Gönderen Konu: Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz??????  (Okunma sayısı 3424 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mars

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 256
Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz??????
« : 01 Temmuz 2005, 21:40:45 »

S.a.
Bu forum sakinlarinin çoğunun K.K. bildikleri kesin. Peki bu yeterlimi? K.K. bilmeyen kardeşlerimiz varsa ki gayet normaldir. Hemen öğrenmek yolunda gayret göstermeliyiz. Bilenlerimiz, belkide bir çoğumuz tecvit, mahreç (harflerin çıkış yerleri) bilmiyoruz. O halde bunları öğrenmeye gayret göstermeliyiz. Hadi bunlarıda biliyoruz diyelim ozaman tamamı her şey??

Peki düşündükmü; o halde Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz? Onun öğrenilmesi vede öğretilmesi için ne yapıyoruz? Bu gayrette olan insanlara destekmi oluyoruz yoksa şucudur, bucudur diye köstekmi oluyoruz?

Ne dersiniz kardeşler Hz. Kur-an'a hizmete daha bi sıkı sarılsak? Dinini, kitabını, Peygamberinin adını dahi bilmeyen, yaratılış gayesini dahi bilmeyen, o kadar boş bir nesil yetişiyorki :(  Bizlerki Elhamdülilah farkındaysak bazı şeylerin şükrü icap etmiyormu? Bi başlık altında bi krdeşimiz bir büyük zattan mervi olan çok güzel bir sözü paylaşmıştı bizlerle dikkatinizi çekmişmiydi bilmem. Diyorduki:
"Her şeyin zekatı misli iledir"
Bizlerde karınca kaderince bulunan ilmimizin zekatını vermek istiyorsak ki; malın zekatı 40 da bir iken ilmin zekatı yüzde yüzdür. o halde ilmimizi aktarıcazki ihtiyacı olan insanlara; ziyadesiyle bize dönücektir inş.

Peki nasıl olcak? Yaz tatili başladı. Okul çağındaki çocukları bir yerde toplayıp, onlara dinimizi, kitabımızı öğretebiliriz. Çalışan bay kardeşler içinde bi yolu olmalı elbet. Yeterki isteyelim. Öğle paydosunda olabilir, iş çıkışı olabilir. Allah dostları, isimleri tarihe altın harflerle geçmiş olan zatlar muhakkak bir yolunu buluyorlardı.
Öyle anlar geliyorduki; bütün imkanlar bitti denileceği anda hemen yeni bir yolunu buluyorlardı. Çünki gerçekten istiyorlardı. Evde okutmak mümkün olmayınca tren yolculuğu yapılıyodu. Bir yere gitmek için değil. Yolculuk esnasında ders okuyabilmek için. Zaman geliyordu buda imkasız olunca bu sefer başka bir yolu bulunuyordu. Her kuşun bile çıkamayacağı sarp ve dik kayalıklarda ders okunuyordu, çiftlikler kiralanıp, talebeler işçi olarak gösteriliyor. Maksat hep aynı. Bu din unutulmasın, bu ümmet cehennemi boylamasın..........

 Hepinizin bu konu hakkında yorumlarnı vede fikirlerini, tavsiyelerini bekliyorum.  Yaradanıma emanet olun...
Selam, sevgi, dua ile.........

Çevrimdışı dialog_

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 3
Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz??????
« Yanıtla #1 : 01 Temmuz 2005, 22:16:34 »
güzel bir konuya değinmişiniz...
insan eğer isterse dediğiniz gibi bulunmayacak çaresi olmaz...
ben de hem kendim hem de arkadaşlarım için güzel bir sayfa buldum internette..
chat için,dosya indirmek için saatlerimizi veriyoruz;kur an öğrenmek için en azından dakikalrımızı verebiliriz diye..
yaralanmak isteyenler için adres:
http://www.ehlitevhid.de/elemin/konu/elifb/1.html

selam ve dua ile...

Çevrimdışı mars

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 256
Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz??????
« Yanıtla #2 : 02 Temmuz 2005, 12:49:40 »
Amin cümlemizden razı olsun.
Dialog kardeşim teşekkür ederiz verdiğiniz bu adres için. Fakat bende hanci gibi düşünüyorum ve kesinlikle bir hocanın önüne diz çöküp; dinimizi, kitabımızı canlı canlı o manevi havayı teneffüs ede ede öğrenilmesi tarafdarıyım. Sizin verdiğiniz adresde takviye babından değerlendirilebilir. Ama aslolan hoca önüne diz çökmektir. Tabi bu benim şahsi düşüncem.

Alıntı

trende ders calismanin havasi cok farkli oluyor. Hele sadece ders calismak icin gidilen 4-5 saatlik yollar


 :o  Bu şekilde dersmi okudunuz siz???

Çevrimdışı muallim

  • yazar
  • ****
  • İleti: 758
Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz??????
« Yanıtla #3 : 02 Temmuz 2005, 15:39:59 »
hocanın diz ucunda okumaktan baska care yok Kuan okumak ve öğrenmek için...Cünkü türkçe eserlerden ya da baska kaynaklardan kuran okumak ve öğrenmek zordur. Lafız ve mahrecler hocadan duyulmalı ki idrak edilebilsin...
"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz."
[Hucurat Suresi 10]

Çevrimdışı karanfil

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 18
Ynt: Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz??????
« Yanıtla #4 : 23 Temmuz 2013, 00:21:43 »
Çok güzel bir paylaşım tesekkürler

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Hz. Kur-an'a hizmetin neresindeyiz??????
« Yanıtla #5 : 23 Temmuz 2013, 03:58:45 »
Kur'ân-ı Kerim  Hizmeti

Toprak üzerinde gezip dolaşırken birgün gelip de o çiğnenen topraktan bir parça olacağımız gerçeğini kavrayıp hayâtımızı bu anlayışla tanzîm edebilmemiz için, Kur’ân’ın engin muhtevâsına îman ve muhabbet ile eğilmemiz şarttır.


İnsanların en bahtiyarları, kalblerini Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye iklîminde mânevî bir dergâh hâline getirerek, mahlûkâtı onun içine alabilenlerdir.

Hak ve hakîkat adına her fetret devrinden kurtuluşun bir numaralı sâikı, Kur’ân-ı Kerîm hizmetindeki gayretten ibârettir.

Zamanımızda bütün ümmetin yeniden silkiniş ve öz benliğine dönüşünü temin edebilecek olan asıl hizmet, Kur’ân-ı Kerîm’e müteveccih alâkaya revaç verebilmektir.

Nesillerini muhâfaza duygusu içinde çırpınan bitkiler ve hayvanlar karşısında, kâinâtın en yüksek varlığı olan insanların nesillerini mânevî duygu ve Kur’ân nûrundan bîgâne yetiştirmeleri çok acıdır.

Kur’ân-ı Kerîm hizmeti, büyük bir îtinâ ve hassâsiyet isteyen bir gönül işidir ve Allâh’ın kuluna bahşettiği yüce bir ikrâmıdır.

Çocuklarımızı, Kur’ân ve Sünnet dünyâsı içinde yetiştirmemiz, sevgi ve merhamet muktezâsı; bu hususta ihmâl ise gaflet ve zulmet muktezâsıdır.

Kendisini Tâif’te taşlayanlara bile bedduâ etmeyen Rahmet Peygamberi’­nin Kur’ân muallimlerine yapılan ihânet karşısında bedduâ etmesi, Kur’ân hizmetine mânî olanların ne büyük bir cürüm işlediklerinin bir ifâdesi olduğu gibi, Kur’ân hizmetini ihlâsla îfâ etmenin, Allâh ve Rasûlü’nün nazarında ne şerefli bir yeri olduğunun da açık bir delîlidir.

Kur’ân ile tebliğin, arzu edilen derecede güzel bir tesir bırakması, ancak Kur’ân ile meşgûliyette duygu derinliğine ulaşmış hassas mü’minlerin kârıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’i, kalbi ilâhî muhabbetle dolu, sâlih ve sâliha muallimlerden öğrenmek zarûrîdir ki, o feyizli kalblerden bir hâl in’ikâs ederek dinleyenleri duygu derinliğine ve tefekküre sevk etsin.

Kur’ân muallimlerinin -bilhassa günümüzde- talebelerine daha çok ihtimam göstermeleri zarûrîdir.

Kur’ân hizmetinde bulunanların, örnek davranışlarla olgun bir karakter sergileyip kendilerini sevdirmeleri îcâb eder.

Kur’ân hizmetinde bulunanlar, kendilerine emanet edilen talebelerine karşı emir-komuta münâsebetiyle, mecbûriyet savma kabîlinden, heyecansız, samîmiyetsiz ve kuru bilgilerle ders takrir etmekten kaçınmalıdırlar.

Kur’ân hizmetinde bulunanlar, kendilerinin “lâ-yüs’el” yâni sorumsuz olmadıklarını, birgün ilâhî mizanda hesap vereceklerini unutmamalıdırlar.

Kur’ân ile duygu derinliğine nâil olabilmek ve Kur’ân’ın ulvî mânâlarını amel-i sâlihler hâlinde davranışlara aksettirebilmek için, kalblerin pozitif enerji ile, yâni muhabbet ve rûhâniyetle dolması zarûrîdir.

Kendi yüreğinde hissetmediği için îmânın aşk ve vecdini minik ve mâsum yüreklere hissettiremeyen bir eğitimci ve Kur’ân’ın engin mânâ kevserinden kendisi tatmadığı için tattıramayan bir hoca, büyük bir vebâl altındadır.

Ne mutlu evlâtlarına ve gelecek nesillere karşı şerefli bir îman hizmeti îfâ ederek ilâhî mîzanda Kur’ân-ı Kerîm nîmetinin mes’ûliyetinden beraat fermânı alabilenlere...
 osmannuritopbaş.com.Yıl: 2006 - Ay: Ocak - Sayı: 239