Gönderen Konu: Ömer bin Abdül Aziz Hz. lerinin kabirle konuşması  (Okunma sayısı 6908 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1959
    • http://www.sadakat.net

Hz Ömer r.a. oğlunun torunu 8. Emevi halifesi Ömer bin Abdül Aziz Hz. lerinin kabirle olan ibret dolu diyaloğu:


Ömer bin Abdülazîz yanındaki toplulukla berâber bir cenâzeyi defnetmişlerdi. Herkes gitmiş, fakat Ömer bin Abdülazîz bâzı yakınları ile berâber orada kalmıştı. Yanındakiler ona:
“Ey müminlerin emîri! Sen bu cenâzenin sâhibi misin de, burada kaldın. Halbuki falanca cenâzeleri için böyle beklememiştin” dediler.
Ömer bin Abdülazîz onlara şöyle cevap verdi:

“Kabir bana arkamdan şöyle seslendi:

“Ey Ömer bin Abdülazîz! Dostlarını ne yaptığımı hiç sormuyorsun.” dedi.
Ben de; “Söyle ne yaptın.” dedim. Bana;

“Onların kefenlerini yırttım, vücutlarını parçaladım. Kanlarını emdim. Etlerini yedim.”
dedi.
Tekrâr şöyle seslendi:

“Ey Ömer bin Abdülazîz! Bana o dostlarının mafsallarını ne yaptığımı hiç sormuyorsun.” deyince, ona, “Ne yaptın?” diye sordum. Bana,
“Onların ellerini kollarından ayırdım. Kollarını, pazularından, pazularını omuzlarından, kalçalarını uyluklarından, uyluklarını dizlerinden, dizlerini ökçelerinden, ökçelerini ayaklarından ayırdım.” dedi.

Kabirden bu sözleri naklettikten sonra, Ömer bin Abdülazîz ağlamaya başladı ve şöyle buyurdu:

“Dünyâ ne kadar aldatıcı. Dünyâda üstün ve kıymetli, makam ve mevki sâhibi olmak, hiç fayda vermiyor. Genç olan ihtiyarlıyor. Her canlı sonunda ölüyor. Geçici ve aldatıcı olduğunu bildiğiniz halde sakın dünyâ lezzetleri ve zevkleri sizi aldatmasın. Birkaç günlük dünyâ hayatındaki geçici lezzetlere sarılıp, âhireti unutan, aldanmıştır. Hani, nerede bizden önce bu dünyâda yaşıyanlar. Hani onlar, büyük ve modern şehirler kurmuşlardı. Büyük ve derin kanallar kazmışlar ve barajlar yapmışlardı. Onlar, bir göz açıp kapama denecek kadar, az bir müddet dünyâda kaldılar. Burada, sıhhatlerine güç ve kuvvetlerine aldandılar. Bu yüzden günahlar işlediler. Halbuki, herkes onlara mallarının çokluğundan dolayı, keşke, onun serveti gibi bizim de olsa diyorlardı. Şimdi onların hâli ne oldu. Toprak onların bedenlerini yedi. Kemikleri kurtlara azık oldu. Fakat onlar, dünyâda iken, kuvvetli bir âile içerisinde idi. Evleri, güzel eşyâlarla döşeli ve hizmetçileri vardı. Herkes kendisine ikrâmda bulunuyor, âciz kaldığı işlerde kendisine yardımcı oluyorlardı.”

Kabir yine Ömer bin Abdülazîz’e şöyle dedi:

“Sen, kabirlere uğradığın zaman, dünyâda iken zengin olanlara, zenginliğinizden ne kaldı, fakirlere de fakirliğinizden ne kaldı diye sor. Yine onlara, dünyâda kendileriyle güzel güzel konuştukları dillerini sor. Ne oldu o konuşan dillere? Niçin susuyorlar? O dünyâ güzelliklerini kendileriyle seyrettikleri gözlerine de sor. Niçin şimdi bakmıyorlar? Hani nerede o nâzik tenleri, nerede o güzel yüzleri. Bu çukurun kurtları onlara ne yaptı. Hani burada yatanların o güzelim renkleri. Etlerine ne oldu. Niçin o yüzler toprak olmuş. Nerede o güzellikler. İşte onların uzuvları tamamen ortaya çıkmış, paramparça olmuş. Halbuki dünyâda güzel bir hayatları vardı. Dünyâya dalıp, sâlih amel yapmadılar. Âhireti unuttular. Onun için hazırlık yapmadılar. Fakat, ölüm kendilerini yakalayıverdi. Dostlarından ayrıldılar. Buraya şu sessiz sedâsız, yere geldiler. Vücûdları çürüdü. Başları boyunlarından ayrıldı, âzâları parça parça oldu. Gözbebekleri yanaklarına akıp gitti. Ağızları kan ve irinle doldu. Haşereler, kurtlar, böcekler, bedenleri üzerinde gezer oldu. Bir müddet sonra, kemikleri de çürüdü. Onlar, dünyâdaki rahatlıklarını bırakıp, bu dar yere geldiler. Arkalarında bıraktıkları hanımları başkalarıyla evlendi. Çocukları yetim kaldı. Yollarda, şurada burada kimsesiz, sâhipsiz dolaşır oldu.

Öyleyse, ey yarın bu kabirlerin sâkini olacak insan! Seni şu fânî dünyâda aldatan nedir? Sen dünyâda devamlı kalacağını mı sanıyorsun? Elinde bir senedin var mı? Görmüyor musun, ölüm her gün birisine geliyor! Yoksa susuzluktan, terlere boğan o korkudan sana rahatlık ve teselli veren bir şey mi var? Keşke sen o sert toprak üzerindeki hâlini bilseydin!

Ey insan! Rüyâda çeşit çeşit lezzetlere ve zevklere kavuşan bir insan gibi, dünyânın şu geçici faydalarıyla seviniyor, küçük ve basit işlerle uğraşıyorsun. Ey aldanma içerisinde bulunan insan! Gündüzün yanılma ve gaflet, gecen uyku içinde geçiyor. Sonunda pişman olacağın işleri yapıyorsun. Hayvanlar da dünyâda böyle yaşar.”



Ömer bin Abdülazîz hazretleri oradan ayrılıp gitti. Aradan bir Cumâ geçti ve vefât etti.

İncemeseleler    Sadakat.Net    İns SadakatForum  Sevadı Azam


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Mahi

  • Ziyaretçi
Ynt: Ömer bin Abdül Aziz Hz. lerinin kabirle konuşması
« Yanıtla #1 : 24 Nisan 2009, 20:29:35 »
Çok çetin geçitler bekliyor bizi.
Mevla dünyada iken önce ölüm anına daha sonra kabir, kıyamet, mahşer, mizan tüm geçitlerde ihsana kavuşacak iyi işlerde bulunmayı nasip etsin.

Çevrimdışı lalegül

  • yazar
  • ****
  • İleti: 513
    • Sidre.net
Ynt: Ömer bin Abdül Aziz Hz. lerinin kabirle konuşması
« Yanıtla #2 : 24 Nisan 2009, 23:59:13 »
İnsan bir yolcudur. Ruhlar âleminden anne karnından dünyadan, kabirden, haşirden, sırattan geçen ve cennet ile cehennemde sonlanacak olan bir yolun yolcusudur. Bu yolda pek çok menzillere uğrar ve her menzilin şartlarına göre bir hayatı vardır. Anne karnında dünya hayatına hazırlık yaptığı gibi, kabirde de ahiret hayatına hazırlık yapar. Bunun için anne karnı da kabir de yeni bir hayatın berzahı ve hazırlık dönemidir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar yer küresi üzerinde geçirmiş olduğu hayat dönemi “Dünya Hayatı” ölümünden sonraki hayatı ise “Ahiret Hayatı” dır.

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde dünya hayatını şöyle tarif eder:

 “Biliniz ki dünya hayatı bir oyun ve eğlence, süs ve kendi aranızda malın ve evladın çokluğu ile övünmedir. Bunun misali ise yeryüzüne yağan yağmurun bitirdiği ekine benzer. Bu ekin çiftçilerin hoşuna gider, ama, sonra kurur ve sararır çör-çöp olur. Ahirette ise dünyada boşuna çalışanlara çetin bir azap, dünya hayatından ahiret hesabına istifade edenlere ise Allah’tan mağfiret ve rızası vardır.  Dünya hayatı aldatıcı bir metadır.” (Hadid, 57:20; Kehf, 18:45)


Dünya hayatının insanı cezbeden ve kendisine bağlayan nimetleri ve metalarını da Kur’ân-ı Kerim şöyle açıklar:

“Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşten, otlaklara salınmış atlar, davarlar ve ekinlerden gelen zevklere, güzelliklere aşırı düşkünlük insanları zaafıdır. Bunlar ise sadece dünya hayatının geçimi içindir. Asıl varacağınız yer ise Allah katındaki ölümsüz ahiret hayatıdır.” (Âl-i İmran, 3:14)

Yüce Allah bu ayeti ile insanları uyarmakta ve dünyanın cazibesine kapılarak aldanmamalarını istemektedir.

Netice olarak, mal, mülk, çoluk-çocuk, Allahü teâlânın emanetleridir. Emanetlerini ise, istediği zaman alır. Onun için insanın, en garip ve en çok muhtaç olduğu kabre konduğu gün için, hazırlıklı olması lazımdır. Zira Peygamber efendimiz buyuruyor ki:

''Kabir, ahiret konaklarının ilkidir. Ondan kurtulana, ondan sonrası daha hafif ve kolay, ondan kurtulamayana, ondan sonrası daha zor ve çetindir.''
Şu rahmete bakın ki,
insanlar bütün azalarıyla günah işlerken,
sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.

Aziz Mahmud Hüdai (k.s)

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3892
Ynt: Ömer bin Abdül Aziz Hz. lerinin kabirle konuşması
« Yanıtla #3 : 25 Nisan 2009, 02:12:03 »
Mü'min her zaman rabıta-i mevt hakikatini kalbinde diri tutabilmeli. Hz. Ömer 'in her gün ölümü hatırlamak adına gösterdiği çaba ile günümüz insanın ölüm kelimesinden kaçmak için gösterdiği çabayı kıyaslıyorum... Halbuki ayet-i kerime ile de sabittir ki; insanın kaçıp, durduğu ölüm onu mutlaka bulacaktır... Ne mutlu onu en güzel şekilde karşılayana ve herkes arkasından ağlarken, gülerek kabire selametle girene....
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2399
Ynt: Ömer bin Abdül Aziz Hz. lerinin kabirle konuşması
« Yanıtla #4 : 25 Nisan 2009, 17:48:39 »
Allah razı olsun hocam emeğinize sağlık