Hayırsız evlat yetiştirmenin püf noktaları

Başlatan Lika, 29 Mart 2010, 07:06:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Lika

Kim terbiye etmiş?

     “Nasreddin Hoca'nın buzağısı bir gün ipini koparıp kaçmış ve evin önündeki bahçenin altını üstüne getirmiş. Bu hali gören Hoca sopayı kaptığı gibi ahıra koşmuş ve başlamış ineği dövmeye. Görenler şaşırmışlar. 

     -Hocam, sen ne yapıyorsun? Bahçeyi harap eden buzağı! Sen tutmuş ineği dövüyorsun! Bu nasıl iş? Hoca:

     -Siz benim işime karışmayın komşular! demiş. Eğer o yavrusunu iyi terbiye etseydi, buzağı bunları yapmazdı.”

Peki ya inek buzağıyı döverse…

      İki yıl önce TBMM’ne 7-14 yaşla ilgili sunulan rapor şöyle: Çocukların % 22’si fiziksel şiddet, % 53’ü sözel şiddet, % 36’sı duygusal şiddet, %15’ü cinsel şiddetle karşılaşmakta…

      Yahu biz gerçekten nereye doğru gidiyoruz? Soruna sorun ekliyoruz. Ama sorun çözemiyoruz. Sorun çözme becerisinden yoksunuz. Güçsüzüz… Güç kullanarak sadece güçsüzlüğümüzü kamufle ediyoruz. Halbuki, gerçekten güçlü insanlar aklıyla sorun çözer, kaba kuvvetle değil! 

Hiçbir çocuk hayırsız evlat olarak doğmaz

     
     Asi bir çocuk…

     Söz dinlemeyen bir ergen…

     Bağ veren atasına bir salkım vermeyen oğul…

     Arayıp sormayan hayırsız bir evlat…

     Çünkü rüzgar eken fırtına biçer…

Çivi çıkar ama yeri kalır

      Fiziksel ya da duygusal şiddet uygulayarak anne baba olarak deşarj oluruz sadece. Biz deşarj olurken çocuğumuz da şarj olur. Nasıl bir şarj biliyor musunuz? 

      Öfke duygusu şarj olur… İntikam duygusu şarj olur…Utanç duygusu şarj olur…Bağışıklık sistemi şarj olur… Kaygı mekanizması şarj olur…

İçerden kontrol mü? Dışarıdan kontrol mü?

      Kohlberh ahlaki gelişim teorisinde iç denetimden (Vicdan) ve dış denetimden bahseder. Dayak vicdanı köreltir zayıflatır, Nasıl mı? Çocuk kendi gözünde yanlış davranış için bedel ödemiştir. Borcu yoktur. İçi yani vicdanı da rahattır. 

Dayak ahlaki gelişime dinamit koyar. 

      Çocuklukta konan bu dinamit ergenlikte patlayabilir. Dış patlama gerçekleşmezse iç patlama gerçekleşir. İç dünyasını ruhsal ve fiziksel hastalıklar esir alır. Yanlış yanlışı getirir

Kızgınken elinizi değil, yüreğinizi kullanın.

      Yüreğinizi elinize alın. Diliniz elinizdekine tercüman olsun. Hissettiklerinizi hatta kızgınlığınızı anlatın, paylaşın.

      Hatasını ve bu hatanın bizi nasıl etkilediğini anlatalım. Çocuğa bir başkasını nasıl üzdüğünü anlayacak zamanı tanıyalım. Pişmanlık duyan çocuk hatalı davranışın sonucuna daha kolay katlanır. Ebeveyne kin ve nefret oluşmaz. Bu yaklaşımla çocuk zamanla kendi kendini kontrol (oto-kontrol) etmeyi öğrenir.


     Lütfen bugün ailenize bir bakın. Eşinize, çocuklarınıza…

     Ve iğneyi kendinize batırın…

Psikolog Berrin Göncü
moralhaber
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim