Gönderen Konu: Haydi hanımlar camiiye!  (Okunma sayısı 5448 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 28
  • İnne İbrahîme Le Evvâhun Halîm (Tevbe-114)
    • KiŞiSel SiTeM
Haydi hanımlar camiiye!
« : 24 Mart 2009, 23:34:54 »

 


Hamd Alemlerin Rabbine, salât ve selam onun elçisi biricik Efendimiz (s.a.v.) üstüne olsun.
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla...
 
Efendim bugün hassas bir konu üzerinde birşeyler yazacağız Mevla'nın izin ve inayetiyle inşaAllah. Tarih boyunca yapılan bazı hataların günümüzde bilerek veya bilmeyerek nelere sebep olduğunu bir örnek ile işlemeye çalışacağız. Başlıktan da az çok anlaşılacağı üzerine konu "Hanımların camiiye/mescide gitmeleri" meselesi. Gerçi burda bir soru gelebilir akıllara bu bir meselemidir, mesele değil midir diye ancak yazı okunduğunda sanırım kafadaki bu istifham, cevabını bulacaktır inşaAllah.

"İslam'da kadının yeri" üzerine çokca makale kaleme alınmıştır bugüne kadara tutup ben de burda bunu işleyecek değilim ancak imam olmam ve yaşanan bazı olayları üzülerek de olsa müşahede etmem sebebiyle mezkur konu üzerinde düşüncelerimi belirteceğim. Olaya ışık tutacak bir hadîs giriş yapalım:

"Kadınlarınızın mescidlere gitmelerine engel olmayınız. Onların evleri (ise) kendileri için daha hayırlıdır. (Ebû Dâvud)

Bu hadis-i şerife göre, kadının camiye gitmesi engellenmemekte ancak kendi evinde namaz kılmasının daha hayırlı olacağı açıklanıp, bu cihete teşvik söz konusu edilmektedir. Ancak uygulamaya dönüp baktığımızda -belli başlı büyük-merkez camiiler hariç- neredeyse tüm camiilerde erkek hakimiyeti söz konusu hatta işin daha garibi bu böyle benimsenmekte ve "camiiler erkeklerindir" düşüncesi halk arasında yayılmaktadır. Yaşadığım canlı bir örnek ile konuyu izahâta kavuşturayım.

"Günlerden birgün namazımı eda etmek üzere bir camiiye girdim camii büyük bir camii sayılır bu nedenle bayanlar da gelip-gidiyor camiiye rahatlıkla. Namazımı bitirip dışarı çıkarken bir bayan kardeşimiz de camiiye girmeye çalışıyordu yanımda duran yaşını epeyce almış bir amcamız o bayan gittikten sonra aynen şöyle  bir cümle sarfetti: "FesüphanAllah! Ne işi var bunların camiide gitsinler evde kılsınlar insanın aklını çeliyorlar."

Görüldüğü üzere olay oldukça vahimdi. Bu tek örnek mi değil elbette ancak örneklerden çok kafalarda bulunan yargı bizim dikkatimizi çekmeli "camii erkeklerin mekanıdır!" Bazı camiilerimizde hanımlara ait namaz kılma yeri bile bulmak zor oluyor. Bunu yıkmak tabii ki hanım kardeşlerimize kalıyor ama ne yazık ki bazı kardeşlerimiz daha birkez bir camiiye bile girmiş değil. Camii sadece namaz kılmak için değil ki. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin asrında, mescidler sadece farz namazların eda edilmesi için inşa edilmiş değildi. Orada her türlü ilmi tedrisat, ictimai müzakereler, iç ve dış güvenliği alakadar eden hususlar konuşulup karara bağlanmaktaydı. Günümüzde bu kadar geniş özelliklere haiz olmasa da camiilerde birçok etkinlik yapılıyor ama hanımlar bunlardan ya bîhaber ya da erkeklerin hakimiyeti altında ezilme konumundalar. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) asrında kadınlar mescide gitmekten yasaklanmamışlardı. Camiye gelirler ve en arka safta durup namazlarını kılarlardı. Resulüllah Efendimizin (s.a.v.), zevcelerini ve kızlarını bayram namazlarına götürdüğü İbn-i Abbas (r.a.) tarafından rivayet edilmiştir. O halde haydi hanımlar camiilere, yıkın bu düşünceleri, aşın bu engelleri, kucaklayın o güzel mabedleri, koklayın o eşsiz havayı. Camiilere kadınların da gelebileceğini, mabedlerin sadece erkeklerin değil kadınların da olduğunu haykırın dünyaya, tabii usulüne uygun. Bir itiraz gelebilir burda. Hocam kadınların camiiye gitmelerine engel olan birçok sebep var, onları ne yapacağız? Evet birtakım engeller mevcut ama bunlar bahane olamaz elimizden geldiğince bunları izale etmeye çalışacağız bunların bazısı bizi bazısı müesseleri ilgilendiriyor elbette onların da giderilmesi gerekiyor. Neler mesela bunlar:

Camii dizaynı hanımların rahatça gelebilecekleri-kalabilecekleri bir dizaynda olmalı, camiiye gidecek yolların emniyeti ve güveninirliği tam olmalı, kadınların erkeklerin ilgisini çekecek kılık-kıyafet-takı-ziynetler içerisinde bulunmamaları, erkeklerin kadınları rahatsız edecek davranış-sözlerden uzak durmaları.

İşte bu yazılanlar ve bahsedilenler ışığında hareket etmek yine size kalmış birşey, ben acizane bildiklerim ile hakkı tavsiye etmeye çalıştım. Unutmayın, ağlamak, sızlanmak, şikayet etmek asla çözüm değildir çözüm çoğu kez bize sunulmuştur.
Mevla hepimize ince anlayışı, derin kavrayışı, doğru amel işlemeyi, kendisinin razı olacağı bir kul, habibinin hoşnut olacağı bir ümmet olabilmeyi nasip eylesin. Âmin...

Yazının kaynağı:Haydi hanımlar camiiye! - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

İlyas Uçar - Evvâh - Ebu Rudeyha
24.03.2009 - 22:47


« Son Düzenleme: 28 Mart 2009, 10:37:11 Gönderen: Nefer »

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6600
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #1 : 25 Mart 2009, 08:26:58 »
Kadınlar, bir zaruret olmadan camiye gidemez. Çünkü İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:

(Kızların, genç ve yaşlı kadınların beş vakit namaza, cuma ve bayram namazları için, vaaz dinlemek için camiye gitmeleri caiz değildir. Eskiden, yalnız çok yaşlı kadınların, akşam ve yatsı namazına gitmesine izin verilmiş idi ise de, şimdi bunların da gitmesi caiz değildir.)

[Redd-ül-muhtar] (Bu hüküm, kitabın Türkçe tercümesinde, c.2. s.420’dedir.)
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6600
Kadınların Mescide (Camiye) Gitmesi
« Yanıtla #2 : 25 Mart 2009, 08:39:27 »
"Kadınlarınızın mescidlere gitmelerine engel olmayınız. Onların evleri (ise) kendileri için daha hayırlıdır.

(Ebu Davud c. s.155)

Bu hadis-i şerif, kadının camiye gitmesini engellememekte, sadece kendi evinde namaz kılmanın daha hayırlı olacağım açıklayıp, bu cihete teşvik etmektedir.

Kadından izin talebi olunca, kocanın onu camiye gitmekten men etmeyip müsaade vermesi tembih edilmektedir. Kadın için mescide gitmek, dinimiz tarafından yüklenmiş bir vazife değildir. Kocası da onu mescide gitmeye zorlayamaz. Ancak kadından gelen bir istek üzerine izin vermezlik yapmamalıdır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimizin asrında, mescidler sadece farz namazların eda edilmesi için inşa edilmiş değildi. Orada her türlü ilmi tedrisat, ictimai müzakereler, iç ve dış güvenliği alakadar eden hususlar hep mescidte konuşulup karara bağlanmaktaydı.

Yapılan va'zlar ve ilmi çalışmalardan kadının da fayda­lanması, fıtri ve akli kabiliyetine göre ilmi konuşmalardan na­sibini alması için buralara gitmesine izin verilmiş idi. Hadisin metni dikkat süzgecinden geçirilecek olursa "Cemaatle na­maz kılmak için" diye bir kayıt yoktur. Sadece mescidlere gitmekten söz açılmış bulunmaktadır. Bu sebeple, mescidler­deki dini, ilmi, ictimai, ahlaki ve her türlü konuşmadan fayda­lanmasına izin verilmiş olmaktadır.

Ancak namazlarını evlerinde kılmaları onlar için daha se­vaptır. Eğer camide va'z, nasihat gibi bir şey yoksa, namazlarını evlerinde kılmaları kendileri için daha iyidir. Çünkü her türlü dedikodudan ve fitneden uzak kalmak için evinde bulunmak en münasip yoldur.

İmam Nevevi'nin beyan ettiklerine göre, bu hadisten anlaşılan zahiri mana, kadının mescide gitmesini engelleme­mektedir. İlim erbabı, bu hadis-i şerifle birlikte, birçok hadis-i şerifi de dikkate alarak kadının mescide gidebilmesinin şartlarını tesbit etmişler ve bu şartlara riayet eden kadının mescide gidebileceği görüşünü müdafaa etmişlerdir. Bahsimize mevzu teşkil eden şartlar şunlardır:


a)    Mescide giderken koku sürünmüş olmayacak,


b)  Bilezik ve halhal gibi ses çıkaran zinetlerini takınmış olmayacak,


c)     Mescid'te erkeklerle karışık halde bulunmayacak,


d)     Genç kadın sınıfından olmayacak,


e)  Yollarda fitne ve fesadın bulunmadığından emin ola­cak.

İmam Ebu Hanife Hazretleri, "Kadın, öğle ve ikindi namazlarından başka vakitlerde camiye çıkabilir. Bu öğle ve ikindi vakitleri, fasık ve facirlerin sokaklarda çok olduğu zamanlardır. Akşam, yemek vakti; yatsı ve sabah namazı vakitleri ise uyku zamanlarıdır." demiştir.

İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed, beş vakitte kadının namaza çıkabileceği görüşündedirler.

Hanefi mezhebinden olup Buhari'yi şerh eden Ayni mer­hum ise diyor ki:

"Fesat yaygın olduğu için, bu zamanda verilen fetva, kadınların her vakitte cami ve mescidlere çıkamayacağı görüşü üzerinde ağırhk kazanmak­tadır."

Özetlenecek olursa: Camide namaz kılınıp, vaz dinlenip din­lenilmeyeceği, sokakların ve zamanın şartları, kadının genç veya yaşlı olması düşünülerek ona göre karar verilmesi en uy­gun yoldur. Hadis-i şerifte, kadınların camiye gitmesine mani olunmaması emredilmekte ama, her türlü tehlike varken de gönderilmesi emredilmemektedir.

Amre binti Abdirrahman'dan Hz. Aişe (r.a.) validemizin şöyle söylediği naklolunmaktadır: Kadınların neler yaptıkları Resulüllah (s.a.v.) e ulaşmış olsaydı, İsrailoğullarının kadınlarının men olunduğu gibi, onları mescide gitmekten men ederdi.

Nitekim hadis-i şerifte buyuruluyor ki,

"Ey insanlar, mescidlerde zinet kuşanmaktan ve (yürürken) sallanmaktan kadınlarınızı engelleyiniz. Hakikat (şudur:) İsrail oğulları, kadınları mescidlerde zinet takınasıya ve salınarak yürümeye başlayasıya kadar lanetlenmemişlerdir."


(et-Terğib ve't-Terhib c. 3, s. 85)

Bu hadis-i şerifi kadınlarımız tekrar tekrar okumalı ve bu­rada anlatılan lanetlenmiş kadınlardan olmamalıdırlar.

"Hangi kadın koku sürünür sonra mescide (gitmek için) çıkarsa, gusül edercesine temizlenesiye kadar hiçbir namazı kabul olunmaz."

(İbni Mace c. 2, s. 1326)

Kadını günaha sokan ve dışarı çıkmasını engelleyen şey, sü­rünmüş olduğu kokudur. Ya koku tamamen uçasıya kadar evinde oturmalı veya büyük bir dikkatle, sanki guslederken ovuşturuyormuşçasına kokulu uzvu yıkamalıdır. Bunu yapmadan camiye gidecek olursa, namazının kabul olunmayacağı ha­ber verilmektedir.

Peygamber Efendimizin asrında kadınlar mescide gitmek­ten yasaklanmamışlardı. Camiye gelirler ve en arka safta du­rup namazlarını kılarlardı. Resulüllah Efendimizin, zevcele­rini ve kızlarını bayram namazlarına götürdüğünü İbn-i Abbas (r.a.) rivayet etmişlerdir.


(Etterğib ve't-Terhib c. 3, s. 85

Yaşlı kadınların, yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılmak için camiye gitmelerine bir şey denilemezse de genç kadınların evlerinde namaz kılmaları akla ve hikmete daha muvafıktır.


Bu yasaklığın sebebi, bilhassa zamanımızda dışarı çıktıklarında örtünmeye dikkat etmemelerinden, bazı fitnelerin doğmasına ihtimal bulunduğu içindir. Yoksa cemaat teşkil et­melerine bir mani yoktur.


Camiye gelecek kadınlar; kocasından izin almadan gelme­meli, koku sürünmemeli, erkek cemaatin arasına karışmamalı ve yüksek sesle konuşmamalıdır. Bu şartlara riayet eden bir kadının cemaatle namaz kılmak için, cum'a ve bayramlarda va'z ve hutbe dinlemek için camiye gitmesi caiz görülmektedir.


Bu müsaadenin verilmiş olmasına rağmen, va'z ve öğüt din­lemek maksadı müstesna, sadece namaz kılmak için kadınların evlerini tercih etmeleri daha iyi bir hareket olur.


Kadınlar camilere gidebilirler. Ama hem onların girip çıktıkları kapı ayrı olmalı, hem de erkekler o kapıdan girmeme­lidir.

Ali Eren - İzdivaç ve Mahremiyetleri

http://incemeseleler.com/izdivac/779-kadnn-mescide-camiye-gitmesi-.html
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Ay Işığı

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1163
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #3 : 25 Mart 2009, 10:49:05 »
Alıntı
Ama hem kadınların girip çıktıkları kapı ayrı olmalı, hem de erkekler o kapıdan girmeme­lidir.

Bu zamanda kaç tane camide bu şekilde uygulama yapılıyor(!)?

Çevrimdışı yaren

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 23
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #4 : 25 Mart 2009, 11:01:48 »
Ama zamanımızda kadınlar sadece camiden uzaklaşmış.Çarşıda , okulda ,iş yerlerinde hep kadınlar var artık. Kadnların camiden uzaklaşması , aynı zamanda dinden uzaklaşması anlamına geliyor.

Çevrimiçi ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2380
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #5 : 25 Mart 2009, 11:06:32 »
of of.ya o gürültü nasıl yok edilecek.yada cocuk ağlamaları.evleri daha iyi.istambulda vaaz veren hocalarımdan,kadınların yediği fırçaları hatırlıyorum

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6600
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #6 : 25 Mart 2009, 11:11:02 »
Alıntı
Kadnların camiden uzaklaşması , aynı zamanda dinden uzaklaşması anlamına geliyor.

Nasıl yani ??  e52))
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimiçi ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2380
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #7 : 25 Mart 2009, 11:33:03 »
Ama zamanımızda kadınlar sadece camiden uzaklaşmış.Çarşıda , okulda ,iş yerlerinde hep kadınlar var artık. Kadnların camiden uzaklaşması , aynı zamanda dinden uzaklaşması anlamına geliyor.
..              kim demiş dinden uzaklaşması Allah aşkına . .evler cami haline gelse daha iyi.camilere kadınların gelmesiyele islam ilerlemez,gelmemesiylede GERİLEMEZ.merak etmeyin

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #8 : 25 Mart 2009, 11:51:23 »
Teşekkürler Tuğra. Genelde bildiğimiz şeyler ama hadis ve kaynaklarla belirtilmesi çok daha iyi olmuş...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı Evvah

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 28
  • İnne İbrahîme Le Evvâhun Halîm (Tevbe-114)
    • KiŞiSel SiTeM
Ynt: Haydi hanımlar camiiye!
« Yanıtla #9 : 25 Mart 2009, 17:09:35 »
Asr-ı Saadette müslüman hanımlar Msecidi Nebide namaza geliyorlardı. Münafıklar çeşitli vesilelerle bu hanımları rahatsız ediyorlardı. Sahabe buna tanık olunca kadınların camiye gelmemesini Rasulullahtan istiyorlardı. Hazreti Ömer bunların önde geleni idi. Münafıkların rahatsız etmelerinin önlenemeyeceğine kani olduğu için camilere gelmeyip rahatsız olmasınlardı onun düşüncesine göre.

Şimdi de hanımların camiye gelmesini ve gelmemesini isteyen dört tip insan var;
a- Hanımların camiye gelmesini isteyen samimi müslümanlar: Bunlar ataerkil, kadın düşmanı, yahudi şeriati eksenli zihniyetin, israiliyat olarak islama sokulması sebebiyle kadını mabedden uzaklaştırma zihniyetinin yahudi zihniyeti olduğunu, bu zihniyetin terkedilerek Hazreti Meryemin Mabede gelişi gibi müslüman hanımlarında Camiye gelip yerlerini almalarını istemektedirler.

b- Hanımların camiye gelmesini istemeyen samimi müslümanlar: Bunlar, topluma islam ahkamının hakim olmayışı sebebiyle bütün kötülüklerin etrafı sardığı bir zamanda, insanların her türlü kötülüğü çok kolay yapabildiği ve hiç bir cezaya maruz kalmadığı, iyi insanların emanda olmadığı bir zamanda bulunduklarından tıpkı Hazreti Ömer gibi, müslüman hanımların camiye mümkün mertebe gelmemelerinin kendileri için daha hayırlı olduğuna inanmaktadırlar.

c-Hanımların camiye gelmesini isteyen ard niyetliler; Bunlar kendilerince islamda bozulmaya, yozlaşmaya yol açmak istemekte, islamın kuralları sanki kadını camiden alıkoymuşta, beyegendilerin gayretleri ile kadınları camiye sokarak islamı bozduğunu düşünmekte bu yüzden kadınların camiye özellikle gitmelerini istemektedirler.

d-Hanımların camiye gitmesini istemeyen ard niyetliler: Bunlarda İslamı gerici, köhne, dünyadan kopuk, kadın düşmanı gösterebilmek için islamın kadını madeden uzak tuttuğu düşüncesinin müslümanlarda hakim olmasını istemektedirler.

Elbette samimi insanların tercihinde idealin (a) şıkkı olduğu, ancak zaman zaman (b) şıkkınında uygulanma ihtiyacının doğabileceğidir.

mazhar

  • Ziyaretçi
Kadınlar Cuma ve Bayram Namazları Kılabilirler'mi?
« Yanıtla #10 : 27 Temmuz 2014, 14:14:58 »
Redd-ül Muhtar’da buyuruluyor ki:
(Genç ve yaşlı kadınların beş vakit namaza, Cuma ve bayram namazları için, vaaz dinlemek için camiye gitmeleri caiz değildir. Eskiden, yalnız çok yaşlı kadınların, akşam ve yatsı namazına gitmesine izin verilmiş idi ise de, şimdi bunların da gitmesi caiz değildir.) [İmamlık bahsi] [Bu hüküm, adı geçen kitabın Türkçe tercümesinin c.2, s.420 dedir.]
*************************************************
Kadınlar cuma ve bayram namazları kılabilirer mi?

Değerli kardeşimiz;
Cuma namazı farz-ı ayın, bayram namazları vacip, cenaze namazı ise farz-ı kifayedir. Bunlardan cuma ve bayram namazları, ancak cemaatle kılınır. Cenaze namazının cemaatle kılınması şart olmadığı gibi; ister erkek, ister kadın olsun tek bir Müslümanın kılmasıyla kifai farz yerine gelmiş olur. Görüldüğü üzere, gerek mükellefiyet gerek hüküm bakımından cenaze namazında kadın ile erkek arasında hiç bir fark yoktur.
Cuma namazının farziyyetiyle ilgili ayetin (Cuma, 62/9) kadın ve erkekleri içeren umumi hükmü sünnetle tahsis edildiği için, cuma namazı ile sadece hür, mukim ve (cuma namazına katılmaya engel olacak derecede hasta ve yaşlı olmayan) sağlıklı erkek Müslümanlar mükelleftir. Nitekim ayetin umumi hükmünden hür, mukim ve sağlıklı olmayanlara da cuma namazının farz olduğu anlaşılmakta ise de, ayetin hükmü bu yönden de tahsis edilmiştir. Nitekim bir hadis-i şerifte,
"Hürriyetine sahip olmayan köle, kadın, çocuk ve hasta müstesna olmak üzere, cemaatle cuma namazı kılmak, her Müslüman üzerinde vacip bir haktır." (Ebu Davud, Salat, 168, Hadis No:1O67; Beyhekı, III/172)
buyurulmuştur. Bu itibarla kadınlar cuma namazı ile yükümlü değildir. Cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda icma vardır. Asr-ı saadet'ten beri hiçbir İslam müçtehit ve alimi bunun aksini söylememiş, bütün İslam ülkelerinde, her dönemde uygulama da böylece devam ede gelmiştir.
Vakıa, cuma ve bayram namazları ile yükümlü olmadıkları halde kadınlar isterlerse bu namazlara katılabilirler. Bu takdirde, kendisine cuma namazı farz olmayan (mesela dinen misafir sayılan) bir kişinin, cuma namazını kıldığında o günkü öğle namazını kılmasına gerek olmadığı gibi, cuma namazına katılan kadınların da ayrıca öğle namazını kılmaları gerekmez. Nitekim günümüzde beş vakit namazda ve özellikle teravihte olduğu gibi, gerek Asr-ı saadet'te, gerek sonraki dönelerde kadınlardan çok sayıda cuma ve bayram namazlarına katılanlar olmuştur. Ancak ne Hz. Peygamber (asm) döneminde ne de müteakip asırlarda beş vakit namazla mükellef kadınların tamamının cuma ve bayram namazlarına katıldığı sabit değildir. Günümüzde de isteyen hanımların cami adabına uyarak camilerin kendilerine ayrılan bölümlerinde, cuma ve bayram namazı kılmalarında hiçbir sakınca yoktur.
Safların Düzenlenmesine:
İslami hükümlere göre, sadece namaz kılarken değil, ihtiyaç ve zaruret bulunmadıkça kadınların erkekler arasına karışmayıp, uygun olan ayrı bir yerde bulunmaları uygun olur. Bu itibarla ister cuma, ister bayram, ister cenaze, hangi namaz olursa olsun, kadınlar erkeklerle birlikte namaz kıldıkları takdirde, erkeklerden ayrı, uygun bir yerde namaza durmaları gerekir. Nitekim Hz. Peygamber (asm) namaz saflarını önce erkekler, sonra erkek çocuklar en arkada da kadınlar olmak üzere düzenlemiş;
"Namazda erkek saflarının en faziletlisi en önde olanı, fazileti en az olanı ise en arkada bulunanıdır. Kadın safların en faziletlisi ise en arkada kalanı, en az faziletlisi ise en önde olanıdır." (Müslim, Salat , 132; Ebu Daud, Salat, 97; Tirmiz.i, Mevakıt, 52; Nesai, İmame, 32; İbn Mace, İkame, 52)
buyurmuştur. Sünnet olan safların böyle olmasıdır. Sünnete uymayarak, kadınlar erkek safları arasına karışarak imama uyarlarsa, Hanefi mezhebine göre rüku ve secdeli namazlarda kadınların arkasında ve hizasında kalan erkeklerin namazları fasit olmuş sayılır; bu duruma sebep olan kadınlar da günah işlemiş olurlar. Bu durum, rüku, ve secdesi bulunmayan cenaze namazında meydana gelirse, erkeklerin namazı fasit olmazsa da, sünnete aykırı hareket edildiği için mekruh olur.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
*****************************************************************

Kadın için Bayram ve Cuma namazı 
Sual: Kadın için Bayram ve Cuma namazı farz olan bir mezhep var mıdır?
CEVAP
Bayram namazı Şafii ve Maliki'de sünnet, Hanefi'de vaciptir.
Cuma namazının yalnız erkeklere farz olduğu çeşitli hadis-i şeriflerle bildirilmiştir. Bunlardan ikisi şöyle:
(Cuma namazı, köle, kadın, çocuk, hasta olan kimse hariç, her Müslümana farzdır.) [Ebu Davud, Hakim]

(Namaz kıldırması için bir erkeğe emredip, sonra da Cuma namazına gelmeyen erkeklerin evlerini başlarına yıksam diye düşündüm.) [Buhari]

Bayram namazının şartları da Cuma namazının şartları gibidir. Bu bakımdan Cuma namazına gitmeyen kadın, bayram namazına da gitmez.

Erkeklerin camide cemaatle namaz kılmalarının, evde kıldıkları namazdan 27 derece daha fazla sevap olduğu, kadınların ise, evde namaz kılmalarının, camide namaz kılmalarından daha çok sevap olduğu hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.

Kadınlar, bir zaruret olmadan camiye gidemez. Çünkü İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
(Kızların, genç ve yaşlı kadınların beş vakit namaza, Cuma ve Bayram namazları için, vaaz dinlemek için camiye gitmeleri caiz değildir. Eskiden, yalnız çok yaşlı kadınların, akşam ve yatsı namazına gitmesine izin verilmiş idi ise de, şimdi bunların da gitmesi caiz değildir.) [Redd-ül Muhtar]
[Bu hüküm, kitabın Türkçe tercümesinin c.2. s.420'dedir.]


Sual: Neden kadınlar erkeklerin arasında namaz kılamıyor? Din kardeşi değil miyiz, omuz omuza kılsak ne mahzuru olur?
CEVAP
Öyle ya namazda kadına bir kötülük edecek erkek çıkmaz. Gerçekten niye kadın erkeklerin arasına girmiyor ki? Her kadın birimizin anasıdır veya bacısıdır veya hanımıdır veya kızıdır, halamız, teyzemiz de olabilir.

Evet annemizle de yan yana namaz kılamayız, onun değil, bizim namazımız bozulur.

Bir başka hanım da, (O erkeklerin bana ne zararı dokunabilir) demişti. Evet erkeklerin ona da sana da bize de zararı dokunmaz. Ama kadınla erkek yan yana namaz kılınca erkeğin namazı bozulur.

Niye bozulur? Namaz kılmayı bize emreden öyle emretmiştir de ondan, yani Allah öyle emrettiği için öyledir. İnsan teyze kızı ile evlenebiliyor da neden kız kardeşi ile evlenemiyor? Allah öyle emrettiği için, kız kardeşinizle evlenin deseydi evlenirdik. Bir kadın niye iki erkekle evlenemiyor, yine aynı cevap, öyle emrettiği için. Yani şu sebepten dolayı değil. Mesela erkeklere ipek giymek haramdır, niye haram? Cevap aynı, öyle emredildiği için.
M.A. Demirbaş.
**************************************************
Kadınların camiye gitmesi, cemaatle namaz kılması
KADIN GİREBİLİR AMA TEŞVİK ETMEK YANLIŞ!
Bildiğiniz gibi Peygamber Efendimiz (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) de ailelerinin önemli günlerde (kadir gecesi gibi) mescitte olmasını istemiş böylelikle kadınların camilere girebileceği, namaz kılabileceği öğretmiştir. Bu gün bazıları bu örneklerden yola çıkarak kadınların camiye teşvik edilmesi hususunu savunurlar. Hâlbuki Peygamber Efendimiz böyle bir uygulama yapmakla birlikte kadınları hiçbir zaman camiye çağırmadığı gibi namazlarını evlerinde kılmaları için teşvik etmiştir. Şimdi bu konuda özellikle diyanetin ve bazı hocaların zikrettiği hadis-i şerifi ele alalım ve izahına bakalım.
KADINLARIN NAMAZA GELME HADİSİ VE İZAHI
Diyanetin hutbelerine ve aynı zihniyetteki hocaların sohbetlerine konu yaptığı hadiste Peygamber Efendimiz (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) kadınların vakit namazına değil “bayram namazına” gelmeleri hususunda şöyle buyurmuştur: “Allah’ın kadın kullarını Allah’ın mescidlerinden engellemeyin.”
Şimdi hadisin bu kısmına göre kadınlar bayram namazına gelmek isterler ise engellenmemeleri manası çıkıyor. Hocalar da hep bu kısmı alıyorlar. Evet, doğrudur. Ama hadisin devamı da vardır, şöyle devam etmektedir: “Evlerinden çıktıkları zaman ziynetsiz olarak, (yani koku sürünmeksizin ve tesettüre riayet ederek) çıksınlar.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/16, 36; Buhari, Cuma 13; Müslim, Salat 136; Ebu Davud, Salat 52, İbni Mace, Sünnet 2; İbn Huzeyme, Sahih II/90; Taberani, el-Mu’cem’ül-kebir, V/248)
Hadisi şerif kadınları bayrama katılmaları için teşvik etmiyor, gelmek isteyenlerin alıkoyulmaması isteniyor. Bu bir…
Diğer bir husus ise kadınlar koku sürünmeden ve tesettürlerine dikkat edecek şekilde bayrama iştirak etsinler buyruluyor. Bu gün kadınların bu şartı yerine getirmesi mümkün mü? Elbette hayır… Bu gün kadınların tesettür namına üzerine aldıkları şeyin tesettürle yakından uzaktan alakası olmadığı gibi, yaydıkları kokuların da ne derecede rahatsız edici olduğu sizce malumdur. İşte bu sebeple bu gün kadınların cemaate iştirakı daha vahim bir tablo oluşturur. Diyanetin, kadınları bu hususta bilinçlendirmeyip kuru kuruya camiye çağırması ise dikkat çekicidir.
Resûlullah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem)’in zevcesi Aişe (RadıyAllahu anhâ) şöyle demiştir: Eğer Resûlullah, kadınların (süslenme, giyinme ve koku sürünmeden yana) ihdas ettiklerini görseydi, İsrail oğullarının kadınlarının men edildiği gibi onları mescide çıkmaktan men ederdi.
(Senedde adı geçen) Yahya, Amrâ’ya; “İsrail oğullarının kadınları men edildiler mi idi?” dedim, O da “evet” cevabını verdi, demiştir.( Buhârî, ezan 163; Müslim, salât 144; Tirmizî, cum’a 35; Muvatta, kıble 15.
Sünen-i Ebu Davud)
Diyanet İşleri Başkanlığının kendi ilmihalinde kadınların Cuma kılma meselesinde bakın ne yazıyor:
“Bu meselede dikkate alınması gereken ikinci nokta, Hz. Peygamber’in uygulamasına ve on dört asırlık geleneğin durumuna bakılmasıdır. Hz. Peygamber’in, kadınları cuma namazı kılmakla yükümlü tutup tutmadığının bilinmesi, başlı başına bağlayıcı olmasının yanında, aynı zamanda, belirleyici bir karîne değerine de sahip olacaktır. İlk dönemlere ilişkin bütün literatür, kadınların zaman zaman cuma namazına katıldıklarını, fakat Hz. Peygamber’in kadınları cuma namazı kılmakla yükümlü tutmadığını çok açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in cuma namazının kadın, çocuk, hasta ve köle dışında, cemaat içerisinde bulunan her müslümana farz olduğunu bildiren bir sözü de bulunmaktadır (Ebû Dâvûd, I, 280; Hâkim, I, 425). Hz. Peygamber’in bu söz ve uygulaması, kadınların genel hitap içerisinde yer aldığı görüşünü öne sürenler tarafından hâricî bir karîne olarak değerlendirilmiş ve âyetin genel ifadesini daralttığı söylenmiştir.
Öte yandan, on dört asırlık süreç içerisinde, kadınların cuma namazı kılması gerektiğini söyleyen hiçbir âlim çıkmamıştır. Bu durum, kadınların cuma namazı kılmakla yükümlü olmadıkları konusunda bir icmâ gerçekleştiğini göstermektedir. Fakat bizim asıl söylemek istediğimiz böyle bir icmâın bulunması değil, belki ilâve olarak, hiçbir toplumda, hiçbir kültürde ve Sünnî veya gayr-i Sünnî hiçbir mezhepte farklı bir görüşün ortaya çıkmamış olmasıdır.”
MECBUR ETMEK YANLIŞTIR
İlmihalin konuyla alakalı son kısmında ise çok çarpıcı bir tesbit yapılıyor:
“Fakat cuma namazını kadınlara farz haline getirerek onları cuma namazı kılmaya mecbur etmek, hiçbir sebeple olmasa bile, asırlarca süregelen geleneği gereksiz yere ve haksız olarak hiçe saymak olduğu için yanlıştır ve asılsızdır.”
KADINLARIN EVDE KILMALARI TEŞVİK EDİLMİŞTİR
”Kadınlarınızı mescidlerden men etmeyiniz. Bununla birlikte evIeri(nde namaz) kendileri için daha hayırlıdır.” Müslim, salât 135, 138, 140; İbn Mâce, mukaddime 2; Ahmed b. Hanbel, II, 43, 90,140. Sünen-i Ebu Davud )
Abdullah (İbn Mes’ud)’dan Resûlullah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kadının özel odasında kıldığı namaz (evin) salonunda kıldığı namazından, (eşyalarının gizlendiği) daha özel odada kıldığı namaz da Özel odasında kıldığı namazdan daha efdaldir.” Kütüb-i sitte içinde sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir. İbn Huzeyme, sahîh, III, 94-96.
CAMİDE KILACAKLARSA…
Evet, görüldüğü üzere Yahudiler gibi ibadethaneden uzaklaştırılmamış ama camiye de çağırılmayıp, evde ve evin en müstesna yerinde namaz kılmaları teşvik edilmiştir. Çünkü kadının bir mekânda olan varlığı erkeklerin dikkatini çeker. Hele koku, tesettür gibi şartlar da yerine gelmiyorsa ortalık toz duman olur. İbadet, ibadetten çıkar.
Kadınlar camiye gelecekse bile yerleri ayrı olmalıdır.
îbn Ömer’den; demiştir ki; Resûlullah (s.a.) “Şu kapıyı kadınlara bıraksak” buyurdu. Nafi dedi ki; “İbn Ömer ölünceye ka¬dar bu kapıdan bir daha girmedi.”

SAFLAR
Kadının en çok sevap alanı, erkeklere en uzak olan saftır:
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Erkek saflarının en hayırlısı birinci saf, en az sevaplısı ise sonuncu saftır. Kadın saflarının en hayırlısı son saf olup en sevâbı az olan ise erkeklere en yakın olan saftır.” (Nesâî, İmame: 20) (Tirmîzî: Bu konuda Câbir, İbn Abbâs, İbn Ömer, Ebû Saîd, Übey, Âişe, Irbad b. Sariye ve Enes’den de birer hadis rivâyet edilmiştir.Tirmîzî: Ebû Hüreyre’nin bu hadisi hasen sahihtir.)
ihvanlar net.