaahmet mezarlığında Şeyh Hamdullah'ın yakınındaki kabrine, bir mi'rac kandili günü toprağa verilmiştir.

'' Hudâ yardımcıdır ehl-i hüdaya ,

   Sizi ısmarladım hıfz-ı Hudâ'ya ''

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9204
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Elsiz Ayaksız Hattat Mehmed Efendi
« Yanıtla #1 : 23 Mart 2015, 12:25:35 »
Elsiz Ayaksız Hattat Mehmed Efendi



Bîdest ü Bîpâ Mehmed Efendi’den bahseden nadir kaynaklardan biri Abdurrahman Abdi Paşa Vekâyi’nâmesi’dir.

Dr. Fahri Ç. Derin’in hazırladığı ve Çamlıca Basım Yayın tarafından yayınlanan kitapta Abdurrahman Abdi Paşa, 11 Receb 1082 (14 Kasım 1671) günü vukuatını anlatırken Mehmed Efendi’den bahsediyor. Vaka şöyle gelişiyor:

“Insanoğlunu hayrete düşürecek, ibretlik, garib ve nadir vakalardandır ki, iki elleri bileklerinden ve iki ayakları topuklarından şiddetli bir ârıza sebebiyle düşmüş, hâsılı ne el kalmış ne ayak… Böyle elsiz ve ayaksız bir şahıs, geçimi için dilenmekten başka bir yol olmadığını anlayınca, doğum yeri Bolu’dan İstanbul’a gelip, Suyolcu ismiyle mâruf bir hattattan ders alarak bir süre bütün dikkatiyle çalışmaya devam eder.

Elsiz olduğu halde, Allah’ın yardımıyla ilerlettiği yazı kabiliyetini izhar için bir En’âm-ı Şerif yazıp, bu da daha sonra hünkârımız Dördüncü Mehmed Han tarafından duyulduğunda, hünkârımız zikrolunan şahsı huzurlarına getirtti. Gözü önünde yazı yazmasını emrettiği zaman, o elsiz ve ayaksız, divitini ve kalemini çıkarıp bir satır sülüs, iki satır nesih yazarak görenleri hayret denizine düşürdü.

Ve önceden yazdığı En’âm-ı Şerifi de orada arz edip Padişah’ın inayetinin bolluğundan başka günlük 20 akça da emekli maaşı verilerek muradına ermiş ve gönlü şad olmuştu.

Padişahın bu emrinin yazıldığı berâta tuğra çekmem için evime geldiğinde ben hakir dahî yalnız başıma ondan ibret almak için yazı yazdırdım. Lak-in kitâbetinin keyfiyetini anlatmak zor! Kelamın neticesi, görülmeyince anlaşılmaz. Ama kısacası bu ki, böyle elsiz ve ayaksız iken iki bileğinin ucuyla diviti belinden çıkarıp kalemi de iki bileğinin ucuyla kuvvetlice tutup ve kağıdı önünde yere koyup bu acayip tarz üzere, hızlı yazan katipler gibi korkusuz ve pervasız her ne dilerse yazıp bitirir. Dilediğini işlemek kudretine sahip olan Allah’ı tesbih ederim.”


Bîdest ü Bîpâ Mehmed Efendi’nin yazdığı eserlerin ne kadar olduğu ve hâlen ne durumda olduğu belli değildir. Zamanla kaybolan bu eserlerin günümüze kalanlardan bir tanesi bugün Topkapı Sarayı Müzesi kitaplığındaki bir yazı albümünde, sülüs-nesih hatlarıyla yazılmış bir kıt’adır. Bu eser, son hattatlardan Necmeddin Okyay’ın eline geçmiş ve onun koleksiyonuyla birlikte bu müzeye intikal etmiştir.

Prof. Dr. Uğur Derman, Bîdest ü Bîpâ Me-hmed Efendi ile alakalı bir yazısını, şu hükümle bitiriyor: “Denebilir ki, elinin olmayışı, ona, büyük mahrumiyetlerden sonra, geçici 20 akçe gündelik ve padişahın ihsanını kazandırmıştır; ama hat sanatımıza muhakkak ki büyük bir üstat kaybettirmiştir.”


Kaynaklar:

Abdurrahman Abdi Paşa Vekâyi’nâmesi, hazırlayan: Dr. Fahri Ç. Derin, Çamlıca Basım Yayın, 2008, s.353-54.Uğur Derman, “Bîdest ü Bîpâ Mehmed Efendi”, Hayat Tarih Mecmuası, sayı: 10, Kasım 1971, s. 30-31.;


Haber Merkezi | 02 Mart 2015 | http://insanvehayat.com/elsiz-ayaksiz-hattat-mehmed-efendi/