Gönderen Konu: Her Aileye Bir Kurban Yetmez  (Okunma sayısı 4362 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Her Aileye Bir Kurban Yetmez
« : 03 Ekim 2013, 14:53:52 »

Her Aileye Bir Kurban Yetmez


Kurban bayramı yaklaşırken her Müslüman kurban kesmenin yollarını arıyor. Ancak toplam nüfusa bakıldığında kesilen hayvan sayısı nüfusun yüzde 10’una tekabül ediyor. Bu da gösteriyor ki her ailenin bir kurban kesmesi yeterli gibi bir anlayış var. Cumalara aileden birinin gitmesinin yeterli olmadığı ya da hac farizasını yerine getiren dedenin, torunu üzerindeki farziyeti kaldıramayacağı gibi, şartları tutan ailelerin sadece bir kurbanla iktifa etmeleri, Allah’a yakınlaşma niyetiyle kesilen kurbanda yeterli olmaz.

Bu durumu sadece maddi imkânların yetersizliği ile açıklamak eksik kalıyor. Çünkü üç milyondan fazla trafiğe kayıtlı aracı bulunan İstanbul’da bir milyon kurban adedine ulaşılamamış. Hak yolunda fedakarlığın nişanesi olan kurban kesmek eksik anlaşılıyor. Şartları tutan veya kurban kesmenin şartları kendisinde bulunan ailenin bütün fertlerinin kurban kesmesi gerekiyor. Bu şuna benziyor, dört buçuk milyon öğrenci zorunlu eğitim hasebiyle ortaöğretim seviyesinde okullara gidiyor. Ama diğer taraftan bir buçuk milyon öğrenci zorunlu olmadığı halde sınavda öne geçmek için dershanede eğitim takviyesi yapıyor. Buna göre on üç milyon nüfusu olan İstanbul’un dört milyondan fazla kurban kesmesi gerekiyor. Ama rakamlar hiç de öyle değil.

İstanbullular bir milyona yakın kurban kesmişler

Kesilen kurban sayıları köylerde muhtarlar, belediyelerde ise Kurban Hizmetleri komisyonları, kesilen hayvanların küpe sayılarını Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı il müdürlüklerine bildiriyor. Böylece kesilen hayvan sayısı belirleniyor.

İstanbul’da 2012 yılında yaklaşık 116.513 büyük baş, 56.674 küçükbaş kurban kesildi. Büyükbaş yedi hisseli olarak hesaplandığında toplamda 872.265 kişi kurban ibadetini yerine getirmiş oluyor. İstanbul’un 2012 adrese dayalı nüfusu 13. 854.740 kişi bilgisi dikkate alındığında her aileden bir kurban bile kesilmemiş görünüyor.

Kayseri İl Tarım Müdürlüğünün verilerine göre Kayseri’de 2012 yılında 15.738 büyük baş, 11.971 ise küçükbaş olmak üzere toplam 27.709 kurban kesildi. Kayseri’nin toplam nüfusu 2012 yılında 1.274.968 kişi olduğuna göre oranlar İstanbul’a göre daha düşük. Yine 778.195 nüfuslu Erzurum’da 24.942 büyükbaş, 17.671 küçükbaş olmak üzere toplam 42.613 kurban kesildi.

İllerin toplam nüfusu ile kurban kesenlerin sayısına bakıldığından hayvan sayısı %10, yani bu durumda nüfusun % 10-15’i kurban kesmiş oluyor. Görüldüğü gibi toplumun genelinde her ailenin bir kurban bile kesmediği anlaşılıyor. Bunun sebeplerinden birisi kurbanın ibadet tarafının yeterince anlaşılamaması.

Hanefi mezhebinde İmam-ı Muhammed Hazretlerine göre kurbanın vacip olması için akıl ve büluğ şarttır. Ancak İmam-ı Azam ve İmam Ebu Yusuf Hazretlerine göre akıl ve büluğ şartı yoktur. Yani herkes için kurban kesilmesi vaciptir. Hali vakti yerindeyse sadece kendisi için değil eşi ve çocukları için de kurban kesilmesi gerekiyor. Bununla beraber “İmam Muhammed hazretlerinin bir kimsenin kendi malından çocuğu namına kurban kesmesi mendûpdur.” fetvasını hatırlamak gerekiyor.

Kurban yardım mı, ibadet mi?

Dış ülkelere yardım etmek maksadı ile ailenin her ferdi için kurban kestirenler de son zamanlarda artış gösteriyor. Yurt dışında kurban organizasyonu yapan derneklerle bu hususta görüş alıyoruz.

Kurban kaydı yaptırırken kimin adına gönderildiği, vacip mi sünnet mi olduğu bizzat nasıl yazdıklarını anlatıyorlar. Yurt dışında iki sebepten dolayı kurban kesiliyor. Birincisi kurbanın maddi manevi nimetlerinden diğer İslam beldelerinin de istifade etmesi. Diğeri ise yurt dışında fiyatların daha uygun olması.

Ancak kurban toplayan derneklerin kesim hususunda dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü 40.00050.000 kurban toplayıp 4 gün içinde organize etmek gerekiyor. Bunun için yetkililer "Kurban bir anlık bir süreç ya da afiş çalışması değil, bir yıl önce kesilen kurbanın kime nereye gideceği tek tek tespit edilmesi icap ediyor. Dış ülkede saha elemanı yoksa istenilen kadar kurban toplanılsa, kurbanın kesilmesinden, dağıtılmasına yetişmesi imkânsız gözüküyor."ikazını sıkça söylüyorlar.

Son zamanlarda dikkat oluşturmak adına dış ülkelerde kurban kestirmeyi kurban yardımı altında sadece paranın yeterli olabileceği görüşünün varlığına dikkat edilmesi gerekiyor. Afrika yararına hizmet veren Diversty Derneğinden Ekrem Zor, bu hususta bir uyarı yapıyor. “Kurban ile alakası olmayan dernekler, kelime oyunu yapıyor. Kurban kesmek yerine kurban yardımı tabirini kullanıyorlar. Ramazanı Şerifte yardım yapmak ayrı kurban kesmek ayrı bir konu. Kurban adı altında yardım toplamak kurban kesme ibadetini yerine getirmede yeterli olmuyor.”

Kurban olacak hayvanda bazı şartların bulunması gerekiyor. Mesela iki gözü veya bir gözü kör olan, dişlerinin ekserisi düşmüş veya kulakları kesilmiş olan, boynuzunun biri ya da ikisi kökünden kırılmış hayvandan kurban olmuyor. Kurbanın semiz olması efdal olduğu gibi kurban için aracılardan yardım alırken güvenilir yerlerden destek almak gerekiyor.


Haber Merkezi | 02 Ekim 2013 | İnsan ve Hayat Dergisi


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Osmanlı'da "Kurban Derileri"
« Yanıtla #3 : 19 Ağustos 2016, 16:34:22 »

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Osmanlı'da Kurban
« Yanıtla #4 : 19 Ağustos 2016, 16:37:45 »

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Kurban Parası Nasıl Çıkar?
« Yanıtla #5 : 02 Eylül 2016, 09:59:57 »
Kurban Parası Nasıl Çıkar?

Yıl 2010 ve Kurban Bayramı yaklaşıyordu. Evim kira ve üç evladım da okuyordu. Dört ayrı bankaya kredi borcum vardı. Nasıl olduysa 5 kredi kartımın hepsinin limiti dolu idi. Ancak asgari ödemelerini yatırabilecek durumdaydım. Ne olursa olsun kurban kesmemiz gerektiği anlatılıyordu. Kurban kesmek istiyordum ama zor geçiniyordum, nefes alamaz hale gelmiştim sanki…

Her kurban mevzu olduğunda mevzuyu alttan almamaya çalışıyorum. Ancak bir taraftan da çocuğunuz hastalansa, işiniz bozulsa, bir dileğiniz olsa çözüm olarak şifa niyetine kurban tavsiye edilmesini de çok anlayamıyordum. Hatta kurban konusunu işleyenlerin bizi anlamadığını düşünerek sitem ediyordum.

Kurban yaklaştı ve geldi. Tabii, daha önceki senelerde kurban kesiyordum ama ödemede çok zorlanıyordum. Ödeyene kadar neredeyse ikinci kurban geliyordu. Ödemeyi geciktirdiğim için sıkıntıya giriyordum.

2010 yılı kurban bayramı yaklaştığında beklemediğim bir yerden para geldi. Ama öyle çok da değil. Ne kurbana tam yetiyor ne de diğer konulara. Ama yine de kurban alınabilir bir meblağ var elimde. Ancak bir taraftan da durumunuz ortada, bize düşmez diyordum. Netice de kesmemeye karar verdim. Yurt dışında kurban ucuz olduğu için oraya göndereyim diye düşündüm, düşünürken de o fırsatı da kaçırdım…

Eldeki para nasıl bitti?

Kurban hizmeti bitti ve ikinci gününün akşamı eve gittim. Hanım “Ocak arıza yaptı gaz kaçırıyor! Hemen bir şey yapmamız lazım!” dedi. Tamirinden anlayan bir arkadaşı çağırdım. Hortumunu değiştirdi. Hortum parasını 25 lira olarak verdik. Tamir için ücret almadı. Ama düzelmedi ertesi gün koku devam etti.

Yeni ocak aldık ve ona da 225 lira verdik. Bayram sonrasında tamirciye götürdük belki başka bir yerde kullanırız diye ama tamirci arızasının bulunmadığını söyledi.

Bayram bitti ertesi gün dolandırıcıya 200 lira kaptırdım. O da ayrı bir hikaye. Basireti bağlanır ya bazen insanın, göremez olur, öyle olmuştum. Dolandırıcı tam 2 saat tiyatro yaptı. Tanımadığım uzak bir akrabam olduğuna, üstelik doktor olduğuna inandırdı. Beni 2 saat içinde 8 sefer sarılıp öptü, 200 lirayı hak etti.

Ara toplam: 450 etti

O günün akşamı akrabaları ziyaretten döndük. Hanım, oğlumuzu muhakkak psikiyatra götürmemiz gerektiğine beni ikna etti. Sonradan bakıyorum da burada da basiretim bağlanmıştı. Aslında daha önce hastaneye psikiyatra götürmüştük. Ayrıca belediyenin doktoruna da 3 defa gitmişti. Hiçbiri, bir şey bulamamıştı. Ama biz bu sefer ünlü bir doktora götürdük. 400 lira da ödeme yaptık. Tabii doktor 4 seans yaptı. Sonunda bize “Aslan gibi bir çocuk bir şeyi yok.” dedi.

Yekûn 850 lira. Peki, Kurban kaç paraydı?

Daha bitmedi


Konuyu yazmaya karar verdiğimde okurların bu kadar da olur mu diyebileceğini düşünerek bu bölümü yazmak istemiyordum. Ancak "hakikati perdelemenin manası yok" diye düşündüm.

Süleyman Hilmi Tunahan (k.s)’nin kurban kesmeyenler için kendisinden veya ailesinden bu kurban kanı kadar kan çıkar meselesi vardı. Kurban sonrası bende bir hastalık peyda oldu. Adı su fıtığı (hidrosel). Anlatmak istemediğim bu kısımdı.

Takriben bayramdan üç ay sonraydı. Doktorlar muhakkak ameliyat olmanız lazım, dediler. Ameliyat olmaya karar verdim. Beni üç defa ameliyat için hazırlayıp ertelediler. Her seferinde tahliller için altı tüp kan verdim. Toplamda ise 18 tüp kan vermiş oldum. Ancak boşuna çıktı. Daha sonra ameliyat olmama gerek kalmadan rahatsızlığım geçiverdi.

Daha en başında “Param yok ki nasıl cebimden çıkacak?” diye düşünmüştüm. Rabb’im daha büyük bir imtihana tabii tutmadan bana göstermiş oldu. Merak etmeyin bu yıl dersimi iyi aldım.

Ben kurbanımı öyle ya da böyle keseceğim inşAllah.

Siz de kesmenin yollarını arayın....

Merhmet ÇAPAR | İnsan ve Hayat Dergisi Eylül 2015 | http://insanvehayat.com/kurban-parasi-nasil-cikar/